Oğlum Beni En Yakın Arkadaşına Siktirdi! (Serpil 4

Amateur

Oğlum Beni En Yakın Arkadaşına Siktirdi! (Serpil 4

Merhaba, ben Serpil. 42 yaşında, 1.69 boyunda, 68 kiloda, sarışın, beyaz tenli, dolgun ve diri vücutlu bakımlı bir bayanım. Dulum. Eşim 2 sene evvel trafik kazasında vefat etti, ben de oğlumla başbaşa kaldım. Bir giyim mağazamız var, durumumuz oldukça iyi. Bu olay başımdan geçtiğinde oğlum Emre 19 yaşındaydı. Yaz tatili için Alanyadaki yazlığımıza gitmeye hazırlanıyorduk. Emre, “Anne, Murat ta bizimle gelmek istiyor.” dedi. Ben de, “Tabi oğlum, gelsin.” dedim. Murat Emrenin en iyi arkadaşıydı, o da 19 yaşında bir delikanlıydı. Hazırlığımızı tamamlayıp geceden yola koyulduk.

Sabah saat 9 civarı yazlığa vardık. Eşyaları yukarı çıkardıktan sonra, “Ben üstümü değiştireyim.” diyerek odama girdim. Havalar çok sıcak olduğu için kapıyı tam kapatmamıştım. Üstümdeki elbiseleri çıkarıp altıma bir şort üstüme de bir askılı badi giydim. Tam arkamı dönüp kapıya yöneldiğimde, kapının önünden bir karaltının uzaklaştığını gördüm. Oğlumdur diye umursamayıp çıktım. Aşağı inip sağı solu toparlayıp düzeltmeye başladım. Ben temizlikle uğraşırken Murat hep benim yanımda geziyordu. Sonra bunun sebebini anladım, ben temizlik yaparken eğilip kalktığımdan göğüslerim gözlerinin önüne seriliyordu. Başta sinir olmuştum Muratın göğüslerime bakmasına, ama sonra bu iş hoşuma gitmişti. Neyse temizliği tamamlayıp, bazı eksikleri alması için Emreyi alış verişe gönderdim. Murat ta, “Serpil teyze ben bir duş alayım.” dedi ve banyoya gitti…

Duş bahaneydi, kesin 31 çekmeye gitmişti. Bir iki dakika sonra banyonun önünde soluğu aldım ve anahtar deliğinden bakmaya başladım. Tam da tahmin ettiğim gibi, Murat yarrağını çıkarmış 31 çekiyordu. Oldukça büyük bir yarrağı vardı. 2 senedir elime erkek eli değmediği için amım bir anda sulanıverdi, elimi amıma attım ve okşamaya başladım. Murat gitgide hızlanıyordu, tabi ben de. Bir süre sonra Murat öyle bir boşaldı ki, dölleri duvardaki fayanslara fışkırdı. Tabi o anda ben de boşalmıştım. Hemen toparlanıp sessizce odama gittim ve vıcık vıcık ıslanmış külodumu değiştirdim. Murat banyodan çıktığında Emre de marketten gelmişti.

Kahvaltı tarzında hafif bir öğlen yemeği hazırlayıp yediğimizde, bu arada saat te 14:00 civarı olmuştu. “Hadi denize gidelim!” dediler. “Tamam gidelim!” dedim ve bikinimi giymek için odama çıktım. Odamın kapısını bu sefer bilerek aralık bırakmıştım, acaba Murat dikizleyecek mi diye. Soyunup, özellikle en küçük bikinimi giydim, göğüslerim bikiniden taşacak gibi duruyordu. Arkamı döndüğümde kapıda kimse yoktu. Emrenin, “Hadi anne yaa, nerde kaldın!” demesiyle, “Tamam hazırım!” dedim ve aşağı indim. Emre, “Amma oyalandın anne yaa!” diyerek yazlıktan çıktı. Ama Murat öylece durmuş, tepeden tırnağa vücudumu süzüyordu. Gülümseyerek Muratın yanından geçtim ve biz de çıktık…

Sahile vardığımızda havluyu serdim ve üzerine oturup sağa sola bakınmaya başladım. Emre ve Murat denize girmiş yüzüyorlardı. Sonra bir ara Murat denizden çıkıp yanıma geldi ve “Serpil teyze güneşin altında böyle oturursan yanacaksın, güneşkremi süreyim sana!” dedi. “Tamam!” diyerek havlunun üzerine uzandım. Murat güneşkremini sırtıma sürerken sanki vücudumu okşar gibi yavaş hareket ediyordu. İçim bir hoş olmuştu, ben de Muratı iyicene azdırmaya karar vermiştim, “Muratcığım bikiniyi çöz de iz kalmasın!” dedim. Murat, “Tamam Serpil teyze!” derken sesi titriyordu. Bikinimin ipini çözdü ve sırtımı yağlamaya devam etti. Bu arada ben de 2 senenin özlemiyle iyice azmıştım ve amım yine sulanmaya başlamıştı. Murat işi ilerletmiş göğüslerimin yana doğru taşan kısımlarını kremliyordu. Kafamı çevirip baktığımda yarrağı kalkmış, nerdeyse mayosunu yırtıp dışarı çıkacaktı. Bacaklarıma filan da sürdükten sonra, “Tamam oldu, ben gidiyorum!” diyerek koşarak denize gitti…

Ben bir süre güneşlendikten sonra doğrulup bikinimi bağladım, ön tarafımı kremlerken baktığımda Murat yalnız başına denizde duruyordu, Emre yoktu yanında. Ben de kalkıp denize girdim. Muratın yanına giderek, “Emre nerde?” diye sordum. “Bir kızla çıktı gitti!” dedi. “Sen niye gitmedin?” diye sordum. Murat ta, “Onlar esk**en tanışıyorlarmış, bir işleri varmış, akşama geç gelecekmiş…” falan dedi. Ben de gülümseyerek, “Ne işiymiş o?” dedim. “Yaa Serpil teyze, sorma işte!” dedi. “Tamam, tamam!” diyerek buna su sıçrattım, o da bana sıçrattı, ben bunun üstüne atladım ve suda oynaşmaya başladık. Muratın eli vücudumun her yerinde geziyordu, bu çok hoşuma gitmişti ve ben de mahsus bunun yarrağına elimle çarpıyordum. Bir saat kadar oynaştıktan sonra sudan çıktık. Bir süre güneşlendikten sonra, “Hadi gidelim artık!” dedim. Kalktık ve eve gittik…

Üzerimi değiştirmek için odama girdiğimde amım halen cayır cayır yanıyor, canım müthiş sikilmek istiyordu. Fakat Muratla bu iş olmazdı, oğlumun en yakın arkadaşıydı diye düşünürken, Murat, “Ben duşa giriyorum Serpil teyze!” diye seslendi. Kendime hakim olamadım ve çırılçıplak vaziyette hemen banyonun önünde aldım soluğu. Kapının deliğinden baktığımda Murat yine 31 çekiyordu. Artık ne olacaksa olsun diye düşünerek kapıyı açıp banyoya daldım. Murat elinde yarrağı ile bana bakıp kalmıştı. İkimiz de bir tek kelime etmeden bunun yanına gittim ve “Bu ateşi sen yaktın, sen söndür!” diyerek bunun dudaklarına yapıştım. Deli gibi öpüşüyorduk. Yarrağını elime aldığımda içim titremişti, kolay değil, iki senedir yarrak yüzü görmemiştim. Hemen eğilip yarrağını ağzıma aldım. Murat ta saçlarımdan tutmuş bastırıyor, yarrağını gırtlağıma kadar sokup çıkarıyordu. Sonra kalkıp tekrar dudaklarına yapıştım. Biraz daha öpüşüp banyodan çıktık ve odama gittik…

Yatağa uzanıp, “Hadi gel!” dedim. Murat bacaklarımı aralayıp üzerime uzandı ve dudaklarıma yapıştı. Bir müddet öptükten sonra göğüslerime geçti. Ordan aşağılara doğru kayarak amımı yalamaya başladı. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, Muratın saçlarından çekerek, “Sikeceksen sik beni artık!” dedim. Murat, “Tamam Serpil teyze!” dedi ve yarrağını amıma soktu. Yarrağı sanki içimi yararak girmişti amıma. Yavaş yavaş sokup çıkarıyordu. Dayanamadım ve “Hızlan!” diye bağırdım. Murat git gide hızlanırken, ben de bacaklarımı beline dolamış, yarrağının daha derinlere girmesini sağlıyordum. Bu arada ben ikinci orgazmımı yaşıyordum. Birden pozisyon değiştirip ben üste çıkmıştım, Muratın yarrağı üstünde bir jokey gibi zıplıyordum. Murat, “Boşalacağım!” dedi. Ama ben istifimi bile bozmadan zıplamaya devam ettim ve Murat bütün döllerini içime boşalttı. Aynı anda ben de üçüncüye boşalmış ve Muratın üstüne yığılmıştım…

Muratın boşalmasına rağmen yarrağı halen içimde kütük gibi duruyordu. Bir iki dakika öyle kaldıktan sonra birden beni kaldırıp önünde domalttı, arkadan amıma girip beni köpekleme pozisyonunda sert sert sikmeye başladı. Sonra kollarımı ve bacaklarımı yanlara çekiştirip beni yatağa yüz üstü yapıştırıp üstüme abanarak beni sikmeye devam etti. Öyle bir sikiyordu ki beni, altında ağırlığıyla zevkten dört köşe oluyordum. 5-10 dakika kadar o pozisyonda siktikten sonra beni çevirip sırt üstü yatırdı ve göğüslerimin üstüne oturup yarrağını ağzıma verdi. Yarrağını deli gibi yalıyordum. Bir iki dakika yalattıktan sonra ağzıma öyle bir soktu ve titremeye başladı ki, ağzıma boşalıyordu. Çıkarmak istedim ama başaramadım, bütün döllerini ağzıma boşalttı, ben de mecburen bütün döllerini yuttum. Murat, “Harika bir kadınsın Serpil teyze!” diyerek yanıma yattı, biraz göğüslerimi okşayarak boynumu boğazımı öptükten sonra, “Ben bir duş alayım…” diyerek kalktı odadan çıktı.

Ben zevkten mayışmış bir şekilde kalkamamıştım. İki yıldır yarrağa hasretlikten sonra ilk defa sikilmenin yorgunluğuyla biraz daha yattım. Aşağıdan konuşma sesleri gelince ne oluyor diye merak ettim, üzerime sabahlığımı geçirip aşağıya indim. Emre gelmiş, Murat ta duşunu almış banyodan beline doladığı havluyla salonda oturmuş, gülüşerek konuşuyorlardı. Ben olanı biteni anlamaya çalışırken, Emre gülümseyerek başıyla Muratı işaret etti ve “Sana sürprizimi beğenmişsin anne!” dedi. Ben şok olmuştum, kaçarcasına hemen odama geri döndüm kapımı kapadım. Doğrusu utancımdan ne düşüneceğimi bilmiyordum. Oğlum beni en iyi arkadaşına siktirmişti. İki dakika sonra kapı açıldı Emre odama girdi. Ben öylece oturuyordum. Yanıma oturdu ve, “Anne, senin daha fazla erkeksiz kalmana gönlüm razı olmadı. Adının kötüye çıkmasını istemediğin için kimseyle beraber olmadığını biliyordum, o yüzden böyle bir oyun yaptık. Bunda utanılacak bir durum yok, Murata sonuna kadar güvenebilirsin ve istediğin zaman beraber olabilirsin!” dedi.

Emreye sarılıp yanaklarından öperek, anlayışı ve beni düşündüğü için teşekkür ettim. O günden beri Muratla karı koca gibiyiz, istediğimiz zaman sikişiyoruz. Emre yanımızda olsa da, Muratın canı sikişmek istediğinde Emreden müsade isteyip, beni odaya götürüp bir güzel sikiyor. Sikilmek kadar güzel birşey yok, hele yediğiniz yarrak oğlunuz yaşında gencecik bir delikanlının sert yarrağıysa :))

[Serpil]

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN ARZULARI

Babes

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN ARZULARI

Merhabalar arkadaşlar ismim Burak. 25 yaşında, 1,83 boylarında buğday tenli 85 kilo normal bir vatandaşım. Sizlere herkesin vadettiği gibi gerçekten başımdan geçen bir olayı anlatacağım. Fakat azda olsa biraz fantezilerimle harmanlayacağım. Olayın başı 15 sene öncesine kadar dayansa da cinsellik içeren kısımları bundan 2 yıl önce cereyan etmeye başladı. 10 yaşlarındayken mahallemizin tam ortasında bulunan parkta ilk görüşte aşk olarak nitelendirilen bir durumun tam ortasında buldum kendimi. 9 yaşlarında iri kahverengi gözlü buğday tenli kestane rengine çalan kısa saçlarıyla dünyanın en şirin kızıyla karşılaşmıştım. Tabi şunu da en başında belirteyim ki beni sübyancı falan zannetmeyesiniz. Ben de o zamanlar 10 yaşındaydım. Bu kız. Yani Hülya! O günden sonra hayatımın en önemli noktası oldu. Hep onunla evlenip güzel bir yuva kurma isteğindeydim. Günler ayları aylar da yılları ve en nihayetinde yıllarda bizi kovaladı. Ben 22 kız da 21 yaşına gelmiştik. Hülya 1,70 boylarında atletik yapılı, biraz sıska, güzel yüzüne bir perde gibi inip omuzlarına dökülen uzunca saçlarıyla ve en önemlisi dolgun kalçalarıyla arzularımın merkez noktası bir dişiye dönüşmüştü. Memeleri biraz ufak kalsa da aslında çok güzel bir vücuda sahipti. İkimiz aynı mahallede oturuyorduk. Fakat ortaokul ve liseyi ayrı okullarda okuduk. Üniversiteye başlayınca aynı bölümün farklı saatlerini okuduğumuzu anladım. Ben 2. Öğretimdim, kendisi 1. Öğretim. Okulun bitmesine aylar kalmıştı. Ona ne yapıp edip derdimi anlatmalıydım. Ki telefonunu bulup biraz aşk mesajı biraz geçmişini ve kim olduğunu belirtince beni merak etmesi kaçınılmaz oldu. Kız beni 9 yaşından beri tanıyor fakat telefonla kendisine aşkını ilan eden kişinin ben olduğumu tahmin edemiyordu. Lafı çok uzattım kusura bakmayın. Neticede kıza kim olduğumu ve 10 yaşımdan beri ona vurgun olduğumu söyleyiverdim. Günler geçtikçe kız bana daha çok yaklaşıyor adını koyamasa da bana yavaş yavaş aşık oluyordu. 2010 yılının yazında, sonunda beni sevdiğini açık açık söyledi. Kolları ve daha bir çok şeyini bana açıp benim oldu 🙂 günler geçtikçe daha çok yakınlaşıyor ve daha çok ileri gidiyorduk. Hâlbuki ikimiz de tutucu insanlardık fakat evleneceğiz nasıl olsa deyip umursamıyorduk. Her akşam iş çıkışında onu doblo marka arabamla alıyor, dolmuşla eve gitmesi gereken 45 dakikanın 15 dakikasını evin yakınlarına gidiyor kalan yarım saatin 25 dakikası sevişiyor kalan 5 dakikasında da evine yakın sokaklardan birinde indiriyordum. Önceleri sadece yanaklarımızı öpme, birbirimizin beline sarılma, birbirimizi koklama ve ufaktan da olsa bedenlerimizi okşama olan sevişme seansımız zamanla göğüs, göt, bacak ve en nihayetinde am okşamaya doğru gidiyordu. Genelde arka koltuklarda kızı sırt üstü yatırıp, iki bacağını ayırıp arasına girerek üstümüz giyinik vaziyette birbirimize sürtünerek sevişiyorduk. Ama ne kadar bunları yaparsak yapalım doymuyorduk. Çünkü biz yemeği yemiyorduk sadece kokluyorduk. Artık ok yaydan çıkmış her gün daha ileri gitme isteği uyanmıştı zihnimde. Artık elbiselerin altından çıplak tenine dokunuyor sikimi okşaması ve içindeki dişilik duygularına teslim olup yalamaya kalkmasını bekliyordum. Sonunda amacıma ulaşmıştım. Yine kuytu bir köşede onunla baştan çıkmak için debelenirken, sikimi görmek istediğini söyledi. O güzel masum dudaklarından bu sözleri duymak beni tahrik etmiş, biranda sikim büyümeye ve pantolonumu yırtmak istercesine zonklamaya başlamıştı.
( Sikim Türkiye ortalamasında diyebilirim. 14 cm. bazen bu tür sitelerde millet 20 cm 30 cm diye atıp tutuyor. Bilimsel olarak Türkiye’nin penis boy ortalaması Haydar Dümen amcamızın belirtiği gibi 12 cm dir. Tabi 8 cm 10 cm olanlar olduğu gibi 18-20-30 da olabilir. Ama her önüne gelen büyük gösterme gayretinde olduğu için burada penis boyunu söyleyenlerin yarısı yalan söylüyor. Lütfen diğer yarısı üzerine alınmasın 🙂 )
Hülyanın gözlerinin içine bakıp gerçekten isteyip istemediğini anlayamaya çalışıyordum. Zira beni sevdiği için, sırf ben istiyorum diye böyle bir fedakârlığa yönelmiş de olabilirdi. Gözlerindeki o arzuyu görünce kulağına -madem istiyorsun kendin al diye fısıldadım. Hülya ürkek tavırlarla yavaş yavaş fermuarımı açıp sikimi çıkartmaya çalışıyordu. Fermuardan sonra iç çamaşırımın altından sikimi çıkartmak için cebelleşiyordu. Ama nihayetinde çıkartmayı başarmış şimdi ise gözünü ayırmadan bakıyordu. Bir müddet baktıktan sonra eliyle acemi bir şekilde okşamaya çalışıyordu. Sonra biraz yalayıp emmesini istedim fakat kabul etmedi. Kabul etmeyeceğini anlayınca bari biraz başını öp dedim 🙂 eğilip başını öpmek için dudaklarını yaklaştırdığında elimle kafasını bastırıp ağzına girmesini sağladım 🙂 tabi kolay olmadı. Önce ayrık dudaklarından dişlerine değdi itiraz için ağzını biraz daha açınca sikim güzel diliyle bütünleşti. O an sex adına hayatımın ilklerinden birini yaşıyordum. Bir dişi tarafında cinsel organımın yalanması ve bunun ilk defa olması daha da önemlisi aşık olduğum kız tarafından yapılıyor olması beni çok heyecanlandırmış, kısa süreliğine de olsa bedenimde istem dışı bir titreme ve üşüme meydana gelmişti. Kendisini bırakınca ağzından çıkardı biraz sinirli biraz heyecanlı bir yüz ifadesiyle bana baktı. Kaşlarını çatıp hoşuna gitti mi dedi. Evet deyince bir kez daha ağzına aldı yaklaşık 10-15 saniye sonra geri çıkardı. Fakat gel git yapmıyor sadece sikimi ağzının içinde tutuyordu. Fakat ona olan arzularımdan bu bile beni mutlu ediyordu. O gün sadece bu kadarıyla yetindik. Ertesi gün işten alıp eve götürürken yine kuytu bir köşeye çekilip sevişmek istiyordum. Ve hatta beni artık boşaltmasını bekliyordum. O ise eve geç kaldığı sonra yapacağını söz vererek kaçmaya çalışıyordu. Bense iki dakika yala boşaltmasan da olur dedim. Sonra ben onun çıkartmasını bekleyemeden sikimi çıkardım. Yine – ne şimdi lan bu- der gibi bakıyordu. Sikimi yalamaya başlamasını beklerken izleyip durması beni biraz germiş olacak ki saçlarından tutup ağzına verdim. Fakat hiçbir şey yapmıyor sadece diliyle sikimin birbirine sokulmasını sağlıyordu. Ona dondurma yalar gibi yalamasını fakat ısırmamasını söyledim. Acemi de olsa yapmaya başlamıştı. Bense ilk defa yaşadığım bu zevkin tadını çıkartıyordum. Arabada başımı arkaya yaslamış onu amından ve götünden siktiğimi hayal ederek amını götünü okşuyordum. Sıcak dilinin sikimin damarlarına temas etmesi ve kayganlığının sikimi zevke getirmesi sonucu inlemeye başlamış Hülyanın dolgun götünü okşuyordum. Yaklaşık 3-5 dakika oral seksin ardından saçlarını nazik ama biraz seri bir şekilde çektim ve iç çamaşırıma boşaldım. Daha sonraları bu oral seksi sık sık tekrarladık. Ama sadece bir defa boşaldım. Çünkü diğerlerinde kız yapmaktan yorulup bırakıyordu çünkü biraz uzun sürüyordu. Ya da zamanımız olmuyordu. Bu kızla yaklaşık 2 yıl birlikte olduk. Ha evlendik ha evleneceğiz derken kız bir gün ansızın beni terk edip gitti. Bir şey olduğundan değil. Amını götünü bu sitedekiler sırayla sikesice orospu bir teyzesi benimle konuştuğunu duyunca kızı sorguya çekip ilişkimizi öğrenmiş. Sonra kızı zorla benden ayırdı. Ben askere gidip geldikten hemen sonra ailemi alıp istemeye gidecektim. Ama ben askerdeyken kız başkasıyla sözlenmişti. Kız 23 yaşlarında sözlendiği adam 33 yaşlarında yeni boşanmış birisiydi. Ben bu kızla ilişkimin son aylarındayken tabi bundan habersiz bir durumdayken kızın örtünmesi konusunda çok mücadele vermiş ve başarmıştım. Kız dört dörtlük olmasa da örtünmüş giderek daha iyi örtünmeye başlamıştı. Sevdiğim başkasının olmuştu. Ben ise bunu silah altında, tezkereme iki hafta kala öğrenmiştim. Dolayısıyla hiçbir müdahalede bulunamadım. Kız başkasının oldu ben de çöllerde mecnun oldum. 1 yıl sonra ben de başka biriyle evlendim. Macera ikinci hikayede devam edecek. Okumaya tenezzül ettiğiniz için teşekkür ederim. En kısa zamanda tekrar yazacağım. Herkese kolay gelsin. 🙂 Ayrıca lütfen yorum yapın falan demeyeceğim. Bir şeyi beğenen adam zaten gereğini yapar. Beğenilmeyen şey içinde yorum isteyecek değilim. Hikayeyle ilgili eleştirilere açığım. Hangi şehirde yaşadığımı ve ilişki esnasında üzerimizde neler olduğu anlatmadım. Hangi şehirden yazdığımı anlatmasam da ileriki hikayelerde kızın üstünde neler olduğundan bahsedeceğim. Şimdiye kadar ki kısımlarda kız hep pantolon , gömlek tişört giyiyordu. Pek tahrik edici olduğunu söyleyemem. Ama hikayenin devamında emin olun durum öyle değil 🙂 SAYGILAR VE SEVGİLER.

Sevgilimi ve Annemi

Babes

Sevgilimi ve Annemi

İlk aşk ve ilk aşk acısı unutulmaz derlerdi de inanmazdım.

Benim başıma bu aşk; acıdan daha derin dertler ve yaralar açtı. Küçük

bir sahil beldesinde tanışmıştık Yaz aşkıydı bizimkisi Ben İstanbul da

oturuyordum o da o sahil beldesinin bağlı olduğu ilçede. Küçük bir

Marmara ilçesinin tatlı sevimli kızıydı. Onu sevdiğimde 15 yaşında bir

kızdı. 1.68 boylarında buğday tenli kumral. Genç kızlığa yeni adım atıyor

vücudu her geçen gün daha da kadınsılaşıyordu. Ve bu gonca açan gülü terk

fark eden ben değildim. Ama ilk fark edenlerdendim. Ve bu ilk fark

etmem sayesinde onunla 1 senedir çıkıyorduk. Aramızdaki ilişki o kadar

seviyeliydi ki onun ellerini bile tutarken ikimizin de yüzü kızarırdı zaten

bundan bile ileriye gidemedik hiçbir zaman. Onun kendini bana karşı

koruması ona olan sevgimi ve saygımı daha da artırıyordu. Bu devirde böyle

kız ne kadar şanslıyım diye kendimi kandırıyordum. Kendimi

kandırıyordum çünkü bu aslında benim beceriksizliğimdi. O çocuksu saf ve masum

tavırlarına kanıyordum. Onu görmek istediğim bu haliyle kabulleniyordum.

Çıkmaya başlamamızın birinci yılını doldurmuştuk. Bu bir sene boyunca

bana karşı olan soğuk hareketlerini kendisini bana karşı koruması olarak

algılamaya hala devam ediyordum. Ta ki aramıza giren o 3. Kişiye kadar.

Yazın sonlarıydı. Bulunduğumuz yazlık sitenin serseri abilerinden

birinin arkadaşı askere gitmeden 1 ay evvel ona ziyarete gelmişti. Askere

gitmeden önce tatil yapmak için. Adı recep di uzun boylu esmer iri yapılı

oldukça yakışıklı biriydi. Daha o bizim siteye gelmeden evvel namı

gelmişti. Onu evinde ağırlayacak olan arkadaşı, recep in mevzularını ve

maceralarını ballandırarak anlatıyordu. Biz de sitenin gençleri olarak

dinliyorduk. Bu hikayelerden ilk etkilenecek olanın kız arkadaşım derya

olacağını tahmin edemiyordum. Çünkü onların arkadaş grubu ile bizim

arkadaş grubumuz birbirinden farklıydı. Recep siteye geldiği ilk günden beri

hareketleri cazibesi yakışıklılığı ve maço tavırları ile herkesi

etkilemeyi başarmıştı. İlginçtir yanında kaldığı arkadaşının grubu ile değil

de yaşça ondan küçük olmamıza rağmen bizim grubumuzla takılmayı

seçmişti. Akşamları bizimle sahilde oturuyor bizimle eğleniyor bizimle

takılıyordu. Grubumuzdaki kızların ondan etkilenmeye başladıklarını

hissediyordum. Ama derya gibi aklı başında kendini erkeklere karşı korumasını

bilen bir kızın ondan etkileneceğini değil tahmin etmek aklıma bile

getirmiyordum. Aramıza katılması daha bir hafta olmasına rağmen atletik ve

iri yarı vücuduyla maço tavırları ile bir anda sitenin en popüler genci

olmuştu. Peşinden bir çok kız koşuyordu, hatta duyduğuma göre evli ve

çocuklu kadınlar bile. Benim salak aklım hala derya ya güveniyordu. O

masum ve çocuksu kız böyle bir serseriye tutulmazdı. Akşamları sahildeki

oturmalarımızda ya da grup olarak bir pastaneye gitmelerimizde derya

her zamanki gibi benim yanımda oturuyordu. Ama sohbet içersinde hep recep

le konuşuyor onunla bakışıyordu. Recep de ona belden aşağı espriler

yapıyordu. Şakalaşma bahanesi ile onun bedenine dokunuyordu. Deryanın bu

şakalara ve esprilere tepki vermesini beklerken o sadece recep e

tebessüm ediyordu. Belli ki hoşuna gidiyordu. Ben bir senedir sadece onun

ellerini tutmuşken recep 2 haftada onu etkilemeyi başarmıştı Bütün kızlar

onun sadece tek bir parmak hareketine bakarken o sadece derya ile

ilgileniyordu. Onun altına yatmaya hazır diğer kızlar umurunda değildi çünkü

o derya yı altına almak istiyordu. Ama ben hala ona inanıyor ve

güveniyordum. Ne kadar aptaldım ki bir çok şeyi göremiyordum bile. Akşamları

sahilde oturduğumuz zamanlar recep ile derya uzun bakışmalarının ve

tebessümlerinin ardından bir anda recep aramızdan ayrılıyor o gittikten 5

dakika sonra da derya ”geç oldu arkadaşlar babam bu gece bana fazla izin

vermedi” diyerek kalkıyordu. Halbuki her gece 12 ye kadar yanımızda

kalırdı. Ama daha saat 10.30 iken yanımızdan kalkmıştı. Ben de salak gibi

ona istiyorsan evine bırakayım diye teklif ediyor o ise yok zahmet etme

zaten hemen şurası ben giderim diyerek beni ret ediyordu. Nereden

bilecektim ki evime gidiyorum dediğinde recep in kollarına gittiğini. O gece

kalan 1.30 saatini onun kollarında geçiriyordu. Ama etrafımdaki

arkadaşlarım benim gibi salak değildi onlar olup biteni anlıyordu. Ve beni

“oğlum bu recep deryayı her gece götürüyor uyan artık “diye ikaz ediyordu.

Ben ise her zamanki saflığımla olmaz öyle şey diyerek deryaya olan

inancımı sürdürüyordum. Kaldığımız sitenin yanında küçük bir koruluk vardı.

Terk edilmiş bir dinlenme tesisiydi. Genç aşıklar orayı yiyişme mekanı

olarak kullanırdı. Ben çok istememe rağmen bir kez olsun deryayı oraya

götürmeye ikna edememiştim. O gün deryayı o koruluktan çıkarken gördüm

bütün öğleden sonra onu aramama rağmen bulamamıştım. Hızlı adımlar ile

oradan uzaklaşırken body sinin askısını omzuna takmaya çalışıyor

altındaki mini pileli kot eteğini eliyle düzeltiyordu. Hızlı adımlar ile

koşarak koruluğa girdim. Derya çoktan uzaklaşmıştı. Koruluğun içinde recep

bir bankın üzerinde oturuyordu elindeki keyif sigarasını tüttürüyordu.

Şortunun iplerini bağlıyordu. Ona burada ne olduğunu deryanın demin

burada ne aradığını sordum. Bana “ulan sen bana hesap mı soruyorsun

“diyerek girişmeye başladı. o gün hayatımın dayağını yedim. Her yerimi dövüp

morarttı. En sonunda özür dileyerek “hayır abi yanlış anladın” diyerek

canımı zor kurtardım. O gün den sonra yüzümdeki yara bereleri soranlara

düştüğümü söyledim. Recebin askere gitmesine ve siteden ayrılmasına 10

gün kalmıştı. O 10 gün boyunca derya ile recebi kimse görmedi ben

dahil. Sonunda çekip gittiğinde “oh be kurtuldum” diye seviniyordum. Zaten 5

gün sonrada okullar açıldığı için biz de İstanbul’a döndük. Ben

İstanbul a döndüğüm zamanlar hafta sonları onun yanına giderdim. Geçen sene

hep öyle yapmıştık. Bu sene de birkaç hafta sonu öyle geçti. Ben

feribotla onun yanına gidiyor bir kafe de buluşuyorduk. Derya benim yanımdayken

gene saf masum iyi aile kızı gibiydi. Ona dokunmaya çalıştığımda beni

hep ret ediyor kendini erkeklere karşı koruduğunu söylüyordu. Ona

kasıtlı olarak recebi soruyordum bana onun komando olarak güneydoğuya

gittiğini başka da bir bilgisinin ve ilgisinin olmadığını söylüyordu. Ama onun

adı geçtiği zaman gözlerinin içinin güldüğünü fark ediyordum. İlişkimiz

tekrar eski rayına girmişti mutluydum. Ta ki recep in acemiliğini

bitirip de izin almaya başladığı günlere kadar. Derya da bu sene keşfettiğim

en büyük özellik artık buluşmak için dışarı çıktığımız zamanlar mini

etekler topuklu ayakkabılar ve ten rengi külotlu çoraplar giymesiydi. Ne

de olsa artık 17 yaşına geliyor genç bir kadın olmaya başlıyor

kıyafetlerinin değişmesi normaldir diyordum. Zaten böyle göz alıcı giyinmesi de

benim hoşuma gidiyordu. Tabi bu kıyafetleri bana güzel görünmek için

değil de recep için giydiğini anlayamıyordum. Recep in bu yaz yanında

kaldığı arkadaşı Kaan ın bize anlatmış olduğu recebin düzdüğü kadınlara

ten rengi külotlu çorap giydirme alışkanlığını ve kendisinin lakabının

külotlu çorap delen olduğunu hatırlayınca jeton düşmeye başladı. Hafta

sonları gündüz derya benimle buluştuktan sonra akşamları izine gelen

recebin yanına gidiyor ve külotlu çoraplı, mini etekli, topuklu ayakkabılı

haliyle onun altına yatıyordu. Gene bir buluşmamızda onu 1.30 saat

kadar kafede bekledim gelmedi. Kafedeki kız arkadaşlarından birine onu

sorduğumda bana “ Ya hala anlamadın mı derya recep ile birlikte anla artık

bunu. Bırak kızın peşini zaten bırakmazsan başına işler gelir sen iyi

birisin derya seni kırmamak için bir şey söylemiyor” dediğinde ilk aşk

acısını yaşamıştım. Yüreğim kanıyordu İstanbul a döndüğüm de uzunca bir

süre depresyonda kaldım. Ondan bir haber alabilmek için bazen

arkadaşlarına soruyordum. Duyduklarım ise hep deryanın recep ile birlikte

olduğuydu. Artık biliyordum ki yazın ortasından beri recep deryayı düzüyordu

ve halada düzmeye devam ediyordu. Ben bir sene boyunca sadece deryanın

elini tutabilmişken. Recep külotlu çorap fantezilerini deryanın

üzerinde gerçekleştiriyordu. O seneden sonra bir daha asla yazları tatile

oraya gitmedik. Bir daha deryadan ve recepten haber almadım. Bu olay ben

de çok derin aralar açtı artık kendine güvensiz biriydim. Kimseye

inanmıyor herkesten çekiniyor içime kapanıyordum. Dışarıdaki insanların hep

bana zarar vereceklerini düşünüyordum. Bir daha hiç kız arkadaşım olmadı

aynı acıyı gene yaşamak istemedim. Ne de olsa onu da biri benden

mutlaka alacaktı. Tüm lise hayatım böyle geçti. Hayattaki tek arkadaşım ve

sırdaşım annem olmuştu. Her şeyimi onunla paylaşıyor ve dertleşiyordum.

Artık üniversiteye başlamıştım. Hayatımdaki sevgi boşluğunu gidermek

için part-time çalışıyordum. Maddi olarak ihtiyacım yoktu ama manevi

olarak ihtiyacım vardı. Annemin halkla ilişkiler müdüresi olduğu bir

müzayede salonunda çalışıyordum görevim personel alımlarıydı. Annem müzayede

salonunun olduğu cihangirdeki sergi salonunda görevli iken ben de

şirketin merkezinin olduğu akmerkezdeki ofisteydim. Birbirimizin mesaileri

ile alakamız yoktu. Personeli ve sergi yerleri çok olan bir şirketti.

Babam işi nedeniyle Rusyaya çok sık gidiyordu sene de neredeyse birkaç

gün yanımıza gelebiliyordu. Bu annem için oldukça zordu. Annem de fizik

olarak derya ya çok benziyordu 1.68 boyunda buğday tenli ve kumraldı.

Vücudu oldukça düzgündü bacakları ince bileğinden başlayıp geniş

kalçalarına kadar uzanırken sütün gibi ve dolgundu. kalçaları geniş göğüsleri

büyüktü. Kumral uzun saçları omuzlarına dökülürdü. Bu yaştaki genç ve

güzel bir kadının hayatında oğlundan başka hiç kimse yoktu. Sadece bazı

geceler şirketteki bayan arkadaşları ile dışarı çıkar ya da sergilerin

resepsiyonlarına katılırdı onun dışında sosyal hayatı da yoktu.

Hayatında aşk tutku ve şehvet olmayan iki insan, ana-oğul birbirimize destek

oluyorduk. Çok önemli bir serginin arifesindeydik. Sergilenecek tablolar

çok değerliydi. Güvenliğin üst düzeyde olması gerekiyordu. Elimizdeki

personel bu ihtiyacı karşılayamayacağı için personel alımı yapmak

zorundaydık. Bu da benim görevimdi. İşe başvuranların dosyalarını

inceliyordum. Bu uzun bir işti. Akşam evde annem ile bakıyorduk işe başvuranların

dosyalarına. Dosyalardan birine baktığımda aklımda şimşekler çakmaya

başladı dosya recebe aitti aradan 5 sene geçmişti ve gene karşımdaydı.

Dosyadaki resminde yüzündeki o hınzır gülümseme ve sert ifade vardı.

Resim hemen annemin ilgisini çekti. Cv sini okumaya başladık. Güneydoğuda

komando olarak askerliğini yaptığı yazıyordu. Serginin halka ilişkiler

müdireliğini annem yapacağı için onunda görüşlerine ihtiyacım vardı.

Annem geçmişinin bu iş için yeterli olacağını düşündü. Geçmişinin mi

yoksa resminin mi annemi etkilediği konusunda kuşkularım vardı. Bir şey

söylemedim. Ertesi gün recebi ofise çağırdım. Acaba beni hatırlayacak mı

diye düşünüyordum. İçeri girdi her zamanki kural tanımaz ve saygısız

hareketler ile beni tanımamıştı. Zaten neden tanısın ki derya bana aşk

acısı ona ise zevk vermişti. Belki çoktan deryayı bile unutmuştu.

Kimbilir onun gibi kaç kadın kız geçmişti altından. Şartlarda anlaştık. Onu

işe aldım. Bunu neden yaptığımı bilmiyordum. Bana çektirdiği onca acıdan

sonra. Belki başıma geleceklerden zevk alacağımı o zaman tahmin

etmiştim. Annemin müdiresi olduğu sergi salonunda göreve başladı. Sergi

açılmış her şey ve özellikle de güvenlik eksiksiz bir şekilde devam ediyordu.

Mutlu ve gururluydum. Bu sergi annemim hayatını değiştirmeye

başlamıştı. Annem işe giderken her zamanki gibi döpiyes giyerdi. Diz boyunda

etek, büstiyer ya da gömlek ve üstüne ceket, topuklu ayakkabı ve külotlu

çorap. Giydiği külotlu çorapların rengi genelde vizon, siyah, füme ve

kahve rengi olurdu. Pek fazla ten rengi giymezdi. Ama son birkaç gündür

giydiği eteklerin boyu kısalmaya giydiği külotlu çoraplarının rengi de

ten rengi olmaya başlamıştı. Oldukçada neşeliydi. Şarkılar mırıldanıyor

espriler yapıyordu. Sanki hayatındaki bir boşluk dolmuştu. Hem de önemli

bir boşluk. Nedenini tahmin edemiyordum. Zaten onun mutlu olması da

beni mutlu ettiğinden sormuyordum da. O akşam saat 8 i geçmesine rağmen

hala eve gelmemişti. Merak ediyordum ki telefon çaldı. Annem cepten

arıyordu arkadan müzik sesi ve kahkahalar geliyordu. Şirketteki bayan

arkadaşları ile dışarı çıktığını ve bu gece geç geleceğini söylüyordu. onun

adına sevinmiştim. Gezmesi eğlenmesi mutlu olması beni de mutlu

ediyordu. Ama aklıma soru işaretleri takıldı. Her zaman gittiği yerlerde böyle

yüksek sesli müzikler olmazdı. Annemin her zaman dışarı birlikte

çıktığı arkadaşlarını aradım. Hepside evindeydi. Annem kimle dışarı çıkmıştı

ve bana neden yalan söylemişti. Aklıma gelen isim belliydi recep. Onu

beklerken kanepe de uyuyakalmışım. Saat 3.30 gibi bir arabanın sert fren

sesi ile uyandım. Annemin topuklu ayakkabısının topuğunun merdivenlere

vururken çıkardığı sesleri duyunca onun geldiğini anladım. Kapıyı açıp

da beni karşısında görünce şaşırdı “sen daha uyumadın mı canım” diye

sordu “yo hayır şimdi yatmaya gidiyorum” dedim. Annemin yüzünde bir

mutluluk ifadesi vardı. Külotlu çorabı baldırlarından başlayarak kaçmıştı.

Eteğinin başladığı yere kadar devam ediyordu. Büyük bir ihtimalle

kaçık, eteğinin içinden de devam ediyordu. Şarkılar mırıldanarak odasına

gitti. Ertesi sabah içimdeki kuşkular ile uyandım. Bu öğleden sonra sergi

salonuna gitmeye karar verdim. Sadece müdürlerin girebildiği odadan

sergi salonuna bakınıyordum. Sergi tüm muhteşemliği ile devam ediyordu

bugün önemli konuklarda vardı salonda. Halkla ilişkiler müdiresi olarak

annem sergideki misafirler ile ilgileniyor. Recep ise security olarak

güvenliği sağlıyordu. Akşam üstüne doğru serginin kapanma saati

yaklaştıkça konuklar azalmaya başladı. Annem ile recep arasındaki bakışmaların ve

karşılıklı tebessümlerin arttığını fark ettim. Recep anneme doğru

yürüdü onun iri cüssesinin dev gölgesi annemin üzerine düştüğünde konuşmaya

başladılar. Recep ona bir şeyler anlatıyor annemde gülümsüyordu. İkisi

ayakta konuşurken recebin iri elinin annemin ince belini sardığını

gördüm. Eli annemin belindeydi. Elini daha da aşağıya kaydırdı. Ve annemin

eteğinin üzerinden onun yuvarlak ve geniş kalçalarını iki kere

parmaklarını sıkıp açarak avuçladı. Annem ise ona sadece gülümsedi. Recep

anneme doğru eğilerek kulağına bir şey fısıldadı. Annem de olur anlamında

başını salladı. Recep depoya doğru yürüdü 5 dakika sonrada onun

arkasından annem depoya indi. Artık aklımda kuşku kalmamıştı emindim. Hızla ve

içimdeki garip duygular ile eve döndüm saat 9 gibi annem de eve geldi

odasına geçip soyundu ve banyoya girdi. Çamaşır sepetindeki kıyafetlerini

karıştırdım. Bugün giydiği ten rengi külotlu çorabı gördüm. Külotlu

çorabın arkası parçalanmıştı. Sanki bir ayı pençesi orayı parçalamış gibi.

Demek ki recep annemi depoda arkadan pompalamıştı. Bütün bu yaşananları

anneme soramazdım ama recebe sorabilirdim. Ertesi gün onu ofise

çağırdım mesai saatinden sonra. Bütün gün ona kafamda soracağım soruları

planlamıştım.

-nasıl yeni işinden memnun musun

-evet memnunum

-mesai arkadaşların ile aran nasıl

-(Pis pis gülerek) oldukça iyi

-sana bir şey söyleyeceğim bizim şirkette çalışanların birbiriyle

duygusal ilişkiye girmesi yasaktır

-Ben de duygusal ilişki filan olmaz sadece pompalarım

-nasıl yani yoksa birimi var

-evet var bundan sana ne

-ben personel sorumlusuyum bilmem lazım çok önemli bir sergi devam

ediyor şu an

-o zaman öğren sergi salonunun halkla ilişkiler müdiresine basıyorum

birkaç haftadır

onun annem olduğunu bilmiyordu demek. Zaten annemde bunu söyleyerek

kariyerini riske etmezdi.

-ama nasıl olur o evli ve çocuklu bir kadın

-Bak koç erkek erkeğe muhabbet edelim. Vermeyen kadın yoktur düzemeyen

erkek vardır. Benim altımdan çok geçti öyle elletmem filan diyen en çok

2 hafta naz yaparlar 3 hafta koynuma girerler

-bunu kimsenin bilmemesi lazım serginin devamlılığı açısından

-benim için hava hoş zaten doyduktan sonra bırakırım o hatunu

-madem erkek erkeğe konuşuyoruz anlatsana biraz şu kadını

-Vayyy ne oldu müdür ayakları, bakıyorum hoşuna gidiyor böyle şeyleri

dinlemek

-Şeyyy evet

-valla koç ben daha ilk günden o karıyı kestim gözüme. Hasta olurum ben

öyle olgun kadınlara. Zaten karılarda bana hasta olur. Eee şeytan tüyü

var ben de tabi. Önce birkaç kez yokladım hatunu baktım onunda niyeti

var bir gece dışarı çıkardım. Benim askerde bir arkadaşım vardı şimdi

bir barda güvenlik şefi. Onun oraya götürdüm hatunu bir güzel elledim

yaladım hatunu ama basmadım o gece. Önce bir ön keşif yaptık anlayacağın.

Biraz ortama girince hemen çözüldü zaten. Sote bir mekanda yumuldum

kaşara öyle ağır başlı hanımefendi ayaklarında ama az numarada yok

zillide. Baktım o gece her yola geliyor bu ertesi gün serginin deposuna attım

hatuna götten vurdum orada.

O anlattıkça içimde garip bir zevk uyanıyordu. Annemden basit bir

kadınmış gibi bahis etmesi hoşuma gidiyordu. Devam etti anlatmaya

-şimdiye kadar da hiç götten yememiş kaltak ilk ben kırdım yani

mührünü.

-Eeee nasıldı peki sadece bir kere mi yaptın

-bir o gün düzdüm depo da 1 saat o kadar sizin bu gerzek şirket

politikaları yüzünden karı işgilleniyor. İstanbul a da yeni geldim hatunu

atacak şöyle kaliteli bir ev de yok anlayacağın

-eğer istiyorsan sana ev bulurum

-Valla iyi olur koç yaparsan bir kıyak

-Bir arkadaşımın evi var şile de küçük ama güzel bir daire

garsoniyerlik yani

-İyi olur valla şöyle doya, doya tadına bakamadım karının daha ya bende

unutmam bu kıyağını

Ne yapıyorum ben kendi ellerimle adama ev ayarlıyorum annemi becersin

diye. Kelimeler sanki iç güdüsel olarak dökülüyordu ağzımdan. O akşam

muhabbetimiz uzun sürdü bir meyhaneye gittik. Derdim onun ağzından laf

almaktı. Ben çaktırmadan lafı esk**en tatil yaptığımız o yere oradaki

insanlara getirdim. Sadece 1 kereliğine oraları gidip görmüşüm gibi

anlatarak. Derdim onun ağzından derya ile ilgili laf almaktı. Sonunda lafı

oraya getirdim. Recepte skorlarını ballandırarak anlatmaya başladı. ilk

kez deryanın bekaretini korulukta nasıl aldığını. Askerden izine geldiği

zamanlar onu nasıl becerdiğini, derya ya ten rengi külotlu çorap

giydirmeye nasıl alıştırdığını, el değmemiş bir kızken onu nasıl her yola

gelen bir kaşar haline getirdiğini ayrıntıları ile anlattı. Bu sefer onu

dinlerken acı çekmiyor zevk alıyordum ve bu yaptıklarını anneme de

yapacağını düşününce hissettiğim zevk bir kez daha artıyordu.

Recep e şile deki evi ayarladım. Ama bir süprizim vardı. Evin içine

kimsenin göremeyeceği güvenlik kameraları yerleştirdim. Orada

yaşanacakları bende kendi evimden internet vasıtası ile seyredecektim. Cumartesi

öğleden sonra annem beni cepten aradı bu gece eve gelemeyeceğini sergide

işlerin yoğun olduğunu söyledi. Ben de “tamam anneciğim kolay gelsin”

diyerek telefonu kapadım. 1 saat sonra bilgisayarı açıp şiledeki evin

kameralarının kayıt ettiği görüntüleri seyretmeye başladım. Önce kapı

açıldı annem ile recep kol kola salona girdiler annemin üzerinde gri bir

döpiyes vardı. Eteği oldukça miniydi pileliydi. Üzerinde beyaz bir

büstiyer vardı omuzdan askılı göğüsleri büstiyerden taşacak gibiydi.

Büstiyerin üzerinde gri bir ceket vardı. Ceket de dardı göğüs hatlarını

tamamen belli ediyordu. Parlak ten rengi külotlu çorabını giymişti. Uzun

topuklu sivri burunlu bilekten bağlı ayakkabılarını da. Yıllar önce derya

yı da buna benzer kıyafetler ile gördüğümde recep onu tokmaklıyordu

şimdi de annemi. Kol kola salona girdiler. Salonun ortasına geldiklerinde

recep annemi kollarına alıp yumulmaya başladı. Dudaklarına asılıyordu.

Ellerini ahtapot gibi onun bedenine doluyordu. Anneme olan açlığı

belliydi annemin de recep e olan açlığı. Uzunca bir süre ayakta öpüştüler

dudaklarının birbirlerine değerken çıkardığı sesler annemin inleme

sesleri ve recep in “ohhh yavrum harikasın” “taş gibisin bebeğim” demeleri

bilgisayarın hopörlerinden kulağıma geliyordu. Ayakta öpüşürken

birbirlerini soyuyorlardı. Recep hemen çırılçıplak kalmıştı kaslı gövdesi ve

şaha kalkmış dev yılanı ile, annemin ise sadece ceketini çıkarmıştı. Onu

elbiseleri üzerinde becermek istiyordu tıpkı yıllar önce derya ya

yaptığı gibi. Recep in yılanı gerçekten çok büyüktü. Neredeyse annemin

karnına kadar geliyordu. Derya ile annemin boyları aynı oldukları için bunu

içlerine nasıl aldıklarını gerçekten çok merak ediyordum. Zaten merakım

çok uzun sürmeyecekti. Recep iri ellerine aldığı yılanını annemin

eteğinin içine soktu ve annemin külotlu çorabı ile kaplanmış naylonsu

yumuşak kasıklarının ve baldırlarının arasına sıkıştırıp kasıklarını ileri

geri hareket ettirerek sürtünmeye başladı. Ellerini annemin arkasına

sarıp eteğini avuçlayarak beline kadar topladı. Annemin geniş kalçaları,

külotlu çorabının ve tangasının içinden görünüyordu. Tangasının ipi ikiz

tepelerin arasındaki mutluluk vadisini kapatıyordu. Recebin dudakları

annemin dudaklarından ayrılıp daha aşağıya doğru kaymaya başladı.

Yalayarak. Annemin boynunu emiyordu. İki dudağının arasına alarak. Dudakları

boşta kalan annemin ağzından mutluluk iniltileri duyuluyordu. Pembe

ojeli ellerinden birini recebin saçlarının üzerine koymuş onun saçlarını

karıştırarak başını boynuna bastırıyordu. Öbür eli ile de recebin kaslı

gövdesini okşuyordu. Recebin elleri de boş durmuyordu annemin külotlu

çoraplı arkasının yanaklarını ve baldırlarını avuçluyor öbür elide

büstiyerinin üzerinden annemin iri göğüslerini yoğuruyordu. Dudakları

annemin boynundan aşağıya inerek çıplak omuzlarına gelmişti. Büstiyerinin ve

sutyenin askılarını dişliyordu. Dişleyerek önce büstiyerinin askılarını

kopardı iki askısı da kopan büstiyer annemin bedeninden süzülerek

ayaklarının dibine düşüverdi. Annemin üst tarafında sadece krem rengi

dantelli desenleri olan şeffaf sutyeni kalmıştı. Sutyeni o kadar şeffaf dı ki

göğüsleri dantel desenlerinin altından belli belirsiz görünüyordu.

Recep annemin bu iç çıldırtıcı sutyenini görünce iyice aşka gelip” bebeğim

muhteşemsin” diyerek iki eliyle annemin sutyeninin üzerinden

göğüslerini yoğurmaya başladı o kadar sert yoğuruyordu ki annemin bir göğsü

sutyeninden dışarı çıktı. Annemin çıplak göğsünü recep hemen dudaklarının

arasına alıp yalamaya başladı sanki yiyordu. Annem recebin başını minik

elleri ile göğsüne bastırırken öbür eliyle de kaslı kollarını okşuyordu.

Annem receb in kollarında inliyordu. Receb annemin bir göğsünü ağzına

alıp emmeye devam ederken elleri ile annemin belinden başlayarak,

kalçalarını okşayarak, külotlu çorabını baldırlarına kadar sıyırdı. Annemin

tangasını sert bir şekilde parçalayarak mabedinden söküp aldı. Bu

sertlik annemi ayyy diye inletti. Sonra tekrar kalçalarını okşayarak çorabı

anneme geri giydirdi. Recep iri ellerinin arasındaki annemin minicik

tangasını yüzüne götürdü ve koklamaya başladı kaslı gövdesine sürterek

yılanına taktı annemin tangasını. Recep annemi omuzlarından bastırarak

önünde diz çöktürdü. Annemin yüzünün önünde recebin dev yılanı, yılana da

asılı duran minik tangası vardı. Recep anneme “hadi bebeğim göster

kocana marifetlerini” diyerek ondan yılanını ağzına almasını emretti. Annem

yılanın başına önce küçük bir öpücük kondurdu. Annemin pembe rujunun

izi yılanın başına çıktığında recep derin bir “ohhhh” çekti. Annem daha

sonra yılanın gövdesinde minik dilini gezdirmeye başladı. Yukarıdan

aşağıya doğru minik elleri ile yılanın gövdesini okşuyordu. Recep hayvani

sesler çıkarmaya başladı. Önünde diz çöküp ona sakso çeken annemin

başını iki elinin arasına aldı. Annemin çıplak omuzlarına dökülen saçlarını

bir eli ile toplayarak topuz yaptı. Ve yılanını yavaşça annemin

ağzından içeri sokmaya başladı. Yılanın başını annemin pembe rujlu dudakları

kavrıyordu. Yılanın başı ve gövdesinin bir kısmı annemin ağzının içinde

kayboldu. Recep azgın bir boğa gibi hırıltılar çıkartarak “ohhh yavrum

devam et daha önce hiç kimse böyle sakso çekmedi” diyerek kasıklarını

ileri geri hareket ettirerek annemin ağzına vermeye devam etti. Annemin

büzüşen pembe rujlu dudaklarının arasından yılan girip çıkmaya devam

ederken. Annemin yanakları çukurlaştı. Onu vakumluyordu. Gözlerini yukarı

doğru dikip önünde diz çöküp yılanını ağzına aldığı recebe bakıyordu.

Recepde başını aşağıya eğip önündeki anneme “ devam et bebeğim ohhh”

diye inliyordu. Recep annemin omuzlarına doğru eğilerek sutyenin

askılarını omzundan indirdi. ve sırtından kopçasını çözdü. Annemin sutyeni

göğüslerinden aşağıya süzülerek yere düştü artık annemin göğüsleri

çıplaktı. Recep ellerinin arasında topuz yaptığı annemin saçlarını çekerek onu

ayağa kaldırdı. Recep önünde yarı çıplak bir halde duran anneme sarılıp

“yavrum harikasın böyle sakso çekmeyi nereden öğrendin uçurdun beni

kocan seni yalnız bırakmakla büyük salaklık etmiş” diyerek dudaklarına

öpücük kondurdu. Annem onu dinlerken eline aldığı recep in dev yılanını

sıvazlıyordu. “daha önce hiç bu kadar büyüğünü görmemiştim” recep de

“daha sana neler yapacağım göreceksin bebek” diyerek annemin gucci marka

el çantasını eline aldı. Çantanın içinden paketi açılmamış ten rengi bir

külotlu çorap çıktı. Recep peketi hemen parçalayarak açtı. “senin gibi

yavruların en çok bu özelliğini severim o minik çantalarınızda her

zaman çok şey saklarsınız” “ o çorab paketinin orada olacağını nereden

biliyordun” “seni külotlu çorabını parçalayarak düzeceğimi biliyordun

yavrum yanında getireceğinden emindim” “hayatımda hiç senin kadar deli

hınzır bir çocuk görmedim kadınların isteklerini nasılda biliyorsun” “gel

yavrum yılanımla sana daha neler öğreteceğim” diyerek annemin minik elini

iri elinin arasına alıp annemi kanepeye oturttu. Kendi de yanına. Demin

paketini açtığı külotlu çorabı annemin eline verdi. Annem recep in

isteklerini çok iyi biliyordu ve bu isteklerini yerine getirmeyi de. Elini

çorabın içine sokarak çorabı genişletti. ve genişleyen çorabın ayak

kısmını recebin yılanına giydirdi külotlu çorabın bir bacağı receb in

haşmetli yılanında bir prezarvatif gibi duruyordu. Annem minik manikürlü ve

ojeli elleriyle külotlu çorap giydirdiği recep in yılanını okşuyordu.

Recep de yanına oturttuğu annemin omuzlarına kollarını atarak onu

kendine doğru çekmiş annemin dudaklarına yumulup öpüyordu. Bir eli ile

annemin külotlu çoraplı bacaklarını baldırlarını ve kalçalarını okşuyor öbür

eliylede çırılçıplak kalmış göğüslerini yoğuruyordu. Recep in annemi

düzmek için acelesi yoktu. Ne de olsa annem artık onun oyuncağıydı.

Kanepede yiyişirlerken sohbet te ediyorlardı öpüşmelerinden ve

inlemelerinden fırsat kalınca.

-ımhhh recep yavaş ol morartıcaksın her yerimi. Senin gibi deli bir

çocuk hiç görmedim daha önce neler yaptırıyorsun bana böyle

-ohhhhhhh yavrum taş gibisin yaaaa bundan sonra aboneyim sana kocan

artık benim. Geçen gün depoda hoşuna gitti değilmi arkanın kocası olmam

-ayyyyyyy terbiyesiz şey ya ımmhhh sende şeytan tüyü var biliyormusun

kadınlara istediği yaptırıyorsun.

-offfffffff bebek muckkkkkk bende şeytan tüyü olmasa şimdi kollarımda

olmazdın. Uyuz kocanın yaşatamayacaklarını yaşatacağım sana

-ımmhhhhhh deli çocuk kimbilir altından kaç kadın geçti şimdiye kadar

-ohhhhhhhhhh yavrum senin gibisi geçmedi harika muamele çekiyorsun okşa

yılanımı sev onu artık senin kocan o.

Recep iltifatlar yağdırarak annemin dudaklarına yumuldu ve onu öperek

kanepeye sırt üstü yatırdı. Bacaklarını dizlerinden kırarak annemin iki

yanına koydu.Belini altında yatan anneme doğru eğdi. Annemin külotlu

çorabının sarılı olduğu yılanını annemin iki göğüsünün arasına

yerleştirdi. “ hadi bebeğim o güzel göğüslerinin arasına sıkıştır yılanımı” annem

onun emrini yerine getirerek göğüslerini elleri ile yandan bastırarak

recep in yılanını göğüslerinin arasında sıkıştırdı. Recep de kasıklarını

ileri geri hareket ettirerek yılanını annemin dolgun ve yumuşak

göğüslerinin arasında gezdiriyor ve inliyordu. O kasıklarını ileri doğru

hareket ettirdikçe uzun yılanın başı annemin göğüslerinden çıkıp çenesine

değiyordu. Her seferinde çenesine vuruyordu. Recep bir eli ile annemin

yanaklarını sıkarak ağzını açtı ve annemin dudaklarının arasından

göğüslerinden çıkan yılanın başını ağzına verdi. Hem annemin göğüslerini

beceriyor hem de ağzına veriyordu. Bir elini tekrar annemin saçlarını

toplayarak topuz yapmak için kullanırken öbür elini de altında yatan annemin

eteğinin içine sokarak külotlu çoraplı kalçalarını okşuyordu. hayvan

gibi inliyordu daha da sertleşip zorbalaşıyor anneme fahişe muamelesi

yapıyordu yıllar önce derya ya yaptığı gibi. Yüzündeki ifade

sertleşiyordu. “ahhhhhhh harikasın ohhhhh kocan sana bunları yapmadı mı daha önce he

ohhhhhh” kasıklarının hareketi hızlanmıştı. Ve son bir kaç sert

hareketin ardından durdu. Yılanının başını annemin ağzından, gövdesini de

göğüslerinin arasından çekti. Yılana sarılı olan külotlu çorabın ucunda

annemin pembe rujunun izi çıkmıştı. Ve recep in durmadan akan tohumları

ile külotlu çorap ıslanıyordu. Külotlu çorabın naylonsu ve ipeksi dokusu

çağlayan gibi akan tohumları artık ememiyordu. Çoraptan süzülen bir kaç

damla annemin eteğine düştü. Annem ise üzerindeki hoyrat erkeğin

boşalmasını seyrediyordu hızlı hızlı nefes alarak. Neredeyse 1 saattir

ağzında olan yılan onu epeyce yormuştu. Ama recep in yorulmaya niyeti yoktu.

Yılanına sarılı olan ve tohumları ile ıslanmış olan külotlu çorabı

yılanından çıkardı avuçlarının arasına aldı anneme “ağzını aç bebek

çocuklarımın tadına bak” diyerek emretti. Annem ağzını açtığında avcunun

içindeki külotlu çorabı onun ağzına dayadı. Ve sıkmaya başladı. Naylonsu ve

ipeksi dokunun emdiği, recep in tohumları annemin ağzına doğru akmaya

başladı. Annem recep in çocuklarını içiyordu. Recep avucundaki külotlu

çorabı öyle sert sıkıyorduki hemen hemen tüm kutsal tohumlarını anneme

içirdi. Boşalan recep annemin yanına uzandı. annem de başını onun geniş

omuzlarına dayadı. Recep kollarını anneme dolayarak onu iyice koynuna

soktu. Azgın boğanın biraz dinlenmesi gerekiyordu. Dev yılanı sönmüştü

ama ölü hali bile devasaydı. Annem ölü yılanı minik elleri ile

seviyordu bu haliyle daha zararsızdı. 1.90 lık recep in dev cüssesine uzanan

annemin narin bedeni ufak kalıyordu. Ve bu narin bedende hiç durmayan

recep in elleri gene dolanıyordu. Külotlu çoraplı bacaklarında ve

göğüslerinde. Annemin bedeninde okşanmadık yer bırakmıyordu annemin dağılan

kumral saçları recep in kaslı gövdesini kaplamıştı. Annem onun kaslı

gövdelerini okşarken uzun ve büyük yara üzerinde gezinmeye başladı manükürlü

ve ojeli parmakları.

-bu ne izi (parmağı ile gösterek)

-askerdeyken oldu

-vuruldun mu

-evet

-senin için zor olmalı

-öyleydi ama hepsi vatan için o iz benim madalyam

-ımhhh kahraman ve maço erkek (recep e doğru bakarken gözlerinde

hayranlık tutku ve şehvet dolu bir ışıltı vardı)

-sünepe kocan tv başında uyuklarken senin gibi güzel kadınlar geceleri

rahat uyusun diye savaştım

-bunu biliyorum ve sana olan minnettarlığı ödemek istiyorum sert çocuk

-ödüyorsun yavrum zaten şimdi zevk vererek

-çok zor bir hayatın geçmiş olmalı hiç sığınacak sakin bir liman

aramadın mı

-benim gibi erkekler için nerede akşam orada sabah bebek

-daha önce hiç senin kadar deli birini tanımamıştım kovboy gibisin

biliyormusun bizim gibi kadınlar hep senin gibi erkeklerin karşımıza

çıkmasını bekleriz.

annemin elindeki recep in yılanı yeniden yavaşca canlanmaya başlıyordu.

-bilmezmiyim fıstık senin gibi kaç tanesi geçti altımdan

recep in yılanı yeniden dirilmişti. annemin bedeninde dolanan elleri

onu daha da hoyratça yoğuruyordu. Annemi altına yatırdı kendide üstüne

çıktı. Annemi uzunca bir süre öpüp yalayıp inlettikten sonra üstünden

kalktı. Annemin boylu boyunca uzandığı kanepenin ayak ucuna gitti. Annemin

bir bacağını ellerinin arasına aldı ve annemin sivri uçlu, bilekten

bağlı, uzun topuklu ayakkabasını yalamaya başladı dudakları annemin ayak

bileklerine oradan da baldırlarına kadar ilerledi. Dili ile annemin

külotlu çoraplı bacaklarını yalıyordu. Külotlu çorabın ufak bir parçasını

dişlerinin arasına alıyor naylonsu ve ipeksi dokuyu annemin teninden

ayırıyor sonra gene tekrar bırakıyordu. Yüzünü annemin naylonsu

bacaklarında kasıklarında baldırlarında ve kalçalarında gezdirdi. Öpüyor

yalıyordu. Yarım saat boyunca annemin bacaklarının her yerini yaladı. ama bir

türlü doymuyordu annemin külotlu çoraplı bacaklarına “Ohhh bebeğim

harika bacakların var sutun gibi, külotlu çorapda çok yakışıyor sana”

“Immhhh erkeğim recep im tüm bedenim senin. Feda olsun senin gibi yiğit bir

erkeğe istediğin gibi kullan beni” “bu güzel bacakların için seni

seçtim fıstık bu güzel külotlu çoraplı bacakların yılanımı delirtiyor”

gerçektende annemin müdiresi olduğu galeride bir çok güzel kadın olmasına

rağmen. Recep in bir tek annemle ilgilenmesini neden buydu demekki. Tıpkı

yıllar önce derya ile ilgilenmesinin nedeni gibi. Annemin de deryanın

da bacaklarının sutun gibi olması. Recep iyice sertleşen yılanını

annemin kaygan ve naylonsu, külotlu çorapla kaplanmış bacaklarında sürtmeye

başladı. Herhalde şimdiye kadar recep in yılanının değmediği yer

kalmamıştı annemin bedeninde. Bir kadına tamamen sahip olmayı ve hükmetmeyi

çok iyi biliyordu. İri bedeni ile annemin üstüne yattı artık mabedine

girmenin zamanı gelmişti. Recepin iri gövdevisin altında annemin bedeni

görünmüyordu bile. Sadece recep in omuzlarının altından uzun saçlarını ve

recep in kalın belinin iki yanından sarkan bacaklarını görebiliyordum.

Annem bacaklarını onu beline dolamıştı. Bir yırtılma sesi geldi bir

anda. Recep annemin külotlu çorabının mabedine denk gelecek kısmını

parçalamıştı. Eteğini beline topladı. Ve iri gövdesi ile annemin üzerine

abanmaya başladı. Kasıkları her seferinde daha da hızlanıyordu.annem

inliyordu.“ohhhhhhhh ahhyyyyyy çok büyük yavaş lütfen ohhhhhh” diye. Yıllar

önce benim elimi sürmeye kıyamadığım deryanın, bekaretini alan o yılan

şimdi annemin içinde gidip geliyordu. Annemin iniltilerini yakarışlarını

duyuyordum. Recep içine her vurduğunda, onun beline sardığı bacakları

sallanıyordu. Annemin manikürlü ellerini görüyordum recep in sırtında

üzerindeki boğanın sırtını sıvazlıyordu. Üzerindeki boğa ise altındaki

narin bedenin üstüne hoyratça abanıyordu. Annemin zevk iniltileri odayı

inlitiyordu. Yılanı ile annemi inleten recep annemin zevk iniltileri ile

daha da aşka geliyor. Erkeklik ve maçoluk egosunu annemi inleterek

tatmin ediyordu. “ne oldu bebek daha önce hiç kimse düzmedi mi seni böyle

ohhhhhhhh” “ayhyhyyyyyy recep devam et lütfen hep içimde kal ayyyyyyyy”

zaten recebin annemin içinden çıkmaya niyeti yoktu. vurmaya devam

ediyordu. Hoyratça pompalıyordu annemi. İri bedeninin altında eziyordu.

Annemin üzerinden kalktı recep. ama yılanı hala annemin içinde onu

inletmeye devam ediyordu. Annemin bacaklarını havaya dikip omzuna aldı. Anneme

bacak omuza yapıyordu. Zaten annemin üzerinde istediği her pozisyonu

uygulamaya niyetli olduğu belliydi. Annem de zaten onun her isteğini

seve, seve kabul ediyordu. Annemin bacaklarını omuzlarına alıp

pompalarken, yüzünü annemin külotlu çoraplı bacaklarına sürüyordu. Elleri ile de

annemin yuvarlak göğüslerini avuçluyordu. O kadar sert sıkıyorduki

avuçlarını annemin büyük göğüsleri onun parmak aralarından taşıyordu. Artık

recep annemin üzerinden kalktığı için annemin yüzünüde görebiliyordum.

Gözleri yarı kısıktı, dudakları aralık, inliyordu şu an bulutların

üzerinde uçtuğu her halinden belli oluyordu. Ve onu uçuran recep de tüm

hoyratlığı ile annemi pompalamaya devam ediyordu. Yıllar önce deryayıda

böyle düzmüştü şu an annemi becerdiği gibi. Recep yılanını da annemin

namusundan çıkararak kanepden kalktı. içinde onu pompalayan sert yılanın

mabedinden çıkması ile annem recep e “ ne oldu aşkım” diye sordu recep

“ korkma bebek daha tadına doyamadın değil mi merak etme daha sabaha

kadar düzeceğim seni” diye cevap vererek kanepeye oturdu. Annemi elinden

tutrarak kanepeden kaldırdı ve kucağına oturttu. Recep annemi iri

gövdesinde kucağına oturtur oturtmaz hemen alttan pompalamaya ve annemi

inletmeye başlattı. Bu sefer annemin külotlu çoraplı bacaklarını ve

kalçalarını daha rahat okşuyordu. dudakları annemin göğüslerinin üzerindeydi.

Yalıyordu. Annem” ohhhhh aşkım mahvettin beni devam et ayyyy” diye

inlemeye devam ediyordu. Recep gerçekten çok güçlü bir erkekti 1 saat

evvel tüm tohumlarını anneme içirmiş olmasına rağmen hala dimdik yılanı ile

uzun süredir annemi pompalamaya devam ediyordu. Artık mönitör başında

annemi düzerken seyretmekten ben helak olmuştum. Kendime bir kahve yapıp

geri geldiğimde gene pozisyon değiştirmişti recep. Bu sefer annemi

kanepenin üzerinde domaltmıştı. Kendiside arkasına geçmişti. Annemin

eteğini beline topladı külotlu çorabının annemin arka mabedine denk gelecek

kısmını parçaladı. Yılanını annemin geniş ve yuvarlak kalçalarına

sürtüyordu. Annem ise başını arkaya doğru çevirmiş önünde domaldığı recep in

yılanını kendisi için nasıl hazırladığını seyrediyordu yüzündeki sokak

kadınlarında olan şehvet dolu ifade ile. Recep yılanını annemin delik

deşik ettiği külotlu çorabının kapladığı baldırlarında ve kalçalarında

gezdirirken anneme “ hazırmısın bebeğim kocanı arka kapından içeri

almaya” diye soruyordu. Annem ise başını çevirerek uzun kumral saçlarını

havada savurduktan sonra “her zaman aşkım arka mabedimin kapısının

anahtarı sende artık” diyerek onu cevapladı. Recep annemin küçük el

çantasından onun el kremini çıkardı ve dev yılanını kremledi. Kremlenen yılan

parıldıyordu. Zırhını giymiş bir şövalye gibi. Ve şövalye birazdan kale

duvarlarını delecekti. Yılanını önce annemin arka yanaklarının

ortasındaki vadiye dayayıp sürtmeye başladı. Vadinin içindeki mutluluk mabedine

giren kapıyı kırmadan önce annemi yılanına alıştırmak istiyordu. Annem

de arkasında gezinen bu yılanın sertliği ve sıcaklığını hissederek

inceden inceye inliyordu. Daha bir kaç gün öncede annemi arkadan

pompalamıştı. Ama mabedin kapısı böyle bir ziyateçi için hala dardı. Hayatında

ikinci kez mabedin kapıları açılacak ve içine misafir kabul edecekti.

Recep daha önce yılanına sardığı annemin öbür külotlu çorabını yerden

aldı. Ellerinin arasında onu küçük bir top haline getirdi. Ve annemin

ağzının içine tıktı. Bunu neden yaptığını birazdan anlayacaktım. Çünkü recep

dev yılanını annemin gizli vadisinden içeri büyük bir hızla sokup

mutluluk mabedinin kapısına abanmaya başlayınca annem acı içinde haykırmaya

çalışıyordu. ama sadece çalışıyordu. Çünkü ağzına tıkılmış olan külotlu

çorap onun bağırmasını engelliyordu. Yüzü kıpkırımzı olmuştu. Recep her

seferinde daha hızlı pompalıyordu. Yılanı milim milim annemin içine

giriyordu. Her vuruşunda annemin yanaklarını tokatlıyordu. Kasıkları

annemin yuvarlak ve geniş kalçalarına çarpıyordu. Yılanını her sokup

çıkarışında annemin göğüsleri sallanıyordu. Dev yılanının neredeyse tamamını

annemin içine sokmuştu. Annemin ağzına tıkadığı külotlu çorabı çıkardı.

Ve dudaklarına yumulmaya başladı. Dört ayak üstüne domalttığı annemin

üstüne o da dört ayak üstüne çıkmıştı. Annemin saçlarını çekiyor

memelerini yoğuruyordu. İkiside zevk içinde inliyor haykırıyordu. Recep in

bedeni gittikçe kasılmaya ve vuruşları hızlanmaya başladı. Son bir kaç

sert ve hızlı vuruşun ardından annemin üstünden kalkıp içinden çıktı.

Kanepenin ayak ucundan kalkıp baş ucuna doğru yürüdü. Mos mor olmuş ve

damarları patlayacak hale gelmiş yılanını önündeki annemin ağzına verdi.

Annemin pembe rujlu dudaklarının yanından recep in tohumları akıyordu.

Yılanını annemin ağzından çekti. Eline aldı. bir kaç kez sıvazlıyarak

tohumlarını annemin yüzüne attırmaya başladı. Recep in tohumları yüzüne

fışkırırken, annem gözlerini kırpıştıryordu. Recep hala yılanının zehrini

boşaltamamıştı. Hala dimdik olan yılanını annemin yüzünde gezdirmeye

başladı. Yanaklarında, burnunda, boynunda, gözlerinde. Tüm zehrini

annemin üstüne akıttıktan sonra yılanı sönmeye başladı. Annemin yüzü onu

tohumları ile kaplanmıştı. Boşalan recep kendini karşı kanepeye atıp bir

sigara yakmaya başladı annem ise bulunduğu kanepeye yığılıp kaldı. Recep

in tekrar dirilip annemi becermeye başlaması fazla zaman almayacaktı.

Ama onu bu sefer salonda değil yatak odasında düzmek istiyordu annemi

elinden tutup yatak odasına götürüyordu. Ne yazık ki yatak odasındaki

güvenlik kameralarında sorun vardı orada annemi kaç kere becerdiğini neler

yaptığını göremedim. O gece annem ve çok geç saatte geldi. Yorgundu. Ne

de olsa üzerinden defalarca bir aygır geçmişti. Hemen duş alıp yatıp

uyudu. Ertesi sabah onu ilk kez bu kadar multu görmüştüm. Babamın

yıllardır doyuramadığı içindeki aç kadını recep doyurmuştu. Onun neşeli ve

mutlu olması beni de mutlu ediyordu. bütün pazarı aşk şarkıları

mırıldanarak geçirdi. Pazartesi akşam üstü recep beni cepten aradı evin

anahtarını vermek için beni bir birahaneye davet etti. Kendi gibi maço

arkadaşları ile dolu bir birahaneydi. İçeri girdim masada 3 kişiydiler.

Selamlaştık. Recep bana “eyvallah koç, al emanetini bu kıyağını hiç

unutayacağım” dedi. Arkadaşları hemen araya girdi “ne emaneti usta o” “hafta

sonu elime bir hatun düştüde onu çitiledim biraz, arkadaş sağolsun ev

ayarladı bana” hemen abhaza muhabbetine başlamışlardı. Bana da bir bira

söyleyip sohbete dahil ettiler

-vay be usta valla helal olsun daha istanbul a geleli bir ay olmadı

hemen hatun buldun kendine

-eeeee ne sandınız oğlum. Abiniz buldu mu manitayı götürür hemen

-nasıldı abi hatun anlatsana biraz

-oğlum karıyı görseniz bir afet her yol var kaşarda götten veriyor

sakso çekiyor. Manyak muamelasi var

-öffffff be abi ne ballısın hep de sana rastlar böyleleri

-ne balı oğlum karıya iki ayar çektim yarrak manyağı yaptım işi

bileceksin. Uzaktan baksan evli barklı çocuklu kadın ancak için gider. Biraz

ayarı çektin mi cup hemen koynunda

-kim abi bu karı

-var ya oğlum benim çalıştığım sergi yerindeki entel karılardan bilmem

ne müdiresi

-üffffff abi o mu. Manyak bir şey o ya 10 posta vurulur o karıya bee

-ne sandınız oğlum abiniz. malın iyisini götürür

Recep cebinden telefonunu çıkarıp annemin ona saf ve arzulu duyguları

ile yazdığı mesajları gösterince üçüde annemin mesajları ile dalga

geçmeye başladı.

-abi sen bu karıyı fena yapmışsın be şu hale bak tutuşuyor hatun

-abi senin yıllar evvel çaktığın bir kız vardı adı derya hatırladın mı

-unutulur mu lan o kaymak gibi kızdı koynumda büyüdü o

-bayağı bir zaman bir pompaladın abi sen onu

-3 sene düzdüm oğlum ben onu. el değmemiş kızdı benden önce. 3 sene de

her yola getirdim kızı ne önü kaldı ne arkası

-şimdi o kız izmirde üniversitedeymiş benim arkadaşlar anlatıyorda

manyak bir şey olmuş kız ya tam kaşar senin anlayacağın yani. Acayip

muamele çekiyormuş

-nereden açtın lan şimdi o mevzuyu

-abi senin şimdi tokmakladığın karı o kıza çok benziyorda o yüzden

söyledim.

-doğru söylüyorsun lan tipleri çok benziyor. Hiç fark etmemiştim. Şaka

maka şimdiye kadar en güzel vurduğum hatunlarda o ikisiydi.

Biramı bitirmeden oradan ayrıldım onların sohbetlerini daha fazla

dinlemek istemiyordum hayatım boyunca değer verdiğim ik dişiyi annemi ve ilk

aşkımı düzen adamın onlar hakkında yaptığı belden aşağı yorumlar bana

zevk veriyordu. Belk**e bundan utandığım içindi. Daha fazla duramadım

orada yıllar evvel deryayı şimdi de annemi beceriyordu. Serginin devam

ettiği 1 ay boyunca annemi düzmeye devam etti. Sergi biter bitmez recep

i işten çıkardım. İstanbulu terk edip izmire gittiğini duydum. Belki de

orada deryayı tekrar tavlayıp becerecekti. Bilemiyordum. Ama emin

olduğum tek bir şey vardı eğer bir gün karım olurda her gün parlak ten rengi

külotlu çorap giymeye başlarsa biliyordum ki onu da recep bir şekilde

tavlamış ve düzüyor olacaktı. Tıpkı 5 sene önce deryayı şimdi de annemi

yaptığı gibi.

TURİZM’DE YAŞADIKLARIM 4

Anal

TURİZM’DE YAŞADIKLARIM 4
Tatile başlayalı bir hafta olmuştu ki en sonunda duracağımız ilk adaya gelmiştik.Bundan sonra bir adaya daha uğrayıp oradan da tekrardan başlangıç noktamıza dönecektik.Adaya yanaştıktan sonra kaptan,köşkünün balkonuna çıktı ve misafirlere “Gemimiz burada 1 gece kalacak ve sonra ki gün sabah saatlerinde tekrardan gideceğiz.Lütfen kimse unutmasın. ” dedikten sonra kapılar açıldı ve herkes adaya dağıldı.Adanın çok büyük ve önemli bir oteli vardı.İsteyen misafirler gece odalarında kalacaklar,isteyenler ise otelde kalacaktı herkesin kararı kendisineydi.

Geminin müdürü beni yanına çağırdı ve biraz para vererek “Eksikler var,bunları hemen tamamla gel. ” dedi.Listeyi aldığım gibi çıktım ve adada dolaşmaya başladım.Birkaç malzeme,yiyecek falan lazımdı ve hepsini aldıktan sonra gemiye getirip bıraktım.Hava sıcak olduğundan terlemiştim ve hemen odama girip duşa attım kendimi.İyice yıkanıp çıktım ve koltuğa bıraktım kendimi.Tam uyuyacak gibi oluyordum ki telefonum çaldı.Ecem arıyordu.Açtım “Efendim?” dedim.Ecem “Neredesin?” dedi.Bende “Gemideyim. ” dedim.Ecem “Biz kafedeyiz de aklıma güzel bir plan geldi.Acaba yapar mıyız?” dedi.Bende “Neymiş o?” dedim.

Ecem “Sen gel anlatırım. ” dedi.Bende “İyi bakalım ver adresi.” dedim.Ecem kafenin adresini verdikten sonra bende iş kıyafetlerimi çıkartıp gündelik kıyafetlerimi giyerek gemiden çıktım.Kafeye gittiğimde kafenin bahçesinde ki masalardan birinde Mehmet bey ve o gün yanında getirdiği bayan ile oturuyordu.Ecem beni görünce ayağa kalktı ve boynuma sarılıp dudağımdan öptü.Şaşırmıştım,masada ki herkes şaşırmıştı gerçi ve diğerleriyle de selamlaştıktan sonra oturdum sandalyeye.Birer kahve içtikten sonra Ecem ayağa kalktı ve “Mehmet biz gidiyoruz.Beklemeyin bizi bu gece ben sana ulaşacağım. ” dedi ve beni de kaldırdı ayağa.

Beraber yollarda yürümeye başladık el ele.Ecem’e “Dondurma ister misin?” dedim.Ecem “Güzel olur. ” dedi.İki tane dondurma aldım ve yiye yiye gezmeye başladık.Ecem’e “Neymiş planın anlat hadi. ” dedim.Ecem “Grup yapacağız.” dedi.Bende “Nasıl olacak o?” dedim.Ecem “Otele gideceğiz karı koca gibi ve bir odaya yerleştikten sonra dışarıya çıkacağız ve genç avlamaya çalışacağız.Zaten burası seks yapmak isteyen erkek dolu.Zorlanmayız çok.” dedi.Bende “Sen şeytana pabucunu ters giydirirsin. ” dediğimde gülerek “Biliyorum.” dedi.Daha sonra otele gittik ve hemen bir oda ayırttırdık kendimize.Genelde yaz tatilinde çok boş oda olmuyordu ama şansımıza bir tane kalmıştı.

Odaya şüphelenmemeleri için çıktık ve biraz dinlenip öyle indik aşağıya.Otel baya genişti ve arka bahçesinde resmen yeni bir hayat vardı.Kafe ve bar falan bulunuyordu.Bara girdik,Ecem’in altında mini kot ve üzerinde askılı bol bir body vardı.İçkilerimizi aldıktan sonra bir yere çekildik ve etrafı kesmeye başladık.En sonunda 2 erkek ve 1 kız takılan bir grup ile kesişmeye başladık sürekli.Resmen artık birbirimize bakar olunca çocuklardan biri yanımıza geldi ve “Merhaba,tanışabilir miyiz?” diye elini bana uzattı.Bende “Tabi.Ozan ben. ” dedim.Çocuk “Bende Efe memnun oldum. ” dedi.Onlar Ecem ile tanışırken yanında ki iki kişide geldi.Erkeğin ismi Doruk,kızın ismi ise Ece’ydi.

Muhabbet kurmaya başladık.Hepsi daha 18 yaşındaymışlar ve liseyi bitirecekleri için tatil amacıyla gelmişler buraya.Sınav stresini falan üzerlerinden atmak için.Nisa’ya gözüm takılmıştı bu arada.1.70’den uzun boylu,esmer,kumral uzun saçlı,ufak göğüslü fakat dolgun kalçalı afet güzellikte bir kızdı.Bizim erkekler Ecem’e yavşarken bende Nisa ile konuşuyordum.Okul muhabbetlerinden sonra yavaş yavaş muhabbet açılmaya başladı.Saat 16.30’u geçiyordu ve işimizi biraz hızlı halletmemiz gerekiyordu.Ben “Gençler bizim odaya gidelim mi?” dedim.Hepsi kabul ettiler ve bizim odaya doğru çıkmaya başladık.İçeriye girdiğimiz anda ise atmosfer tamamen değişmişti.

Yine herkes yavşayacağı kişiye göre oturmuştu.Ecem yatağa oturmuştu ve iki yanına da Efe ile Doruk oturdu.Bende çiftli koltukta Nisa ile oturuyordum.Ecem iyice muhabbete dalınca Nisa’ya “Sizin odaya gidelim mi?” dedim.Gülerek “Olur.” dedi.Kalktık ve önlerinden geçip kapıdan çıktık ama muhabbete o kadar dalmışlardı ki bizi fark etmediler bile.3 kat yukarıya çıktıktan sonra onların odasına geldik ve içeriye girdik.Kapıyı kapatır kapatmaz yüzünü duvara dayadım ve arkasından kalçalarına dayanıp “Çok güzelsin.” dedim.O da etkilenmişti hafiften ve onu içeriye doğru götürdüm.Nisa’ya “Kıyafetlerin nerede?” dedim.Önce anlamsızca bana baktıktan sonra “Şu dolapta.” diye gösterdi.Dolabı açtım ve kıyafetlerini karıştırmaya başladım.

Amacım ona tam bir liseli imajı vermekti ve öyle sikecektim.Öncelikle kırmızı mini pileli etek buldum.Eteği göstererek “Bunu nerede giyiyorsun?” dedim.Nisa “Okulda.” dedi.Bu minicik eteği bile okulda giyebiliyordu.Onu kenara bıraktıktan sonra beyaz bir gömlek buldum ve onu da çıkarttıktan sonra “Külotların nerede?” dedim.Nisa “Alt çekmecede.” dedi.Çekmeceyi açtığımda “Fantezi yapacağız ha?” dedi.Kafamı çevirdim ve gülümsedim.Siyah bir tanga buldum külotları arasında ve en sonunda bacaklarının bitimine kadar gelen fileli bir külotlu çorap bulduktan sonra bunları vererek “Git banyoda giy.” dedim.Nisa gülerek aldı ve banyoya girdi.10 dakika sonra banyodan çıktığında resmen tam istediğim bir liseli kız profiline bürünmüştü.

O gelene kadar bende şortumu ve boxerımı indirip penisimi çıkarttım.Okşamaya başladım,gülerek bana doğru geldi.Kırmızı pileli eteği ve fileli külotlu çorabı arasında ki çıplak bacak teni belli oluyordu.Gömleğin düğmelerini ise göğüslerinin üst kısmı belli olacak kadar açmıştı. Önümde diz çöktü ve bana doğru hafifçe eğilerek sikimi eline aldı.Çok fazla okşamadan hemen ağzına alıp yavaş yavaş yalamaya başladı.Ağır hareketler ile yalıyordu fakat nerede ne yapacağını çok iyi biliyordu.İlk tecrübesi değildi,belliydi ve bende ellerimi omuzlarında,sırtında gezdiriyordum.Sikimi yavaş yavaş tam 15 dakika kadar yalattırdım.Ara sıra dinlenmesine de izin verdim ve yavaş yavaş boşalacağımı anladım.Nisa’ya “Ağzına boşaltır mısın?” dediğimde mimikleriyle “Evet” anlamında işaretini verdikten sonra kafasını tuttum ellerimle.

Kendime doğru daha hızlı bastırmaya başladım ve en sonunda ağzının içine sıcak sıcak dölllerimi akıtmaya başladım.Nisa boğuluyordu resmen ve bıraktığım anda lavaboya koştu.Ağzını temizledikten sonra tekrardan yanıma geldi ve “Şimdi sıra sende.” dedi.Gülümseyerek “Tamam bebeğim.” dedim.Bir anda kucakladım onu ve yatağa sırt üstü yatırdım.Minicik eteğini hafifçe yukarıya çekmemle tangası ile karşı karşıya kalmam bir oldu ve tangasını çıkartıp kenara attıktan sonra sulanmış amcığına birden giriştim.Yaladıkça hızlanıyordum ve Nisa iyice kopmuştu artık.İnlemeleri rahatça duyuluyordu ve onu orgazm etmeye çalışıyordum.Benim boşalmam geç sürse bile Nisa 4-5 dakika içerisinde kasıla kasıla orgazm olmuştu ve boşaldığı anda üzerinden yük kalkmış gibi bir yüz ifadesine büründü.

Artık en zevkli bölüme gelmiştik.Sikim yine taş gibi olmuştu ve gireceği deliği bekliyordu.Nisa bacaklarını iki yana açtıktan sonra parmaklarıyla,am dudaklarını genişlettikten sonra girişine geldim ve bir anda kökledim.Çığlığı resmen odayı inletmişti.Tırnaklarını sırtıma geçirdikten sonra resmen tek beden olmuştuk.Nisa bağırırken bende içine hızla yükleniyordum.Hızım yavaş yavaş düşmeye başlamıştı çünkü yoruluyordum.Nisa’da yorulmuş olacak ki beni bıraktı ve birden sırtüstü kendini yatağa attı.Eteğini çıkartmamıştım ve gömleğinin alttan son 2 düğmesi kapalı kalana kadar açmaya başladım ve dimdik göğüslerini okşadım.

Yatakta kendinden geçerken Nisa bende sallanmaya başladım hafiften.Resmen vücuduma elektrik veriliyormuş gibiydi ve tarfisiz bir zevk ile boşalacağımı anladım.Son anda içinden çıktım ve göbeğine doğru boşalmaya başladım.Gömleği ve vücudunun bir kısmı döllerime bulanmıştı.Kendimi yanına attım ve dinlenirken telefonum çalmaya başladı.Kalktım ve pantolonumdan telefonumu çıkarttığımda arayan geminin müdürüydü.Açtım ve “Efendim?” dedim.Müdür “Neredesin sen?” dedi.Bende “Dışarıdayım efendim.” dedim.Müdür “Hemen gel gemiye.” dedi.Bende “Tabi.” dedim.Telefonu kapattıktan sonra hemen duşa girdim ve daha sonra giyindim.Nisa’yı dudağından öptükten sonra odadan çıktım.

Karısını sikmemi istedi, bende siktim

Asian

Karısını sikmemi istedi, bende siktim
Selamlar ben ilker umarım hayatınız her zamankinden daha güzel ve daha renkli olur. benim hikayem geçen ocak ayında internette sohpet kanallarının birinde sohpet ettiğim yaşça benden biraz büyük adı ahmet(tabi ismi takma burada yazmıyorum) ile sohpet ediyor dertleşiyorduk Ahmetle hiç yüz yüze görüşmemiş sadece sohpet kanallarından arkadaşımdı kendisi 43 yaşında bir şirkette çalışan biriydi sohpetin ilerleyen zamanlarında söz döndü dolaştı kendisinin aile yaşantısına gelmiş idi kendisi ve eşi mutaassıp bir aileden geldiklerini çocukları olmadığı için durmadan aile tarafıdan baskı yediğini anlattı. Bunun her ailenin başına gelebileceğini söyledim.

Ahmet benle yazarken benle dışarıda buluşup yüz yüze görüşmek istediğini söyledi aynı kentte olduğumuzdan bende kabul ettim teklifini ve Ak Merkezin kafesinde buluşmayı teklif etti ve akşam verdiği saatte orada buluşmamızı rica ettiğinde bende kabul ettim ve konuşmayı bitirdik mesai bitip eve döndüğümde duşumu alıp kıyafetlerimi değiştirip buluşma yerine oğru arabamla gittiğimde önceden aldığım telefon numarasını çaldırdığımda kafenin diyer ucunda 40 45 yaşlarında oldukça düzgün giyimli bir adam telefonunu açıp ayağa kalktığında ellerimizi sallayıp onun oturduğu masaya yönelim ve tokalaşarak masasına oturdum ve birer coca cola isteyerek sohpete başladık bana bakıp yaşıma göre oldukça atletik ve genç göründüğümü söyledi teşekkür edip kendisinde fena olmadığını söylediğimde iç çekerek ,yıllarca eşiyle monoton yaşantıdan bıktığını artık Çocuk istediğini söyledi ve tedavilerin işe yaramadığını kendisini kısır olduğunu bu yüzden cocuğu olmadığını anlattı.

Karısının Başka bir erkekle yatıp ondan cocuk sahibi olmasını bunu tek çare olduğunu söyleince şaşırdım. Karın bu duruma ne diyor diye sorunca onca senelik evliliklerinde ne kendisinin nede eşinin sıradan bir sexs hayatı bile yaşamadıklarını eşi ile fantazi olsun diye bazen yatakta başka isimler söyleyerek fantazi yapmayı istediğini eşinin bu ufacık fantaziye bile büyük tepki verdiğini Böyle bir şeyi hayatta kabul edemeyeceğini söyledi. kendisine eşinin alkol alıp almadığını sorduğumda eşinin kapalı bi bayan olduğunu değil alkol almayı ben hafiften üstüme alkol koksa evde çıngar çıktığını anlatıyordu ve artık tak dediğini ne yapıp edip cocuk istediğini anlattı. Karısıyla benim yatabileceğimi söyleyice sevindi ve o gece evine davet etti. Birkaç saat sonra gelmemi söyledi.

Evine gidince kapıyı Ahmet açmış içeri girip ayakkabılarımı çıkarmış Ahmetle beraber oturma odasına geçtiğimizde eşi züleyha hanımda diğer odadan gelmiş idi aman allahım karşımda uzun boylu başı kapalı beyaz tenli ve gözleri kahvereng 20lı yaşlarda bir güzeli görünce biraz afallasamda elimi uzatıp ben kenan dediğimde hiç bişeyden haberi olmayan kadın elini uzatmayıp sadece hoşgeldiniz deyip bişeyler hazırlamak için mutfağa gittiğiğinde tarığa çok güzel bi karın var eminmisin paylaşmak istediğine deyince bugece istediğini yap dedi ,,,ben nasıl yapacağımı bilmeme rağmen bu güzelliği sikmin üzerinde inlerken duymak istiyordum ve heyecan kulaklarıma vurmuş idi türbanlı kadıncağız hiç bişeyden haberi olmadan hoşgeldiniz deyip beni içeri girmiş ve mutfakta bize yemek hazırlarken ben tarığa eşini nasıl ve nerede sikmemi istediğini sorduğumda istediğim yerde sikebileceğimi ama ilk sikişin başka odada olmasını istediğini söyledi ilerleyen saatlerde yanımıza geleceğini söyledi bende tamam demiş havadan sudan konuşmaya devam ederken kapalı hatun yemeği masaya getirmiş bizi buyur etmişidi

Ahmet ve züleyha yan yana oturmuş bende karşılarında oturmuş yemeğe başlamıştık ama ne benim nede tarığın aklı yemekte değil züleyhada idi önce ayağımı uzatıp hafifçe uzatıp sanki değmişçesine züleyhanın ayaklarına dokunmuş sonra bikaçkere daha ayaklarımı masanın altından züleyhanın ayaklarına değdirdiğimde züleyhanın yüzü kızarmış idi ve ayağa kalkıp mutfağa gidip çayı koyacağını söylemişti benle Ahmet göz göze geldiğimizde Ahmet kısık sesle gördüm ayaklarına dokundun devam et dedi sonra züleyha çaylarla gelmiş yüzünün kızarıklığı geçmiş halde ama yüzüme hiç bakmadan elindeki tepsiyle çayı bana uzatmışidi çayları alıp karşılıklı beraber sohpete devam etmişken söz döndü dolştı aile hayatına gelmişti ve ben hayatın monoton güzel olmayacağını falan bahsederken züleyha sıkılmış olmalıki afedersiniz biraz uykum var rahatsızım galiba diyerek yatak odasına giderken Ahmet canım sen istersen uyu biz kemalle biraz sohpet edeceğiz belki sohpetimiz uzar senide rahatsız etmeyelim demiş

züleyhada uyumaya yatak odasına gitmişti ve biz Ahmetle oturma odasında kalmıştık Ahmet biraz bekleyelim istersen züleyha biraz dalsın sonra başlarsın tamam deyip Ahmetle sohpete devam ettik. Ahmet züleyhanın yanına gitmemi uykusunun ağır olduğunu ve gelenin kendisi olduğunu sanacağını ve orada benim işi bitirmemi istedi bende tamam deyip usulca yatak dasına züleyhanın yattığı odaya yöneldim kapıyı hafifçe aralayıp içeri girdim ve kıyafetlerimi çıkarıp gecelikle yatakta uyuyan züleyhanın yanına sokulduğumda kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu tamam kocası izin vermişti ama nihayetinde kadının haberi yoktu ..züleyha geceliği içerisinden görünen beyaz teni ile beni mest etmiş teninin kokusu beni dahada heyecanlandırmışken hafif hafif ellerimle bacaklarını okşamaya başlamıştım

en son elimi amına attığımda kilotunu yana sıyırıp elimle amını okşamaya başlamış züleyha yarı uykulu halde yanındakinin kocası olduğunu sanarak hafifçe kalçalarını bana dahada yasladığında kazık gibi olmuş sikim züleyhanın kilotunu yırtarcasına basınç yapmışken elimle kilotunu yana çekip kadının amının dudaklarına sürmeye başlamış ve hafif hafif deliğine doğru sokarken oldukça dar olan amına giren yarrağım birkaç gidip geldikten sonra zorlanarakta olsa alışan amın içinde ritmik halde giderken züleyha yarı uykulu halde mırıldanarak kocacığım ne kadar şişmiş senin yarrağın diyerek arkasını dönüp dudaklarıma iştahla sarılıp tiz bir çığlık atarak ayrılması bir olmuş yataktan kendini atarak odanın bi köşesine koşup heyecanla bana baktığında bende ne yapacağımı şaşırmış halde sessiz ve utangaçça ona baktım bi süre öyle durduktan sonra Kocan cocuk yapmak icin beni cağırdı dedim.

Yapcağını biliyordumda hiç bu kadar ileri gideceğini düşünmemiştim dedi züleyha. artık olan oldu bari bu gecemize bakalım diyerek yanıma yaklaştı ve dudaklarıma yapışarak hadi sik beni erkeğim kocamın senelerdir sikemediği kadar güzel sik beni diyerek sikimi emmeye başladı ben şaşırmış kapalı kadının bukadar rahat sikimi emmesine hayret emişsemde işime geldiğinden hiç sesimi çıkarmadım ve yalamasını seyrederken oda bana bakıyordu sonra bana dönerek beni öyle bi sikki kocam am nasıl sikilir görsün. Sonra yanımda getirdiğim içk**en birkaç bardak verdim ilk başta isteme ama ısrar edince dayanamadı ve içti 2 bardaktan sonra sızdı. Ben ise kocasını cağırdım ve kameraya çekmek icin izin istedi oda tabi ki dedi. Züleyha sızmışken ben durmadan devam ettim züleyha bir yadan sayıklıyor bir yandan uyuyordu ve birkaç kere içine boşaldım.

Bu sırada züleyha uyanmaya başlayıp kocasını görünce çok şaşırdı ve boynuzlusun artık dedi. Ben ise 4 posta urmuştum ama o kıza daha vuracaktım. Ama gücüm kalmadı sızdığındna hiç hiçbir şey histmediğini biraz daha yapamı söyledi bende devam ettim. İçine boladığım esnana züleyha titremeye başladı ben ilk korktum kocasıda yanında göğüsleri okuyordu. Züleyha boşalıyormuş meğer boşalması tazikiyle benim sikim dışarı cıktı ve amına ağzımı getiridim cok tatlı bir am suyu vardı. Hayatımda ilk kez boşaldım dedi. Züleyhala arada görüşüyoruz apartmanı beni Kardeşi sanıyor

simsarci

Anal

Slm ben anadolunu guneyinde yasayan yagiz bir delikanliyim hobilerim arasıda kizlari tekmelemek ve kizlarin ustunde uzun essek oynamak var… Simdi sizew bugun gecek bi olayi anlaticam buhgun beden egitimi dersi vardı yani cuma gunun neyse futboldayken sizce napıyordu tabiki futbol oynuyordum ben ben tabiki bidaha sorun bir iki uc haydi hep beraber ee yeter bea simdi asıl konuya donek biz 9 kafadar sınıfta kafaladıgımız uc kafadari sinifta kafaladik. Yermisin yemezmisin yermisin yemezmişsin dedik sonra kizlarda ferda aniden acikti ben de ona sonra sucuklu yumurta verdim sucugun uzunlugu 2. 5 Cm cm di. Cunku o sucuk ki o sucuk sucuk susu verilmis fakat ozellikleri bilinmeyen gaziantep escort 9. 25 Capında bir dol bombasıydı ver ferdaya verdi sonra noldu tabiki hepsini yedi. Sira diger arkadaslarima geldi isimleri umit emin serdar baris emir erdem serhan mehmet sercan gokhan di. Onlar yani sercan memet serdar demet saldırdı cunku demet beni kucaklayin dedi ve bunu yanlıs anlayan ayilar taaruza gecti ve sikmeye basladı halbu ki demet ben bakireyim diye anırdı ama dinleyen kim bikere laf agızdan cikmisti agızdan cikan lafın yerine hıc vakit gecirmade serkul (popstardaki ozurlu) un kolu girdi. Neyse sira esraya gecti baris esrayi kucaklamis ogretmen masasına oturtu. Ve basladilar gaziantep escort anyayı konyayı incelemeye esra adeta kudurmustu kucuk barisı adeta emzik gibi emiyordu. Vurusan kucuk barısa yerini buyuk gokhana biraktı. Bu degisikleye esra fazla isinamadi biraz yabancilik cekmesine ragmenn. Sanki 40 yillik lastik pompacısıymıs ggibi pompalatıp duruyordu adeta operacı gibi sekilli sekilli cıglık adıp yerkureyi isitirken cografyacı anıden cocuklar napıyorsunuz diye baslati otmeye. Dunya boyle ısınmaz ki dedi. Ve actıu erdemin agzına memelerini dayadı erdem bogulcak gibi oldu busiradsa esrayla ferda hasin bir bakis attarak o nu sovdu soyle dediler allah allah yallaaaaaa. gaziantep rus escort Dedi ve cografyayı kacırttılar bu sirada demetle emir mercimeyi firindan cikarmis pismiş bir halde yemislerdide simdi osuruyorlardı neyse asil konuya simdi donuyoz sıralari bir kenara cekip demet esra ve ayiferdayi duvara uzun essek pozisyonunda domalttik bizde her kiza 3 abaza dusecuk sirayla bi demet sokup bi esraya sonrada ferdanın gotune kafasıyla fgiriyordu ve sonra siranin sonuna gteciyordu deliyi tutturamayanlar aynı sekilde kizlarİn yanİna domaliyordu ve gotune biz sokuyordu eminide elinde kremle kremleyici olarak yanimiza almistik. Aynen bir haltyerci edasyla gelip emine aleti teslim edip kremlenmesini bekşliyorduk forvetlerden biri yani umit barisa niresine sokam len gara diye sordu bilmirem abey dedi sonra hepimiz bitkin dustuk be yarraklarimizi ferdaya temizlettik cunku ferda doymamıstı neyse size daha sonra hikayemi yollarim…Gönderen: Koca kelle

Yengem ve anılarımın devamı -2

Amateur

Yengem ve anılarımın devamı -2

Merhaba güzide okur ve takipçilerim.. Yeni anımla sizlerleyim.. Bir önceki hikayeme olan güzel yanıtlarınız ve geri dönüşleriniz için teşekkür ederim 🙂 bana ilham kaynagı veriyorsunuz. Hikayemize geçelim..

hamamdan sonraki gün eve gittiğimde akşam üzeriydi. Bir baktım evin önünde adnanın ayakkabısı var. Dedim herhalde bu spor için geldi, merak ediyordum tek ne yapacaklarını.. Anahtarımla yavasca kapıyı açtım. İçeri dogru yavasca girdiğimde salonda olduklarını gördüm. yavasca elimdekileri odama bıraktım ve onları gizli gizli izlemeye basladım. annemin altında mavi taytı ayaklarına kadar uzanan.. ama kalçalarını öyle bir sarmış ki ben dısında her adamı bastan cıkartır. üzerinde ise askılı tshrtü vardı..Adnan abi ile egzersiz yapıyorlardı. belliki yeni baslamışlar, ısınma hareketleri yapıyorlardı. Birşey dikkatimi çekti bizim dvd acık ve tv den bir hoca kadına egzersiz hareketleri gösteriyordu. bakarak hareket yapıyorlar ve adnan abide direktifler veriyordu.. adnan abi anneme; evet nermin hanım tv de gördüğünüz için , bu arada nermin desem uygun olurmu ? dedi. annem; farketmez adnan bey nasıl istersen dedi. adnan abi; siz de bana adnan derseniz olur dedi. annem okeyledi. evet nermin şimdi dikbir şekilde bacaklarını hafif ayırarak dizini kırıp aşagı eğileceksin ve tekrar yukarı kalkacaksın dedi. 20 kere tekrarlayacaksın bu hareketi, hadi başla dedi. adnan abi annemin arkasında.. annem ayakta dik bir şekilde aşağı dogru oturur gibi yapıyor bu arada kalçaları eğilir şekilde yukarı gidip aşagı iniyordu.. adnan abi kendinden geçmiş bir şekilde annemin kalçalarını izliyor hareketi konusunda biraz daha bilgi veriyordu.. evet nermin eveeett çok güzell , harikasın sen evet.. kalçalarını biraz daha gerii.. evett.. dik bir şekilde yukarı.. aşagıya kalçaların biraz daha geriye .. diye söylüyor annem de dediklerini uyguluyordu amatörce.. adnan abi ; aşağıya dogru eğilirken kalçanı geriye daha cok verki bacakların gerilsin dedi. annem; ımm böyle mi adnan.. dahada eğilim mi ?
– evet nermin biraz daha eğil.. he kal öyle şimdi.
+ nasıl bu şekildemi (annem köpek şekli gibi domalır pozisyonuna girmişti hafifce ama çok tatlı bir görüntü veriyor adnan abi bayram ediyordu)

– heh evet.. şimdi ben arkana geçicem (annem dizleri kırık poposu geride.. adnan abide arkasında aynı şekil yukarı gidip geliyor. daha da gergin yapıyordu. gerçekten adnan abi işinde 1 numaraydı.) beraber yukarı cıkıp aşagı inicez daha sık olsun diye biraz fazla kasıcaz dedi. (adnan abinin şortu çadır kırmus annemin kalçasına hafice değiyordu)

+ıhh.. çok zor gelmeye basladı adnan .. dizlerim agrıdı biraz

– heh böle olması kasları calıstırdıgının işareti dedi. biraz dinlenelim.. biraz oturdular. annem ;çok yorucu ama bende faydalı oldugunu hissediyorum adnan .. aşağı inerken kalçamı gerdirince sanki yağlar sıkışıyor gibi dedi. adnan ; iyiye işaret bu nermin. şimdi bir set dha beraber yapıcaz sonra bu hareketi bitiricez ded,.

+ hadi devam .. oturmak yok 🙂 hadi .. şimdi dik dur(adnan abi arkasında annemin kolların tutarak destek alıyor. adnan abi aletini annemin kalcasının ortasına daha da baskı kuruyor beraber inip kalkıyorlardı.. görebiliyordum resmen adnanın aleti annemin taytını delip girecek gibiydi. anneme baktım dudagını yalıyor hafifte kızarmıstı..)

– ımmh.. nasıl böyle oluyor herhalde adnan.. ıhh biraz zorlayıcı ama.(annemin yüzünde zevk ifadesi vardı)

+evet nermin güzel gidiyor.. biraz daha baskılı inip kalkalım.. ımmm.. ohhh.. aynennn .. nasıl.. faydası oluyomu.. (adnan abi bildiginiz tay üzerinden anneme yaslıyor. aleti taytının içine girmiş kalçasından delip deliğe girecek nerdeyse .. belk**e temas ediyordur. )

ıhh.. evet.. biraz zorlanıyorum ama.. kalçamda taytımın üzerinde ne varsa taytımı delicek herhalde dedi. ( annem salağamı yatıyordu bilmiyorum herneyse ama çok müthiş bir olay yasanıyordu.. )

+ ımm nermin ben arkandayımya hani braber inip kalktıgımız için ister istemez böyle şeyler oluyor.. normal dedi.(adnanın agız hareketleri ve nefes alısları değişmişti. anneminde öyle)

– ımmh peki madem normal herhalde sporda böyle şeyler dedi. ve 5 kez daha devam edip biraz durdular. annemin gözü adnanın aletinde.. taytının arkasında izler cıkmıstı.. annem soguk bişiler getirmeye gitti. adnan abi; nasıl iyi geldi ama dimi biraz yorucu ama buna değer kalçanı dahada sıkılaştırır ve bacaklarını geliştirir dedi. annem; ayy evet iyi geldi ama kalçam ağrıdı biraz sadece o kadar dedi. adnan abi iyice muhabbete giriyor ; gerçekten cok güzel kalçalara sahipsin.. ama bu gidişle daha güzel olacak mankenlere taş çıkartıp sokaktaki erkeklerin laf atmalarına maruz kalıcaksın 🙂 dedi. annem; hahah sorma ya zaten bu haldede laf atıyorlar alıştım ben dedi. adnan abi; e yani böyle kalçalar onlarında dikkatini çekiyor etkileniyorlardır.. rahatsız oluyormusun peki laf attıklarında ? annem; yaani ister istemez ama bir süre sonra hep laf yiyince alışıyorsun dedi gülerek.. adnan abi sorulara devam ediyor ; peki ne diyorlar nermin? ne şekilde laf atıyorlar. annem; yaaa utanırım söylemem çok acayip kelimeler bazen ben bile şok oluyorum duyduklarıma dedi. adnan abi; çekinme ya aramızda sohbet ediyoruz arkadasınım ben senin dedi. annem utana sıkıla; off yavrum popoya bak be (orada göt diyorlardır ama annem nazik tabi:) bu popo bende olacak hergun…. diye konusuyorlar bazen küfürlü de oluyor ama dedğim gibi alıştım dedi. bu arada söylerken gülüşüyorlar faln.. adnan abi; ama sen de onlara hakveriyorsundur bu kadar güzel kalçalara ve vücuda sahip olman , onları bir şekilde basını döndürüyordur dedi.. annem ; yaa ne var anlamıyorum güzelmi gerçekten ? ben büyük diye şikayetciyim aslında.. adnan abi; olurmuu nermin büyük ama sarkık değil dolgun her erkeğin hayaliindeki kalçan var keşke eşimdede olsa dedi. gülüyorlar .. annem.; ayy ilahi adnan yaa o kadar değil bence abartma dedi. adnan abi; sen kendindeki cevherlerin farkında değilsin nermin vücudunla eşimin vucudunu takas etme gibi bir şansım olsa 1 sn düşünmem dedi. annem; yaa demek vücudum o kadar ilgini çekiyor .. eşinede spor yaptır ondada olur belki dedi.. adnan abi; yok bee o meymenetsize faydası olmaz olsada ilgi çekmez çünkü çekici değil dedi. annem, ee o zaman niye evlendin ki senin gibi karizmatik ve kaslı erkeğin sevgili bulup evlenmesi zor olmazdı dedi. adnan abi; teşekkür ederim nermin ama biliyosun işte aile zor ile falann ahh senin gibi biri ile beni evlendirmedilerki hayatımı yaşasaydım dedi. annem; hahha kaderine küs canım böyle nimetlere anca bakarak hayatını geçireceksin dedi. muhabbet sohbet derken hadi devam edlim 1 2 harekt daha yapalım ve bugunkü sporumuzu bitirelim dedi. annem tamam diyerek ortaya geçtiler.

– bak şimdi nermin biraz zor hareket ama bunu yapmamız gerekiyor. dizlerini aç ve poponu geriye dogru iyice yasla.. eğil.. eğil… evet aşağı dogru dizlerini kırarak popon havada kalkık şekilde durup hafif sıçrayarak ellerini dizine vurup tekrar aşağı inecek ve aynı pozisyonu alıp kendini yukarı atacaksın ayakların yerden kesilmesi lazım dedi.

+nası yani. tam anlamadım ama.. (adnan abi gösterdi 1-2 hareket ve sonra) hee tamam anladım popomu geri vereceğim dizlerim açık şekilde oturur vaziyette ve sonra yukarı sıcrayıp ellerimi dizime ritmik vurarak tekrar oturur gibi yapacağım.. tamam dedi. (annem basladı.. harika yapıyordu.. kalçasını iyice geri veriyor.. hafif zıplıyor o arada kalçaları sallanıyor tekrar aşağı inerken kalçalarını geriye veriyordu. adnan abide arkasında)
-evet nerminn.. çok güzel.. (bu arada adnan abi aletini karıştırıyor oyunuyor ve agzının suları akar gibi bakıyordu..) devamm.. biraz dinlen.. 1 dk dinlendi. sonra tekrar yapmaya basladı.. şimdi nermin sen aynı şekilde hareketi yapaeken poponu arkaya veriyorsun ya eğilip, o arada 2-3 saniye dur öyle zıpla çünkü test etmem gerekiyor kalçalarını sıkışıyormu diye.. dokunsam bir problem olurmu kalçalarına dedi

-ımm..bişi olmaz sonucta spor yapıyoruz .. hocam sensin dedi.
+tamam o zaman devam dedi. (annem zıpladı eğilirken kalçasına arkaya verdi poposu dik bi şekilde. adnan abi elleriyle iki yanagını hafifçe sıktı ürkütmemek için.. annem se hareketlerine devam ediyor zıplarken kalçaları oynuyor ve inerken adnan abi elliyordu.. annem dudaklarını sıkıyor arada hosuna gidiyordu kalçalarında başka bir erkeğin elinin olması. adnana bide her sıkışta dudagını yalıyordu iç geçiriyordu.. aleti çadır kurmustu zaten.. annem hareketleri yapıyor adnan abi annem eğilirken, bu sefer nazik değil bildiğiniz yanaklarını avucluyordu.. birde ; evet nerminn , harika işie yarıyor sıkılaşmaya baslamıs.. şimdi dokunmayacagım sadece kalçalarının iki yanından vurarak sıkılaşmasına biraz daha fayda sağlayacagım dedi. annem zevk alıyordu ve ; hımm.. bu hareketin bir parçasıysa sorun yok güzel hareket hissediyorum işe yaradını diyordu.. adnan abi; bu hareketi seveceğini biliyordum .. şimdi devam ett dedi. annem zıpladı inerken kalçalarını dahada geri verdi. adnan abi iki yanagına ikii eliyle tokat atıyordu resmen.. arada avuclayarak.. inanılmaz bir görüntüydü.. ben bile erkesiyon olmus kendimden geçmiş annemi baska biri olarak düşünüp zevk almaya bakıyordum..annem adnan abi vurup avucladıkça kendinden geçiyor hosuna gittiği belliydi arada bir ıhh diye inliyordu.. tabi eğilip kalkarken yoruluyor yorulma sesinede benziyordu. annem; acıdı biraz yakızarmıstır popom şimdi adnan dedi. adnan abi; bişey olmaz nermin daha iyi faydası olur .. nsıl güzel ama dimi biraz acıtsada.. annem; evet.. ıhh… güzel hareket dedi.. adnan abi işine devam ediyor elleyip vurdukça çat çut sesler geliyor ve evett güll , ımm fayda vermeye basladı.. bu arada annem hızlandıkca inip kalkmaya tokatlar dahada artıyor annem ahh lamaya baslıyordu.. bir ara şu garip sözleri duydum.. annem; ahhh (annem hala egilip zıplıyor adnan abide vurup avucluyordu) adnann yavass nolurr yavass acıyorr ahhh çok kızardı herhalde.. canım yanıyor lütfen duralım dedi. abartmıstı adnan abi o kadar zevk alıyorduki kendinden geçmişti bi anda durdu.. ne oldu nermin, iyisin dimi .. annemde durdu.. ahh çok acıdı kalçam yanıyor dedi.. adnan abi ; ah bu benim hatam krem in varmı dedi. annem var var ben sürerim birazdan dedi. adnan abi yooook olmaz hayatta olmaz ben yaptım bunu benim sürmem lazım lütfen bırak ben süreyim içim acıdı dedi.. annem ; ama nasıl olacakki sonucta senn..?? adnan abi kafalamaya calısıyordu.. ; bişi olmaz nermin aaa.. hem ben spor hocanım senin yanlıs anlasılacak bir durum yok dedi. annem, ımm tamam ozaman ben kremi getirim dedi. ben mutfaga kaçtım hemen.. annem kremi aldı düşünceli idi ama zevkten de ucmus gibiydi.. annem kremi odaya götürdü bende izlemeye koyuldum.. annem; ee nasıl olacak şimdi adnan, nasıl krem süreceksin dedi. sen utanmana gerek yok ben şimdi senin önüne geçeceğim sen taytını indireceksin ben kalçasını görmeden bacak hizzana önünde durarak ellerimi arkaya atıp süreceğim dedi. annem tamam diyerek taytının kalça bölgesini indirdi. uff diyerek.. yanıyordu belliki. adnan abi ; kıyamam ya nermin.. dur şimdi geçiricem ben acısını dedi. ve kremi eline sıktı.. kollarını arakaya geçirerek annemin güzelim kalçalarını açuclamaya sıkmaya basladı.. annem dudaklarını sıkıyor kıvranıyordu.. acızevke dönüşmüştü.. adanna bi; ohhh.. ne kadar yumusak popon var.. nasıl iyi geldimi dedi. annem; ımhhh.. evet biraz daha aşağısı ama dedi.. annemin dediklerine inanamıyordum. adnan abi ; gül izin verirsen arkana geçebilirmiyim .. hem kızaran yerlerini görerek sürerim ddi. annem tamam dedi ve adnan annemin arkasına geçti.. adnan abi annemin kalçalarını görünce iyice kendinden geçti.. arkasından annemin görmeyeceği şekilde aletini şortundan çıkardı. ve avuçlayarak sürmeye basladı.. annem kıvranıyor arada ıhh diye ses cıkarıyordu.. adnan abi sürerken şlap şlup diye ses cıkıyor ortama güzel bir ambians katıyrdu.. bu arada tek eliyle sürerken diğer elini aletine götürdü. kremli olan elini aletine götürüp asılmaya basladı.. adanan abi; nasıl nermin biraz geçtimi dedi.. annem; ahh.. evet.. çok iyi geliyor adnan dedi.. adnan abi asılıyor bi yandan da kalçalarını okşuyordu.. annem; o çıkan sesler ne adnan dedi. tabi kremli oldugu için adnan abi masturbasyon yaparken aletinden şap şup ses cıkıyordu.. adnan abi; hiiiçç nermin.. sürüyorumya onun sesi dedi.. annem; ıhh.. ım .. peki dedi. ve adnan abi eline bosalmaya basladı.. annem adnan abi elini çekince yeter herhalde adnan dedi. adnan abi; dur gül şunuda sürüm bitecek diyerek döllü elini kalçalarına krem niyetine sürmeye basladı.. annem; adnan sıcak bişi geldi ne o dedi.. krem soguk yerde ama? .. adnan abi; bilmem gül çıkardıkya dısarı ısınmıstır ddi. ve kremsürme faslı bitince annem çay koydu bişiler yiyip içtiler veadnan abi gitti..

devamı var. yorum ve mesajlarınızı bekliyorum.. hoscakalınn 🙂

HAZiNE HARiTASI

Amateur

HAZiNE HARiTASI
Yaşıtlarıma nazaran daha geç evlendim. İlişkilerimde aşırı kıskanç olmasam da her erkek gibi benim de arada kız arkadaşlarıma tepkilerim olmuştur. Bu bazen elbisesinin dekoltesinden bazen de arkadaşlarına gösterdiği yakın ilgi gibi sudan sebeplerdi. Yaşımla birlikle tecrübelerimle bu tarz tartışmalarımda zamanla azaldı.

Eşimle ortak bir arkadaşımız vasıtası ile tanıştık. Kısa zamanda kafa dengi olduğumuzdan arkadaşlığımız aşka dönüştü ve evlenme kararı aldık. Evliliğimizin ilk günleri heyecanlı ve eğlenceli geçiyordu. Bir sene sonra Naz çocuğumuza hamile kaldı. Doğal olarak çocuktan sonra eşimle eskisi gibi rahat vakit geçiremiyorduk. Hayatımızın merkezini çocuk almıştı. Bundan dolayı asla şikayetçi değilim, işin tabiatı bu zaten. Elimizden geldiğince kendimize vakit yaratarak çözmeye çalışıyorduk. Zamanla cinsel hayatımız çekiciliğini yitirdikçe eşimden habersiz hayaller kurmaya başladım. Naz ile beraber olurken gözlerimi kapatıp tanıdığım kadınları düşünüyordum. Bazen de uyumak için seksi ve güzel bulduğum aile dostlarımızın eşleri ile ilgili fanteziler kuruyordum. Hayal gücümü kullanıp kendime sınırsız ve heyecan dolu bir dünya yaratmıştım. Arkadaşlarımın eşini hayal etme oyununu porno seyrederken de devam ettirmeye başladım. Özellikle iki kadın ve bir erkek olduğu sahnelerde kadınlardan biri eşim Naz diğeri de arkadaşlarımın güzel bulduğum eşleri oluyordu. Sahnelere sonradan dahil olan bir başka erkek olursa başka bir kanala geçerek benzer sahne arayışlarım devam ediyordu. Gene böyle seyrettiğim bir gün ekranda 2 çift denk geldi ve birimizi kendimiz adına diğerini de hayalini kurduğum kişiler üzerinde yoğunlaştırıp seyretmeye başladım. Aynı odada birbirlerini seyrederek birlikte oluyorlardı. Daha sonra eşlerini değiştirip devam ettiler. Mastürbasyon yaparak bosaldığımı hatırlıyorum, ardından da kendime karşı müthiş bir öfke ve pişmanlık hissettim. Nasıl olurdu da çok sevdiğim eşimi bir başka erkekle düşünebilmiştim ? İnsanı adeta sinir harbine sokan bu düşüncelerden bir an önce kurtulmak istemiştim. İnadına sonraki günlerde uyumama yakın tekrar tekrar aklıma geldi. Düşünmemeye çalışıyordum çünkü son derece rahatsız oluyordum. Bir taraftan da müthiş tahrik olduğumu fark ettim. Sonuçta sadece hayaldi ve kimseye bir zararı yok diyerek kendimi telkin ettim.

Kış işte böyle geçtikten sonra Naz’la baş başa Kemer’de bir tatil köyüne gitmeye karar verdik. Tatilden bir şey anlayamayız iyice dinlenelim diyerek çocuğu, anneannesine emanet ettik. İlk günümüzü oteli keşfedip, güneşlenip, havuzda yüzerek geçirdik. Tatil köyündeki müşterilerin çoğunluğu yabancı turistlerden oluşuyordu. İkinci günümüz ilk günden farksız geçmişti, akşam yemeği için hazırlanıyorduk. Naz, üstünde askılı bir tshirt ve dizlerinin üstünde biten etek giymişti. Eşim aynanın önünde makyajını yaparken Naz’a “Hayatım, tatilimizi renklendirelim, içine bir şey giyme “ dedim. Naz, makyaj yapmayı kesip bana baktı “ Anlamadım, nasıl ? “ diye şaşkın bir şekilde sordu. “ İkimizden başkası nereden bilecek? Ama gece boyunca içinde bir şey olmadığını bilmek beni tahrik edecek. Hatta bak düşüncesi bile yetti.” diyerek pantolonumdaki kabarıklığı gösterdim. Naz gülümseyerek makyajına devam ederken tekrar “ Yapacak mısın? “ diye sordum. “ Ya aşkım belli mi olur düşerim, eteğim açılır, rezil oluruz, hem o şekilde kendimi rahat hissedemem “ diye yanıtladı. “ O zaman sütyenini giyme içine “ dedim. Naz anlaşılır giymediğim dese de otelin yabancı kaynadığını ve genelinin zaten sütyensiz gezdiğini söyleyerek ikna etmeyi başardım. Gerçekten de tahmin ettiğim gibi herkes kendi halinde takılıyordu. Yemekten sonra içki içmek için bar bölümüne geçtik ve boş bir bölüme oturduk. Bulunduğumuz yer büyükçe bir salondu ve hem az kişi olduğundan hem de koltuklar büyükçe olduğundan rahattık. Fotoğraf makinesini çıkartıp Naz’ın resimlerini çekmeye başladım. Karşılıklı oturduğumuz için birbirimizin arkasını görebiliyorduk. Biri yaklaştığında birbirimizi uyarıyorduk. Müsait olduğunu söylediğimde askısının tekini indirtip, daha erotik pozlarını çekiyordum. Bir ara içkimizi tazelemek için garson geldi. Eminim ki o sırada garson Naz’ın göğüs frikiğini yukardan seyretme imkanı bulmuştur. Alkolden dolayı garson ikimizinde umurunda değildi zaten. Garsonun ardından Naz tuvaletinin geldiğini söyleyerek yanımdan ayrıldı. Gelen yeni içkimi yudumlamaya başladığımda Naz da geri dönmüştü. O da bir yudum aldıktan sonra “hadi çekmeye devam “ dedi ve f.makinasını gözü ile işaret etti. “ Ne o senin de hoşuna gitti bu riskli oyun galiba “ diyerek gülümsedim. “Seni azdırmak beni de tahrik etti “ diye yanıtladı. Tamam diyerek makineyi elime aldım. Tam çekeceğim sırada bacaklarını araladı ve içinde kilotu olmadığını gördüm. Muzip bir çocuk gibi karşımda gülümsüyordu. Bayanlar tuvaletinde kilotunu çıkarttığını söyledi. Naz bir sağ, bir sol bacak bacak üstüne atıp bolca bana frikiklerini yakalama imkanı vermişti. Flaşlar Naz’ın arkasında kalan kişilerin dikkatini çekiyordu, bakmalarına rağmen ne yaptığımız konusunda en ufak fikirleri yoktu. En fazla ne kadar çok resim çekiyorlar demişlerdir. Biz ise içkileri yuvarladıkça daha da çakır keyif olup bunun tadını çıkartıyorduk. Çektiğimiz resimlere bakmaya başladık. Arka planda çıkan kafalar veya o an ayakta dolanan insanların da karelere eklenmesi daha ilginç hale getirmişti. Bu arada garsonumuz daha fazla etrafımızda dolanmaya bizimle ilgilenmeye başladı. Naz’a baktığımda askılı tshirtünün iyice bollaştığını ve epey manzara imkanı sunduğunu gördüm. Dakikalar ilerledikçe ortamda tenhalaştı. Garson isteğimiz olup olmadığın sormaya geldiğinde aramızda küçük bir sohbet başladı. Otel ve garson hakkında sorular sorduk. Güleryüzlü bir gençti. Eşimin göğüs uçları kumaşın altında yerini belli ediyordu. Sohbet esnasında eşimin altında iççamaşırının olmadığını bilmek beni azdırmıştı. Naz arada sehpada duran içkiye uzanmasıyla içinde sütyen olmadığı göğüslerinin salınımından iyice anlaşılıyordu. Kadehlerimizdeki son yudumları da bitirip ayrıldık. Odaya giderken zaman geçmiyordu adeta. O gece ilk günlerimizde ki gibi şehvetle seviştik.

Ertesi gün geç kalktık, kahvaltımızı hallettikten sonra havlularımızı alıp havuz kenarına bakındık. Havuz kenarında en iyi yerler kapılmış olduğundan otelin sahiline indik. Sahil, havuz kenarı gibi kalabalık değildi. Bir yerde de böyle yapmamız iyi oldu, dün geceden kaldığımızdan havuz kenarında çocuk gürültüsü çekecek durumda değildim. Şezlongları ayarlayıp güneşlenme başladık. Güneşlenirken etrafa bakınıp duruyordum ve bazı üstsüz güneşlenenleri de çaktırmadan seyretme imkanı bulmuştum. Akşamüstüne doğru tekrar yüzmek için denize girmeye karar verdik. Ayakta dikilip Naz’ı beklerken gözüme biraz önümüzde yatan çift takıldı. Eşi üstsüz, yanlamasına doğru yatmış kitap okuyordu. Bikinisin altı pozisyonundan dolayı karnından ayrılıp biraz aralanmıştı. Öyle bir açı vardı ki bikini bölgesindeki tüylere kadar gördüm. Turist kadının o görüntüsü beni azdırmaya yetmişti. Bir süre yüzdükten sonra çıktık ve kendime bira alıp güneşlenirken içmeye başladım. Eşim yüzüstü yatmış, bikini ipi iz bırakmasın diye çözmüştü. Sırtı güneşin altında parlıyordu. Bir an Naz’ın da özgürce güneşlenmesini söylemek geldi içimden ama bir türlü söyleyemiyordum. Açıkçası tepkisinden çekiniyordum. Cesaretimi topladığım bir anda soruverdim. Tahmin ettiğim gibi ilk başta itiraz etti. Şaka yaptığımı düşünüp gülüyordu. Ama pes etmemeye kararlı idim. Ciddi olduğumu anladığında utandığını söylerken ısrarımda devam ediyordum. Nihayet ikna edebilmiştim, utana sıkıla doğruldu. O esnada göğüsleri uçları gözükmese de karşımda duruyordu. Kaşlarımı yukarı kaldırıp daha fazla gibilerinden ısrar ettim. Etrafına bakınıp herkesin kendi halinde takıldığını görüp yavaşça yan dönüverdi. Tam sırtüstü yatsana diye teşvik ettim ve sonunda dediğimi yaptı. Artık Naz karşımda üstsüzdü. Bu halini ölümsüzleştirmek için elime f.makinasını aldım. Eşimin bu hali beni çıldırtmaya yetmişti, kalbim güm güm atıyordu. Sahilde eşim üstsüz güneşleniyordu ve rüyamda görsem inanmayacağım bir şeyi yapıyorduk. Sanıyorum yarım saat kadar böyle sürmüştür. Güneşin batmasına yakın insanlar birer birer sahilden ayrılmaya başladı. Yakınımızdan geçen bir iki çiftin erkekleri eşime bakışlarını yakaladıkça böyle bir kadınla evlendiğim için gurur duydum. Ardından bizde toplanıp odamıza döndük. Akşam yemeği için odamızdan ayrılırken artık eşimin kilotunu giymediğini biliyordum. Dün geceyi tekrar edip yemekten sonra gene bar kısmına geçtik. Bir iki kadeh içtikten sonra otelin çeşitli kuytu yerlerinde ve iskelesinde de ortam oldukça Naz’ı fotoğraflamaya devam ettim.

Tatilimiz devam ediyordu, öğlen sıraları yüzmekten yorulmuştuk. Karnımızı doyurmak için Naz ile beraber gözleme yapan kadınlara gittik. Sıramızı beklerken az ötedeki geçici dövme yapılan bölümü gördüm. Naz omzuna gerçek martı dövmesi yaptırmak istediğini söyler ama bir türlü cesaret edemezdi. Atıştırırken, Naz’a Bak şurda ne var diye işaret edip geçici martı dövmesi yaptırabileceğini söyledim. İşimizi bitirip dövmecinin yanına geçtik. Merhabalaştıktan sonra nasıl bir şey istediğimizi söyledik. Naz desen kataloguna bakarken, ben de bilgi alıp, adamın sağa sola yapıştırdığı, dövme yaptığı kişilerin fotoğraflarını inceliyordum. 40’lı yaşların başında efendi birini benziyordu. Nihayet Naz beğendiği martıyı bulup gösterdi. Eşim, tabureye oturduktan sonra dövmecinin uyarısıyla, mürekkebin bulaşmaması için saçına tokasını takıp, bikinisinin boynundaki ipini eliyle yana doğru çektirdi. Geçici dövme yapılırken “göğsüne de küçük bir tane gül şeklinde yaptıralım “diye oldu bittiye getirdim. Aynada yapılan dövmeyi inceledikten sonra gül desenlerine baktık. Uygun bir tane seçip yine yerine geçti. Dövmeci şimdi de önünde doğru yeri bulana kadar taburesini çekiştirdi. Eşim bulaşmaması için sol göğsündeki bikinisini yana sıyırıp alan bıraktı. Bu hareketiyle göğsünün büyük kısmı dışarı çıkmıştı. Dövmeci sol elinin baş ve işaret parmaklarını kullanıp çizim için deriyi gerdirdikçe, göğüs ucunun kırmızılığı da bikinisinden taşıyordu. Sahilde üstsüzken tahrik ediciydi ama bu çok daha farklı, fazla erotikti. Adamın hemen dibinde, elleri göğsünde hareket ettikçe sanki onu okşuyormuş gibi duruyorlardı. Bu sahne beni kudurtmaya yetmişti. Güneşlenmeye dönmek yerine odaya kendimizi zor attık. Sahile geri döndüğümüzde kalabalık azalınca eşim yine bikinisinin üstünü çıkarttı. Çok geçmeden kısa boylu, kel kafalı abazanın teki musallat oldu. Uzaktan da olsa etrafımızda dolanmasını fark ettiğimden olayı sonlandırdık. Benim anladığımı hissedince de ortadan kayboldu.

Akşam yemeğinden sonra sahilin üstünde yer alan bir bölüme geçip bira içmeye başladık. Gece ilerleyen saatlerinde, kahkahalarından, çıkarttıkları su seslerinden birilerinin denize girdiği dikkatimizi çekti. Tam seçemediğimiz için sohbetimize devam ederken bir süre sonra yanımızdan ıslık ve şen şakrak halde 2 turist çift geçip gitti. Gece denize girmek beni oldum olası korkutur ancak Naz girmek için ısrar edince kırmak istemedim. Odamıza dönüp denize girmek için giyindik ve havlularımızı alıp çıktık. İskelenin ucuna varınca Naz hemen tshirtünü, terliklerini çıkartıp, denize atladı. Cesaretimi toplayıp ardından suya girdim. Naz, ilerdeki dubalar üstünde duran platformu gösterip “ hadi önce kim varacak? “ der demez yüzmeye başladı. Platforma ulaşıp üstüne çıktık. Üstünde soluklanırken, Naz tekrar suya atladı ve merdivenin yanına geldi. Belden yukarısı suyun üstünde tutunurken bana elini uzatıp “ Sakın kaybetme “ diyerek bikinisinin altını elime tutuşturdu. “Çıplak yüzmeyi oldum olası yapmak istemişimdir “ dedi ve gülümsedi. Suyun karanlığı beni rahatsız ettiği için 10 dakika kadar daha durup, çıkmak istediğimi söyledim. Tekrar bikinisinin altını giyip iskeleye döndük.

İkimizde bu tatilden çok keyif alıp eğlenmiştik.

Kışı da fırsat yakaladıkça yaz gibi heyecanlı yaşamak için karar vermiştim. Kurduğum hayalleri fantezileri ya eşimle paylaşacak veya söylemeyip sıradan bir ilişki içinde olacaktık. Otelde bana eşlik edip, bu kadar tahrik olacağını hiç tahmin etmemiştim. Düşünüyorum da

Kadınların bir çok benzer tahrik olduğu durum olsa da adetlerimizden, yetiştirilme tarzlarından dolayı iç dünyalarını gizlemek zorundalar. Kıskançlıktan ötürü çoğu erkek öğrenmek istemez, yokmuş gibi onları robot gibi bilmeyi yeğler. Bizim nasıl günlük yaşamımızda etkilendiğimiz kadınlar oluyorsa onların da oluyordur. İşte bu gizli hazineyi bulmak için gerekli harita elimde; hazine sandığının anahtarını çevirmek veya çöpe atmak ise bana bağlı.

Ben, anahtarı çevirmeyi seçtim ve oyunlarımı onla birlikte oynama kararı aldım. Beraber porno filmleri seyrederken eskisi gibi yorumsuz seyretmiyor, Naz’a “Bu kadın sen ol, bu adam da ben olayım “ demeye başladım. Ardından üçlü, çift çifte sahnelere de taşıdık. Eşim ilk başlarda sert tepki verdi. Bunu sadece ilişkimizi renklendirmek adına yaptığımızı sakin sakin izah ettim. Eşimin daha çok ıslandığını, heyecanlandığını fark ediyordum. Yatak odamızda da fantezilere ağırlık vermeye başladık. Naz’ın tek karşı çıktığı seçilen kişilerin normal hayattan tanıdığımız insanlar olmasıydı. Buna tepki verince ilk ve son kez denemiştim, sonrasında bir daha görme ihtimalimizin olmadığı kişileri veya hayali tipleri seçtik. Favorilerimiz arasında da yazın yaptığımız tatilde tanıştığımız genç garson oluyordu. Barda kimse kalmamış, garsonu davet ediyoruz ve birlikte son bir içki içiyoruz. Finalde de o mekanda üçlü seks yaptığımız ile ilgili şeyler üretmeye başladık. Gerçekçi olması için ten hassasiyetinde penis bile satın aldım. Garson içindeyken bana oral seks yapıyordu. Benzer bir dolu fantezi kurup cinsel hayatımızı renklendirmeyi başarmıştık. Başlarda kurguyu sadece ben yapıyordum. Alıştıkça kendi de eklentilere başladı ve sonunda Naz’da senaryolar uydurmaya başlamıştı. Ayrıca internette zztop_couplexxxxxxcom adında bir mail adresi edindim. Neredeyse internetin tamamını oluşturan çoluk çocuk veya abazan tayfasından olmayan evli ve seviyeli iki ayrı çiftle de mail yoluyla sanal dostluk kurduk. Birbirimize düşüncelerimizi, fantezilerimizi anlatıp yorumlar yapıyorduk. Resim alışverişinde bulunuyorduk. Hoşumuza giden fantezileri olursa onları da deniyorduk. Beğendiklerimiz arasında masaj yaptırmak ile ilgili yazılarını okumuştuk, buna yatak odamızda sıklıkla deniyorduk. Küçük oyunumuzda eşimle birbirimizi tanımıyormuş gibi yapıp masör oluyordum o da müşteri.

Nihayet koca bir kış geçmiş, tatil planlarına başlamıştık. Bu yaz 2 tatil yapmaya karar verdik. İlkinde çocuğumuzla birlikte yapıp ötekini de çocuğu almadan hafta sonu Yunanistan’da tamamlayacaktık. Yurtdışındaki tatilimiz için bir iki yeni elbise, terlik. bikini ve eksik bazı ihtiyaçlarımızı aldık. Eve döndüğümüzde eşim aldığımız bikinileri deniyordu. Kırmızı renkliyi elime alıp baktım ve içini belli etmemesi için konulmuş astarı kesip çıkartmasını söyledim. Naz “ Islanınca her yerim gözükür “ diye yapmak istemese de gideceğimiz yerde müsait olursa giyersin kırma beni diyerek istediğimi yaptırdım.

Otelimiz küçük olmasına rağmen hemen önünde kendine ait koyu ve masmavi denizi ile harikaydı. Fazla lüks olmayan bu butik oteli iş arkadaşım çok bahsedip, tavsiye etmişti. Yerleşme faslını bitirip denizin tadını çıkartmak için kumsala indik. Az kişi olduğundan şamata gürültü yoktu, tam kafa dinleme yeriydi. Akşam yemeğimizden sonra bir şeyler içmek üzere bara gidip taburelerine tünedik. Gördüğüm izlenimler sonucu oteldeki tek türk bizdik. Barda bizim gibi tünemiş 3 çift daha bulunuyordu. Sakin bir ortam olduğundan barmenlerden biri ile arada konuşuyorduk. 20 li yaşlarda tahmin ettiğim Raul İspanyol’muş, Ablası da otelin sahibi olan Yunanlı ile evliymiş ve kocası ölmüş. Kendi de tatil zamanları yardıma geliyormuş. Raul samimi ve konuşkan bir gençti. Yol yorgunu olduğumuz için erken kalktık.

Ertesi gün kahvaltımızı yapıp sahile doğru ilerlerken Raul ile karşılaştık. Yürürken Naz, türkçe olarak bana “onun yanında üstümü çıkartamam “ dedi. Tanıdığı için tuhaf geldiğini söylese de ne alaka diyerek konuyu geçiştirdim ve ona bıraktım. Şezlongları çekeleyip yan yana gölgeye getirdik ve ardından Raul ile karşılıklı tavla oynamaya başladık. Naz gölgenin dışında güneşlenirken arada sohbetimize katılıyordu. Güzel bir gün geçirmiştik.

Gece barda, Raul başka müşteriler ile ilgilenirken Naz ile günün kritiğini yapıyorduk. Gene niye üstsüz güneşlenmediğini değindim. Bana Raul’dan tanıdığı için çekindiğini söyledi. Ben ise Raul, eminim ki bu tip görüntüleri görmeye alışkındır ve sırf o var diye istediğimiz şeyi yapmaktan vazgeçmemizin anlamsız olduğunu söylerek onu ikna etmeye çalıştım. Hatta belki tanışıklığımız olduğundan daha heyecan verici olabileceğini, denemekte fayda var diye fikrimi belirttim. “ iyi bakarız “ diye gülümseyerek cevap verdi. Bir ara Raul tekrar bizimle sohbete yanımıza geldi. Raul’a gidebileceğimiz değişik yerler hakkında sorular soruyordum. Raul başka yerlerin dışında, çıplakların da bulunduğu tenha bir sahilden bahsetti. İstersek götürebileceğini söyledi.

Sabah erken uyanıp, kahvaltıda Raul ile buluştuk. Eşime içine astarını kestiği kırmızı bikinisini giymesi söylemiştim. Fazla oyalanmadan Raul’un arabasına binerek oraya gitmek üzere yola koyulduk. Bahsettiği gibi güzel bir sahildi. Fazla insan yoktu, çoğunluğu çırılçıplak uzanmış kalanı da üstsüz şekilde aralarında epey mesafe bırakmış güneşleniyordu. İlk başta biraz yadırgasak da duruma adapte olmak için alışıkmışız gibi davranmaya özen gösteriyorduk. Biz de uygun yer bulup havlularımızı serdik. Naz ikimizin arasında kalmıştı. Raul oturduğu yerde şortunu çıkartıp komple çıplak kalmıştı. Naz’a gülümseyip, bende şortumu çıkarttım. Bu durum Naz’ın da komiğine gitmişti. O da üstünü çıkartarak kendine güneş yağı sürmeye başladı. Raul ile yüzümüz birbirimize dönük oturmuştuk, muhabbet ediyorduk. Raul benimle konuşurken arada eşimin göğüslerine de bakmayı ihmal etmiyordu. Raul’u güvenilir ve samimi bulduğumuz için rahatsız değildik. Bir süre sonra Raul denize gireceğini söyledi, eşlik ettim. Naz ise güneşlenmeye devam etti. Yüzerken Raul bizimle geldiği için mutlu olduğunu ve güzel bir eşim olduğu hakkında bir şeyler söyledi. Bizimde onu neşeli ve samimi bulduğumuzu anlattım. Biz denizden çıkarken de Naz denize girmek için geliyordu. Raul devam etti ben ise yalnız kalmasın diye eşlik ettim. Bir süre sonra iyice yorulduğum için tek başıma Raul’un yanına gittim. Biz konuşurken Naz’da denizden çıkmış bize doğru geliyordu. Ama geliş ne geliş; su damlacıklarının aktığı göğüslerinin uçları sertleşip, irileşmiş ve her adımında hopluyordu. Altındaki bikinisi ise transparan bir hal almış, ince çizgi şeklinde bıraktığı kılları dahi görülüyordu. Görüntü adeta beni sarhoş etmişti, kalkmaya başladığından bir bacağımı kendime çekerek siper etmeye çalıştım. Belli ki Raul’un da durumu benden farklı değildi anlamamız için yüzüstü uzanmayı tercih etti. Eşim ayakta, başını yana doğru eğip saçlarındaki suyu sıkıp aramıza oturdu. Hiçbirimizde ses çıkmıyordu ki Eşim sessizliği bozup “ Deniz iyi geldi “ dedi. Sakinleşince Raul yanlamasına tekrar bize dönük kendini çevirdi. Eşim kendi dilimizde bana “bak şimdi nasıl azdırıyorum “diyip, İngilizce yanmış mıyım diye ikimize sordu. Ardından emin olmak istermiş gibi bikinisini yandan aralayıp yanmamış bölgesini karşılaştırma bahanesi ile iyice gösterdi. Raul için kalktığını gizlemesi için çok geçti. Naz, Raul’un o halini görüp kahkahayı bastı. O da gülmesinden cesaret alıp saklamaktan vazgeçti. Hem Naz’ın o görüntüsü hem de başka bir erkeğin eşimden etkilenip sikini kaldırmasından epey tahrik olmuştum. Dediğim gibi Raul’un yılışık biri olmaması ve nazik davranışlarından dolayı benim gibi Naz’da kendini rahat hissediyordu. Raul’a f.makinasını verip resmimizi çekmesini istedim. Raul ile eşiminde bir iki pozunu çektim. Ancak fazla uzatamadık çünkü etraftaki diğer insanlar onların resimlerini çekiyoruz sanıp huzursuzlaşmıştı. Raul’un fotoğrafçılık bilgisi iyiydi ve epey bu konu hakkında sohbet ettik. Güneşin batmasına yakın eşyalarımızı toplayıp otele döndük. Raul yolda yemekten sonra bildiği bir diskoya götürmeyi teklif etti ve kabul ettik.

Gün boyu yaşadıklarımızdan etkilenmiştim. Odanın kapısından girer girmez Naz’a sarılıp öpmeye başladım. Öpüşürken, beni ittirip “Azgınlığını koru, kendini geceye saklamanı istiyorum “ dedi. Açıkçası biraz bozulmuştum yine de bir şey demeden banyoya gidip duşumu aldım. Deniz ve güneş yormuştu, odamızda bir iki saat uyuduk. Naz uyandıktan sonra banyosunu yapıp, çıplak vücuduna üstünde dizlerinin üzerinde biten, tek parçadan oluşan açık mavi elbisesini giymişti. Elbise ince olduğundan göğüs uçları kumaşta iz bırakıyordu. Yemekten sonra otelde biraz içki içerek oyalandık ve daha sonra Raul hadi artık gidelim demesiyle kalktık. Kafalarımız az buçuk çakır olmuştu, arabayla yarım saat sonra vardık. Disko kalabalık sayılırdı, Raul’un rezervasyonu sayesinde ayakta kalmaktan kurtulmuştuk. Kuytu karanlık bir köşeye geçerek masamıza oturduk. Naz “hadi dansa” dedi. Ben ise akşamüstü odada sevişmek istemediği için kızgındım, canım istemiyor diyerek reddettim. Anlamış olacak ki kulağıma yaklaşıp “saçmalama aşkım ya ben de seni çok arzuluyordum ama inan bana yapsaydık bu kadar dinç olamazdık hem gece sonunda daha da azmış olmanı istiyorum. “ dedi ve yanağımdan öptü. Kalbim yumuşamış olsa da yelkenleri hemen suya indiremedim, “ siz kalkın, daha sonra katılırım “ diyebildim. Bana bakıp “Artık kızmıyorsun değil mi “ diye emin olmak istedi. Gülümseyerek cevap verdim “tamam” Ardından Naz ayağa kalkarak Raul’un elinden tutup piste geçtiler, onları seyretmeye başladım. Loş ortamda gözüme gelen yeşil lazer ışıklarından fırsat buldukça gördüğüm eşim dumanlar içinde çok seksi dans ediyordu. Onlara katılmak yerine izlemeyi tercih ettim. Daha rahat görmek için Naz’ın oturduğu yere kaydım. Yorulunca yanıma geldiler ve “hani geliyordun “ diye sordu. Sizi izlerken oynamış kadar oldum diye gülümsedim. Hala Naz’ın yerinde oturduğum için bu sefer ben masada ortalarında kalmıştım. İçkilerimizi tazelenirken eşim bana yaklaşıp “Anlaşılan hala odada takılı kaldın” diye güldü. Göğüslerini kolumda hissediyordum. “merak etme unuttum “ diyerek saçlarını okşadım. Müzik sesinden, konuşulanları duymak hem de Raul’u da görmek için eşim üstüme kaykılıyordu. Eşim hiç beklemediğim şekilde elini pantolonumun üstüne koyarak sikimi okşamaya başladı. Köşede kaldığımızdan etrafımızdakilerin anlaması mümkün olmasa da Raul fark etmişti. İleri giderek keten pantolonumun fermuarını indirip elini içeri soktu, “iyice dışarı çıkartsana şunu “ diye muzipçe güldü. Dediğini yapıp dışarı çıkarttım ve eline alıp okşamaya başladı. Raul da daha bize doğru dönerek sessizce seyretmeye başladı. Naz eliyle yavaş salınımlar halinde devam etti. Çok geçmeden gün içindeki aşırı tahrik oluşumdan fazla dayanamayıp eline boşaldım. Pantolonum battığı için gömleğimi üzerime çıkarttım. Tuvalete gidip üstümü temizledim. Döndüğümde Naz benim yerime geçmişti. Bir içki daha içip kalkmaya karar verdik. Otele dönerken, fotoğraflar hakkında muhabbet ediyorduk. Naz’ın resimlerini çektiğimden bahsettim. Eşimde bilgisini merak ettiğini söyleyip kendisini çekip çekemeyeceğini sordu Bir şişe şarap alarak otel odamıza geçtik. Naz’ın alkolden biraz başı dönmeye başlamıştı. Biz balkonda şaraplarımızı deniz manzarası ile yudumlarken Naz sıcaktan bunaldım diyerek duşa girdi. Az sonra Naz ıslak saçları, üstüne sardığı havlu ile balkona gelip “ Hadi n’bekliyoruz ? “ dedi. İçeri girince ortada durup havluyu ayaklarına düşürdü. Çırılçıplaktı, Raul eline f.makinasını alıp tarifler verip, pozları ardı ardına çekmeye başladı. Elimde şarap kadehi ile oturmuş seyrediyordum. Raul dönüp, “Sende üstündekileri çıkart, birlikte de çekeyim “ dedi. Kadehi sehpaya koyup dediğini yaptım. Eşimle öpüşürken flaşlar üstümüze çakıp duruyordu. Bir süre sonra dayanamayıp Raul’un komutlarını dinlemeyip gerçekten sevişmeye başladık. Naz’ı sırtüstü yatırıp bacaklarının arasına geçip amını yalamaya başladım. Raul yatağın etrafında ayakta resimleri çekmeye devam ediyordu.Naz beni kendine doğru çekti ve yukarı dilimle yalayarak çıkıp öpüşmeye başladık. Raul’da makineyi bırakıp, yatağın kenarına şortunu çıkartıp oturdu. eliyle sikini okşayarak bizi seyretmeye başladı. Biraz doğrulup eşimin bacaklarını aralayarak, iyice kayganlaşmış amına girdim. Sıcacık amında gidip gelirken Naz’ın gözleri kısılmaya ve iniltilerini arttırmaya başlamıştı. Bir an Naz başını kaldırıp yanı başımızdaki Raul’un sikini eliyle kavradı ona da eliyle mastürbasyon yapmaya başladı. Eşimin başka bir erkeğe eliyle 31 çektirmesi müthiş bir olaydı. Eşimin kasılmaları başlayınca aynı anda boşaldık. Raul hala boşalamamıştı, eşim altımdan çevik bir şekilde doğrularak Raul’a sırtüstü yatmasını söyledi ve ata biner gibi üstüne çıktı. Yavaşça Raul’un sikini eliyle amının dudaklarının arasına sosisli sandviç misali içine sokmadan yerleştirdi. Eşimin amından spermlerim akıyordu. Naz’ın suyu ile birleşmiş Raul’un kasıklarına kadar bulaşmıştı.. Eşim Raul’u da boşaltana kadar amını ileri geri sürttürmeye başladı. Raul’da çok geçmeden tazyikle boşalmaya başladı. Raul kendini salana dek Naz üstünde buna devam etti. Eşim ayağa kalkıp temizlenmek için duşa girdi. Bende Nazın arkasından hemen belden aşağımı yıkayıp yatağa ondan önce döndüm. Sigara molamızı bitirince bu sefer Raul yıkanmak için içeri gitti. Naz durmak bilmiyordu, üstüme çıkıp aşağıya doğru öperek kayıp, bana oral seks yapmaya başladı. İkinciye bu kadar kısa sürede normalde hazır olamayacağımı sanmama rağmen dil darbeleri kaldırmayı başarmıştı. Raul’da kurulanıp yanımıza gelmişti. Eşim yüzüne düşen saçlarını düzeltmek için eliyle çekelerken Raul ağzına almasına yardım etmek için sikimi tuttu. Benim için sürpriz olsa da tepki vermediğimi görünce kendi de yaklaşıp yalamaya başladı. İyice sertleşmiştim. Naz, yalamayı bırakıp üstüme çıktı amını ağzıma denk getirip 69 pozisyonuna geçtikten sonra tekrar birlikte yalamaya devam ettiler. Dilimi alttan Nazın amının derinliklerine sokabildiğim kadar sokup, amının dudaklarını emiyordum. Naz sikimin başını yalarken Raul’da taşaklarımda dilini gezdiriyordu, beni iyice çıldırtmışlardı. Raul yalamayı kesip yanıma geldi, elleriyle Naz’ın kalçasını yana açtırıp yalamama yardım etti. Ardından içine girmek için Naz’ın kalçasını yukarı doğru biraz kaldırdı. Tam gözümün önünde gerçekleşecekti, ilk defa benden başka birinin eşime girdiğini görüyordum. Eşim hala sikimi yalamaya devam ederken Raul, sikinin başını Naz’ın amının dudaklarında gezdiriyordu. Hafifçe yüklenip içine girdi. Raul yavaş bir tempo ile içine girip çıkıyordu. Başımı biraz yukarı kaldırıp dilimle eşimin bızırına değdirmeye başladım. Dokunuşlarımla eşimin müthiş zevk aldığını arada sikimi yalamayı kesmesinden anlıyordum. Dilimi bızırda dolaştırırken yanlışlıkla Raul’un sikine de temas ettirmiştim. İşin garibi hayatımda hiç böyle bir şey düşünmemişken Raul’un sikini yalama isteği hissettim. Akışına bırakıp gözlerimi kapatıp ağzıma hangisi denk gelirse yalamaya devam ettim. Arasıra Raul sikini çıkartıp bana yalatıp tekrar içine sokuyordu. Müthiş bir ikilem yaşıyordum, uyduda porno filmlerde denk geldiğinde tiksindiğim ve hemen geçtiğim kanallardaki şeyleri şu an kendim yapıyordum. Pozisyon değiştirdik ve Naz sırtüstü yattı. Raul klasik pozisyon haline geçip tekrar yüklenmeye başladı. Ben de çömelerek sikimi eşimin ağzına sundum. Raul’da üstten yalamaya başladı, aynı anda hem öpüşüp hemde sikimi yalıyorlardı. Artık dayanamayıp boşalmaya başlamıştım, spermlerimi yalamaya devam ederken kendimi çekip onları seyretmeye devam ettim. Raul temposunu arttırdı, “geliyorum “ diyerek eşimi uyardı, eşim ellerini Raul’un kalçalarına koyarak çıkmamasını sağladı ve içine boşalttırdı. İkisi de öylece yığılıp kaldı. Hava aydınlanmaya başladı, hepimiz tükenmiştik. Raul çok güzel bir gece olduğunu söyleyerek odamızdan ayrıldı.

Öğlene doğru uyandığımızı hatırlıyorum, giyinmeden öylece yatmışız. Son günümüzde denizin tadını çıkartmak için sahile indik. Şezlonglara uzanıp güneşlenmeye başlamıştık ki Raul geldi. Denize girdik ardından abur cubur yiyerek dün gece hakkında sohbet ettik. Denize girip vakit geçirdikten sonra akşamüstü otelden ayrılacağımız için Naz kalkmamız gerektiğini söyledi. Raul ‘da yardım etmek için bizimle geldi. Aslında bir kez daha beraber olmak için geldiğini Naz’da ben de gayet iyi biliyorduk. Eşyalarımızı bavullara yerleştirmeye başladık. Naz yolda giyeceklerimizi koltuğa koyup, üstündeki bikinisi de çıkartıp bavulu kapattık. Yatağın üstüne çıkarak domaldı. Raul eğilerek bir süre yaladıktan sonra doğrulup sikini soktu. Bir sigara yakıp oturarak onları uzaktan seyretmeyi tercih ettim. Raul pozisyon değiştirmeden epey bu şekilde sikmeye devam etti. Eşim kendinden geçmiş, kaşları çatık, elleriyle çarşafları sıkıyordu. Daha sonra içinden çıkarmadan bacaklarını uzatıp iyice yüzüstü yattı, Raul hala üstünde gidip geliyordu. Bu sefer ki epey uzun sürmüştü. Raul işini bitirirken eşimin takatı bitmiş, hareketsiz kalakalmıştı. Aynı pozisyonda yapmak için eşimin arkasına geçip sikimi soktum. Sıcak amı Raul’un döllerinden vıcık vıcık kayıyordu. Tempomu hızlandırıp homurtular içinde boşaldım. Eğilip ıslak amını yaladım, Üçümüzünde tadını almaya çalıştım. Kendimize geldikten sonra giyinip vedalaştıktan sonra otelden ayrıldık.

Unutulmayacak gün…

Ass

Unutulmayacak gün…

her insanın hayatında unutamadığı günler vardır
hatta bu günler insanın hayatının akışını bile değiştirirler
işte bende size benin unutamadığım ve hayatımı tamamen değiştiren günü anlatmak istiyorum
Ama önce kendimden bahsedeyim biraz
ben 1.67 boyunda sarışın beyaz tenli ve yeşil gözlü bir erkeğim
şişman sayılmam ama balıketi diyebiliriz
14 yaşından beri evde tek başıma kaldığımda annemin veya ablamın kıyafetlerini giyer ve kendimi seyrederim aynada
çokta hoşuma gider yaptıklarım hatta ilk otuzbirimi bile ablamın kıyafeti üzerimdeyken külotlu çorap ile pipimle oynayarak çekmişimdir.
evde tek başıma kaldığımda kadın gibi davranmaktan ev işi yapmaktanda çok hoşlanırım
kendimi o kıyafetlerin içerisinde başka biri olarak bir kadın olarak düşünmüşümdür hep

neyse gelelim hayatımı değiştiren unutamadığım güne…

18 yaşındaydım…
Annemlerin evde olmadığı birgün yine bayan kıyafetleri giydim kendimi seyrettim sonra da oturdum porno seyredip 31 çektim…
işimi bitirdikten sonra muhabbet etmek için karşı komşumuzun kapısını çaldım
komşumuzun oğlu Ufuk 16 yaşındaydı oldukça iyi anlaşıyorduk
onu çağırdım eve
bir süre sonra geldi ufuk naber ne yapıyorsun muhabettinden sonra
-olm ufuk yeni bir porno aldım acaip bişi çıktı yaaa dedim
-aaa memduh abi ben hiç porno seyretmedim daha biliyor musun dedi
şaşırmıştım.
-hadi canııımm gerçekten mi ???
-evet yaa nasıl seyredeyimki kimseden alamıyorum
-aaa çok şaşırdım yaaa e gel o zaman ilk pornonu seyrettireyim sana
kızarmıştı ufuk. utandığı belli oluyordu. fazla önemsemedim. cd’yi koydum ve çalıştırdım. film haliyle porno idi ve bir konusu yoktu daha ilk sahnede ufuk’un gözler büyüdü
-uuff memduh abii bunlar ne yaaaa
-e işte porno olm seyret doya doya
eşofmanının önü kabarmaya ufuk oturduğu yerde rahatsız olmaya başlamıştı.
-uuff memduh abii neler yapıyor bunlar böyleeee
gülümsedim
-porno işte olm hep böyle istersen 31 çekebilirsin
ufuk bu sefer kıpkırmızı olmuştu. ne olduğunu anlamamıştım ama bana bakıp
-şeeey memduh abii ben daha önce hiç 31 çekmedim dedi
gözlerim şaşkınlıkla açıldı.
-hadi yaaa nasıl olur olm hiç mi istemedin yani anlamadım
-şeey ben nasıl yapıldığını bilmiyorum kiiii
-hadi canım dağda mı yaşıyorsun olm
çok utanmıştı ufuk.
-gerçekten bilmiyor musun nasıl olduğunu dedim
-yok abi sen göster ben öğrenirim dedi
-yani ama ben daha yeni çektim şimdi hemen olmazki dedim gerçi alet ufak ufak hareketlenmeye başlamıştı ama yine de ufacık pipimi ufuk’a göstermek istemiyordum dalga geçer diye korkuyordum (haa bu arada benim pipim kalktığında 7-8 santim anca olabiliyor çok küçük :((( )
-hemen olmuyor mu yanii anlamadım dedi
-olm aletini eline alacaksın ve sıvazlayacaksın işte dedim
ufuk ayağa kalktı televizyonun karşısına geçti çok acemice hareket ediyordu. eşofmanını aşağıya indirip külodunu çıkardı yandaki koltukta oturuyordum. ufuk doğrulduğu zaman esmer teninden fırlamış yaklaşık 17-19 santimlik sikini görünce elimde olmadan “uufff” dedim. ufuk benimle ilgilenmiyordu o televizyona odaklanmıştı.
aletini eline aldı ve garip bir şekilde sıkıp bırakmaya hafifçe sıvazlamaya başladı. gülmeye başladım
-ne oldu memduh abi diye sordu
-olm hiç öyle 31 mi çekilir yaaa dedim gülerek
-ama nasıl olur bilmiyorum ki abiii dedi
duraksadım. elime çok güzel bir fırsat geçti diye düşündüm ister istemez.
-öğreteyim mi ??? diye sordum titrek ve oldukça kısık bir ses tonu ile
-sen bilirsin memduh abi dedi
yanına diz çöktüm. elimi uzattım ve ufuk’un aletine dokundum
-aa aaahhh dedi
yavaşça parmaklarımı kapatarak avucumun içine aldım ufuk’un aletini sıcacık ve sertti. avucumun içinden taşıyordu. avucumu kapadığımda
-uuufff memduh abii
konuşamıyordum. yavaşça sıvazlamaya başladım ufuk’un aletini. sıvazladıkça heyecanlanıyordum. çok tatlı bir duyguydu bir erkeğin aletini avucumda hissetmek. başımı kaldırıp ufuk’a baktım televizyona bakıyordu. sıvazlamaya devam ettim ufuk’a bakarak. bana baktı
-uuff memduh abii çok zevkli bişi buuu
-daha duurr daha duuur çok daha zevkli olacak sonunda dedim
ufuk bir yandan televizyona bakıyor bir yandan da kalçasını usulca hareket ettiriyordu. rahatsızlık duyuyor gibiydi.
-ne oldu ufuk dedim
-canım acıdı biraz memduh abii dedi
-kuru ya ondandır dedim
ayağa kalkıp tuvaletten sabun ve bir tas su alıp geldim elimi nemlendirip sabunladım ve ufuk’un aletini tuttum tekrar. artık elim ufuk’un aletini üzerinde gayet rahat kayıyordu
-ooohh evet memduh abii bu harika olduuuu
sıvazlıyor ufuk’a 31 çektiriyordum farkında olmadan nefesim hızlandı gerçekten yaptığım hoşuma gitmeye başlamıştı. “ııııhh ııııhhh” diye inlemeye başladım her aşağı yukarı yapışımda. yavaş yavaş hızlanıyordum.
-aaahh aaahh memduh abii bişi oluyorr aaahh bu neeee
diye hayretle sordu ufuk ve o anda sikinden menileri fışkırmaya başladı. ilk fırlayan damla televizyona kadar ulaştı ve televizyonun camına geldi
-uuufff ufuk…
-ooohhh abii ne oluuyoooorrr ???
ufuk çok şaşkındı.
-korkma ufuk bişi yok erkek oldun erkek dedim
gülmeye başladı. çok mutluydu belli oluyordu mutluluğu. bütün menileri elime bulaşmış ve yere damlamıştı.
-oohh bitmiyor buu dedi gülerek güldüm bende
-şimdi biter dedim. elimin içinde ufuk’un sertliğini kaybettiğini hissettim iyice boşalmıştı. ufuk şaşkındı ama zevklenmişti belli oluyordu.
-uuff abii 31 çok hoş bişiymiş yaaa dedi
-tabi olm boşuna söylemedik sana hadi git yıka sikini bende yerleri temizleyeyim dedim
ufuk tuvalete gitti bende peşinden gidip tuvalet kağıdı aldım ellerimi yıkadım sonra ufuk sikini yıkamaya başladı. içeri gidip yeri temizledim. bayağı boşalmıştı. ilk boşalması olduğundan oldukça fazla meni vardı her tarafta. sonra ufuk geldi tekrar odaya. eşofmanını giydi ve oturdu. bende karşısına geçtim ve oturdum bu sırada porno halen devam ediyordu. ufuk yine televizyon seyretmeye başladı. bir süre sonra
-abiii benimki yine kalkıyor yaaaa dedi
-nasıl yanii hemen mi yanii dedim şaşkınlıkla
-evet abii dedi ayağa kalktı ve eşofman ile külodunu sıyırdı baksana dedi
gözlerime inanamıştım daha 10 dakika bile olmamıştı ve ufuk’un siki tekrar eskisi gibi sertleşmişti
-ama yanii nasıl oldu bilmiyorum kiii bu kadar kısa zamanda hayret dedim
-memduh abiii yine 31 çektirsene bana. olur dimi tekrar yanii şimdi diye sordu
şaşkınlığımı gizleyemiyordum.
-ne o olm çok mu hoşuna gitti dedim
-yaa evet abii çok güzeldi harika çektirdin dedi
bir anda aklım başımdan gitti sanki karşımda bir erkek benden hemde çokkısa bir süre sonra tekrar 31 çektirmemi istiyrodu. biraz düşündüm.
-dur bak aklıma bir fikir geldi dedim
-ne o memduh abi dedi halen siki karşımda ayakta duruyordu
-böyle erkek erkeğe 31 çektirmek olmaz aslında sana bir kadının 31 çektirmesi daha çok zevk verecektir sana
-ama burada bir kadın yokki
-biliyorum olmadığını
-e ne yapacağız o zaman
-o zaman yine ben sana yardım edeceğim dedim
-nasıl dedi
-bekle ve gör diyip içeri gittim
ablamın odasına girdim dolabı açtım
-memduh abi ne yapıyorsun geleyim mi bende diye içerden seslendi ufuk
-yok yok sakın gelme dur orada ben geliyorum bekle biraz dedim
ablamın beyaz üzerinde siyah ve gri çiçek desenleri olan mini bir elbisesi vardı onu aldım içime siyah sütyen ve siyah g-string giydim yanları desenli siyah külotlu çorabın üzerine de elbiseyi giydim. aynada baktım kendime. neredeyse tam olmuştu kıyafet. kendimi çok güzel buldum aynaya bakarken. heyecanlıydım. dudaklarıma ateş kırmızısı pırıltılı bir ruj sürdüm ve içeri ufuk’un yanına gittim
ufuk ben odann kapısında o halde görünce önce bir duraksadı sonra kahkahalarla gülmeye başladı.
-memduh abiiiii bu ne hal
gerçekten bozulmuştum ve üzülmüştüm gülmesine neredeyse ağlamaklık olmuştum hatta. kendimi aynada hep güzel olarak görürdüm ama ufuk bana bakarak kahkahalarla gülüyordu. demekki beğenmemişti. derin bir nefes aldım
-şeeey sana bir süpriz yapmak istemiştim sadece dedim üzgünce
-abii yaaa bu ne hal böyle çok değişik olmuşsun
-değişik derken ???
-değişik işte memduh abii yani güzel aslında ama ne bilim tuhaf geldi işte
-yani ben aslında seni şaşırtmak istemiştim tabi ama bu kadar güleceğini düşünmemiştim
-yaaa memduh abii pardon gerçekten seni bir anda böyle görünce yani gülmeden edemedim dedim yaaa farklı geldi
-neyse tamam o zaman istemiyorsan çıkartayım
-ama 31 çektirecektin ya bana
-şeeyy evet ama bu kılıkta istemedin ki beniii
-kim dedi istemedim diye sadece farklı olmuşsun dedim
-şeey ben sandım ki bu kıyafetle istemedin 31 çektirmemi
ufuk eşofmanını ve külodunu sıyırdı aşağıya doğru. siki dışarı fırlamıştı yine tam karşında duruyordu
-yooo ben 31 çektirmeni çok beğendim memduh abi yine istiyorum bak hemde nasıl istiyorum dedi gülümseyerek.
yanına gittim yine diz çöktüm yanında elimi uzatıp aletini tuttum ve yavaşça sıvazlamaya başladım.
-uuufff eveeett memduh abiii çok iyi yaaaaa
ufuk’un sikini başından avucumu kapıyor ve yavaşça sikinin dibine kadar indiriyordum elimi. bende çok zevk almaya başladım yaptığım olaydan dikkatlice ufuk’un sikine bakarak 31 çektiriyordum. birkaç kez daha sıvazladıktan sonra kafamı kaldırıp baktım ufuk’a ve hayretler içinde kaldım. ufuk televizyonda porno seyretmiyor büyük bir iştahla ve dikkatle bana bakıyordu. gülümsedim o da gülümsedi.
-sabunlamayacak mısın memduh diye sordu
-istiyor musun ???
-ooohh evet ıslanınca daha güzel oluyor elin daha güzel kayıyor
ayağa kalktım tam tuvalete gidip sabunu alacaktım durdum ufuk’a döndüm
-neden televizyonu değilde beni seyrediyordun
gülümsedi
-onlar televizyonda ama sen gerçeksin
gülümsedim yanına geldim ve diz çöktüm tekrar
-eee sabunu almadııınn amaaa diye sitem etti birden ufuk
-sanırım şimdi yapacağımı sabundan daha çok seveceksin ufuk’cuğum
ufuk duraksadı anlamadım der gibi kaşlarını çattı. derin bri nefes aldım ve hep yapmayı istediğim ama bir türlü fırsat bulamadığım olay için hazırdım. uzandım ve ufuk’un sikinin ucuna bir öpücük kondurdum. ufuk irkildi
-ama memduh nasıl yaniii
-sus ufuk sus çünkü susmazsan durabilirim
ufuk sustu.
dudaklarımı araladım ve ufuk’un sikni yavaşça ağzıma almaya başladım. çok tatlı sabun kokulu ve sıcacıktı. oohh nihayet birini sikini ağzıma alabiliyordum hemde kadın kıyafetleri içerisinde. dilimle sikinin ucunda ufak ufak daireler çizmeye başladım. sikindeki pütürleri bile hissediyordum. dudaklarımı iyice kapadım ve sikinin mantarını ağzıma aldım. kendimden geçmiştim neredeyse yaptığım çok hoşuma gitmişti. yavaşça sikini ağzıma almaya başladım ufuk’un. bir yandan da istem dışı olarak inler gibi ses çıkarıyordum. başımı hafifçe kaldırıp ufuk’a baktım. bana bakıyordu nefes alışları hızlıydı. sikini ağzımdan çıkardım
-istersen otur daha rahat olur dedim
derin bir iç geçirdi
-ooohh memduh ne yapıyorsun öyle çok tatlı dedi ve koltuğa oturdu. yerde emekliyerek bacaklarının arasına girdim elime aldım sikini
-hoşuna gitti mi canım diye sordum
-ooohh memduh manyak bişi bu harika
sikini sıvazladım iyice ıslanmıştı. sonra uzandım ve sikini tekrar ağzıma aldım başımı yukarı aşağı oynatarak sikini ağzımda dolaştırmaya başladım.
-uufff memduh çok tatlısııınnn
sikini ağzımdan çıkarıyor ve elimle sıvazlarken ufuk’a bakıyor sonra tekrar ağzıma alıyordum. çok hoşuma gitmeye ve zevk almaya başlamıştım ufk’unda zevk aldığı her halinden belli oluyordu.
-şimdi beğendin mi kıyafetimi ufuk’cuğum diye sordum
-uuuff tam bir kadınmışsın sen memduh dedi
ayağa kalktım bacaklarımı ufuk’un bacaklarının dışına bastım ve ufuk’un dizlerini üzerine oturdum yavaşça yaklaştım ufuk’a doğru.
-memduuuhh
-sakın birşey söyleme ufuk sus ve bu anı yaşa dedim titrek ve kısık bir ses ile
ufuk iyice yayıldı koltukta dizlerimi koltuğun kenarına koydum ve eteğimi sıyırarak ufuk’un sikinin üzerine oturdum usulca
-ooohhh ufuuukkk
yavaşça kalçamı hareket ettirmeye başladım ufuk’un siki külotlu çorabımın üzerinden popoma değiyordu. ufuk bacaklarımı tutarak baldırımı okşamaya başladı. belimden kavrayıp yukarı aşağı oynattırmaya başladı. omuzlarından destek alarak yukarı aşağı gidip gelmeye başladım.
-çorabını çıkarsana memduh
-ooohh ufuk yapma isteme benden böyle bişi lütfeen
-hadi amaaaa
inliyordum
-oohh lütfen ufuukk yapmaaa
-külodun kalacak nasıl olsa memduh
ayağa kalkıp eteğimin altından külotlu çorabımı çıkardı
-ooo memduh tanga giymişsin
eteğimi belime toplayıp kendi etrafımd döndün
-beğendin mi canım
-harika olmuş
tekrar bacaklarımı açıp eteğimi sıyırdım ve ufuk’un bacaklarını bacak arama aldım. dizlerimi koltuğun kenarına koyup doğruldum ufuk’a doğru. ufuk tekrar belimden tuttu yavaşça ufuğa doğru indim. sıcacık siki bacaklarıma değdiğinde ürperdim ve kıkırdadım.
-ne oldu memduh ???
-hiiiiçç hiiiçç bişi ufuk’cuğum sadece hoşuma gitti
-benimde memduhcuğum benimde
ufuk kalçasını yukarı sağa sola hareket ettirmeye başladı. siki bacakarama bacaklarıma değiyordu en sonunda popoma değdi dudaklarımı ısırdım gözlerimi ayırmadan ufuk’a bakıyordum
-ııııhhhhh kıkır kıkır ufuuukkk
yavaşça oturmaya başladım ufuk’un sikini sertliği popomdaydı ve çok hoşuma gidiyordu.
-ooohh ufuk çok güzeeeell diye inledim
ellerimi omzuna koydum ve yaklaştım ufuk’a bana baktı bende ona baktım ve dudaklarımız birleşti bir anda çılgınca öpüşüyorduk ve ufuk’un siki popoma değiyordu
-ooohh harikaaa ufuk’um harikaaa erkeğiim
-oohh memduh uufff abii yine oluyor aynı şeeyyy ooohhh
-ne oluyor ufuk ne oluyor
ufuk belimden iyice kavrayıp sikini iyice bastırdı bir den sikinin göt yanaklarımın arasına girdiğini hissettim
-ıııhhh ufuuuukk
göt yarığımda hızlıca sürtmeye başladı sikini ufuk kalçasını hızlıca yukarı aşaı vurduruyordu
-ooohh abbbi yine oluyoorrr
-ne oluyoorr uuff uufuk oooh canıım ne oluyoorr
-yine fırlayacak ucundan yine oluyorr ohh ama daha zevkliii
bir anda geldiğini anladım ufuk’un
-dur ufuk dur tut kendini ablamın eteği bu dur fışkırma sakın
-oohh geliyor işteee memduuuhhh
-sakın fışkırma
ufuk belimden öyle bir kavramıştıki kalkamıyordum aslında çok zevk almıştım kalkmakta istemiyordum ama ablamın eteğine fışkırmamalıydı temizleyemezdim
-bırak beni kalkayım ufuk bırak
ufuk iyice sıktı belimden ve bir anda arkamda göt yarığımda ufuk’un fışkırmasını hissettim. arkamda popomda heryer sırılsıklam olmuştu
-ooohhh memduuuhhh
-ufuuuukkk
ufuk bırakmıyordu belimi. dudaklarına bir öpücük kondurdum. başımı tutup kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı sonra bıraktı beni bacaklarımın arasından popomun arasından ufuk’un menileri damlıyordu. ablamın eteği rezil olmuştu. gülümsedim
-artık bana bir etek borçlusun
ufuk’un konuşacak hali kalmamıştı…
-ooohhh olsun memduh fark etmez alırım bir etek daha sana
hafifçe kalçamı hareket ettirerek ufuk’a baktım. ufuk belimi bırakmıyordu kalçasını oynatmaya başladı tekrar.
-ufuk çok ateşlisin biraz dinlen istersen
gülümsedi.
-dinlenmeme fırsat bırakmıyorsun ki memduh
gülümseyerek ayağa kalktım eteğimi yukarı topladım baldırlarımdan ufuk’un menileri süzülüyordu aşağıya doğru elimle sıyırdım menileri ve elimi peçeteye sildim.
-çok tatlısın memduh dedi ufuk kızardım biraz gülümsedim
-teşekkür ederim canım… ufuk koltukta hafifçe doğruldu bana baktı
-yeni ciciler giyip gelsene
-aay ufuk çok şirinsin kıkır kıkır. özel istediğin birşey varmı giymemi istediğin ?
-sen en güzelini yakıştırırsın kendine ben biliyorum
koşarcasına hiç bir şey konuşmadan içeri odaya gittim. dolapları karıştırmaya başladım. ablamın dolabının üst tarafında lise formasını buldum kendi kendime gülümsedim. içime kırmızı dantelli külot ve beyaz sütyen giydim, sonra da ten rengi ince parlak külotlu çorap giydim, kırmızı siyah kareli pileli mini eteği ve üzerine de beyaz gömleği giydim. aynada kendime baktım liseli kızlar gibi olmuştum. hafif bir makyaj yaptım ve içeri ufuk’un yanına gittim. ufuk halen koltukta oturuyordu ama eşofmanını giymişti. odanın kapısında görünce tepeden tırnağa bir süzdü
-harikaaaa
-beğendin mi ufuk’cuğum
-hemde nasıl harika olmuşsun
yanına doğru yürüdüm hafif kırıtarak
-ne kadar çıtır olmuşsun sen böyleeee diyerek ayağa kalktı ve belime sarıldı bende ona sarıldım ve başımı omzuna yasladım. boynumdan öptü. elimi aşağı doğru indirdim ve eşofmanının üzerinden sikini okşamaya başladım. hafifçe geri iterek bana baktı
-çok ateşlisin dur durak bilmiyorsun
-sikin çok hoş ufuk
-sende çok tatlısın fıstık dedi ve gülümsedi. yavaşça yanaklarımdan boynumdan ve dudaklarımdan öpmeye başladı. elimde olmadan inlemeye başladım. sikini eşofmanının üzerinden iyice kavradım.
-çıkarsana o senin dedi
elimi eşofmanından içeri soktum külodunu giymemişti. dev gibi siki sıcacıktı avucumun içine aldım ve sıvazlamaya başladım. sırtımı ve kalçalarımı okşamaya başladı sonra bir eliyle mememi okşamaya başladı. kalçasını ileri geri oynatarak elimdeki sikini bana değdirmeye çalışıyordu. eşofmanını biraz aşağı sıyırdım siki dışardaydı artık. taşaklarını okşuyordum. o da kalçasını ileri geri oyantarak sikini bana sürtüyordu. omuzlarımdan tutup beni ters çevirdi ve arkamdan bana sarıldı. başımı geriye doğru attım elleri ile gömleğimin üzerinden sütyenli memelerimi okşuyor ve sikini kalçama sürttüyordu.
-ooohh ufuk çok güzel… biraz sertleşmeye başladı sikini kalçama hızlı hızlı sürtmeye başladı
-ıııhhh ufuk lütfen yavaaaaşşş
memelerimi iyice sıkmaya başladı. sonra belimden sıkıca kavradı ve kalçam sikini sürtmeye devam etti. eteğimi yukarı doğru sıyırdı ve bacaklarıma sikini sürtüyordu. elimi arkaya doğru uzattım ve sikini tuttum yavaşça kalçama sürtmeye başladım hafif öne doğru eğildim. ufuk sırtmı okşamaya başladı siki elimdeydi ve kalçama sürtüyordum
-çorabını çıkar memduh
-ooohhh ufuk ne olur yapma
-hadi memduh çıkar çorabını tenini hissetmek istiyorum
-ıııhhh ufuk
doğruldum ve çorabı sıyırdım aşağıya ufuk sikini çıplak bacaklarıma ve kırmızı küloduma sürtmeye başladı.
-ooohh ufuk çok güzeeeelll… bacaklarımı okşuyor ve memelerimi sıkıyordu. biraz daha öne doğru eğildim. artık arkamda sikini iyice bastırarak kalçasını ileri geri hareket ettirmeye başlamıştı. külodumu yanlarından tutup aşağıya sıyırmak istedi. elimle tuttum ellerini
-ufuk ne olur yapma
-birşey yapmıyorum memduh sadece daha yakın olmak istiyorum sana
-ooohh ufuk lütfen yapma.. yavaşça külodumu sıyırdı aşağıya doğru dizlerime kadar indirdi. sikini doğrultup göt yanaklarımda dolaştırmaya başladı. bir yandan da göt yanağımı sıkıyordu. göt yarığımda dolaştırmaya başladı sikini. eliyle sırtımdan bastırarak biraz daha öne doğru eğdi beni önümde duran masaya tutundum. sikini iyice sürtmeye başladı. göt çatalımdan aşağıya yukarıya sikini ucunu sirtmeye başladı. inliyordum . elimi arkaya doğru uzattım ve sol göt yanağımı hafifçe yana doğru çektim ufuk sikini geri çekti ve tekrar sürtmeye başladı sikini ucu ıslanmıştı sanırım tükürüklemişti sikinin ucunu. hafifçe kalçamı ileri geri oyatmaya başladım.
-çok mu hoşuna gitti memduh
-hı hıııı harikaaaa
sikini göt çatalımdan aşağı indirip deliğimin üzerine dokundu. içim titredi bir anda hafiçe ileri doğru gittim
-memduuuuhh burası çok sıcak
-ufuk lütfen yapma
-birşey yapmıyorum memduh
hafiiçe bastırdı. kasıldım.
-ooohhh ufuk lütfen
-buradan bakınca çok tatlı görünüyorsun memduh aynı liseli çıtırlar gibi
-aayy kıkır kıkır
popomu sağa sola salladım.
-yapma kııızz…
-ufuuukkk
-canım
-ufuk hadi sik beniii
-neee memduh neler diyorsun sen
-hadi ufuk lüten sik beniii seni istiyorum
ufuk’un siki göt deliğimin üzerindeyken kendimi geriye doğru bastırdım. sikinin deliğimdeki baskısı çok hoşuma gitmişti
-memduh ne yapıyorsun
-kendimi sana siktiriyorum ufuk hadi durma lütfen sik beni
-ama memduh
-hadi ufuk seni istiyorum ilk erkeğim ol
ufuk belimden sıkıca tuttu ve sikini bastırmaya başladı. canım yanıyordu göt deliğimin aralandığını hissettim
-ooohhhh memduh çok kusurun
-ıslat sikini ufuk ıslat ve gir içime hadi durma
ufuk sikini çekti ve sesten anladığım kadarı ile okkalı bir tükürdü üzerine. sikini arkama sürtmeye başladığında daha rahat kaydığını hissettim.
-hadi ufuuukkk seni içimde hissetmek istiyorum
ufuk deliğimin üzerinde durdu biraz bastırdı. derin bir nefes aldım ve kendimi rahat bıraktım. ufuk bastırdı
-AAAAAaaahhhhhh acıyooooooooor
durmadı biraz daha bastırınca sikinin mantarı biraz zor da olsa deliğime giriverdi.
-uuuffffff memduh
durdu biraz bekledi sonra yavaşça itmeye başladı sikini ellerimi arkaya uzatıp ufuk’u itmeye çalıştım ama belimden çok sıkı kavramıştı bırakmıyordu. iyice çekti kendine doğru. siki yavaş yavaş içime giriyordu. gözlerim karardı karşımdaki masaya zorla tutunabildim daha öne doğru eğildim. bir hamlede yüklendi ufuk
-AAAAAAAAAAAAaaaaaaaaaaaaaaaaahhhhhhhhhhhhhhh yavaaaaaaaaaaşşşşşşşşşş
ufuk dibine kadar girmişti içime. durdu bekledi ikimizde nefes nefese idik. sikini usulca çekti. sikini çıkışını hissettim ama hepsini çıkarmadı sonra yavaş yavaş git gel yapmaya başladı.
-AAaaahh ufuuukk acıyoooorrr
-ooohhhh memduh çok zevkliiii
–aaaaahh yaaavvaaaşşşş acıyooorrr
-ııııhhh memduh
-ufuukk yavaaaşşş ıııhhh yavaaaşşş
girip çıkmaya ileri geri yapmaya devam ediyordu. gittikçe daha çok zevk almaya başladım.
-aaahh ufuukk acıyooorrr lütfen yavaşş aaahhh ııııhhhh
-oohh memduh harikaaa
-ıııhhh ufukk ooohh eveeet
kalçamı sağa sola oynatmya başladım ufuk gidip geliyordu arkamda çok hoşuma gitmeye başlamıştı. bir süre sonra inlemelerime engel olamamaya başladım.
ufuk birkaç defa girip çıktıktan sonra çıkardı sikini. doğruldum arkam deliğim çok acıyor yanıyordu. ufuk’a döndüm
-hayırdır neden durdun ???
-çok yoruldum memduh sana erişebilmek için dizlerimi kırmak zorunda kalıyorum çok yordun beni dedi gülümsüyerek
ufuka baktım ve elimle geriye doğru ittim arkaya gidip kanepeye oturdu. bacaklarımı aralarım ve ufuk’un bacaklarını arama aldım eteğimi sıyırdım yukarı doğru yavaşça ilerledim bacakları üzerinde. dizlerimi kanepeye koydum ve dikleştim kalçamı sikinin üzerine hizaladım
-sen yorulmadın galiba memduh dedi gülerek
-bu kadar güzel bir sik bulmuşken bırakırmıyım sence diye sordum ve elimi arkamdan uzatıp ufukun sikin kavradım göt deliğime hizaladım bacaklarımı iyice açarak yavaşça oturdum üzerine.
-oooooohhhhhhhh memduuuuhh harikaaaa
-ıııııhhh ufuuukk eveeett eveeettt ooohh sik beni erkeğim
-ooh memduh sikiyorum seni
-evet erkeğim sik beni
ufukun üzerinde zıplamaya başladım. çok hoşuma gidiyordu. daha bu sabah aklımda sikilmek ile ilgili en ufak bir düşünce bile yokken şu anda harika bir erkek beni sikiyordu. mükemmel bir duyguydu. farkında olmadan çok büyük zevk almaya başlamıştım. ellerimi ufuk’un omuzlarına koydum ufuk beni belimden sıkıca kavradı hızlı hızlı ufuk’un üzerinde zıplıyordum. bir süre sonra ufuk memelerimi okşamaya başladı. gömleğimi iki yakasından tutup düğmeleri kopartarak gömleğimin önünü açtı. sütyenimin üzerinden memelerimi okşamaya başladı. vücudumu biraz daha yaklaştırdım ve yavaşladım. ufuk’un üzerinde çok yavaş yukları aşağı inip kalkıyordum artık.
-ooohh memduh harika
-uuufff ufuk ooohhh eveeeeett işte böyleee
-ııııhhh memduh
-uuuff ooohhh ıııhhhh eveeet ufuukk eveeettt sik beniii oooooohhhh
ufuk kalçasını benim hareketlerime uygun şekilde yukarı aşağı oynatmaya başladı sonra sıkıca sarıldı ve beni kendine doğru çekti.
-ooohhh memduh memduh geliyorum geliyoruuummm
-oooohhhh eveet ufuk ooohh evett gelll gel kocacım gel ooohh erkeğim
biranda içimde bir sıcaklık hissettim ufuk içime boşalıyordu
-oohh eveet ufuk erkeğim ooohhh kocacıımm sik beni boşal içimee ooohh
birkaç defa daha kalçasını yukarı aşağı yapıp durdu bende üzerine oturdum. kalçamı hafifçe sağa sola oynatıyordum. ikimizde ter içinde kalmıştık. bir iki dakika böylece kaldık sonra gülmeye başladım. ufuk şaşkın gözlerle bana bakarak sordu
-hayırdır memduh
-oohh canııımm içimde küçüldüğünü hissediyorum çok hoşuma gitti
ufukta gülmeye başladı. kalçamı biraz daha oynattım. sonra omuzlarından güç alarak yukarı aşağı yavaşça kalkıp inmeye başladım. ufuk çok yorgun bir şekilde belimden tuttu. yukarı aşağı inip kalkarken kalçalarımı sıkıyor ve ufuk’un inmekte olan sikini içimden çıkarmıyordum.
-sen ne manyak biriymişsin memduh
gülümsedim
-seni görünce manyaklaştım aşkım
bir anda ufuk uzanıp dudaklarımdan öpmeye başladı. dillerimiz birbirine dolanıyor ve çılgınca öpüşüyorduk. memelerimi okşamaya ve yalamaya başladı
-ooohh ufuk kendimi kadın gibi hissediyorum harikasınn
ufuk konuşmadan yalamaya ve okşamay devam ediyordu kalçamı yavaş hareketlerle oynatmaya devam ediyordum
-ooohh ufuk erkeğim
-ıııhh memduh konuş konuş devam et konuşmaya
-ooohh erkeğim hadi sik beni ufuk’um ooohhh kocacıımm
ufuk’un siki içimde hareketlenmeye başlamıştı. biraz evvel fışkırttığı menilerinden dolayı deliğim kaygandı pek sert olmasa da biraz da ols siki kalkmıştı. kalçasını hızlıca yukarı aşağı oynatarak tekrar sikmeye başladı
-ooohh işte ooohh erkeğim oramda olmandan o kadar memnunum ki ıııııhhhhhhh beni sabaha kadar sikebilirsin kocacım ooohh harikaaaaa
ufuk belimden tutup kaldırdı üzerinden ayağa kalktım deliğimde aşağı menileri akıyordu ufuk sikini eline aldı hemen önünde diz çöktüm elime aldım sikini ve iştahla yalamaya başladım. sikinin ucunu ağzıma sokup yarı kalkık yarı inik sikine 31 çektirmeye başladım. bir süre sonra ağzıma fışkırdı hiçbirşey demeden. emdim iyice menilerini sonra arkaya yere oturup kaldım. ufukta koltukta yığıldı kaldı nefes nefeseydik ama ikimizde çok mutluyduk

Camdan cama…

Amateur

Camdan cama…

İLK GÖRÜŞ

Güneşli güzel bir mayıs sabahı idi. Küçük kızımı emzirip yatırdıktan sonra balkona çıkıp bir sigara eşliğinde çayımı yudumlayarak denizi seyrediyordum. Bir ara karşı binanın 2nci katındaki boş daireye gözüm ilişti. Dairede bir hareketlilik vardı. Daireyi almayı düşünen bir çiftti heralde. Ben karşı daireyi seyrederken birden kadın ile gözgöze geldik ve ben bir anda çarpıntı ile kaçarcasına içeri girdim. Kalbim yerinden çıkarcasına çarpıyor, elim ayağım tir tir titriyordu. Ne oluyordu bana böyle, niçin böylesine heyecan duyuyordum. Yoksa uzaktan pür dikkat karşı daireyi seyretmekten doğan suçluluk duygusu mu…
Bir bardak su içtim, ılık bir duş alıp öylece yatağa uzandıp biraz sakinleşmeye çalıştım. Uyuyakalmışım yattığım yerde. Bir ara vücudumda iki yumuşak elin dolaştığını hissettim, ama kim olduğunu göremiyordum. İki el yumuşak nazik hareketlele çıplak vücudumda dolaşıyor, süt dolu memelerimi yoğruyor karnımı göbeğimi okşuyor, kadınlığımın üzerinde parmaklarının ucunu gezdiyor beni çılgına çeviriyordu. Artık dayanacak gücüm kalmamış çığlıklar atar olmuşdum. Çığlıklar atarak boşalmaya başlamıştım ki birden yataktan fırladım. Kimseler yoktu. Tüm olaylar bir rüyaymış. Ama yatak sırıl sıklam…
Aman allahım neler oluyor bana böyle. Severek evlenip seksin her türünü beraber yaşayıp zevk aldığım ama kendi yatağımda öz teysesine kendini strapon ile siktirirken yakalayıp 3 aylık hamile iken ayrıldığım, hayatımdaki tek ilişkiye girdiğim eski eşimle bile böylesine bir orgazmı yaşamamışken rüyamda kimin olduğunu bile bilmediğim bir çift el beni everestin tepelerine nirvanaya ulaştırmıştı.
Günler böylece akıp gidiyor hayatım normal seyrine girerken karşı binadaki boş daireyede yeni sahipleri taşınmıştı. Her sabah yine rutin şekilde kızımı emziriyor, balkonda sigara eşliğinde denizi seyrederek keyif yapmayavdevam ederken karşı daireye bakmamaya özen gösteriyordum. Ama arada gözüm kaçarken karşı daireden iki gözün beni süzdüğünü görüyor ama hiç oralı olmuyordum.
Yine karşı apartmanda şen şakrak, arada görüştüğüm Neriman Abla otuyordu. Bir gün balkondan seslenerek kahve içmeye davet etmişti Neriman Abla. Neriman Abla ile balkondan balkona konuşurken yine bir çift gözün beni seyrettiğini konuşmalarımızı dinlediğini görebiliyirdum. İçeri geçtip üzerimdeki penye elbiseyi çıkartınca süt dolu memelerim özgürce salınmaya başladı. Kızımı beşikten alıp emzirmeye başladım. Prensesimi emzirdikten sonra tekrar beşiğine yatırıp Neriman Ablaya gitmek üzere hazırlanmaya başladım. Kızım karnı tok olduğu için 1-2 saat uyanmazdı. Bende bu süre içerisinde Neriman Ablaya gidip gelebilirdim. Üzerime sütyen giymeden saks mavisi bir tişört altıma da kısa dar bir kot şort geçirip parmak arası terlikler ile Neriman Ablaya gitmek üzere çıktım evden.
Neriman Abla herzaman olduğu gibi sıcak kanlılığı ile güler yüzüyle karşıladı yine. Balkona geçmemi istedi kendisininde kahveleri yapıp hemen geleceğini söyleyerek. Balkona geçtim denize karşı bir sigara yakıp derin bir nefes çekerken kapının çaldığını duydum. Kapı önünden sesler kahkahalarbgelmeye başladı birden. Neriman Ablanın sen balkona geç ben kahveleri alıp geliyorum dediğini duydum. Yerimden kalkıp balkon kapısına yöneldiğim anda burun buruna geldik onunla. Yine aynı çarpıntı…

kurtköy escort sivas escort adana escort adıyaman escort afyon escort denizli escort ankara escort antalya escort izmit escort beylikdüzü escort bodrum escort adapazarı escort adapazarı escort bursa escort kocaeli escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort brazzers porno bahis siteleri bahis siteleri bahis gvenilir bahis illegal bahis canli bahis adapazar escort webmaster forum