bizim hikayemiz-2

bizim hikayemiz-2
Merhaba dostlar

Yaşadıklarımıza yazdığınız olumlu düşünceleriniz bizi mutlu etti.

Doğal olarak eleştirenler de olacaktır. Ama şunu bilin bizim yazdıklarımız kesinlikle yaşadıklarımızdan size aktardığımız bir kesittir. Yaşadıklarımızın doğru olduğunu ya da yanlış olduğunu kesinlikle iddia etmiyoruz. Karar sizin.

Kaldığımız yerden devam …….

Boynuma sarıldı ve hala teklifin geçerlimi dedi üçüncü erkek ile ilgili diyerek dudaklarıma öpücük kondurdu…
Evet dedim. Kendimiz ilk şanslı talihliyi bulmak için doğruca kaldığımız işçimen otelin cafe-bar-restoran karışımı sahil sıfır mekânına doğru yola çıktık. Ortam bildik halde bir sahne etrafta bir sürü insan ve sevgilisi ile gelen bir yandan yemek yiyen bir yan dan da içen tiplerle doluydu. Kısaca Ece’nin ve benim dikkatine çeken birisi yoktu. Üstümüz değiştirmemiz gerektiğini düşünerek ve yorgunluğumuzda biraz bahane ederek odamıza çıkmaya karar verdik. Gidenler bilir işçimen otelin odaları oldukça küçüktür. Odamızda soyunarak yatağımıza uzandık. Doğal olarak çıplaktık ve perde ve cam açıktı. Şu anda nasıl bilmiyorum ama bizim zamanımızda ahşap perdelerle ayrılıyordu balkonları. Ece yi uyardım balkona çıkarken iyi düşün sağında solundaki odalarda kimse varsa heyecan yapma dedim. Oda güldü neden heyecan yapayım ’ki benim amacım beni sikecek bir yarrak bulmak belki de kısmet balkondadır dedi. O zaman çık dedim balkona hadi. Gülerek önce odanın ışığını kapadı. Ben yatakta uzanmış sevgili karımın çıplak balkonda neler yapacağını izlemeye başladım. Çıktı ve hemen girdi gülerek. Ne oldu dedim. Soldan iki oda ötede balkonda oturanlar var dedi. Bu sefer gülme sırası bana gelmişti. Tırsındın galiba dedim gülerek. Hani kısmet balkondaydı. Bak dedim 2 balkon ötedekilerle senin aranda 2 perde yok mu? Balkonda ışıkta yok. E neden tırsıyorsun ki. Çık ve keyfine bak. Bu sözlerim Ecenin üzerinde etkili olmuş ki hiç cevap vermeden balkona doğru döndü yatağın kenarındaki sandalyeyi ve sehpanın üzerindeki kül tablasını kaptığı gibi balkona çıktı. Balkonda oturduğu yerden bana sigara getirir misin diye de birde rica da bulundu 2 balkon ötedekilerin de duyabileceği bir ses tonu ile. Sevgili karımın benim iki cümlemle yerine gelen özgüvenin kırmam doğru olmadığını düşünerek tabiri caiz ise çırılçıplak bende istemiş olduğu sigara ile balkona çıktım. Doğal olarak gözüm sola kaydı. Bir bayan bir erkek oturmuşlar bizim gibi sigara içiyorlardı. Saatin çok geç olmadığını düşünerek odamıza alkol isteyim dedim. Ece olur der gibi başını salladı. Oda ya girdim telefonla şişe Efes istedim. Televizyonu açtım. Televizyonun ışığından başka içerde ışık yoktu. Televizyonun bulunduğu konum nedeniyle balkona da çok fazla ışık gitmiyordu. Beş dakika geçmeden kapı çaldı. Şortumu giydim. Kapıyı açtım. 20 yaşlarında var ya da yok sarışın güneşten teni oldukça kararmış ve her Zaman hoşuma giden ne kadar gizlemeye çalışsa da Trakya şivesi ile bir genç elinde tepsi ile karşımdaydı. Teşekkür edip tepsiye uzanmayı düşünürken sehpaya bırakır mısın dedim. Garson sadece televizyonun ışığı olan odaya girdi balkon kapısı ile yatak arasında olan sehpaya doğru yürüdü. Eceyi balkonda fark etimi etmedi mi bilmiyorum ama inanılmaz bir duyguydu. Ecenin kafasını bile çevirmediğini görmek te bir o kadar şaşırtıcıydı. Açmamı ister misiniz dedi. Evet dedim. Aslında içimden karımın çıplak olduğunu görmesini istiyordum. Hatta ecenin kalkıp çırılçıplak odaya girmesine hayır diyemezdim. Şişeleri açtı bardaklar doldurmaya başladı. Bu esnada ben cüzdanıma uzanıp parasını vermek için hareketlendiğimde hesabınıza yazılıyor biz para almıyoruz der gibi bir şey söyledi. Bende güldüm ve odanın ışığını yaktım. Sana bahşiş veririm dedim o zaman. Işık yanınca ecenin dönüp bize baktığını gördüm. Cüzdanımdan uygun bahşiş miktarını ayaralarken. Ecenin göz kırptığı nı gördüm. 10 tl bahşiş olarak uzattım ve mesai kaça kadar diye sordum. Abi iş olmaz ise yarım saat kadar sonra kaçarız ranzalara dedi. Peki, sabah kaçta başlıyorsunuz dedim. Abi adam yok o yüzden saat 09:00 gibi bizi kaldırıyorlar dedi. Mesai bitmeden bize iki bira daha getirmişin acelesi yok. Aslında mesain bittikten sonra yatmaya gitmeden evvel de olabilir dedim. Tamam, abi dedi 10 TL bahşişi alıp odadan çıktı. Odanın ışığını kapadım biraları alıp balkona çıktım. Nasıl içeri alırız düşün bakalım sevgili karıcım dedim ece ye. Kısa bir sessizlikten sonra ece ben karşılarım dedi. Sen lavaboda olursun o esnada dedi. Peki ya ters teperse nasıl üstesinden geliriz dedim. Karşısında çıplak bir kadın gördüğünde bundan olumsuz etkilenecek Türk erkeği tanımıyorum dedi sevgili karıcığım. Belki de çocuğun genç olması yakışıklı olması ece nin kendine güvenin artmasındaki ana faktördü. On dakika geçmeden kapı çalındı. Belli ki eleman erkenden yatmanın hayali ile biraları getirmiş. Parmak ucunda lavaboya girdim içeride sadece televizyonun ışığı mevcuttu. Ece bir saniye diye seslendi. Bir iki saniye sonra kapı açıldı. Sehpanın üzerine bırakır mısın dediğini duydum sevgili karıcığımın. Sessizlik oldu içerde ne olup bittiğini görmek için can atıyordum. Geçen süre ne kadar hiç bilmiyorum belki beş dakika belki altı dakika. Sonra kapının tekrar açılıp kapandığını duydum. Ve lavabodan çıktım. Sevgili karım yatağın kenarına oturmuş. Bir elinde sigara bir elinde birası gülerek birkaç dakikaya kadar kimseye belli etmeden gelecek dedi. Ne konuştunuz dedim meraklı gözlerle. Ece gülerek yine genç garsona bizimle takılır mısın dedim kulağına sadece dedim. Çok kısa düşündükten sonra olur ama arkadaşlarım bekliyor beni yatakhanede onlara işim var çok kısa dışarı çıkıp geleceğim diyeyimde merak edip beni aramasınlar dediğini söyledi. Nasıl yani dedim ben lavaboda beş altı dakika kaldım sadece bu kadar mı konuştunuz dedim. Hayır, tabi iki canım diye cevap verdi sevgili karım. Sadece sözler ikna etmez bu gibi durumlarda ciddiyetimi göstermek için eylem dede bulunmam lazımdı dedi.
Hadi eylemini anladım dedim peki beni nasıl ifade ettin dedim. Ece gülerek, senin homo olduğunu söyledim demez mi gülerek. Senin sadece seyredeceğini söyledim dedi birde. Peki demekten başka çarem yoktu. İçimden olayın gidişatına göre davranırım dedim. On dakika geçmeden kapı tekrar çaldı. Aslında içimden bu işin nasıl daha eğlenceli hale getiririm diye düşünüyordum. Ece kapıya çıplak bir şekilde yöneldi ve açtı. Benim varlığımı hisseden genç garson herhalde biraz ayak sürüdü içeri girmemek için Ecenin elinden tutup içeri sokmasıyla sararmış saçlarıyla ve bronz teni ile zayıf Trakya gencinin nasıl kızardığını görmeliydiniz. Aslında kızarması gereken bizdik ama neyse. Artık yaşam tarzımız ve ilişkilerimiz değişik bir boyuta girmişti. Hoş geldin dedim. Hoş bulduk dedi kısık bir sesle. Ben üzerimde sadece şortla ece ise çırılçıplak bir şekildeydi. Üçüncü kişi olarak Sevgili karımın aramıza aldığı bu ilk gencin çekingenliği ile tanımadığı bir çiftin odasına gelecek kadar özgüveninin yüksekliği benim kafamda o anda inanılmaz bir tezat oluşturmuştu. Ece az önce bize getirdiği biralardan birini genç garsona uzattı ve gülerek bu arada senin ismin neydi dedi. Garson cevap verdi Yakup. Tanıştığımıza memnun oldum dedim Yakup a. Hafif sırıtan bir suratla bende der gibi başını salladı ve birasından bir yudum aldı. Ece sigara kullanıyor musun dedi Yakup a. Yakup evet dedi. Ece de sehpaya uzandı ve sigara paketinden bir sigara aldı. Ağzına götürdü ve yakıp Yakup’a uzattı. Yakup usulca aldı ve derin bir nefes çekti. Ece yeni sevgilisinin sigardan aldığı nefesi vermesini beklemeden Yakup dudaklarına yapışı mış öpmeye başladı. Bir iki saniye duraksamadan sonra Yakup sevgili karımın dudaklarına yumulmuştu bile. Ben odadaki sandalyeye oturdum ayaküstü sevgili karım ile yeni aygırı Yakup yiyişmelerini izliyordum. Belli ki Yakup izin aldığı on dakika içinde ne kadar ucuz deodorant varsa üzerine boşaltmış ve koltuk altları dâhil birçok yerini ıslatıp üzerindeki ter kokusunu gidermeye çalışmıştı. Biram bir elimde sık sık nefes çektiğim sigaram diğer elimde koltukta ece nin Yakup yatağa devirmesini seyrediyordum. Ece ilk önce Yakup un ucuz işporta tarzı bol arma dikilmiş gömleğini sıyırdı ve Yakup un kılsız göğsünü ısırıklar eşliliğinde yalamaya başlamıştı. Gömleğin Yakup un üzerinde sıyrılması çok sürmedi. Ece nin hızı gerçekten çok yüksekti belli iki yeni bir yarrak sevgili karımda karşı konulamaz bir arzu yaratmıştı. Pantolonun kemerinin açılması ve aşağı doğru sıyrılması ve on beş on altı santim uzunluğunda diklenmiş olan yarrağın ortaya çıkması belki iki belki üç saniye aldı. Ecenin yarrağı ağzına alması ise saniye bile sürmedi. Sevgili karım öyle güzel sömürüyordu ki yarrağı bir an kıskandım. Kimi kıskanmıştım Yakup mu yoksa karımı mı? Karım Yakup a bu güzel muameleyi yaparken ayağı kalktım ve çantamızdan fotoğraf makinamızı aldım. Yakın plan en az on beş yirmi poz ecenin yarrağın başının morartana kadar sömürmesini fotoğraflarken Yakup un fazla dayanamayacağı ve boşalacağı yüzünden belliydi. Ece ye seslenip dikkatli ol geliyor Yakup dedim. Sevgili karımda sende sahneyi kaçırma dedi ve Yakup u yataktan kaldırıp önünde diz çökmüş bir vaziyette Yakup un sikini sıvazlayarak yüzüne boşaltmak için hamle yaptı. Ama Yakup gelmekte biraz gecikti. Bunun üzerine sevgili karım Yakup un taşaklarını ağzına aldı ve bir yandan eliyle mastürbasyon yaparken Yakup şiddetli bir şekilde patladı. Yakup un boşlaması gerçekten muhteşemdi. Ama benim sahneyi fotoğraflayamam bir o kadar kötü oldu. Yakup ter içinde kalmıştı. Duş almasını söylemek bana kalmıştı. Sevgili karım genç aygırından öncelik için müsaade isteyerek saçlarını yıkamak istediğini söyledi. Ece saçlarını yıkarken Yakup ile kısa bir süre odada baş başa kaldık. Yakup a bundan önce böyle bir deneyenimin oldu mu diye sordum. Otele gelen bazı evli olduğunu bildiği bayanlarla deneyiminin olduğunu söyledi. Ama kocasının yanında bir evli bayanla ilk olduğumuzu söyledi. Aslında yaşadıklarına hala inanamıyor gibi bir yüz hali vardı. O şaşkınlığı ile sormaya devam ettim. Bundan önceki ilişkilerinle ece ile yaşadıklarının tek farkı benim yanımda yapman mı diye sordum. Yok abi dedi. Bundan önce benden yaşça hangi bayanla birlikte olduysam bana böyle bir muamele yapan olmamıştı dedi. Hiç sana sakso çeken olmadı mı dedim. Yok, abi olmadı dedi. Peki, neler yapıyordunuz dedim. Abi genelde bayanlar beni odalarına çağırırlar. Ben odaya girdiğimde genelde zaten sarhoşlardır. Ve işin sonuna gelmeden sızmış olurlar. İşin bittiğini bile anlamazlar sonra bahşiş verip gönderirler. Ve yaş ortalamaları 35-50 arasında olur. Abla (Ece’yi kast ederek) hem genç hem güzel hem de bu işi gerçekten çok iii biliyor. Birde sen varsın abi baştan korktum hatta gelmeyi düşünmüyordum. Sonra kışın seyrettiğim bir video vardı. Orda adam karısını başkasına siktiriyordu o aklıma geldi. Sonra ablanın söyledikleri aklıma geldi ve gelmeye karar verdim dedi. İçeri girerken korkmadım değil ama ablanın söyledikleri gerçekten aklımı aldı dedi. Yakup a sana dedi karım diye sordum. Abi söylemem abla özelikle tembih etti dedi. Güldüm ve kısa süre sonra banyodan Ece saçları ıslak bir şekilde çıktı. Yakup hareketlenip banyoya girdi duş almak için. Yine havadaydım. Çatlama noktasındaydım. Yakup banyodayken Ece ye dönüp, merak ediyorum Yakup kandırmak için ne dedin. Sordum bana söylemedi. Özelikle tembih etmişsin. Ece gülmeye başladı yatağa uzanarak söyleyemem dedi. Neden söylemiyorsun dedim hani egzotik olsun diye mi söylemiyorsun. Evet dedi. Yakup banyodan çıktığında vücudu ıslak bir şekilde dal taş şak ortadaydı. Sevgili karım yattığı yerden doğrulara Yakup un sikini kavrağı gibi yatağa doğru çekti yanına uzanmasını sağladı. Şimdi gerçekten kendimi tam bir cuckold koca olarak hissetmiştim. Yakup ta boş değildi bir eliyle sevgili karımı amını parmaklıyor bir yandan da dudaklarıyla göğüslerini yalamaya başlamıştı. Ben ise saksıdaki çiçek gibi sandalye tepesinde sikimi okşamaya başlamıştım. Sevgili karım tümüyle kendini genç aygırına teslim etmek üzereydi. Yakup yatakta sır üstü yatan karımın üstüne çıkıp karımın amına sikini sürtmeye başlaması fazla sürmedi. Gençlik bu işte. Daha 10 dakika geçmeden yarrak dimdikti yine. Sevgili karım hadi der gibi Yakup çelimsiz kalçalarını kendine doğru çekmesiyle Yakup karımın amına köklemesi bir oldu. Sahnenin etkileyici olan yanı Yakup vücudu yay gibiydi. Ve inanılmaz bir kuvvet ve serilikle karımı pompalıyordu. Sevgili karım inanılmaz bir haz alıyordu. Bu yüzünden ve özelikle boyun damarlarının bir şişip bir inmesinden belliydi. Aynı porno filmlerdeki iri yarraklı zencilere siktirilen genç minyon beyaz kadınların hali gibiydi. Gerçi sevgili karımı siken Yakup’un yarrağı benimkinden çok büyük değildi ama herhalde olayın aksiyon tarafı karımı bu kadar etkilemişti.Yakup pompalamaya devam ederken sikim taş gibi olmuştu. Bir yandan aralarına katılmak geçiyordu aklımdan. Bir yandansa bu güzel sahneyi seyretmekten zevk almak daha iyi diyordum içimden. Oturduğum sandalyeden doğrularak yatağın kenarına oturdum. Ece elini uzatarak benim ağzıma soktu. Artık aynı porno filmlerdeki gibi karımın sikilmesini seyredip parmaklarını emiyordum. Resmen cuckold bir kocaydım. Tamam fantezilerimiz arasındaydı cuckold olayı ama bu kadar zevkli olmasını beklemiyordum. Ece nin boşalması an meselesiydi artık. Elini ağzımdan çıkarım Yakup un kalçalarını tokatlamasından belliydi gelmek üzere olduğu. Ve benimle sevişirken boşalmasında çok farklı bir şekilde resmen titreye titreye ve garip bir anırma benzeri bir ses ile hayvanca bir şekilde orgazmın doruklarına ulaş tını hissettim. Sevgili karım boşalmasına rağmen genç aygırı durmuyordu. Artık Yakup ta olayın zirvesindeydi gelmek üzereydi. Ve altında pert olmuş karımın üstüne son bir nefes ile inanılmaz bir seriye takmış bir şekilde titreye titreye boşaldı. Ben yatağın kenarında karım ile genç aygırının kendinden geçmiş bir şekilde yığılmalarını seyretmek le meşguldüm. Yakup iki defa boşalmıştı. Sevgili karım Ece çocukların bacak arasından attıkları gole beşlik demesi gibi bir kere ama beşlik boşalmıştı. Benim başı morarmış sikim ise morarmak ile kalmıştı. Kısa süre sonra Yakup doğrulup banyoya gitmek için yataktan kalktı. Sevgili karım ece ise bana sırtını dönüp uyku moduna girdi. Yakup banyodan çıktığın benim sikim çoktan pörsümüştü. Ece Yakup a teşekkür ederim dedi ve çantasının gözünden çıkardığı 50 TL uzattı. Resmen kocasını köle eden bir sahibe gibiydi. Yakup odadan çıktı. Ece uyudu ben ise yatakta Yakup un spermlerini kokusu ile baş başa kaldım.
Sabahın ilk ışıkları ile yorgunluğun ve alkolün etkisiyle sızmışım. Saat 12.30 gibi Ece’nin öpücükleri ile uyandım. Duş aldıktan sonra otelin önündeki plaja çıktık. Plajda bir iki saat güneşlene lirken Yakup ile karşılaşır mıyız diye düşünüyordum. Ama Yakup hiç görüntümüze girmedi. Saat 16.00 gibi odaya çıkmaya karar verdik. Odamızda duş aldıktan sonra ıslak mayolarımız ece yıkayıp balkona asarken bende yatağa uzanmıştım. Sonra Ece’nin balkonda sağ taraftaki odadakilerle selamlaşıp muhabbete başlamasını baştan önemsemedim. Ama muhabbet beklediğimden uzun sürmesi merakımı artırmaya başladı. Ece ye seslendim sadece kim ile ne konuştuğunu anlamak için uyduruk bir şey sordum. Ece balkon kapısından kafasını uzatım bana aynı benim sorum gibi umursamaz bir şekilde uyduruk cevap verdi. Aradan bir iki dakika geçmemiş tiki Ece balkon kapısından uzanarak bana “bardan üç bira söyler misin” aşkım dedi burası çok sıcak. Yandaki komşularımıza bira içmek istiyorum dedi. Bende barı aşayım arayıp dört bira istedim. Benim onlardan ne eksiğim vardı ki. Hem odanın klimasına sokayım hiç soğutmuyordu. Gerçi balkon kapısı ’da açıktı. Belki kapalı olsa fayda edecekti ama. Kapanması işime gelmiyordu. On dakika sonra biralar geldi. Birini aldım üç şişe birayı Ece ye uzattım. Uzatırken Ece’nin plaj havlularını sol taraftaki ahşap perdeye düzgünce astığını gördüm. İçimden bunu yaptıysa solumuzdakilerden rahatsız oldu diye düşündüm. Biramı içtikten sonra içim geçmiş ve uyumuşum. Uyandığımda saat 18.30 civarındaydı. Sağıma soluma baktım balkon kapısı kapalı ama Ece odada yoktu. İçimden ulan bu karıya çok yüz verdin. Kudurdukça kuduruyor diye geçmedi değil hani. Cep telefonu aradım neredesin diye soracaktım ki meşgule düşürdü. Ve aynı anda kapı çaldı. Kalktım kapıyı açmadan önce şortumu giydim. Kapıyı açtığımda Ece kapıdaydı. İçeri girdi. Uyandın mı aşkım diyerek dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Ve çantasına doğru yöneldi. Neredeydin diye sordum. Yan odadaki arkadaşlarla muhabbet ediyorduk çok şirin ve cana yakın insanlar dedi. Yandakiler kimmiş dedim. Birisi benim le diğeri seninle yaşıt iki bayan dedi. Edirne merkez de oturuyorlar bekâr bayan dedi. Benimle yaşıt olanın isminin Yasemin isminde olduğunu ve Trakya üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu aslen Eskişehir li olduğunu, küçük olanında ismini Feyza olduğunun onunda teyzesinin kızı olduğunu ve onunda Edirne devlet hastanesinde hemşire olduğunu anlattı. Baktım çantasından elbise ayarlamaya çalışıyor. Hayırdır dedim bir yere mi davetlisin. Evet dedi gülümseyerek. Sonra senle beni yemeğe davet ettiler dedi. Nereye gidiyoruz dedim. Otelin restoranına dedi gülerek. Neyse saat 19.00 gibi ben bermuda şortumdan başka yanımda bir şey getirmediğimden üstüme geçirdiğim uyduruk T-shirt ile aşağı indik. Ece ise ince yüksek önü açık mavi topuklu ayakkabısını giymiş üstüne mavi polyester tül den transparan bol el işi işlemesi olan sırt dekolteli aynı renkten içinde kısa mini astarı olan elbisesini giymişti. Elbise Saçlarını topuz yapmıştı. Bol makyajda cabasıydı. Kısaca durumumuz ben 1989 model efsane şahin Ece ise 2012 model tek kapı üstü açılabilir mavi renkli A4 Audi gibiydi. Merdivenlerden inerken bu kısa tarifi yapmam ile sevgili karımın kahkahaları her yeri inletti. Restorana girerken hala gülüyordu. Ece Direk olarak önden yürüyerek yandaki komşularımızın oturduğu masaya en kısa yoldan ulaşmaya çalışırken arasından geçtiği tüm masalardaki gözler sevgili karıma takılmıştı. Arkasından geldiğimden bunu fark etmekten aslında çok mutlu oldum ama bir o kadar arkamdan “vay öküze bak birde karıya bak” dediklerine eminim. Masaya vardığımızda Yasemin ve Feyza ile kısa bir tanıştırma merasiminden sonra Ece’nin Yasemin’inin yanına oturması benimde Feyza’nın yanına oturmam benden kısa bir şaşkınlık yarattı. Çünkü Ece tüm yemeklerde benim yanıma oturmak isterdi. Hatta arkadaş toplantılarında bile özelikle erkekler arasındaki geyik muhabbetin fazla olduğu ortamlarda Ece benim yanıma oturmak için özel çaba harcardı. Masadaki muhabbet güzeldi. Yasemin de Feyza da kafa dengi bayanlardı. Masada bir tek ben bira içiyordum masadaki üç bayanda rakı içiyorlardı. Saat 21.00 gibi masadaki kahkahalar diğer tüm masaları bastırıyordu. Saat 22.00 sıralarında ise artık üç bayanında keyfine diyecek yoktu. Ben biraz muhabbetten dışlanmış gibi olsam da pek umursamıyordum. Nede olsa gece uzundu. Hafta sonu kaçamağımızın son ve en güzel gecesi olmaya namzetti aslında ortam. Ben dördüncü biramı bitirmeden üç bayan ikinci küçük rakılarını bitirmişlerdi. Özelikle Yasemin’inin karşısında oturan Feyza alkolün etkisiyle sürekli kıkırdıyordu. Olur, olmaz her şeye gülmesi Feyza’nın limitini dolduğuna işaretti. Dünkü yaşadığımız cuckold deneyiminden sonra bu gecede iki ye bir hatta üçe bir fanteziye hayır diyemezdim. Saat gece yarısını geçerken Feyza masadan üçüncü defa lavaboya gitmek için müsaade istemişti ki Yasemin Sevgili karıma kalkalım mı artık geç oldu demesi bir oldu. Bende bir çıkıp dolaşsaydık. Bütün gece otelde kaldık Erekli’nin gece hayatı renklidir. Bir iki bara gider sonra geri dönerdik dedim. Yasemin hafif tebessüm ederek “biz dışarda pek rahat edemiyoruz.” “malum her ikimizde Edirne görev alıyoruz.” “Edirne’nin üst düzey devlet memurlarının yarsıda Erekli’de tatil yapıyor. Burası iki bekâr bayan için hele Edirne’de görev yapan bayanlar için gece gezmesine uygun değil. Güneyde olsak ne ala ama burada tanınıyoruz” dedi ve muhabbeti bitirdi benim nazarımda. Masandan kalktık üç bayan önden gülüşerek ve muhabbetlerini sürdürerek restorandan çıkarken ben arkadan yürüyordum. Feyza en önde özelikle korkuluk veya benzeri tüm tutacağı noktaları tutarak yürürken sallandığını belli etmemek için var gücüyle çapaladığı gayet net belli oluyordu. Feyza’nın hemen arkasında daha iyi durumda olan Ece ve Yasemin kol kola girmiş yavaş adımlarla Feyza’yı takip ediyordu. İçimden biz odamıza girdikten sonra Ece’yi ben kandırırım ve dışarı çıkarız diye düşünürken bütün düşüncelerimi değiştiren o sahne gözümün önünde cereyan etti. Gidenler yada görenler bilirler. Erikli işçimen otelin restoranından otelin lobisi gibi sayılan yere ve odalar çıkışta altı yedi basamaklı bir merdiven vardır. Ve dar sayılabilecek bir merdivendir. Özelikle alkol sınırını aşmış iki bayanın kol kola çıkarken pek rahat edemeyecekleri bir merdiven ’de denilebilir. Feyza merdivenin en tepesine ulaşmış yada ulaşmak üzereyken ben en alt basamağındaydım ki. Yasemin çok kısa bir an duraksayıp elini sevgili karım ecenin kendisinden biraz daha yukarıda olmasından faydalanıp geriye doğru dönüp bana tebessüm ile bakmasıyla sağ elini Ece’nin etek altına doğru götürüp karıma pandik atmasını görmem bir oldu. Ama atılan pandik Ece’nin tüm eteğini havalandırmış ve sevgili karımın iç çamaşır giymediğini anlamama yetmişti. Panik halinde arkama dönüp baktım sahneyi gören var mı diye. Benden başka kimsenin görmemiş olduğunu anlamam ve kafamı yine öne çevirmem ile sevgili karımın tatlı ama sesiz sayılabilecek bir kahkaha atıp Yasemin’inin çene altından sol eliyle okşamasını gördüm. İçimden oğlum cem bu akşam her şey olabilir hazırlıklı ol. Bu kadınlar karını bu akşam odalarına misafir eder sende sikin ile baş başa kalırsın diye düşündüm. Odalarımızın önüne geldiğimizde düşündüğüm aynen başıma geldi. Yasemin Ece’yi odalarına davet etti ve Ece’de ne dersin aşkım diye sorma ihtiyacı duymadan kabul etti. Ve “Aşkım sen odamıza geç ben biraz oturup gelirim” dedi. Ulan! İçimden küfür ede ede odaya girdim. Ve üstümü çıkardım. Ne yapsam ne etsem diye düşünürken yan odadan gelen gülüşme seslerinin net bir şekilde duymaya ve daha çok sinirlenmeye başladım. Belli ki bu kızlardan Yasemin’in lezbiyendi. Belki ‘de Feyza’da. Bu gece ben sikim baş başaydık anlaşılan. Aslında biraz dikkat ile odanın duvarına yaklaştığımda seslerin net bir şekilde duyduğumu fark ettim. Hemen sehpanın üstündeki ters çevrilmiş bardağı kaptığım gibi kulağımı bardağın iç tarafı duvara gelecek şekilde dayayıp dinlemeye başladım. Gülüşmelerden pek anla masamda Feyza nın bir taklip yaptığı Ece ve Yasemin’inin ona güldükleri belliydi. Sonra aklıma ulan ben bu kadar duyuyorsam onlarda gayet net bir şekilde dün akşam bizim odamızdaki sohbeti muhabbeti dinlemiş olabilirler diye düşündüm. Sonra bu ortama daha ne kadar dayanabilirim en iyisi uyumak ve unutmak olarak düşünüp, son biramdan sonra içtiğim ki bayanların bitiremediği üçüncü küçüğün sonunu sek bir fon diple yaptığım cilanın etkisi geçmeden çırılçıplak yatağa attım kendimi. Televizyonu açtım kısa bir zapping ten sonra takıldığım saçma bir film esnasında uyumuşum. Aniden bir ıslaklık hissetim ve peşinden gelen gülüşmelerle uyandım. Ece yatakta başı sikime gelecek şekilde uzanmış Yasemin’de sikime bir şeyler döküp Ece’nin yalamasına Feyza ile birlikte güldüklerini fark ettim. Sevgili karımın üzerinde hiç bir şey yoktu. Yasemin ile Feyza’da çıplaklardı. Bende sahnenin uyumadan az önceki ruh haline göre çok daha beni mutlu edecek durumda olmasından dolayı “hayırdır hanımlar oyuncak mı lazım” dedim. Cevabı karımdan beklerken Yasemin sert bir ses tonuyla “hayır bize köle lazım” dedi. “Peki, tamam da buradan yan odaya çok ses gidiyor” dedim. Yasemin’de “bizde seni uyandırıp bizim odaya götürmeye geldik” demesi, içimden oğlum Cem bu akşam bakalım hayatımızdaki ilklere ne ekleyeceğiz diye düşünmeden edemedim. Sevgili karım sert bir tutuşla sikimden beni çekerek beni ayağı kalkmaya zorladı. Önde bu seferde Feyza, arkasında Ece, Ece’nin sol eliyle sikimi çekerek ben ve arkadan kalçalarımı tokatlamaya başlayan Yasemin bizim odadan onların odasına anadan doğma bir şekilde geçtik. Kapıdan çıkarken Feyza’nın gözcülüğünü ve panik içinde hadi hadi deyişinizi görmeliydiniz. Odaya girdiğimizde yatağın üzerindeki çok sayıdaki bayan iç çamaşırı ilk gözüme takılanlar oldu. Sehpanın üzerinde de biri açılmamış diğeri yarılanmış iki votka şişesi gözüme takıldı. Feyza hızlı bir hareketle yatağın üzerindeki iç çamaşırlarını toplaması ile üç bayanda kendilerini gülerek yatağın üstüne attılar. Feyza yine uzanıp her birinin bardağını şaşırmadan sehpanın üzerinden uzanıp bardağın sahiplerine uzatması, içimden bu kız ayılmış ya da Restoran tan çıkarken numara yapıyordu düşünmeme sebep oldu. Sevgili karım sonra sağ el orta parmağı ile beni yanına çağırdı. Yasemin ve Feyza yine gülüştüler. Yasemin açık olan televizyonun sesini az açtıktan sonra dizimi yatağa yasladım ve sevgili karıma sokulurken üçü birden hop! diye beni durdurdu. Yasemin karıma dönerek “şekerim sen bunu hiç terbiye etmemişsin” dedi. Ben tam cevap verecekken yasemin sert bir tonla efendiler izin vermeden köleler konuşmaz diyerek bana tehditkâr bir parmak salladı. Bende dizimi yataktan çekerek tam önlerinde ayakta durarak efendilerimin bana verecekleri emirleri beklemeye başladım. Bu esnada Feyza eşime “dönüp şekerim buna sert davranmamışsın, biraz döveceksin, biraz yoracaksın ve iplerini sakın bırakmayacaksın” dedi. Yine gülüşmeler. Üç bayan yatakta televizyondaki müziğin ritmiyle uzanarak hem votkalarını yudumluyorlar hem de dans eder gibi figürler yapıyorlardı. Ben ise başlarında ayakta duruyordum. Sonra Ece bana doğru ayağını uzattı, belli ki ayak parmaklarını yalamamı istemişti. Bende uzanıp ayağını yakaladım ve tam ayağını yalayacakken yasemin yine hop! Demesi ile durdum. Yasemin ayağa kalktı “şekerim senin kölenin cezalandırılması şart. Onu cezalandırmama izin veriyor musun” dedi. Ece “ne yaptı ki cezalandırılacak” dedi. “Senin iznin olmadan ayağını tuttu” dedi Feyza’da. Sevgili karım olmuştu efendim. Ve ben bundan zevk alıyordum. Yasemin bana dönerek “cuckold olmak, ibne olmak kolay olan. Hadi görelim bakalım nasıl bir köle olacaksın” deyip bana sert bir tonla duvara dönmemi ve ellerimi duvara yaslayarak ayaklarımı açmamı emretti.
Belli ki dün akşam ki olayın tüm detaylarını ve fantezilerimizi Ece anlatmıştı. Bende dediklerini yaptım belki bir iki saniye geçmiş tiki. Kıçım’da sert olmayan bir şaplak hissettim. Arkasında iki üç ve peşi sıra bir sürü şaplak. Üç efendide arkamda durmuş belli ki hem öpüşüyorlar hem de içkilerini yudumlayarak beni tokatlıyorlardı. Tokatların şiddeti artmaya başlamıştı. Her atılan dozu daha da sertleşmiş bir tokattan sonra kendi aralarında ooh deyip bir birlerini tebrik ediyorlardı. Buda tokatların şiddetini artırmaya neden oluyordu. Bir süre sonra gerçekten canım çok yanmaya başlamıştı ki. Yasemin bana “dön” diye bir talimat verdi. Bende döndüm. Karım Ece, Bana gerçekten kölesiymişim gibi çok kindar ve hırslı bir şekilde baktığını fark ettim. Ve bir bayan iç çamaşırı fırlatarak “giy bunu” dedi. Bende emiri yerine getirdim. İç çamaşırı benim bedenime göre değildi ve doğal olarak özelikle sikimin ve taşşaklarımın yarısı dışarda kalmıştı. Arkadansa ip şeklini almış bir şekilde kalçalarımın arasında kaybolmuştu. “Dön” dedi Feyza kalçalarımın arasını aralayıp diğerlerine gösterdi iç çamaşırın halini. Ve gülüştüler. Feyza “domal duvara karşı” dedi. Dediğini yaptım. Sonra Feyza göt deliğimi okşamaya başladı. Ve incelmiş iç çamaşırı koparttı. Daha üzerinde yirmi dört saat geçmemişti. Ece bana “senin bir erkeğin sikmesi hoşuma gitmemişti” demesinden. Peki, acaba Feyza’nın beni göt deliğimi parmaklamasında hoşlanıyor muydu, acaba diye düşünürken. Yeni emir geldi. Yatakta domal diye. Emiri yerine getirdim ve kaderime razı bir şekilde domaldım. Üççüde arkamdaydı ve gülüşüyorlardı. Sonra yatağın diğer tarafına, yani benim görebileceğim şekilde önüme Feyza geldi. Döndüğünde şok oldum. Çünkü Feyza’nın amının tam yerinde 20 santimden büyük bir strapon zenci yarrağı takılıydı. Votka ile ıslattı yarrağı ve ağzıma soktu. Ağzımda yarrak arkamda Yasemin ve Ece götümü kremliyorlardı. Belli ki Yasemin tecrübeli olarak Ece ye beni götümden nasıl sikebileceğinin uygulamalı dersini verecekti. Çok geçmeden göt deliğim vıcık vıcık olmuş şekilde strapon yarrağı göt deliğime dayadılar. Yasemin yavaş yavaş diyordu. Ve yapay yarrak göt deliğime baskı yaptıkça canım acımaya başlamıştı. Ama ağzımın içindeki yarraktan dolayı hiçbir şey yapamıyordum. Belli ki Feyza’nın ağzıma soktuğu yarrak çift taraflıydı, hem benim ağzıma vermişti hem de kendi amını sikiyordu. Ve hızını şiddetini artırarak gırtlama kadar sokuyordu. Az sonra göt deliğimin tümüyle açıldığını ve Ece’nin yarrağı götüme tümüyle soktuğunu hissettim. Artık hem ağzım gırtlama kadar doluydu. Hem de göt deliğim dibine kadar doluydu. Ne yalan söyleyeyim başta canım yanmıştı ama artık zevk alıyordum. Bu pozisyonda beni ne kadar götten ve ağzımdan siktiler bilmiyorum. Sonra kulağımın dibinden Yasemin’inin sesini duydum “bende şunun sikini sağıyım bari”. Yasemin eliyle beni sağmaya başladı. Harbi kendimden geçmek üzereydim. Sonra Yasemin sehpanın üzerine bıraktığı bardağını aldı. Ağzımda yarrak götümün içinde yarrak gözümün önünde bardağa votka doldurarak “bu bardağın cilasını sen yapacaksın” deyip sikimi daha haşin bir şekilde sıkmaya ve sağmaya başladı. Bir süre sonra sikim arık morarmış taşaklarım dolmuş göt tünel gibi açılmış şekilde bardağın içine boşalttı beni. Sonra zafer nidasıyla “heyt be” deyip son damlasına kadar sikimi sağdı. Feyza bir hışımla yarrağı ağzımdan çıkardı. Sonrasında Ece de göt deliğimden çıkardı yarrağını. Yasemin sert bir ses tonu ile kalk dedi. Zorlanarak da olsa göt deliğim ve çenem acısa da kalktım ve yatağın kenarında ayak durmaya başladım. Ece’nin taktığı strapon sikin beyaz olduğunu ve Feyza’nın ağzıma soktuğundan küçük olduğunu gördüm. Yasemin işaret parmağı ile votka dolu ve spermlerimin içinde yüzdüğü bardağı karıştırdı. Ve bir pagan ayinindeki rahibeler gibi Ece’ye uzatıp “bundan ilk yudum almak senin hakkın aşkım. Artık senin de sağdık bir kölen var. Bu onun senin kölen olduğuna belgesidir” dedi. Ve güldüler. Ece bardağı aldı. Yasemine bakıp sağlam bir yudum aldı. Ardından Yasemin. En son Feyza içti ve bardağı bitirdiler. İçki içen onlardı. Ama sarhoş bendim. Kölelik hoşuma gitmişti. Ama yorulmuştum ve götümün deliği gerçekten acımaya başlamıştı ayağı kalkınca.
Tören bitince beni yine duvar dibine diktiler. Akıllarına bana gelecek yeni işkence yönetimi düşünmek istiyorlardı ama artık üçünündü yorgunluğu hat safhaya çıkmıştı. Sehpanın üstündeki yarım şişe votka da bitmişti. Sızma emareleri göstermeye başladılar. Sesimiz dışarı çıkmasın diye baştan beri balkon kapısı da kapalıydı. İçerideki hava içilen sigara yüzünden de berbattı. Ve çok geçmeden üççüde sızdı. Bana kalan götten sikilmek, ağzıma vermeleri ve muhteşem bir boşalmaydı. Yatakta bana yer olmadığından ve artık benimde gücüm kalmadığımdan onlar sızınca sadık bir köle gibi balkon kapısını açtım, üzerlerini örttüm ve odamıza geçip yattım. Yarın ne getirir ne götürüp bilmiyordum ve dinlenmem lazımdı iki gecede inanılmaz şeyler yaşamıştık.

Devamı haftaya…………………

23-10-2012
eknudist@gmail.com
nudeece.cuckoldcem@gmail.com
eknudist@hotmail.com

karımı siktirdim

karımı siktirdim

anlatacagım bu olay 14 agustos 2014 te antalya tekirovada bir otelde oldu… 15 yıllık evliyim eşimin fizigi halen ilk günkü gibi yolda yürürken erkekler tarafından süzülmesi hoşuma gidiyor tabiki bu zamanla bende eşimi bir başaksı nasıl siker diye merak oldu yatak fantezim artık karımı iki kişi sikerkendi karım bundan sexs sırasında hoşlanıyor ama boşalınca veya normal zamanda aklından bile gecirme diyordu.bu yıl erken rezarvosyondan antalya tekirovada bir otelde yer ayırttırdık niyetim otelde ki garsonlardan birine karımı siktirecektim bunu kafaya koydugum icin eczacı arkadaşımdan (bana iyi bir uyku ilacı vermesini eşimi otelde uyutup capkınlıga kacacagımı söyledim)sagolsun ayarladı ve verdi nihayet oteldeki 3.günümüz ve ben bardaki garsonu gözüme kestirmiştim akşam yemeginden sonra eşime barda takılmayı teklif ettim (fazla icmez)beni kırmadı kabul etti ben rakı eşim bira söyledi niyetim birasına ilacı atıp uykusu gelip erkenden odaya cıkmak sonrada garsunu bir bahane ile cagırmaktı karıma istersen makyajını tazele canım dedim ve lavobaya gitmesini saglagım anda ilacı biranın icine attım cok az köpürdü ama eşim anlamadı bile bu arada 30 yaşlarında birinin karımı kacamak bakışlarla süzdügünü farkettim karım daha bira bitmeden sanki başım agrıyor demeye başlamıştı bende 1 er kadeh icer kalkarız dedim ama karım resmen artık esnemeye başladı ben karıma bir bira söyleyip lavobaya gittim 5 dk sonra geri döndüğümde karımın yanında 2 tane garson ve onu kesen bey vardı karım başını zor tutuyordu ben sakin olun eşim alkole fazla dayanamaz odasına cıkartır yatırım dedigimde adını hakan oldugunu söyleyen bey isterseniz size asansöre kadar yardım edebilirim dediginde hemen teşşekür edip kabul ettim asansöre geldigimizde eşim artık kendinden gecmişti hakan beye odamıza kadar yardım ederse cok memnun olacagımı söyledim bu arada hakan bey resmen karımı belinden kavramıştı odamızın kapısına geldigimize ben kapıyı acarken karım tamamen hakan beyin ellerindeydi içeriye gecip hakan bey zahmet olacak ama yatagına uzatalım dedim ve bu arada kapıyı kapatmıştım neyse karım artık yataktaydı ve baygın bir şekilde uyuyordu hakan beye cok teşekkür ettim ama üzerini cıkartısam daha rahat uyur eşim deyip yardım istedim o anda adamın bakışlarını görmeliydiniz ben eşimin kot pantolonun düğmesini cözüp hakan beyden ayaklarından cekmesini istedim ve bu arada bilerek eşimin kilotunu sıyırdım hakan bey bakışlarını kacırmaya calıştı nihayet eşim artık kilot ve sütyenle kalmıştı her şey yolunda gidiyordu hakan bey eşime bakıyordu karım oldugunu fizigini nasıl buldugunu sordumtitrek bir sesle sadece süper yaaa dedi ve ben istersen dokunup okşayabilirsin dedigimde tamamen şaşırmıştıben 2 dakika içinde asıl niyetimin ne oldugunu acıkladım ve hakan bey rahalamıştı eşimi tamamen soyup direk amını yalamaya başlamıştı bende mini bardaki votkayı acıp birer kadeh doldurdum ve bir sigara yaktım ben izin vermeden asla sokma dedim sadece sev dedim hakan bey karımın her yerini yalıyordu karımsa hiç bir şeyden habersiz uyuyordu sigaram bitince yanlarına gittim ve hakan beyin sikini elime alıp okşadım bir 5 dk kadar oral yaptım ve artık karımı sikebilirsin dedim aradan 2 saat gecmişti hakan bey 3. postaya sikini kaldırmış bense karımın götünü kremliyordum zaten alışık olan karım zorlanmadan aldı saat 4 olmuştu hakan beye teşekkür edip odadan ugurladım inanılmaz bir geceydi sabah 11 gibi eşim kendine gelmişti ne oldu akşam yaa dediginde bende sarhoş oldun aşkım bende seni odaya cıkardım sabah kadar siktim dedigimde bana koluma sert bir cimdik atarak insan ne yapar eder uyandırır dedi bilseki onu kimin siktigini ….. bunu tekrar yapacagım ama nasıl ve ne zaman bilmiyorum…[görüntü ][görüntü ][/görüntü ][/görüntü ]

sert sever

sert sever

merhabalar ben sinan 35 yaşında iyi bir şirkette yöneticiyim 10 yıldır evliyim. size bundan 1 yıl kadar önce yaşadığım bir anımı paylaşacağım.
canlı sohbet sitelerine takılıyordum o aralar. sezin i orada tanıdım sezin 22 yaşında sarışın dolgun memeli ince belli uzun boylu süper kalcalı bir afetti. ekranda bana şov yaparak bir kaç kez boşalttı. muhabbetimiz ilerledikçe güvenini kazandım. tarzlarımız benziyordu o da benim gibi sert seviyordu sevişmeyi. erkek arkadaşı vardı ama galiba onunla tam olarak sex konusunda uyuşmuyorlardı
nihayet sezini buluşmaya ikna ettim tabi bunda hesap nosunu almam ve ona harçlık göndermem de etkili oldu diyebilirim. artık şovunu bana sitede değil skpye de yapıyordu bende siteye vereceğim paranın tamamını onun hesabına yatırıyordum.
neyse uzatmayayım buluşma günü işim var deyip evden erken çıktım buluşma yerine gidip sezini beklemeye başladım biraz sonra içeriye bir afet girdi ekrandan gözüktüğünden daha seksiydi. üzerine mini pileli bir etek üstüne askılı bir t-şirt giymiş sacları at kuyruğu kırmızı dudaklar geldi merhabalaştık yanaklarından öptüm elini sıkarken titrediğini hissettim. oturduk kahve cay muhabbet derken 3 saat kadar takıldık frekansımız tutmuştu daha sakin bir yere gitmeyi teklif ettim. bana gidelim ev arkadaşım yok ailesinin yanına gitti dedi aslında bu kadarını beklemiyordum ama bu fırsatı kacıramazdım da. hemen arabama atladık ve eve gittik. evi 1+1 ama şirin bir evdi.
ne içersin dedi soğuk bir bira alırım varsa dedim 2 bira getirdi ve yanıma oturdu. o ana kadar bu kadar yakınlaşmamıştık sıcaklığını hissettim bu kız resmen yanıyordu. elini tuttum gözlerinin içine bakarak çok güzelsin dedim. aslında şimdiye kadar internetten tarzının bu olmadığını biliyordum kız azgın sevişmeye aç doyumsuzdu romantiklik ona göre değildi. gözlerimin içine bakarak buraya liseli aşıklar gibi oturup bira içmeye gelmedin umarım dedi. bu kadar açık konuşunca harekete geçmenin zamanı geldi diye düşündüm ve at kuyruğu saclarından tutup yüzünü yaklaştırdım ve gözlerinin içine bakarak
hayır seni bağırtarak sikmeye geldim küçük orospu dedim
– oh işte böyle sik beni doyur amımı orospu gibi sik beni
diğer elimle fermuarımı acıp kalın sikimi cıkardım ve sacından tutarak ağzına soktum
-al ağzına orospu yala yaramı iyice ıslat ki daracık amına rahat girsin
-ıhhhhmmmm cok güzel tam amıma layık
ağzını sikmeye başladım sonra ayağa kalktım dizlerinin üstüne çöktürdü m ve ağzını sikmeye devam ettim gırtlana kadar sokup cıkartıyordum ağzından salyalar memelerine akmaya başladı boğulacak gibi oluyor ama aldırmıyordum yüzü kıpkırmızı oldu gözlerinden yaş geldi ama halinden şikayet eder gibi değildi
sonra sacından sürükleyerek yatak odasına götürdüm ve yatağın üzerine attım üzerimi soyundum kalcalarından tutup yatağın kenarına getirdim bacaklarını omzuma alıp kalın yaramın başını amına soktum sadece başını sokup cıkartıyordum deli oldu belini kaldırıp indiriyor içine almak için debeleniyor
-sik beni sok amıma yar amımı hadi
-istiyormusun küçük fahişe sikeyim mi daracık sulu amını
-eveeeeettttt sik beni
-sikecem tabi azgın orospu tazecik amını delecem senin sikilmek neymiş göreceksin erkek arkadaşın sikemiyor demek ki ha
-evet sikemiyor sen sik geçir bana del beni hadiiiii nolur sok sok sokkkkk
birden tamamını gecirdim öyle bir bağırdı ki apartman duymuştur köküne kadar soktum amı gercekten cok dardı o kadar sulanmasına rağmen girerken amının her hücresini hissediyordum
-offfffff yardın amımı cok güzel sik beni sert sik
-orospu azgın kaşar sen ancak sikilmeye yararsın zaten
-evet ben sikilmeye yararım ancak sik beni orospu gibi sik amımı dağıt
böyle konuşması beni iyice azdırdı cok sert pompalamaya başladım ayaklarını iyice aralayıp taş gibi memelerinin uclarını ısırmaya emmeye memelerine tokat atmaya devam etim. azgınlığı ve amının darlığı müthiş etkiledi beni normalde erken boşalan biri değilimdir ama boşalacağımı anladım amından cıkıp saclarından tutarak ağzına soktum
-yala orospu ağzına akıtacam senin
-akıt erkeğim döllerini yutacam senin
çok felaket bir şekilde ağzına boşalmaya başladım hepsini yuttu yaladı yarağımı tertemiz yaptı terden sırılsıklam olmuştuk beraber duşa girdik birbirimizi yıkadık.

duştan sonrasını birdahakine anlatacam o daha fena oldu.
hoççakalın

Umulmadık anlar

Umulmadık anlar
Tekrar merhaba, Arkadaşım sürekli arıyor yeğenini görmeye gelmeyecekmisin diye sitem ediyordu… eşi ile birlikte! Kendimi ayarladım ve nihayet 7 ay sonra yanlarına gidebildim… aşırı samimi bir ortamda ve rahat davranışalar sergileyen aileye sahipti arkadaşım… bunu bildiğim için uzun bermuda yerine kısa ve dar şortlar alıp gitmiştim 5-10 günlüğüne … ıslandığında sikim belli olsundiye çaba sarf etmeyecektim.. ama annesi ablası ve eşinin sexy kıyafetleri ile her oturup kalktıklarında her hareket ettiklerinde mutlaka bir frikiklerini görüyordum daha kapıdan girdiğimde ablasını ve annesinin memelerinin %60 nı görmüştüm…oturduklarında annesinin şortu neredeyse amına kaçıyordu.. eşi her çocuğu almaya çalıştığında müthiş domalıyordu! Bu pozisyonlar şortun içinde sikimi hareketlendiriyor,şorttan taşacak gibi olunca da hepsinin gözleri önüme kayıyordu…sende evlen artık felan deyip bacaklarını birbirine sürtüyordu annesi ve kızlardeşi,ben hiç umursamadan sohbetime devam ediyordum ne gerek var bütün bekarlara gidebilirim bak arkadaş evlendi yetmedi çocuğu oldu yaktı kendini dediğimde eşi lafa atladı o mu yandı ben mi abi diye kısık sesle iç çekerek fısılda dı!!! Dikkatim eşine gitti ama gözüm annesi ve ablasındaydı… bara gittiğimizde annesi sende al şunu da sap sap gitme bara size katılsın dediği ilk gün kafaya koymuştum Gülcan’ı sikmeyi dans ederken kalkık sikime sürtünüp sürtünüp sırıtıyordu … 2 yıl önce banyoda 31 çekerken onun beni izlediğini biliyordum… bakire olduğu için hiç olmazsa sakso yada götten kaymak isterdim ama olmamıştı..şakayla karışık mıncıklıyordum heryerini ama çıplak bir şekilde üstüne boşalmayı çok Arzu ediyordum…annesi is benim yaşıtım sayılacak kişilerle 3 evlilik ve 2 ilişki yaşamıştı…onu sikmek istemem ise plajda sırtını yağlarken kalkan sikim eline denk gelmiş, benimi sikecen leeeen diye şakalaşmıştı… benim istediğim amcığın ve götün sahibi Ayla ablaydı yağ sürerken sırtına mayosundan taşan kıllardı sikimi kaldıran…sözleri ise aklımdan asla gitmemişti 2 yıldır. – şeftalı kıllı olur amaç suyunu dökmeden yemek !! Diye bende bendeki piçlik ile nerde zamane kızları herşeyi soyup yiyor demiştim…. o gün denizde ve eve geldiğimizde kıllı amını düşünerek defalarca 31 çekmiştim ve çekişlerden birinde de goncanın beni takibini yakalamış ama istifimi bozmadan fışkırmıştım…
Evlendi diye arkadaşım ailesinden ayrılır diye düşünmüştüm ama hep beraber yaşıyorlardı biz neredeyse 16-17 yıldır tanışıyoruz ve beraber 31 çekme ile başlamış birbirimizi boşaltmadan karşılıklı saksoya sikişmeye kadar ulaşmıştık Gürkan ile karı düşüremediysek o gece birbirimizi tatmin ederdik o zamanlar annesi ablası bizi rahatsız etmezdi bildikleri ise beraber 31 çektiğimizdi…eşi onun bisex olduğunu bile bile evlenmişti şakalaşırdık kız elimden aldın aşkımı diye …
İlk spermini tattığım kişiydi dostum, kanepeye oturmuş beraber porno izlerken 31 çekiyorduk çırıl çıplak penceteye yada havluya boşalırdık onun siki benimkinden 1.5 cm küçük ama bayağı kalındı.. zaten yaşadıklarımız da 31 çekerken birbirimizi izlemekle başlamıştı… öyle bir fışkırttıki koltukta direk üst dudağıma yapışmıştı dölleri sonra birbirimizi boşaltmaya saksoya ve birbirimizi sikecek kadar ilerlemişti ilişkimiz dostluğumuz arkadaşlığımız. Zaman zaman o benim yaşadığım yere gelir bazende ben giderdim sıcak sıcak boşalrdırk içlerimize ağızlarımıza göğüslerimize müthiş zevk alırdık beraber aynı kızı sarhoş edip siktiğimizi beraber uyandığımızdaki şaşkınlıklar hepsi güzel birer anıydı… birimiz domaltıp sikerken diğerimiz alta yatar taşşakları emerdik yüzlerimize birbirimizin dölleri dökülürdü cockold misali …
Ama evlilik aramıza girmişti 2-2.5 yıldır… ne telefonda nede diğer yollarda eşi ile ilgili hiç bir şey paylaşmıyordu ! Staright erkek mi olmuştu ne ? Gerçi bende hiçbir şey sormamıştım karısı ile ilgili… sonuçta onda da amcık vardı diğerlerinde de!! Ama gelin kızımızı severdim hakkında da kötü birşey düşünmedim taki sitem ederek arkadaşımı bana anlatıncaya kadar… çocuktan sonra değişti abi yaklaşık doğum hariç 10-11 Aydır hiç beraber olmamışlar güzel birşey söylememiş çiçek almamış felan sitem ederken çiçeğin en güzelini seni aldı ya deyip gönlünü almak istedim…ama eliyle yaptığı hareket ve söylediği çiçekleri sulamazsan kurur lafı sikimi kaldırmaya yetti , rahat konuşması benide cesaretlendirmişti… fantezi yapsaydın onu bunu şunu derken !!- yapmadığım kalmadı yok tık yok dedi…aşşağısı kıl yumağı oldu abi yapmayalı dediğinde benden çıkan ses onu korkuttu sanırım…. kıllımı dedim…. öyle şeyleri severiz biz şeftaliyi kıllı yeriz dediğim de kahkahayı patlatmıştı kulağına eğilip kıllarını kesme arkanda kıllı olsun ama diğer yerlerini temizle gerisini bana bırak dedim, o çocuğu emzirmek için diğer odaya gittiğinde gonca geldi omuzlarımı sıkarak ne yapıyorsun kazandığın paraları yine karıya kızanı yediriyorsun diye kulağıma fısıldayarak kulak mememe dil attı oha diyecektim ki refleks ile sol elim kalçasını kavradı sonra götüne sürterek elimi beline götürdüm kulağına benim işim bulduğumu yalarım sikerim döllerim bulamazsam sende bilirsin 31 çeker fışkırtırım dedim hafif utandı ama ben zarfı yolladım alırsa mektubu verirdi yoksa 31 e devam…Derya çocuğu emzirmiş olduğumuz odaya doğru gelirken sütten ıslanan tişörtünden memesini gösterdim resmen al em diyordu… elini salladı boş ver der gibi bende bana yazık deyip şortumun önünü gösterdim… nihayet arkadaş uyandı akşam yemeği için yanımdaki kanepeden… seninle işim çok konuşucaz seninle özel dedim… gece sahile ineriz hallederiz dediğinde evdeki herkes bizde bizde diye fırladı ama bile diyemedik….
evde yemek için masaya Otururken fark ettim herkes resmen çıplak sayılırdı kızlar ve annesi sütyen giymediği için tişörtlerden memeleri sallanıyor belli oluyor giydikleri tayt ve shortlardanda altlarında da birşey olmadığı aşikardı… biz ise zaten sadece şort ile oturuyorduk….yemekte yanıma oturan gonca masada rahat durmuyor ik**e bir bacağım yerine sikime vuruyor beni tahrik ediyordu…hareketlenen sikimi usulca kısa şortun yanından kafasını dışarı çıkardım…kolumla kolunu dürttüm gösterdim Sol eli ile yavaş yavaş dizimden sürterek elini sikimin başına getirip ucundan akan zevk suyumu parmakları ile başını ovup ağızına getirdiğinde yaşadığım haz inanılmazdı… bir an porno filmlerde ki gibi saçından tutup sikimi dayayacaktım boğazına kadar ama yemekte olmamız ona avantaj sağladı…boşalan tabağını yemek servisi için kalkan goncanın sallanan kalçalarına bakarak yemeğimi yerken annesi masanın altından ayaklarıma vurarak beni uyardı sert bir bakışla!! Her ne kadar tebessümlerimle anlatmaya çalışsamda onların hakkımda bildikleri belki bu ilişkiye herhangi bir şekilde onay vermeyebilirdi ama 26 yaşında bir kızın hele de bulunduğumuz mevki itibari ile sik görüp yemeden durmayacağı ortamdı,gerçi kendisi davranışları ve sözleri ile bir erkeği boşaltabilecek bir kızdı gonca,
Sohbet arasında arkadaşıma ananı sikerim bak küfrünü etsemde Ayla teyzenin kıllı amı 31 çekerken hayalimdeydi her fışkırdığımda sanki kıllarının üstüne boşalıyormuş hazzı veriyordu…gonca mutfaktan kimseye çaktırmadan şortunu indirip bana domaldığımda aklım başımdan gitmişti , yemekler bitip kahve için koltuğa geçtiğimiz de hayallerim denizlere sığmıyordu ki Ayla teyze yanıma oturdu. Dışarı çıkacakmısınız bara diye sorduğunda biz çıkarız abimle is evde kalın demişti arkadaşım,ama kızların yüzü düşmüş Ayla teyze ise ayrı kırılmıştı hani sahile gidecektik diye mırıldandığında bu sefer ben piçlik yaptım kulağına eğilerek seni daha çok o mayolu halinle görmek isterim şort nedir dediğimde bacaklarını sıkarak aynı kuzum belki daha uzundur saçakların yaprağı diyerek kahkaha atmıştı… usulca başımı dizlerine koydum biraz masaj yapmasını isteyip kucağına serilmiştim hafif titriyordu terse dönerken koklayıp am kısmını burnunla gıdıklayınca oh ile ah arası inledi ve saçlarımı çekip kendine yasladı beni, dizlerinde yatarken yüz yüze geldiğimizde ağzımdan gerçekten dediğin gibi ise yalamak isterim kusura bakma dedim sessizce… aldığım tepki lan piç hem beni hem kızımı mı sikecen oldu…! Hayır gonca benim gözümde başka dediğimde – he ben orospuyum oda orospu çocuğumu dedi hafif sertçe , aklımdan asla böyle bir düşüncenin geçmediğini ama samimiyetlerinden dolayı cinsel manada fantezi kurduğumu ve bınun içinde özürlerimi kabul etmelerini istedim..bana sadece sessiz olmamı arkadaşıma birşey belli etmememi söyledi, kızlar mutfakta bulaşık kahve ile uğraşırken arkadaşım klasik tuvalet resitali için lavobaya geçtiğinde elimi usulca Ayla teyzenin şortundan içeri soktum hayalimdeki muhteşem amını saran kıllar neredeyse parmağıma dolanacak kadar uzundu. Hafif ıslaklı hissetmiştim şortunu üsten sıyırdım dilimi amının üstündeki kılları yalarlen ilk defam dilimin ucu amının yarığına geldi zevk suyu gelmiş amcığını dillemeye başladım ama şort yüzünden zorlanıyordum… farkında olan Ayla teyze birden kalktı odasına gitti ve bana seslendi -bakarmısınnn diye!!! Birden hareketlenip kalktım odaya doğru gidecekken gonca masanın kenarından beni odaya soktu kapının kenarında şortunu sıyırdı ve al yakından bak dedi!! Yemekte uzaktan gördüğüm amı ve götü pırıl pırıl traşlamış giydiği iç çamaşırından sarkan zevk suyu ile dudaklarımı ıslattım ama – Ayla teyze çağırdı akşam görüşürüz dedim son dil darbesini dilimin ucu götünün deliğine sokup çıkarttıktan sonra , odaya geldiğimde -şunu düzeltmeme yardım edermisim sesi yüksek sesle ki olacaklardan kimse şüphelenmesin diye… karşımda şortunu indirmiş amının uzamış kıllarını yana çekerek açtığı sulanmış amcığını parmaklerken fısıldayarak yala gel rahat et hadiiiii diye seslendi…
Burnum ile bızırını dilim ile amını yalıyor ara sıra gelen zevk suyunu hüpletip geri tükürüyor bir aşşağı bir yukarı rutin şekilde yalıyordum hayalimde yaşayan amı….sikimden gelen zevk suyu şortumudan sızıyordu aletimi çıkardım bana sakın yapamazsın aklından bile geçirme siye titrek bir sesle zevk halinde konuşuyordu,dilim o koca götünün deliğine amından akan sular ile darbe atıyor elimlede 31 çekiyordum.o sarsılarak ve titreyerek boşaldığında yatağa uzanmasını kıllarına boşalmak istediğimi söylediğimde girmene izin veremem dedi bende merak etme öyle bir düşüncem yok sadece boşaltacam döllerimi yalayacam senin suyunla deyip yatağa yatırdım,
Sanırım en az 7-8 kez tam olarak kıllı amına fışkırdığımda oha diyordu bu ne lan dediğinde bunu içinde hissetmeliydin deyip döllediğim amnın üstünü yalamaya başladım 9-20 dk sonra inmeye başlayan ama hala belli olan sikim be önü zevksuyu olmuş şortumla goncaya yakalandım, attığı bakış hayallerimi yıksada düşündüğü gibi birşeyin olmadığını sadece tahriklere dayanamadığınımı söylediğimde Ayla teyze hışımla lan kaşar bırak çocuğun yakasını mikrop diye azarlıyordu goncayı… banyoya girdiğimde kankam hala sıçıyordu bir eli sikinde diğerinde tablet 31 çekiyordu. Bana ne olduğunu sordu tahrik oldum olum aşşağıda asılacam dedim !! Bu nasıl tahriklik zaten boşalmışsın dediğinde- yok be ama seni özledim ya sen ? Diye sordum elinde ki kalın aletine bakarak!!! Kanka gerçekten mi siye sordu? Hayırdır sorun mu var dediğimde evlendiğinden beri cinsel hayatının eskiye nazaran körü olduğunu sıkıntılar olduğunu söyledi!! O anlatırken ben sikinin başını ısırıyordum! Meselenin kolay olduğunu Derya ile kısa bir konuşma yaptığımı herşeyin bizim hayallerimizdeki gibiymiş ama neden bunların yaşandığını sordum elindeki tablette baktığı şeyleri aynı şekilde eşindende iste gönderdikleri ile az sonra bas yarrağı gitsin diyor sonrada taşşaklarını emiyordum ki deryadan resim istemiş kız erinmeden çekip göndermiş ona bakarken inliyordu, benden sakladığı resmi olmaz Derya bu dediğinde bana ne sikecek değilim ya bakacam deyip elinden aldım… telefonda gördüğüm şey inanılmazdı 30 dakika önce siyah beyaz kıllılarla kaplı bir amcığı sonrada gelininin simsiyah kıllı harika göt deliği ve amcığını gördüm ve sikim kalktı tekrarl… kanka git yala şu götü dille be kardeşim boş ver bizi dedim amaaan yaptı lan odada gerçeği var sen telefondan mı boşalacan salak dediğimde omuzlarını silkeledi.. kusura bakma ama kanka ben bunu hayal edip boşalacam dedim bana ne amk diyerek çıktı dışarı telefonu bende kaldı ,
Direk -hayatım ağzınıda sakso çekecekmiş gibi yapıp yollarmışım diye mesaj attım 1-2 dk sonra peşpeşe resimler geldi sıkarak sütü çıkan memeleri parmaklardan biri amında biri götünde domalarak bir kaç resim geldi!!! Altına gel hadi özledim seni yaaaa ama !!! Yazılı mesaj
-patlat amımı götümü yala beni eskisi gibi diye mesajlar gelirken cevap yazmadığım için
-bak ararım Burak abiyi haaa diye mesaj geldiğinde donup kaldım…
Ne demeliydim ki ! Sonra aklıma hinlik geldi yazmaya başladım benim bildiğimden başka siz buluşmadınız değil mi dedim!!!
-hayır asla beraber yaşadıklarımız dışında birşey yok zaten puşt götümü patlatıyordu en son bir daha yatmam zaten onunla dediğinde … şok olmuştum kardeşim dediğim kişi benden başka biri ilede birşeyler yaşamış ama karısı ile diye düşünüp şok olmuştum…. donup kaldım
Hadi sende ufaklığı yolla deyince -sana sürprizim var dedim telefonu makinenin üzerine koyarak 20 saniyelik video çekip yolladım…!
-tepkisi bu kim olunca !! Serkan dediğimde sessizliğe büründü
Altına resimlerine baktı başkası sandı mala asılıyor diye yazdım
-ooooo vvvv dedi!! İstersen söyleyeyim gelsin mi bu gece yanımıza diye sorduğumda hayır istemem çok ayıp olur gözünde rezil oluruz dedi hadi içeri gel diye kapattı..
Yazılanlara inanamıyordum yıllardır aramızda geçenleri düşünüyor sonra olanlara beni dahil etmemesi saklaması beni kırmıştı… lavobadan çıktığımda herkes dışarı çıkmak için beni bekliyordu…asık yüz ifademi normale çevirip kafamda soru işareti bırakmamak adına türlü planlar yapmaya karar verdim… sırayla yada karışık farketmez sikşin dibine vuracaktım bu tatilimde,arabaya bindiğimizde bir elim ayla teyzenin şortundan götünü avuçlarken diğeri goncanın tişörtünden memelerine çarpıyordu gözlerimi her kapatıp açtığımda Derya’yı sikme planları yapıyordum.Ayla teyze de gonca da şort ve tişörtten başka birşey giymemişler buda benim sikimi kontrol etmeme olanak sağlamıyordu parmağımı soktup çıkardıkça Ayla teyzenin gözleri kayıyordu. Kulağına eğilip parmakla değil sikimle yapmak döllerimle doldurmak istiyorum deyip kulağını emip dilimi sokuyordum.. bunu goncanın farketmesi uzun sürmedi annesine nazire yaparcasına elimin memesini sıkmasını sağladı sonra kulağıma bu kaşar vermez sana elleyip durma şunu dediğinde kahkahayı patlatmıştım önde oturan derya ile arkadaşım hayırdır abi keyiflisin dediğinde ne olsun daha hayatımda tanıdığım en güzel insanlarla beraberim her anın tadını çıkaracam dediğimde dikiz aynasından bana bakan arkadaşım Özgür’e nazire yaparcasına bir annesinin bir kız kardeşinin kulak memelerimi emiyordum yüz ifadesi değişince Derya’yı göstererek elimle onuda sikecem işareti yapınca dahada bozuldu.
Sahile geldiğimizde abi ayıp değilmi?delikanlılığa sığarmı diye söze başladı yalnız başımıza kaldığımızda, bende kendisine şan piç benim bakmaya kıyamadığım Derya’yı Serkan denen göte siktirirken ayıp değilmiydi dediğimde donup kaldı!!!!-ulan ibne kızın as kalsın götünü patlatıyormuşsunuz,madem böyle düşünceleriniz vardı beni niye egale ettin seminle o kadar yaşanmışlıklarımız var dediğimde utanmıştı utanmaz piç… telefonunu aç mesajlara bak piç dedim ve kızların yanına gittim ayla teyze kuma oturmuş sandelye alıp arkasına oturdum omuzlarına masaj yapıyor- yılların yükü var kız merak etme rahatlatacam seni döllerimle masaj yapacam sana ama sende goncaya sataşma artık dedim o senin kızın senin gibi olmasın oda lütfen dediğimde arakaya sert bir bakış atarak – benim gibi derken!!! Diye sorunca…evlenip boşandın diye bir sürü yarak yediğinde orospu olmuyormusun diye sordum? Daha akşam bana oğlunun arkadaşına amını götünü yalatmadın mı ? Amına koyduğumun kaşarı diye serzenişte bulundum kulağına ve omuzlarını sıkarak seni parçalıyacam bu gece şansın yok ona göre dedim ve bira almak için goncanın yanında duran sepete gittim..Goncanınyanına ters şekilde oturdum Ayla teyze bana sertleşmiş bakışlarla bakıyordu gonca ne oldu ya niye kızdı sana bu kaşar dediğinde
—onu eritecem bu gece gonca dediğimde
-bu folloş olmuş kaşarımı diye gülerek başını göğsüme koydu
– kaşar maşar ama kadın bu kadın dünya tanıdığım en mükemmel kadınlardan biridir benim ayla teyzem diye hafif yüksek sesle söyleyip duymasını sağladım gururlandı o sözlerimle
-Gonca kız ben sana başka birşey soracam serkan kim kız dediğimde
-çok samimi olduğu barlar sokağından biri senden sonra tanıştılar ama çocuk özgür evlendiğinden beri yatak odalarında neredeyse dedi
-nasıl yani dedim
– walla bu kaşar derya azgın orospu biliyorsun bizimki sikte sever
-Onu biliyorum bebeğim aile geleneğiniz sedim kahkaha ile eee dedim
– sanırım serkan ikisinide sikiyor hatta biraz büyükmüş aleti diye konuşurlarkende duydum dedi
-sen yada annenle yattımı doğru söyle kız sikiştin mi sen bu çocukla dedim yok walla bak ama annemi bilmem o kaşarı dedi
Bu gece seninle kalabilirmiyim dedim ohaaa dedi bana -sikiş için değil len sohbet ederiz dediğimde olur manasında kafasını salladı…
Yavaş yavaş rayına oturuyordu herşey şimdi derya ve Özgür ü sıkıştırma zamanıydı Derya’yı sikmeden gidemezdim artık… bebekleri ile oynarken yanlarına sokuldum Özgür’e direk sordum ama Derya’nın gözlerine bakıyordum
-Serkan mı iyi sikişiyor ben mi?
-….!?
Lafa atlayan derya;
-Abi düşündüğün gibi değil dediğinde
-Heeee adam koca sikiyle götünü patlatıyormuş az daha nesi bildiğim gibi değil amk dediğimde
-bak derya biz bir birimizi tanıdığımız da ilk önce aynı anda 31 çekerdik sonra ilerledi birbirimizden zevk alır hale geldik, gizlimiz saklımız yoktu ben sizin düğününüzde durumunu söyle mutlaka diye uyardım,
– bak canım ben senden fazla görmüşümdür bu yarrağı ama bu orospu çocuğu senide bu hayatına dahil ettiğinde tanımadığı birine değil bana söylemeliydi yanlışmıyım dedim..kusura bakma hata bu piçin …belki ikimizin arasında daha mutlu olabilirdin ama bu piç sokaktan birini tercih etmiş dedim..çok kırıldım dedimkalktım…!!
Ayla teyze gonca hadi gelin su sıcak yüzelim diye seslendim karanlıkta yüzmek nefisti ama amacım farklıydı…suyun ortasında buluştuk ve;
-şimdi kimse kusura bakmasın siz özgürle aramdaki herşeyi bilen yegane insanlarsınız asla aklıma böyle şey getirmemem lazımdı ama Aylacım bu gece seninle sevişeceğiz sonra Gonca…..
-kes lan orospu çocuğu dedi bana
-yanlış anladın gonca ile sohbetimiz olacak meseleleri çözeceği deyince
Gonca – bu kaşarı sikeceksen al sik ben gidiyorum dediğinde
-sen başka olacaksın güzelim ayla bu gece son olacak dediğimde
-ben seninle yatmam dedi ayla!!!
-niye Serkan’ın kinden Küçük diye mi diye sorunca afalladı
-şimdi kapa çeneni git biz gonca ile konuşacağız dedim o yavaş yavaş sahile çıkarken gonca bak aramızda 7-8 yaş var sen eğer değişime hazırsan bu tatilden sonra bende değişecem deyip öpüşmeye başladık…. annemi bırak benim yanıma gel dedi elimle tıraşlı amcığını avuçlarken suyun içinde sen taraşlamışsın amını ben sevmem dedim götüme gir götüm kıllı biraz dediğinde sen anneni Derya’yı görsen dedim ters çevirip hafif eğil bakalım dedim sikimi çıkartım göt deliğini zorlamaya başladım daracık deliğine suyun içinde girip çıkmakta çabalıyordum dayanamayıp içine patladım.boynuna ve dudağına öpücük kondurdum.üstümüzü düzeltip yanlarına gittik.
Gonca lafa atlayarak anne kız erkekler göte boşaldığında böyle götoğlanı ibne mi oluyor diye Özgür’ü gösterdi.ayla teyze -hayırdır niye sordu?
-hiç dedi alkolün etkisiyle abisi godoş yengesi annesi fahişe gibi verdiği erkek önüne gelene sik kaldıran sapık nasıl bir dünyam varlan amk dedi… gonca coştu susmuyordu Sesi yükselince direk dudaklarına yumuldum sessizleşmesi için benimsin kız sus artık dedim.plajda içimizi boşlatmaca oynuyorduk alkolün etkisi ile ayla bize bakarken bende derya ve Özgür’e bakıyordum…toparlanalıp eve doğru yola çıktık gonca ben çok mu çirkinim niye beni değil kaşar annemi sikiyorsun derya fahişesini arzuluyorsun diye inliyordu… arabada sırlar ortaya çıkıyordu…derya bebeği yatırmak için odasına çıkarken gonca kanepede dizlerime yatmış sızlanıyordu ayla karşı berjerde rezil olacaktık az kalsın dediğinde !! Teyze sende maaşallah kızının ve oğlunun arkadaşları ile sektirmeden yatmışsın amk dediğimde… özgür bana bakınca yok kardeşim ben yapmadım ama yaladım diyebildim…
-heeeey beni sikmiş sadece kaşarı sikmemiş diye bağırdı kucağımda ağzını kapatamadım…!!!
Birden şortu sıyırıp sikimi ağzına aldı gonca hepimiz şok halinde ben durdurmaya çalışırken herkes görmedimi benden başka amk siktirin lan diyerek soyundu ve memelerini yüzüme dayayıp göstere göstere sik beni bunlar gibi yapma deyip beni dal taşşak soydu kucağıma oturup kendisi usulca sikimi amına yerleştirdi herkes afallamış halde bizi izlerken ben ellerimi açıp nenyapabilirim diyebiliyordum..sikim ıslak amcığında süzülürken elleri ile memelerini bana yalatıyordu denizden çıktığımız için tuzluydu ama dayanamadım gözlerimi kapatıp Özgür’ün karşısında kız kardeşini sikiyordum…..sik beni parçala amımı götümü diye uçuyordu gonca am suyu taşşaklarıma kadar akıyordu çıkartıp göt deliğine yasladım sik kocacım sik geçir deliklerime hissedeyim seni oh akıt döllerini diyerek inliyordu…
Derya çocuğu uyutmuş aşşagı salona geldiğinde -oha ne oluyor yaa dediğinde suslan kaşar izle nasıl sikişilir öğren deyip hızlıca götüne sokup yavaşça dışarı alıyordu 16.5 cm’lik sikimi…canım Özgür gelsin mi köle olarak taşşaklarımı yalasın sularımızı temizlesin dediğimde olmaz gelecek ise derya gelsin diyordu sevişen dillerimiz fırsatını bulduğunda…. ayla bu terbiyesizliğe dayanamam deyip odasına çıktı…
.-siktirgit kaşar dedi annesine sonra Derya’ya dönerek eğil yala lan fahişe kadın nasıl olur gör deyip Derya’yı yalamaya çağırdı gel gel dedim iş zaten bitti…
Çocuk emzirdiği için dahada büyüyen memeleri ve şortunu indirdiğinde kıl yumağı olan amcığı gel önce ben yalayacam dediğimde gonca yüzüme tokat atarak üstümden kalktı sen beni yala o aşşağıyı temizlesin diyince canım kazara boşalırsam sana boşalmak istiyorum dedim
-olsun beni yala önce deyince sikişten sırılsıklam olmuş amını dilliyordum gonca sikimive taşşaklarımı goncanın am suyundan temizlerken eli ile kendini parmaklıyordu !! Özgürle göz göze geldiğimde eli o kalın sikinde bizi izliyordu canlı porno gibi … o anda derya yalamayı bırakıp sikimi kıllı amına yarleştirmişi gonca yalanmanın hazzıyla inlerken Derya’yı farketti ve itti…. yer değiştirdiler gonca yine hışımla üstümde zıplıyor ve nihayet hayalimdeki am ve götü yalama fırsatı önümdeydi Derya’ya ayağa kalkıp domalmasını söyledim eğildiğinde karşımdakı manzara inanılmazdı dilim ile götünü sikiyordum am dudağındaki kıllardan süzülen suyu dilimle alıp kaysın diye göt deliği sürmek için dudaklarımla hüpürdetiyordum… inanılmaz dakikalar yaşıyordum son 20 dk dır hayalimi yaşarken boşalmak için goncayı iterken hayır içime boşal lütfen dediğinde adeta volkan gibi patlıyordum burnunla Derya’nın götünü dilimle amını yalarlen goncanın içini döllüyordum.. kalkın yalayın len dedim üstümden dizlerinin üstündeydiler sikimi son zevk döllerimi hüpleterek çektiriyordum… ayağa kalkan derya hani abi ben boşalmadım siz erkekler aynısınız hep dediğinde doymadın mı amk deyip iki kere boşaldın dilimle amını hissettim deyince rekorun bumu kocasını göstererek devam et dedim o beni sikmiyor 7-8 aydır dedi… gonca sikimi taşşağımı emip oynarken bende ayakta süt dolu memeleri yalıyor sol elimle götünü parmaklıyordum… sönmeye başlayan sikim tahrik edci sözler karşısında durup tekrar kalkmaya başlamıştı sağ elimde goncanın sol elimde Derya’nın götünü avuçluyor sırayla birbirimiz öpüp ısırıyorduk.özgür hala eli sikinde oynuyordu içeriyi am ve göt kokusu sarmıştı banyoya çıkıp duş alalım deyip yukarı çıktık… 3 müz birbirimizi yıkayıp ovalarlarken Özgür eli sikinde kapıda bizi izliyordu..

Devam edecek…!!

Tanistik sonra…..

Tanistik sonra…..
Merhaba. Adım Nesrin, evli ve 2 çocuğu olan, 37 yaşında bir bayanım. Bu siteyi yeni keşfettim. Okuduğum hikayeler çok hoş. Benim de başımdan geçmekte olan yasak ilişkilerimi sizlere yazmak istiyorum. Önce kendimden biraz bahsedeyim. Boyum 1.62, kilom 60, Balık etli, bembeyaz teni olan, siyah saçlı, siyah gözlü, çatlakları dışında mükemmel vücudu olan, türbanlı, kapalı bir bayanım. Kocamla 18 yıldır evliyiz. Gençlik yıllarımızda da kocamla harika günler geçirdik. Son birkaç yıldır cinsel yönden biraz duraklama dönemine girdik. Kocamın işi nedeniyle yorgun olması, üstüne de hayat şartları eklenince, kocamla ilişkiye giremez olmuştuk. Çocukların dersleri için internet gerekiyordu. Böylece biz de internetle tanışmış oluyorduk. Derken günler haftaları haftalar ayları kovaladı. Okey oynamasını çocuklardan öğrenmiştim. İşte ne olduysa o okey yüzünden oldu…

Nazmi ile de okey oynarken tanışmıştım. Oyun esnasında o kadar şakacı ve espiriylidi ki, onunla oyun oynamadan duramıyordum. Birkaç hafta hemen hemen hergün beraber oynuyorduk. Bir gün benden MSN adresimi istedi. Ben de olmadığını söyledim. Gerçekten o ana kadar aklımdan bile geçmemişti. MSN adresim olsa kocamın tepkisi ne olurdu bilemiyordum, ama eminim çok kızardı. Nazmi israrla Webcamda beni görmek istiyordu. Doğrusu ben de onu merak ediyordum. Sonra çocuklardan birisinin MSN adresi aklıma geldi. Onu kendisine yazdım. Bana da çocukların MSN’ine girmemi, sonra da kendi MSN’inini yazıp kabul etmemi söyledi. Dediklerini aynen yerine getirmiştim. İlkkez birine Webcam açıyordum. İlk gördüğümde biraz yadırgamıştım. Sonra günler geçtikçe ona alışmaya başladım. Bu benim için bir ilkti. Kocamdan sonra, bu kadar içli dişli konuştuğum ilk kişiydi.

MSN işini hallettikten sonra Webcamda sohbet etmeye başlamıştık. Webcamda ilk kez birbirimizi gördüğümüzde, bana çok güzel olduğumu söyleyip, iltifat üzerine iltifatlar yapıyordu. Nazmi’yle ilişkimiz gittikçe değişik bir hal alıyordu. Şakayla karışık bana erotik hikayeler anlatırken altımın ıslandığını hissediyordum. Sonunda konuyu cinselliğe kadar getirmişti. Bana içimi hoş eden iltifatlarda bulunuyordu. Benim için ilk olan bu tür konuşmalar nedeniyle heyecanlanıyor ve kalbimin hızlı bir şekilde küt küt atmasına sebep oluyordu. Günlerden Salıydı, çocuklar okulda, eşim işteydi. Öğlen vakti Webcamda tekrar sohbet etmeye başlamıştık. Webcamda sohbet ederken türbanımı başımdan çıkarmıyordum. Benim o halim kendisini çok etkilediğini söylerken ne demek istediğini anlıyordum, ama bunu kendisine belli etmiyordum.

Ayağa kalkmamı, boyumu görmek istediğini söylerken, dediklerini yapmaya başlamıştım. Aslında onunla sohbet ederken en güzel elbiselerimi giyiniyordum. O gün üzerimde üstten beyaz bir gömlek, alttan ise dizlerime kadar uzanan siyah renkli bolca bir etek giymiştim. Gömleğin altındaki göğüslerim sütyeni yırtacakmış gibi duruyordu. Nazmi’nin sadece başı görünüyordu, ama yerinde duramadığını farkedebiliyordum. Belime göre kalçalarım büyüktü, ama bu Nazmi’nin çok hoşuna gitmiş olmalı ki, yalvarırcasına elbisenin altındaki o harika vücudmu görmek için dünyaları feda edebileceğini yazarken iltifat üstüne iltifat ediyordu. Yazdıklarını okurken amım resmen ıslanmıştı.

Israrla göğüslerimi görmek istiyordu. Her ne kadar olmaz desem de, sonunda onu kıramamıştım. Sütyenimin altında sıkışmış memelerimi ona sunmaya başladım. Kocamdan sonra göğüslerimi gören ilk erkekti. Artık onun esiri olmuş gibiydim, ne istese yapıyordum. Nazmi artık yerinde duramıyordu. Bana göğüslerimi avuçlayıp okşamamı, uçlarını parmaklarımın arasına alıp ezmemi söylüyordu. Bu arada çaktırmadan amımı okşuyordum. Bir müddet göğüslerimle ilgilendikten sonra, kamerayı bacaklarıma doğru döndürmemi isteyince, “Lütfen daha ileri gitmeyelim!” diye ricada bulundum. Bu yaptıklarım çok yanlıştı. Evli bir kadındım ve çok korkuyordum. Ama ben ne söylesem de fayda etmiyordu.

Ayakta olduğum halde eteğimi yavaş yavaş külotuma çektim. Süt beyaz bacaklarım tamamen açılmıştı. Bu kadarla yetineceğini düşünürken, “Hadi aşkım, külotunu da görmek istiyorum, lütfeeenn!” dedi. Nazmi’nin bana ‘Aşkım’ demesi beni acaip şekilde etkilemişti. İlk kez o gün giydiğim pembe külotumu ona gösterirken, Nazmi, “Aşkım, sen sulanmışsın!” deyince utancımdan hemen eteğimi indirmiştim. Gerçekten amım öyle sulanmıştı ki, külotumun ağı sırılsıklamdı. Nazmi, “Aşkım, bu normal birşey, ayrıca bu senin sağlıklı olduğunu gösterir!” dedi.

Bir müddet kendime gelememiştim. Daha sonra bana, “Aşkım, benimkini görmek istermisin?” dediğinde heyecandan ne yapacağımı şaşırmıştım. Çünkü daha önce kocamın sikinden başka sik görmemiştim. Her ne kadar ben olmaz desem de, o çoktan kamerayı aşağı indirmişti. Birden boğazım düğümlendi. Oturduğum koltuktan kaçar gibi kalktım. Gördüğüm şey inanılır gibi değildi. Kocaman bir siki vardı, üstelik çokta uzundu. Nazmi beni görmüyordu, oysa ben kenardan ona bakıyordum. Böyle bir siki rüyamda görsem inanmazdım. Kendimi davara binmiş gibi hissederdim. O kadar kalındı ki, o kocaman parmaklarıyla bile zor sarıyordu. Nazmi, “Aşkııım… Nerdesinnn?” diye yazarken, öyle azmıştım ki, o kocaman yarrağın amıma girmesi arzulamaya başladım. Doğrusunu isterseniz iki çocuktan sonra amımın deliği bayağı açılmıştı ve kocamın siki içini doldurmamaya başlamıştı. Sikerken bile girip girmediğini fazla hissetmiyordum. İkinci çocuktan sonra amımdan çok arkamdan (Anal) ilşkiye giriyorduk. İlk zamanlar bu ters ilişk**en acıdan başka bir şey hissetmezdim, ama daha sonra alışmak zorunda kaldım.

Nazmi kocaman yarrağını okşarken, bir taraftanda, “Aşkııımm! Nerdesin? Ben de seninkini görmek istiyorum! Lütfeeennn!” diye yalvarıyordu. Bunu ben de istiyordum, ama amımı beğenmez diye korkuyordum. Bu kadar etkileneceğimi rüyamda görsem inanmazdım. Cesaretimi toparlayıp yüzüm görünmeyecek şekilde karşısına oturdum. Sonra eteğimi yavaşça yukarı çektim, ardından külotumu indirdim. Heyecanımı yenmek için biraz beklediğimde, “Hadi aşkım, amını göster bana! Yalamak istiyorum onuuuu!” diyordu. Daha fazla dayanamadım, yavaş yavaş bacaklarımı araladım. O an kendime inanamıyordum, sadece adını bildiğim birine Webcamda amımı gösteriyordum. Amımın görüntüsü Webcamda hiçte fena değildi. Nazmi, “Ohhh! Çok güzelmiş aşkım! Daha önce seninki gibi harika olan bir am görmedim. Yerim ben onuuu!” diye iltifat ediyordu. Amım sulanmış yanıyordu. Çeşit çeşit iltifatlarla beni dahada tahrik ederken, o kocaman yarrağından gözümü alamıyordum. O kocaman yarrağın amıma girmesini öyle istiyordum ki, bu nasıl olacaktı bir türlü kestiremiyordum.

Nazmi, “Aşkım! amının dudaklarını aç, içine girmek istiyorum, aç hadi, aaaç! Yarrağımı amına sokacağım!” diye yazdığında, bende zevk ve heyecan birbirine karışmıştı. Kalbim küt küt atıyordu, nefes alamaz hale gelmiştim. Kölesi gibiydim, ne isterse yapıyordum ve bütün bu olanlara inanamıyordum. Hayatımda kocamdan başkası olmamıştı. Oysa şimdi kocamdan sonra yabancı biri beni çok daha fazla etkiliyordu. Yaklaşık 3 saattır sanal seks yapıyorduk. Başıma bir iş gelmeden bitirmek istiyordum, çünkü, çocukların okuldan gelme saatleri yaklaşıyordu. Ama Nazmi yazdıklarıyla beni öyle tahrik ediyordu ki, amımın içinden akan beyaz kaygan sıvılar deliğimin ağzını doldurmuştu. Nazmi’ye, “Hadi boşal artık! Çocuklar gelecek!” dediğimde, “Hadi sen de amını okşa da, beraber boşalalım aşkım!” dedi.

Karşılıklı masturbasyon yapıyorduk. Birkaç dakika sonra büyük bir zevk dalgasının kasıklarımı sıkıştırdığını hissettiğim anda, Nazmi de boşalmaya başlamıştı. Ama ne boşalma! Boşalma anını daha iyi görebilmem için Webcamı öyle bir ayarlamıştı ki, damarları iyice gerilmiş, fışkırtmasını görebiliyordum. O anda ben de Orgazm olup boşaldım. Daha önce böylesine şiddetli boşalma yaşadığımı hatırlamıyordum. Ben saniyelerce Orgazm olurken, Nazminin yarrağından akan döller bir kahve fincanını dolduracak kadar çoktu. Üstelik ileri doğru fışkırıyordu. Onun o kocaman sikinden akan döllerin amıma fışkırmasını öylesine arzu ediyordum ki… Offf, off! inanamıyorum yaa, bu gerçekleşecekmiydi? Bugün ilklerle karşılaşıyordum. Yaptığım her olay bir ilkti. İlk olan birşey daha vardı, aynı saat içinde ikinci kez boşalmıştım. Daha önce peş peşe iki kez boşaldığım hiç olmamıştı.

Üzerimde tatlı bir yorgunluk oluşmuştu. Nazmi üstünü başını düzeltirken, ben de külotumu yukarı çekip, eteğimi indirdim. Nazmi, “Aşkım, pişman mısın?” dedi. “Hayır değilim!” dedim. Sonra yazmaya devam etti. Yazdıklarını okudukça içimi korkuyla birlikte heyecan dalgası sarmaya başlamıştı, benimle buluşmak istediğini söylüyordu!

Aman Tanrım, bu nasıl olacaktı? Çeremde beni tanıyan herkes, mütevaziliğimin yanında, namusuna düşkün, tam bir aile kadını olarak biliyorlardı. Kapalı giyindiğim için eleştiren komşular, benim yabancı bir erkekle ilişkimi duyarsalar eminim inanmazlardı. Oysa Nazmi, benimle buluşmak istiyordu. Birçok senaryo yazdı. Bunlardan bir tanesi kafama yatmıştı, bizim burda semt pazarı Salı günü kurulduğundan, o gün buluşmamız çok daha kolay olacaktı. Zaten Nazmi’yle aramızda taksiyle yarım saatlik yol vardı. O Kadıköy’de, ben Kartal’da oturuyordum. Nazmi, “Aşkım, bu planı daha sonra detaylı olarak kararlaştırırız, tamam mı?” diye yazdığında, ben de ilkkez, “Tamam aşkım!” dedim. Ona ‘Aşkım’ demiştim. “Öpüyorum aşkım! Sonra görüşürüz!” dedi. Aynı şekilde ben de karşılık verdikten sonra netten çıktık.

Bütün bu olaylar anlaşılmasın diye, Nazmi’nin öğrettiği gibi, bilgisayardan konuşma geçmişlerini sildim. Nazmi ile buluşup sikişmek için içimde karşı konulmaz bir arzu ve istek vardı. Acaba yaptığımız plan işe yarayacak mıydı?

BÖLÜM 2

Nazmi’yle Webcamda sanal yaşadığım o anlar aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Aklım hep bacaklarımın arasındaydı. Amım sik istiyordu, ama kocam her defasında götten yapmayı tercih ediyordu. Zaten, kocamın siki götümün o dar deliğini anca doldurabiliyordu. O gece çok istekli olmama rağmen, kocam götüme boşaldıktan sonra arkasını dönüp uyumuştu. Bu hareketi beni her zaman sinirlendirmiştir. Karmakarışık düşünceler içersinde Nazmi’yi düşünerek uykuya daldım.

Fırsat buldukça Nazmi ile sanal seks yapıyorduk. Her seferinde bana, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz?” diye soruyordu. Bu gün yarın derken, bir Pazartesi adet olunca kendisine, “Aşkım kusura bakma seninle bir hafta görüşemeyeceğim.” dediğimde telaşlanmıştı. Nedenini anlattığımda rahatlamış, ikimiz de kahkahayı başmıştık. Adet olduğum için sanal sekse bir hafta ara verecektik. Adetimin 6. günü Pazara denk gelmişti. O akşam vücudumdaki bütün kılları temizleyip, vücudumun her yerini kaymak gibi pürüzsüz yapmıştım. Kısacası tam yalamalık olmuştum.

Pazartesi nete girdiğimde, Nazmi herzamanki gibi sanki beni bekliyordu. “Aşkıım, nerdesin yaaaa? Sen beni hasretinden öldürmek mi istiyorsun?” dedi. Yazışmamız uzadıkça uzadı ve iş yine aynı noktaya geldi, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz? Hem yarın sizin semtin pazarı değil mi? dedi. “Evet!” dediğimde, “Tamam işte… Yarın buluşuyormuyuz aşkım?” dediğinde, vücudumu tarif edemiyeceğim bir sıcaklık basmıştı. Heyecandan resmen titriyordum. Bir anda amım sulanmıştı. Nazmi’ye, “Bak aşkım, ben de buluşmak istiyorum, ama bu nasıl olacak ki? Ya görürlerse?” dediğimde, “Aşkım, Pazarın ters istikametinde bir yere park edeceğim, sen de kendi arabanmış gibi gelip bineceksin, hepsi bu…” dedi. Plan hoşuma gitmişti, “Peki ya sonra?” dediğimde, her şeyi detayına kadar anlattı…

Bir arkadaşının sahilde dairesi varmış, arkadaşı tatilde olduğu için anahtarı da kendisine bırakmış. “İşte orası bizim aşk yuvamız olacak aşkım! Ne diyorsun?” dedi. Başımı tamam anlamında salladım. Nazmi, “Aşkım, saat kaça kadar zamanın var? Yada evden eşin ve çocuklar kaçta çıkıyor?” dedi. “Hep beraber çıkıyorlar, yani 8’de kahvaltılarını hazırlıyorum, 8.30’da evden çıkıyorlar.” dedim. Nazmi, “Bu çok güzel aşkım! 5 saat kadar zamanımız var. İnan bana bu zaman zarfında sana öyle zevkler tattıracağım ki, bulutların üzerinde uçacaksın!” dedi. Yari merak, yarı endişeyle, “Neee? 5 saat beni mi sikeceksin? Manyaksın sen yaa! 5 saat sikiş mi olur!” diyerek alay ediyordum. “Evet 5 saat ^^^^^^^^^ seni!” dedi. “Ufak at, civcivler de yesin!” diye takılmıştım. Nazmi, “Öyle olsun! Yarın görürsün!” dedi. Salı günü saat 9.30 gibi beni arayacak, ben de 10 civarında pazara gider gibi evden çıkacaktım. Artık kararı vermiştim, yarın Nazmi ile buluşacaktım.

Heyecandan sabaha kadar doğru düzgün uyuyamamıştım. Sabah kocama ve çocuklara kahvaltı hazırlarken heyecandan titriyordum. Bir ara kocam, “Hayrola Nesrin, hastamısın? Yüzün kızarmış, ellerin titriyor?” dedi. “Bir şeyim yok, iyiyim…” dedim. “Haa, anladım!” dedi. Adetimin bittiğini söylemediğim için ona yorumlamıştı. Kapıda, “Hayırlı işler kocacığım. Çocuklar size de iyi dersler!” diyerek yolcu ederken kekeliyordum. Kapıyı kapatıp, sokakta kaybolana kadar pencereden onları izledim.

Kocam ve çocuklar gidince ilk işim banyoya girmek olmuştu. Bir gün önce ağda ettiğim yerler pürüzsüz ve tertemizdi. Aynanın karşısında vücuduma bakıyordum. Doğum nedeniyle karın bölgemde biraz çatlaklar vardı. İnce belim, geniş kalçalarım, küçük yuvarlak memelerim, eminim Nazmi’nin hoşuna gidecekti. Derin bir çizgiyle ortadan bölünmüş amım patates gibi duruyordu. Gerdek gecesi bile bu kadar heyecanlı değildim. Komidinin çekmecesini açtım, bir müddet iç çamaşırlarıma baktım. Takım olan, ten rengi, şeffaf iç çamaşırda karar kıldım. Şeffaf olduğundan meme ucları ve amımın çizgisi anlaşılıyordu. Tam o sırada telefonum çaldı. Kalbim hızla atmaya başladı. Arayan Nazmi idi. Titrek bir sesle, “Efendim?” dedim. “Aşkım, Cevizli’de seni bekliyorum, halen çıkmadın mı?” dedi. “Şeeyy… ben ben şeyy, yani hazırlanıyorum, birazdan çıkarım…” dedim. Dilim tutulmuş, kekeliyordum. “Tamam aşkım, yalnız biraz acele et! Seni çok özledim!” dedi. Cevap verememiştim, telefonu kapadım.

İç çamaşırlarımı giydikten sonra, üzerine kollu bir badi ve siyah bir etek giydim. Başımı da kırmızı ağırlıklı türbanla örttüm. Biraz da renksiz bir ruj, hafif bir allıktan sonra, az da fondöten. Hafif bir makyaj yapmıştım. Evden çıkarken dikkat çekmemem lazımdı. Gerçi makyaj yapmama gerek yoktu. Siyah parlak gözlerim, kırmızı dolgun dudaklarımın yanında pürüzsüz bir yüzüm vardı. Dedim ya, dikkat çekmemem gerekiyordu. Üzerime, her zaman giyindiğim yazlık kabanımı aldım. Son olarak, alçak topuklu ayakkabılarımı ayağıma taktım. Evden çıkmadan Nazmi’ye çağrı attım. Aradı, “Geliyormusun aşkım?” dedi. “Evden çıkmak üzereyim. Şu an nerdesin sen?” dedim. “Minibüs yolunda bekliyorum. Burda Belediyenin ekmek büfesi var, onun önündeyim, bildin mi?” dedi. “Eveeett! Sen orda bekle, ben geliyorum. Yalnız, arabayı nasıl tanıyacağım?” dedim. “Beyaz bir BMW, plakası 34 (…), arabanın yanına gelince kapıyı açıp öne oturursun.” dedi. “Tamam!” dedim, evin kapısını kilitleyip aşağıya indim.

Saat daha erken olduğundan dışarda kimseler yoktu. Hızlı adımlarla sokaktan uzaklaştım. Evle buluşma yeri arasındaki uzaklık sadece 6-7 dakikaydı. Yol ağzına geldiğimde Belediye ekmek büfesi önünde bekleyen beyaz bir araba gördüm. Biraz daha yaklaşınca plakadan tanıdım. Yolun karşısına geçtim. Arabanın içindeki Nazmi’yi tanıdım. Etrafı kontrol ettikten sonra kapıyı açtım. Hızla öne oturdum ve “Bir gören olmadan gidelim hemen!” dedim. Kartal’a doğru hızla uzaklaştık. Birkaç dakika içinde sahil yoluna çıktık. Araba çok lükstü ve harika kokuyordu. O ana kadar tek kelime etmemiştik. Yavaşlamaya başladı. Elini elimin üzerine koymuş, yavaş yavaş okşuyordu. “Eee aşkım, heyecanlımısın?” dedi. “Evet!” dedim. “İlk olduğundan normaldir. Birazdan rahatlarsın. Biliyormusun aşkım? Gerçekten çok güzelsin!” dedi. Teşekkürle birlikte, “Sen de karizmatiksin!” dedim.

Arabayı müsait bir yere çekerek, bana doğru döndü ve “Yakından bakmak istiyorum sana aşkım!” dedi, başımı tutarak kendine doğru çekti. Bir anda dudaklarıma yapıştı. Ben de aynı şekilde onun dudaklarına yapıştım. Uzun süre birbirimizin dudaklarını sömürdük. İlkkez kocamdan başka bir erkekle öpüşüyordum. İnanamamıştım, ama inanılmaz şekilde hoşuma gitmişti. Daha önce arabada hiç öpüşmemiştim. Zaten hiçbir zaman arabamız olmamıştı. Nazmi elleriyle oramı buramı ellemeye başlamıştı. Bcaklarımı okşuyor, memelerimi yoğuruyordu. “Dur yapmaaa! Burda olmaz! Birileri görebilir!” dedim. “Tamam aşkım, aşk yuvamıza gidelim!” dedi.

Sahil yolundan bir müddet gittikten sonra bir sokağa girdi. Birkaç dakika sonra lüks bir binanın önünde durdu. Adım adım sikilmeye gidiyordum. Arabadan indikten sonra koluna girmemi söyledi, dikkat çekmememiz için öyle gerekiyormuş. Asansöre bindik ve 3. katta indik. Dairenin kapısını açıp içeri girdik. Artık geri dönüş yoktu, Webcamda gördüğüm o kocaman sikini yemeden burdan çıkış olmayacaktı. Bunu kendim istemiştim.

Üzerimdeki kabanı alıp astı. Belimden tutarak lüks bir salona geçtik. Gerçekten mükemmel döşenmişti. Ben salonu incelerken, Nazmi’nin boş durmaya niyeti yoktu, belimden tutarak dudaklarıma yapıştı. Çekingenliğimi atmış, karşılık veriyordum. Zaten oraya bunun için gitmemişmiydim? Başımda türbanım halen duruyordu, öpüştükçe öpüşüyorduk. Elleri rahat durmuyordu, göğüslerimi, kalçalarımı, bacaklarımı, hemen hemen her yerimi okşuyordu. Sulanmaya başlamıştım. Herşey o kadar hızlı gelişiyordu ki. Önce badiyi, sonra da eteğimi indirdi ve “Ohhh, harikasın aşkım!” dedi. Şeffaf külotum çok hoşuna gitmişti. Sütyenin üzerinden, göğüslerimi dişliyor ve sıkıyordu. Diğer eliyle amımı avuçlamış, bacaklarımın arasını okşuyordu.

Kollarımı boynuna dolamış öpüşürken, göbeğime değen sertliğin büyüklüğü, beni tedirgin ediyordu. Bu sertliği yokladığımda kalınlığı inanılmaz haldeydi. Ben de rahat durmuyordum, kemerini çözüp pantolonu aşağı inince, işim daha da kolaylaşmıştı. Beyaz bir Boxer giyiyordu, ama içinde sanki kocaman bir canavar vardı. Yoklarken gövdesini avuçlamıştım. Aman Tanrım, inanılır gibi değildi. Parmaklarımla, ancak yarısını sarabiliyordum. Sakın korktuğumu sanmayın, benim için ilginç olan, öyle bir sikin varlığı idi. Zaten Nazmi’de böyle bir sik olduğu için onunla buluşmuştum. Kocamı aldatacaksam, mutlaka böyle bir sikle aldatmalıydım.

İnlemelerimiz salonda yankılanıyordu. Daha doğrusu inleyen bendim. Harika zevk alıyordum. Sütyenimi çıkarmış, memelerimin ucunu dudaklarıyla sıkıştırmış, içine çekiyordu. Öyle çekiyordu ki, sanki uçları kopacaktı. Bir müddet böyle devam etti. Sonra yavaş yavaş göbeğimi yalarken külotumu topuklarıma indirdi. Artık çırılçıplaktım. Kocaman elleriyle kalçalarımı okşarken, dudakları amıma inmişti. Önden bakınca çizgi gibi görünen yeri yalıyordu. Yalamanın şiddeti artınca vücudumu ağzına bastırıyordum. Boşalmak üzereydim, ama bunu ona belli etmemeye çalışıyordum. Büyük bir zevkle boşalmaya başladım. “Ooh ohh!” diye saniyelerce kasılırken, iliklerime kadar titremiştim.

Kocamın bile yalamadığı amımı başka bir erkek tiksinmeden yalıyordu. Bu harika zevki kocam bana yaşatmamıştı. Böyle bir erkeğe değil amımı, isterse götümü bile seve seve verirdim. Nazmi yalamaya devam ederken birden ayağa kalktı. Artık sikiş zamanının geldiğini anlamıştım. Boxerini çıkardığında özgür kalan siki sağa sola yaylanarak sallanıyordu. Uzunluğu neredeyse dirseğimle bileğimin arası kadar vardı. Daha sonra kendisine sorduğumda 23 cm demişti. Kalınlığı yanında ise kolum ince kalıyordu. Kalınlığından değil de, boyundan çekiniyordum. Bir keresinde amımın derinliğini ölçmek için amıma patlıcan sokmuştum. Sonra patlıcanın işaretlediğim yerini ölçtüğümde, 19 santim vardı…

BÖLÜM 3

Komşu kadınlar arasında sohbet ederken, kocasını aldatanlara, “Orospuluk onun içinde var, kocası ne yapsın?” diye laflarken, aynı durum benim başıma gelmişti. Birazdan Nazmi’nin orospusu olacaktım. İnanın bana bunda benim bir suçum yoktu. Her kadın güçlü bir erkek tarafından sikilmek ister. Kocamın kendini tatmin etmekten öteye gitmediği bir ortamda böyle bir ilşkiye ihtiyacım vardı.

İkimiz de çırılçıplaktık. Nazmi’nin sikine kilitlenmiştim. Kocaman ucunun yanında, gövdesindeki şişmiş damarlar ona değişik bir hava veriyordu. Nazmi, “Aşkım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Yo yoo, insanın inanası gelmiyor. Kocamınki aklıma geliyor da, içimden gülesim geliyor!” dedim. Beni dizlerimin üzerine çömeltip, “Hadi aşkım! Şimdi sıra sende, yala da hünerlerini göreyim!” dedi. Doğrusunu isterseniz, daha önce hiç sik yalamamıştım ve bunu Nazmi’ye de belli etmek istemiyordum. Acemi bir şekilde ucunu öpüyordum. Ucunda biriken kaygan bir sıvı dudaklarıma yapışıyordu. Bütün bunlar olurken öyle sulanmıştım ki, am suyum baldırlarımdan aşağı süzülüyordu…

Nazmi, “Anladım aşkım! Sanırım daha önce kocanla böyle bir şeye kalkışmadın. Yatak odasına geçelim de, daha rahat sikişiriz aşkım!” dedi. Ayaklarımı yerden kesip kucağına aldı. Ben de bacaklarımı beline doladım. Dilini ağzımın içine sokup, dudaklarımı emerken, siki kalçalarıma değiyordu. Öpüşürken sırt üstü yatırdı. Beline sardığım bacaklarımı çözdükten sonra, içime girmesini beklemeye başladım. Nazmi, “Hazır mısın aşkım?” dedi. “Hazırım aşkım! Sik beni, artık dayanamıyoruum!” diyebilmiştim. Bacaklarımı iyice açtıktan sonra kendide uygun pozisyona geçti. Bacaklarım ayrıldığından olsa gerek amımın dudaklarının gerildiğini hissettim…

Eğilip diliyle amımı iyice ıslattıktan sonra doğruldu, sikini gövdesinden tutup, o iri ucunu, amımın ağız kısmına değdirdi. O anda ürpermiştim. Sonra o sert gövdesini birkaç kez ileri geri hareket ettirerek, sikini amıma sürttü. Her şeyimle hazırdım. Amım ıslanmış, kilitorisim kabarmış, meme uclarım şişmişti. Sabun gibi kaygan amımın deliğine sikinin ucunu ayarladı. Alıştırmak için, belini ileri geri hareket ettiriyordu. Amımın ağız kısmı gevşerken, yavaş yavaş yüklenmeye başladı. Amımın küçük dudakları gerildi, zorlandı, ama pes etmedi. Kocaman ucunu soktu, ardından gövdesi de içeri girdiği anda, ben, “Oohhh!” diye inledim. Sesim, odanın duvarlarında yankılanmıştı. Sadece kafası girdiği halde, “Aşkıım! Lütfeeenn, yavaş yavaş sok!” diyebilmiştim.

Küçük küçük ritimlerle ileri geri belini oynatırken, her seferinde derine, daha derine giriyordu. Hayalini kurduğum sik artık içimdeydi. Amımın deliği sabunlanmış gibi kayıyordu. Bu kayganlık, sikinin daha rahat hareket etmesine sağlıyordu. Zaman geçtikte hızlı hızlı ileri geri hareket ederek sokmaya başladı. Kalınlığı tamamen içimi doldururken inanılmaz zevk alıyordum. “Ohhh Nazmi, sakın durmaaa! Ahh, ohhhh, ağğğııhhh… İşte bu! Erkek dediğin kadınını böyle sikmeli!” diye ağzımdan saçma sapan sözler dökülüyordu. Kocamın siki yüzünden çok geniş sandığım amımın deliği, zevkten zonkluyordu. Zaman zaman dibine çarpan uzunluğu midemi deler gibiydi. Nazmi işini harika yapıyordu. Dudaklarıma yapışmış öperken, elleriyle de göğüslerimi yoğuruyordu.

Bir ara merak edip, “Aşkım, hepsi giriyor mu?” diye sordum. “Görmek istermisin?” dedi. “Evet!” dedim. Zorlandığımı hissettiğim sırada sikine baktım. Gerçektende bir kaç santimi girmiyordu. Ama kalınlığı harikaydı. Nazmi hızlanmaya başlamıştı. Sürtünme nedeniyle amımın deliği yanıyordu. O anda zevkten kasılmaya başlamıştım, “Ohh aşkım, geliyorum, geliyorum, devam et lütfeenn!” diye yalvarırken, Nazmi daha da hızlandı. “Korunuyormusun aşkım? dedi. “Ohhh, eveeettt, eveeettt!” diye inledim. Belimi tutup, hızla kendine doğru çekerken, sert sert sikiyordu amımı. İşte tam o anda beynim uyuşmaya, kasıklarım sıkışmaya başladı. Zevk dalgasının tüm vücudumu sarmaya başladığı anda sarsıla sarsıla boşalmaya başladım. Aman Tanrım, bu ne zevkti öyle! “Ahh! Ohhh! Ahhh! Ohhh!” diye inlemelerim Nazmi’yi daha da çoşturmuştu. Boşalmam bittiği anda, o da kasılmaya başladı. Döllerinin sıcaklığı içimi yakıyordu. Hem sikiyor, hem boşalıyordu. Bana göre dakikalarca boşalmıştı.

Hareketleri yavaşlayınca üzerimden çekilip yanıma uzandı. İkimiz de yorgun bir halde odanın tavanına bakıyorduk. Mutlu olup olmadığımı sordu. Dudaklarından öpüp, “Aşkım! Ben böyle bir zevk daha önce yaşamadım!” dedim. “Bu alıştırma dönemi, akşama daha çok var!” dedi. “Ne yani, yine yapacakmıyız?” dedim. “Aşkım, dedim ya, bu alıştırma dönemi, önce çorbayı içtik, daha sonra ana yemek, üzerine de tatlı yiyeceğiz!” dediğinde, ikimiz de kahkahayı basmıştık. “Manyaksın sen yaa… Bu kadarı bana çok bile!” dedim. Yorgundum, ama sike de doymuştum. Saate baktığımda saat, 11’e geliyordu. Yaklaşık 4 saatimiz daha vardı. İçime boşaldığı için amım vıcık vıcıktı. Duş almak için kalktığımda, amımın deliğinden car cur diye sesler gelmeye başladı. Amımın içinden hava ile birlikte döller çıkmaya başladı. Nazmi, “Yerlere akmasın aşkım, arkadaşa ayıp olur!” dedi. “Taman aşkım!” dedim, elimi amıma kapatarak banyoya gittim.

Tuvalet kağıdıyla tampon yapıp amımdaki döllerin çıkması için banyoda, dakikalarca beklemiştim. Kocam, bir sene biriktirse bile, bu kadar dölü amıma boşaltamazdı. Önce ben, sonra da Nazmi duşumuzu aldık. İkimiz de çırılçıplak olduğumuz halde ben mutfağa geçtim. Nazmi’yi bilmem, ama ben çok acıkmıştım. Mutfakta yiyecek olarak birşey yoktu, “Aşkım ben çok acıktım!” dedim. Nazmi de dolabın üzerindeki numarayı arayıp kebapçıdan siparişler verdi. Siparişlerin gelmesini beklerken Nazmi’ye, “Aşkım, seninkinin inik hali bile çok büyük! O kadar kocaman şeyi nasıl aldım inanamıyorum… Peki, sen benimkini nasıl buldun?” diye sordum. Nazmi kahkahayla, “Kadın milleti işte, önce almaya korkarlar, sonra da tekrar tekrar isterler. Seninkine gelince, gerçekten çok güzel amın var. Üstelik senin düşündüğün gibi geniş te değil. Bence oldukça dar!” dediğinde, bu çok hoşuma gitmişti. Demek ki amımı beğenmişti…

Bu ilk sikiş bana yetmişti, ama sanırım bu bugün son olmayacaktı. İlk sikilmem gerçekten mükemmel geçmişti. Komşuların dediği gibi, ben de artık tam bir orospu olmuştum. Ve eminim ki, komşularımın içinde en büyük yarrağı ben yemiştim. Benim için, hiç bir şeyden haberi olmayan biri olarak söz eden komşularım, bu yaptığımı duysalar acaba ne derlerdi? Bu yaşadıklarımı henüz onlardan kimseye anlatmadım, fakat buraya yazıp, beni hiç tanımayan insanlarla paylaşmak istedim. Bunları yazmak ve sizlerle paylaşmak beni bir nevi rahatlatıyor. Ayrıca 31’cilerin okurken beni arzu ettiklerini düşünmek bile heyecanlandırıyor ve amımın ıslanmasına neden oluyor…

BÖLÜM 4

Nazmi salona geçmiş, çok geniş bir koltukta sırtüstü çırılçıplak yatıyordu. Ben halen mutfakta dolapları karıştırıyordum, belki bisküvi falan bulurum diye. Nazmi seslendi, “Gel aşkım, yanıma gel. Birazdan kebaplar gelir!” dedi. Sesi hem yumuşak hemde içimi okşuyordu. Kıvırta kıvırta yanına gidip, kedisine sokuldum. Memelerimi vücuduna yapıştırdım. Bir bacağımı bacaklarının arasına soktum. Bacağı bacaklarımın arasında olduğu için kılların sürtünmesi hoşuma gidiyordu. Sonra başımı göğsüne yasladım ve “Aşkım, amımı gerçekten beğendin mi? Sence amım nasıl? Gerçekten zevk aldın mı amımdan?” diye sordum. Nazmi tebessüm ederek, “İnan bana, her erkeğe zevk verecek bir amın var aşkım. Üstelik zevk vermesini ve zevk almasını biliyorsun. Anlattığına bakılırsa kocanın siki parmak kalınlığında birşeymiş, öyle olunca da amının geniş olduğunu sanıyorsun. Bana göre çok dar amın var. Üstüne üstlük hem sulu hemde çok sıcak!” dediğinde, sevinçle dudaklarından öpmüştüm.

O güne kadar kocamla bile konuşmadığım şeyleri Nazmi ile konuşurken oldukça rahattım. Sonra aklıma bir soru daha takılmıştı, “Özür dilerim aşkım, bir şeyi daha öğrenmek istiyorum…” dedim. “Seni dinliyorum canım?” dedi. “Her kadın senin gibi biriyle evlenmek ister. Neden evlenmedin? Birde, etrafta bu kadar güzel ve genç kızlar varken neden benimle ilgilendin?” dedim. Nazmi, “Evlenmedim, çünkü evlenmek beni korkutuyor. Evlenince eşimi aldatmaktan çekiniyorum. Yani ben tek kadınla yapamam. Diğer konuya gelince, benim evli kadınlara karşı zaafım var. Üstelik senin gibi türban takıp kapalı giyinenlere dayanamıyorum. Kapalı kadınların bir çoğu cinsel yönden tatminsizlik çekiyor. Onları ayarlama işi daha sorunsuz ve daha da kolay oluyor!” dedi. “Pekiii, kocaları duyar diye hiç mi korkmuyomusun?” dedim. “Evli ve özellikle türbanlı kadınlar daha kurnaz oluyor. Dışarda kapalı ve örtülü oldukları için kocaları kendilerini aldatmayacağını sanıyorlar. Ama onlar şeytana papucu ters giydiriyorlar!” dedi. “Ama aşkıııım!” dediğimde, “Yanlış anlama, bu sadece bir genelleme!” dedi. Dudaklarımdan öperek, “Sen harika birisin, bunun seninle alakası yok!” dedi.

Ne demek istediğini anlamıştım, ama bunun önemi yoktu. Çünkü ben de isteyerek onun koynuna girmiştim. Doğrusunu isterseniz adam bir kadına nasıl davranacağını ve sikmesini çok iyi biliyordu. Üstelik kocaman yarrağınının yanısıra, fiziksel olarak da çok güçlüydü. Anlattıklarına bakılırsa benim gibi türbanlı kapalı birçok kadın sikmişti. Bu beni pek te ilgilendirmiyordu. Önemli olan şu an benimle olmasıydı. Bütün bunları konuşmak amımın sulanmasına neden olmuştu. Ayrıca o anlatırken, ben yarrağıyla (Yarrağı diyorum çünkü okuduğum hikayelerde bu kelime daha çok kullanılıyor) oynuyordum. Onun da hoşuna gitmiş olacak ki, yarağı avucumda iyice sertleşmişti…

Başımı göğsünden aşağıya doğru kaydırdım. Yarağının kocaman mantar gibi kafası gözlerimin içine bakıyordu. Küçük küçük öpmeye, ardından dilimle etrafını yalamaya başladım. Sonra kafasının yarısını dudaklarımın arasına aldım. Öyle sıcak ve yumuşaktı ki, bunu kelimelerle anlatamam. Elimle gövdesini sıvazlarken, kocaman kafasını da ağzıma almış somuruyordum. Bu hareketim Nazmi’nin çok hoşuna gidiyordu, gözlerini kapamış, ne dediğini anlamadığım birşeyler mırıldanıyordu. Nazmi koltuktan doğrularak, “Beraber yapalım!” dedi ve sırtüstü olduğu halde benim başım onun bacaklarına doğru, onun başı benim bacaklarıma doğru olacak şekilde vücudumu çevirdi. 69 olmuştuk. “Ohhhh!” diye mırıldanıp amımı yalamaya başlamıştı bile. Şişmiş olan klitorisimi dudaklarının arasına sıkıştırıp ezerken, zaman zamanda diliyle yalıyordu. Onun bu yaptığı beni daha da azdırırken, ben de onun yarrağını hızla ağzıma sokup sokup çıkarıyordum. Her an boşalabilirdim. Nazmi bunu anlamış olacak ki, geri çekilerek domalmamı söyledi…

Bir an irkildim. Kocam ne zaman domal dediyse götümden sikmişti. İtiraz bile etmedim, dediğini yapıp domaldım. Avucuna tükürüp önce yarrağın ucuna, sonrada amımın ağız kısmına sürdüğünde rahatlamıştım. Yarrağının kafasını amımın dudakların arasına birkaç kez sürttükten sonra, amımın deliğine ayarladı. Belimden tutup kendine doğru çektiğinde yavaş yavaş içime doğru girmeye başladı. Zorlanmaya başlamıştım ki, elimde olmadan böğürdüm. Dibine kadar soktuğunda ise amımdaki boşluk tamamen dolmuştu. Amımın dudakları gerilmiş, yarrağını sımsıkı sarmıştı. Zorlanmama rağmen içimin kayganlığı beni rahatlatıyordu. Biraz bekledikten sonra yarağını ileri geri hareket ettirmeye başladı. İleri sokunca, “Ahhh!”, geri çekince de, “Ohhhh!” diye bağırıyordum. İnanın dayanılır gibi değildi, ama büyük zevk alıyordum…

Az sonra öyle hızlanmıştı ki, “Ahhhh! Ohhhh! Çok güzeeel! Harikasın aşkımmm! Ahhh yavaşşşşş! Sert vurma aşkım, karnımı deleceksin!” diye inliyordum. O anda kocam bile gelse umrumda değildi, beni bu sikişten kimse alıkoyamazdı. Nazmi de hırlamaya ve argo argo konuşmaya başlamıştı. “Demek kocanın siki küçük haaa! Al bakalım orospu büyük yarrağı! Seni öyle ^^^^^^^^^ ki, amın yarrağa doyacak, parçalayacam amını!” demesi beni biraz endişelendirmişti, fakat argo sözleri beni daha da tahrik ediyordu. Ben de ona uydum ve “Kocamın sikemediği amımı parçala, darmadağın et! Sik beni, doyur amımı, doyuuurrr! Ahhh! Ohhhh! Haarikaaa!” diye bağırıyordum. Yaklaşık 10 dakikadır bu şekilde sikişmeye devam ediyorduk. Nazmi’nin boşalmaya, benim de bu pozisyondan ayrılmaya niyetim yoktu. Adam gibi sikilmek dedikleri bu olmalıydı. Bu yaşadıklarımı bir gün önce hayal bile edemezdim. Gerçek sikilmek böyle bir şeymiş…

Nazmi kadar ben de terden su olmuştum. Bir ara yarrağını amımdan çıkardığında amımdan havayla karışık (Zooorrrtttt) diye bir ses geldi. Sanki çocuk doğurmuştum. Bacaklarımın arası rahatlamış gibiydi. Beni koltuğun kenarına yatırıp, bacaklarımı omuzuna aldı ve tekrar amıma soktu, belimden tutup sikmeye başladı. Sikerken gözlerinin içine bakıyordum. Amım öyle sulanmıştı ki, (Zart, zurt) sesleri odada yankılanıyordu. Ahlar ohlar arasında inlerken birden beynim uyuşmaya, vücudum titremeye, kasıklarım sıkışmaya başladı. Büyük bir zevk kasırgası bedenimi sarıyordu. Nefesim kesilmeye, nabzım hızlı hızlı atmaya başlamıştı. “Hızlı! Daha hızlııı! Devam et! Devam et lütfen! Ahhh! Ohhh!” bu kelimeleri sayısızca tekrarlamıştım. Üçüncü kez boşalıyordum. Bu benim için bir rekordu. Ve çok büyük zevk almıştım…

Ben boşalırken, Nazmi dahada hızlanmış, yarrağı amımı yırtacak gibiydi. Sürtünmeden amımın ağız kısmı yanıyordu. Nazmi’nin ise boşalmaya niyeti yoktu. Boşalmamın üzerinden bir kaç dakika geçmişti ki, amımın içi sanki kurumaya başlamıştı. Böyle olunca da acımaya başladı. “Aşkım! Boşal artık acımaya başladı!” dedim. Nazmi beni duymuyordu bile. O sikti ben bağırdım. O sikti ben bağırdım. Bir ara amımın yırtıldığını düşünmeye başlamıştım. Öylesine acıyordu ki ağlamaya başladım. “Lütfen Nazmiiii, çok acıyooorr! Lüütfeennn!” diye yalvarırken, boşalmasını ve içimden çıkmasını istiyordum. Nitekim benim boşalmamdan tam 20 dakika sonra böğürerek boşalmaya başladı. Hem sikiyor hem boşalıyordu. Kuruyan amıma dölleri bile ilaç olmamıştı, aksine sıcak dölleri hırpalanan yerlerimi yakıyordu. Sonra yavaşladı ve içimden çıktı. Koltuğa bıraktı beni.

Ağladığımı görünce, “Özür dilerim aşkım, bir daha olmayacak!” dedi. Başımı koynuna getirerek teselli etmeye çalışırken, kapı zili çalmasıyla toparlandık. Kebapçı gelmişti. Nazmi üzerine birşeyler giyindikten sonra kapıyı yarım açıp, çocuğa para verip, “Üstü kalsın!” diyerek siparişleri aldı, kapıyı kilitledi tekrar. Yanıma gelip, “Kalk aşkım, duş al da soğumadan yiyelim!” dedi. Hiç konuşmadan dediğini yapıp duş aldım çıktım. Sonra kendisi de duş aldı geldi. Üzgün olduğumu görünce, “Özür diledim ya aşkım. Kendimi tutamadım işte…” diye teselli ederken, ben siparişleri hazırlamak için mutfağa gittim. Doğrusunu isterseniz öyle acıkmıştım ki, o anda amımın acısını bile unutmuştum. Amım öyle tahriş olmuştu ki, birkaç gün kolay kolay sikiş yapamazdım herhalde.

Kebaplarımızı yerken hiç konuşmamıştık. Öyle acıkmıştım ki, büyük lokmalarla karnımı doyurmaya çalışıyordum. Büyük bir kutu ayranla birlikte kebabı 5 dakika içinde bitirmiştim. Karnımın doyması beni mutlu etmişti ve amımdaki sızlamalar biraz dinmiş gibiydi. Başımı bacaklarımın arasına eğerek amıma baktım, korkunç hali vardı. Amımın ağız kısmı morarmış ve sanki şişmişti. Perişan haldeydi. Daha önce pembe olan deliğim morarmış haldeydi. “Aşkım şunun haline bak! Mahvettin amımı!” diye sitem ettiğimde, özür dileyerek beni teselli etmeye çalışmıştı. Ona kızmaya hakkım yoktu, onun o kocaman yarrağını ben istemiştim.

Zaman o kadar hızlı akıyordu ki, saat 13:00 olmuştu. Nazmi, “Aşkım, istersen biraz uzanıp dinlenelim, ikimizin de buna ihtiyacı var.” dedi. Sonra kollarını belime ve bacaklarıma sararak kucağına aldı, beni yatak odasına taşıyıp, yatağa bıraktı. Bu hareketi çok hoşuma gitmişti. Böyle bir taşımayı kocamdan görmemiştim. Göğsüne yaslanarak dinlenmeye çekilmiştik. Yaklaşık 1 saat uyumuşum. Uyandığımda nazmi halen uyuyordu. Onu dürterek, “Kalk aşkım, saat ikiye geliyor. Çocuklar gelmeden çıkmalıyım!” dedim. Nazmi ise, “Günaydın aşkım, iyi dinlenebildin mi?” dedi. Evet anlamında başımı salladım. Sırtüstü döndüğünde göbeğine vuran yarrağı (şlap) diye ses çıkarmıştı…

Yarrağı kalkmış, heykel gibi duruyordu. Hayretle, “Aşkım onun hali ne öyle?” demişim. “Ne olacak aşkım, seni istiyor!” dedi. “İnanmıyorum sana yaa… Yine mi? Üstelik sen de biliyorsun ki, amımın içi tahriş olmuş durumda, acısına dayanamam!” dedim. O da, “Bak aşkım, çorbayı içtik, ana yemeği de yedik, şimdi de tatlı yeme zamanı!” dedi. “Tatlı derken ne demek istiyorsun, anlamadım?” dedim. Ne demek istediğini gerçekten de anlamamıştım. Bana sarılarak, “Yerim ben seni yavrummm! Tatlının ne olduğunu öğreteceğim sana!” dedi. Yavaş yavaş öpmeye ve okşamaya başlamıştı…

BÖLÜM 5

Bacaklarımın arasındaki sızı hala geçmemişti. Canım sikişmek istiyordu, ama amımın içi tahriş olduğundan canım yanabilirdi. Dudaklarımız birleşmiş öpüşürken, bir eliyle göğüslerimi, diğer eliyle de kalçalarımı okşuyordu. Nazmi oldukça istekli olmasına rağmen ben tedirgindim. Kucağında olduğum halde uzun müddet öpüştük, koklaştık. Sonra beni yüzü koyun yatırarak, önce boynumu, sonra sırtımı, daha sonra da kalçalarıma kadar indi. Güçlü elleriyle kalçalarımı sıkıp eziyor, sonra da gerip yalıyordu. Dolgun kalçalarımın arasındaki koyu kahverengi deliğim kaygan dil darbeleriyle kasılıyordu. Aman Tanrım, gerçekten çok hoş bir durumdu. Daha önce böylesini ne duymuş, nede işitmiştim. Nazmi, resmen götümün deliğini yalıyordu. Diliyle götümü becerirken, tarifi imkansız bir zevk alıyordum. İnlemeye başlamış, mırıldanıyordum. Bu sırada tahriş olmuş amım, iyice sulanmıştı. Nazmi’nin tatlısı bu olmalıydı. Yani, tatlı dediği şey, belli ki, beni götten sikmesi olacaktı. Kocamın sikmekten zevk aldığı götümü, sanırım Nazmi de sikecekti.

Elleriyle kalçalarımı iyice germiş, yalıyordu. Yumuşak kalçalarımı hamur gibi yoğuruyordu. En az 15 dakikadır devam ediyordu. Üzerimden çekilerek, kalkmış yarrağını ağzıma verdi. Yalamalarının verdiği arzuyla, istekli bir şekilde onun yarağını, yalıyor emiyor ve de sıvazlıyordum. Yarrak tam kıvama gelmişti ki, Nazmi, “Aşkım, şimdi tatlı yeme zamanı! Hazır mısın?” dedi. “Neye hazır mıyım canım?” dediğimde, “Götten sikmek istiyorum seni Nesrin!” dedi. Biraz heyecan, biraz endişe, biraz da korkuyla tedirgin olmuştum. “Ama been… şey yani… seninki çok kalın!” diyebilmiştim. “Merak etme aşkım, kayganlaştırıcı krem var. İnan bana, çok kolay olacak!” dedi. “Aşkım yaa… götten sikmesen olmaz mı?” dedim. “Nesrin’ciğim, korkuyormusun yoksa? Hem, bilmen gerekirdi, erkekler götten sikmeyi çok sever! Bak gör, zamanla sen de isteyeceksin!” dedi. İstermiyim bilemem ama, kocam götüme soktuğu gibi boşaldığından, bu tür ilişki hoşuma gitmiyordu. Üstelik Nazmi’nin kolay kolay boşalacağını düşünmüyordum.

“Domal aşkım, biraz krem süreyim, senin için de iyi olur!” dediğinde, ben de dörtayak olup dediğini yapmıştım. Parmaklarına sürdüğü kremi götümün deliğine yediriyordu. Gerçekten de krem çok kaygandı ve bolca sürmüştü. Yarrağına da bolca sürdükten sonra, bacaklarımı açtı, belimi aşağı bastırıp kalçalarımı da geriye çıkardı. Beklenen o an gelmiştı. İyice sertleşmiş yarrağı, sağ eliyle tutarak götümün deliğine ayarladı. Sağa sola kayan yarrak bir türlü girmiyordu. Biraz da benden kaynaklanıyordu, çekindiğin için kendimi sıkıyor ve kasıyordum. “Rahat bırak kendini aşkım, gevşemeye bak!” diyordu. Deliğime yaptığı baskılar sonucu gevşeyen delik azda olsa açılmıştı. Nazmi’nin işi dahada kolaylaşmaya başlamıştı. Yarrağını yavaş yavaş ileri geri hareket ettirince iyice gevşemiştim. İstese bir anda sokabilirdi, ama sokmuyordu. Kremin verdiği kayganlık acımasını engelliyordu…

Birden, “Ahhhhhh!” diye bağırdım. O an yarrağının kafası deliğe girmişti. Arkamda dayanılmaz bir gerilme vardı. Yarrağını öyle sıkıştırmıştım ki, sanki boğacaktım. Birkaç saniye bekledikten sonra kaçmamı engellercesine belimden tutmuş, yavaş yavaş ve de alıştıra alıştıra, ileri geri hareket ederek, santim santim sokuyordu. Yarrak içeri doğru girmeye başlamıştı. Zorlanıyordum, ama sesimi de çıkarmıyordum. Gövdesinin yarısı içimdeydi artık, “Aahhh! Aahhh! Yavaş lütfeeenn!” diye, acıyla karışık inliyordum. Dakikalardır devam ediyordu. Devam eden bu durum karşısında daha rahat hareket etmeye başlamıştı. Nihayet sonuna kadar sokmuş ve gidip gelmeye başlamıştı. Artık resmen götümden sikiliyordum…

Bir ara götümden tamamen çıktığında, elimde olmadan ‘Zooorrrttt!” diye kalın bir osuruk bırakmıştım. O an büzüğümü sıkamadığımı farkettim, kimbilir ne durumdaydı. Arkamda açık kalmış kocaman bir delik vardı, göremiyordum ama hissedebiliyordum. Kayganlaştırıcı kremden tekrar götüme sıktığında, rahat bir şekilde içime akmıştı. Yarrağına da bolca sürdükten sonra, tekrar deliğe ayarladı. Bu sefer az bir bastırmayla girmişti. Kremden olsa gerek zorlanmamıştım. Şimdi çok daha rahat sikiyordu götümü. Saniyeler dakikaları kovaladıkça kovaladı ve kocaman yarrak içimde bir kayboluyor, bir çıkıyordu. Belimden tutmuş, hızla kendine çekiyordu. Her sokuşta, süt beyaz kalçalarım sarsılıyordu.

Daha önce kocamın yaptıklarını düşündükçe neden götten zevk almadığımı şimdi daha iyi anlıyordum. Nazmi yaklaşık 15 dakkadır sikiyordu götümü. Oysa kocam, iki üç git gelden sonra hemen boşalıyordu. Nazmi tam bir erkekti. Bana mı öyle geliyordu bilmiyordum, ama kocamı aldattığıma değmişti. Götten sikilirken bile zevk aldırıyordu. Bir ara Nazmi, “Götten siktiğim için kızıyormusun bana aşkım?” diye sorduğunda, “Ohhhh Nazmiii! İnanamıyorum yaa, götten zevk alabileceğimi rüyamda yaşasam inanmazdım. Ben seninle kadınlığımı yaşıyorum. Beni bu zevklerden mahrum bırakma yeter!” diyebilmiştim. Gerçekten de zevkten inlemeye başlamıştım. Götten sikilirken, amımın dere tepe taştığını hissediyordum. Amım tahriş olmasına rağmen bir elim ordaydı. Nazmi götümü sikerken, ben klitorisimi okşuyordum. 20 dakikadır götümü sikiyordu, boşalmaya da niyeti yoktu. Durum öyle bir hal almıştı ki, yarrağının tamamı amcığıma girmezken, şimdi tamamı götüme giriyordu. Ahlar ohlar arasında sert sert sokuyordu. Odanın içi, ‘şak şuk, şak şuk’ sesleriyle yankılanıyordu. Öyle abanıyordu ki, taşaklarını da götüme sokmaya çalışır gibiydi.

Sonra beni sırtüstü yatırıp sikmeye başladı. Sırtüstü olduğum halde götten sikerken, göğüslerimi emip, daha sonrada dudaklarıma yapışmıştı. Bu pozisyonda götümü sikerken, vücudunun amıma sürtünmesiyle kasılmaya başladım. Tanrım! Müthiş zevk alıyordum. Büzüğüm dolu olduğu için kasılırken sıkamıyordum. Zevkten inliyor, böğürüyordum ve orgazm oluyordum. Bu boşalmayı 4. kez yaşıyordum ve rekor üstüne rekor kırıyordum. Nazmi halen bitmemişti, yeniden pozisyon değiştirdik. Bu sefer o sırtüstü yatmış, ben de kocaman yarrağı kendi ellerimle götüme sokup üzerine oturmuştum. Ata biner gibi üzerine oturup kalktım. Birkaç dakika böyle devam ettik, sonra beni sağ omuzumun üzerine yatırıp, yandan sikmeye başladı götümü…

Finalde, bacaklarımı omuzuna alıp götüme soktu, tüm ağırlığıyla yüklenerek. Birkaç dakika boyunca, deliler gibi bağırıp çağırarak, küfürler ederek götümü parçalarcasına sikerken, aniden böğürmeye başladı. Ben paramparça olmuş haldeydim ve Nazmi ise götümün en derinlerine boşalırken çıldırmış gibiydi. O sırada bağırtılarım dairenin içinde yankılanıyordu. Saniyelerce boşaldı, boşaldı, boşaldııı… sonra da yana düşerek yatağa uzandı. İçimden bir şeylerin koptuğunu hissettim. Koşarak tuvalete gittim, klozete oturdum. Car cur, zart zort sesleri arasında içimdeki döller tamamen çıkmıştı. Tahret alırken büzüğümün hali beni oldukça korkutmuştu. Ağız kısmı öylesine açılmıştı ki, kolumu soksam girebilirdi. Zaten Nazmi’nin yarrağı kolumdan kalın sayılırdı.

Saat epey ilerlemişti, eve gitmem gerekiyordu. Banyoya geçip duşumu aldıktan sonra üzerimi giyindim. Nazmi salondaki koltuktaydı, dal taşak oturuyordu. Yanına oturup, dudaklarından öperek, “Aşkım ben gidiyorum!” dedim. “Görüşürüz aşkım!” dedi. Yerimden kalkamıyordum, gerçekten çok yorulmuştum. Nazmi durumu farkedince telefonla taksi çağırdı ve bana 100 TL verip kapıdan uğurladı. İnanılmaz zevklerin yanında 100 TL de para almıştım. Parayı aldığım için değişik bir duyguya kapılmıştım ve kendimi orospu gibi hissettmiştim. Çünkü kadınlar hem sikişiyor, hemde para kazanıyorlardı. Zaten benim de o orospulardan bir farkım yoktu, kocamı aldatmıştım. Hemde ne aldatma!

Evin bir alt sokağında taksiden indim. Doğru dürüst yürüyemiyordum. Bacaklarım birbirine dolanıyordu. Yürüken kalçalarımı kontrol edemiyordum. Komşular anlayacak diye ödüm kopuyordu. Sorun yaşamadan kendimi eve atmıştım. Yarım saat sonra çocuklar eve geldiğinde ben yatıyordum. Onlara hasta olduğumu söyleyerek 1-2 saat uyumuştum. Kocama da bir hafta boyunca yanaşmamıştım. Çünkü götümün deliği öylesine gevşemişti ki, sikildiğimi anlamamasına imkan yoktu.

O gün Nazmi’yle yaşadıklarım sadece bir başlangıç oldu ve beni aklımın ucundan geçmeyen çeşitli maceralara sürükledi…

BÖLÜM 6

Kocamı ilk aldatmamın üzerinden, günler geçtiği halde, o günü unutamıyordum. Nazmi aklıma geldikçe masturbasyon yapıyordum. Nazmi ile sikişmem, cinsel arzularımın artmasına neden olmuştu. Esk**en sikişmek aklıma bile gelmezken, artık hergün sikişmek, sikilmek istiyordum. Tahriş olan amım günlerce sızlamıştı. Sızlamadan sonra, tatlı tatlı kaşınmış, sonra da iyileşmişti. Arka deliğime gelince, ilk günlerde tuvaletim geldiğinde, birkaç saniye bile tutamayıp donuma kaçırmıştım. Esk**en osurduğumda ‘Zart!’ diye ses çıkarken, o günden sonra osururken ‘Foosssss!’ diye, nerdeyse duyulmayan bir ses çıkıyordu. İlk günlerde aynada götüme bakarken, gördüğüm manzara beni korkutmuştu. Deliğimin ağzı açıktı. Üstelik deliğin ağzında yırtılmalar vardı. Bu yırtılan yerler kan toplamıştı. O halde kocamla götten ilişkiye giremezdim, ince sikiyle bu açıklığı kolayca farkedebilirdi.

Aradan 2 hafta geçmiş olmasına rağmen Nazmi ile görüşmemiştim. Nazmi’nin, deliklerime verdiği hasarlar, yavaş yavaş düzeliyordu. Hatta, büzüğümdeki çatlaklar iyileşmiş, götüm istekli hale gelmişti. Bu zaman zarfında kocamla birkaç kez ilişkiye girdim. Kocam götümü sikerken, ona, “Arkadan yapmasak olmaz mı? Biliyorsun ki hem günah, hemde çok acıyor!” diyerek engellemeye çalışır gibi nağme yapıyordum. Bir keresinde kocam götümü sikerken, “Karıcığım götün öyle gevşemiş ki, baksana çok rahat giriyor!” dedi. Kocam bana okadar çok güveniyordu ki, bir başkasıyla ilişkiye girebileceğimi aklından bile geçirmiyordu. Ben de, “Devamlı götten sikiyorsun, olacağı buydu!” diyerek, deliğin genişleme durumundan kocamı sorumlu tutmuştum. Daha önce kocam götümü siktiğinde hoşlanmazdım, şimdi ise siki küçük olduğu halde bile zevk alıyordum. Kocamla şikişirken, Nazmi’yi hayal ederek boşalıyordum.

İki haftalık ayrılık çok uzun gelmişti. Günlerden Pazartesiydi, mutfakta yemek hazırlarken, cep telefonum birkaç kez çaldı. Çocuklar yada kocam arıyordur diye düşünürken, numaranın Nazmi’ye ait olduğunu farkettim. Heyecandan dizlerimin bağı çözülmüştü. Birkaç dakika bekledikten sonra çağrı attım. Hemen aradı, “Müsaitmisin?” dedi. “Evet!” dedim. “Nasılsın canım? Seni çok merak ettim. Umarım herhangi bir sorun yok?” dedi. “Yok yok, herhangi bir sorun yok. İyiyim!” dedim. Nazmi, “Aşkım, seni çok özledim!” dedğinde, o an amımın sulandığını hissettim. Birkaç saniye bekledikten sonra, “Ben de seni özledim!” dedim. Nazmi, “Nete girmiyorsun, yoksa bana kızgınmısın? İstenmediğimi düşünmeye başladım?” dediğinde, bunun kendisiyle alakalı olmadığını belirterek, başka konulara girmiştik. Uzun süren sohbetin ardından, benimle buluşup, beni sikmek istediğini söylediğinde ise, elim çoktan külotumun içindeydi.

Nazmi, “Şuan ne yaptığımı biliyormusun?” dedi. “Ne?” dedim. Nazmi, “Yarrağım öyle sertleşmiş ki, seni düşünüp 31 çekiyorum!” dedi. Bu sözlerle beni çıldırtırken, durmaya niyeti yoktu. O anlatıyor ben kuduruyordum. “Seni şöyle ^^^^^^^^^, böyle ^^^^^^^^^…” derken, ben de, “Sik beni aşkım, sikkk! O kocaman yarrağınla amımı götümü dağıt! Parçala deliklerimi!” diye bağırırken daha fazla dayanamadım, zangır zangır boşalmaya başladım. Kasılmalar yavaşlayınca, bedenimdeki rahatlama, kendini yorgunluğa bırakmıştı. Telefondaki hırlamalar, boğuk boğuk çıkarken, onun da boşaldığını tahmin etmiştim.

İkimiz de rahatlayınca, Nazmi, “Aşkım, yarın seni aynı yerden alayım mı?” dedi. “Şeeyy… Bilmem ki, çokmu istiyorsun beni?” dediğimde, “Ben senin için ölürüm aşkım. Yarın buluşalım daha iyi anlarsın!” dedi. Bir erkek tarafından istenmek, gerçekten çok hoştu, “Tamam aşkım!” dedim. Nazmi de, “Eğer biraz gezip dolaşmak istersen, güzel bir yerde yemek yiyebiliriz!” dedi. Aslında bu teklifi çok hoşuma gitmişti, ama dışarda tanıyan çıkabilir diye çekiniyordum. Nazmi, “Pendik Gözdağı’nda çok güzel bir yer var, oraya gideriz. İnan bana, orda tanıyan kimse çıkmaz!” dedi. Bu adam işini biliyordu. Daha doğrusu beni çok etkiliyordu. Korkuyordum, ama dediğini yapacaktım, “Tamam!” dedim. “O halde yarın görüşürüz!” dedi. “Tamam aşkım!” dedikten sonra telefonu kapadık. İkinci kez buluşmak bile çok heyecan vericiydi. Sabaha kadar, yarrağını yiyecek olmanın heyecanıyla, uyuyamamıştım.

Salı sabahı 9:30 gibi evde yalnız kalmıştım. Banyoya girip, biraz uzamış kılları temizledim. Her tarafım kaymak gibi olmuştu. Nazmi’nin götten sikme ihtimaline karşı, tuvaletimi yaptım. Temiz olması için, hortumu götüme sokarak musluğu açtım. Götüme yarım bardak kadar su dolunca, içime dolan suyu osurarak bir anda boşaltıyordum. Bunu birkaç kez yaptığımda götümün içi tamamen temizlenmişti. Götümün deliğini yaladığında kötü koku almasını istemiyordum. Güzel bir banyodan sonra, üzerimi giyinmeye başladım. Topuklarıma kadar uzanan düğmeli bir etek, üstten renkli bir badi, içime de tanga takımımı girdim. Tanganın kıçımın arasına girmesi kalçalarımı bölmüştü. Dışarı etekle çıkmış olsam, eminim ki erkekler peşimi bırakmazlardı. Dizime kadar yazlık bir kaban giydiğim için kalçalarım kapanmıştı. Başıma türbanımı bağladıktan sonra da artık hazırdım. Telefonumu alıp evden çıktım.

Asansörden indiğimde Bahar’la karşılaştım. Bahar benim en samimi komşumdu. Bana, “Hayırdır Nesrin abla, sabah sabah nereye böyle? Sanki biriyle buluşacakmış gibi süslenip, kokular da sürünmüşsün?” dediğinde biraz heyecanlanmıştım. “Bana kim bakar kız! Nerdeee?” diyerek işi şakaya dökmeme rağmen, Bahar, “Aklında bulunsun abla, (eliyle göstererek) şöyle kocaman yarraklı biri denk gelirse, o yarrağı ben de denemek isterim!” deyince, ikimiz de kahkahayı basmıştık. Tam o sırada telefon çaldı. Göz ucuyla, arayanın kim olduğuna baktım ve telefonu kapadım. Bahar, “Neden bakmadın abla? Kim arıyordu? Gizli sevgilin mi yoksa?” dedi. “Yok kız, yengem arıyor, eski bir komşusu gelmiş te, kahvaltıya çağırdı!” dedim. Biraz renk vermiş olamlıyım ki, Bahar, “Heyecanlanma abla! Ne zaman gelirsin?” dedi. “Bilmiyorum, sanırım çocuklar gelene kadar kalırım…” dedim ve öpüşüp ayrıldık. Arkama bakmadan hızlı hızlı yürümeye başladım…

Nazmi’yi arayıp, “Geliyorum!” dedim. Bu kez daha rahattım. Yine aynı yerde beklediğini gördüm. Arabaya bindiğim gibi gaza bastı. İçerdeki koku harikaydı. Nazmi gerçekten hoş biriydi. Ona baktıkça içim gidiyor, amım sulanıyordu. Arabayı sürerken bir eli bacaklarımdaydı. Üzerimdeki kabanı çıkarmamı istedi. Hava sıcak olduğundan, çıkarınca daha rahat olmuştum. Nereye götürdüğünü bilmiyordum. Daha doğrusu gideceğimiz yerin adını biliyordum, ama nasıl bir yer olduğunu bilmiyordum. Gideceğimiz yere 10-15 dakikada gitmiştik. Yüksek bir tepe olan bu yere Gözdağ’ı diyorlardı.

Arabayı park ettikten sonra, “İşte burası!” dedi. Arabadan inip benim kapıyı açtı, “Buyrun hanımfendi!” dedi. Kabanımı almak için hamle yaptığımda, “Aşkım ona ne gerek var? Zaten hava çok sıcak!” dedi. “Ama aşkıım!” dedimse de işe yaramamıştı. Elimden tutarak tenha bir yere geçerken, kıçımın arasına girmiş tanga yüzünden rahat değildim. Belime göre geniş olan kalçalarımın yukarı aşağı sallanması etraftaki erkeklerin bakmasına neden olmuştu. Nazmi, “Aşkım, alttan alttan sana bakıyorlar. Eminim götüne hasta oldular!” diyordu. Ben de, “Aşkım, bana seninki yeter de artar!” derken gülüşmüştük. Gözdağı’nın meşhur yiyeceği olan Kumpir’in yanında birkaç çeşit de, ismini bilmediğim şeyler sıparış verdi. Kumpir’imizi yerken, devamlı seksten bahsediyordu. Bir ara garsonun kulağına bir şeyler fısıldadı. Ne söylediğini sorduğumda, “İçecek getirmesini söyledim.” dedi.

Çok güzel manzarası olan bu yer harikaydı. Farklı tadı olan içeceğimizi içerken, “Aşkım tadı çok farklı, bu ne?” dediğimde, “Gözdağı’nın özel içeceği!” demişti. Yarım saat geçmişti ki, hesabı istedi. Ödedikten sonra elimden tuttu, “Gel aşkım, aşk yuvamıza gidiyoruz!” dedi. Kalkarken sendeler gibi oldum, ama belli etmedim. Sanırım tansıyonum düştü diye düşündüm. Arabayla yolda giderken, içmem için bir hap verdi ve “Torpidoda su da var!” dedi. Bunun ne hapı olduğunu sorduğumda, “Aşkım, bunu içince daha istekli olacaksın!” dedi. Ben de, “Aşkım, zaten çok istekliyim, buna gerek yok ki!” dedim. Israr edince dediğini yapıp, hapı suyla içtim. 10 dakika sonra, kocamı ilk aldattığım binanın önündeydik. Arabadan indiğimizde başımın döndüğünü hissettim. Beynim uyuşmaya, gevşek gevşek konuşmaya başlamıştım. Omuzumdan tutarak binaya girdik. Asansörle 3. kata çıkıp, dairenin kapısını açıp içeriye girdik…

İçeri girer girmez dudaklarıma yapıştı. Dudaklarım koparacak gibi emmeye başladı. Aynı şekilde karşılık vermeye çalışıyordum. İkimiz de çıldırmış gibiydik. İnleme seslerimiz koridorda yankılanırken, bir ara boğulacağım sandım. Daha önce böylesine istek ve arzulu öpüşmemiştim. Diğer taraftan, elini eteğimin altına sokmuş amımı elliyordu. Külotun üzerinden bir müddet elledikten sonra, elini külotumun içine soktu. Amımın dudaklarını avuçlayıp okşarken, dayanacak durumda değildim. Daha sonra, parmaklarını içime sokmaya başladı. Klitorisim çocuk pipisi kadar şişmişti. Klitorisimi iki parmağı arasına sıkıştırıp okşarken daha fazla dayanamadım ve boşalmaya başladım. Her yerim titriyordu. Bundan daha zevkli ne olabilirdi ki? Amımın suyuyla ıslanmış parmaklarını dudaklarıma sürerken, “Aşkım, bakalım amının tadını beğenecekmisin?” diyerek, amımdan aldığı zevk sularını dudaklarıma sürdü. Sonra dudaklarımı daha istekli öpmeye başladı.

Bir müddet daha öpüştükten sonra, önce üstümü, sonra eteğimi, ardından da südyen ve külotumu çıkardı. Ben de yardım olsun diye türbanımı çıkarmak isterken, “O kalsın! Gel aşkım, yatak odasına geçelim!” dedi. “Geçelim aşkım, koca sikini istiyorum!” diye karşılık verdim. Yatak odasına yürürken sendeledim. Başım dönüyor, bacaklarım tutmuyordu, “Aşkım, sarhoş gibiyim. Bana birşeyler oluyor!” dediğimde, “Şarap içtin ya, ondan olmalı!” dedi. “Ne şarabı???” dedim. “Sonradan gelen içecek vardı ya, o içtiğin şaraptı!” dedi. Başımın dönmesinin nedeni içtiğim şaraptı. Hayatımda ilkkez sarhoş olmuştum. Gözlerim kapanıyor bacaklarım tutmuyordu. Beni kucağına aldı, yatak odasına götürüp yatağın üzerine bıraktı ve “Aşkım, bugün yarrağa doyacaksın!” dedi.

Üzerindekileri çıkardığında, o muhteşem yarrağı bana bakıyordu. Yerimden doğrularak elime aldım, sonra okşamaya, ardından da yalamaya başladım. Kocaman kafasını dudaklarımın arasına sıkıştırdım. Yavaş yavaş ağzıma sokup çıkarırken, bazen de dilimle yalıyordum. Nazmi’nin, “Çok güzeeel, artık bu işi öğreniyorsun!” demesi beni dahada ateşliyordu, yarrağını daha istekli, daha arzulu yalayıp emiyordum. Ama ne kadar zorlasam da, ağzıma ancak yarısını alabiliyordum. Nazmi zevkten kendinden geçmiş, bense ne yaptığımı bilemez haldeydim. Şarap etkisini öyle göstermişti ki, kendimden geçmek üzere olduğumu hissettim. Üzerime bir ağırlık çöktü. Gözlerim kapanmaya başladı. Ne olduğumu anlamadan kendimden geçiyordum. Nazmi, “Dur aşkım sana su getireyim!” diyerek odadan çıktı. Sonra ne olduğunu hatırlamıyorum. Gözlerimi açamıyordum, ama sikildiğimi hissedebiliyordum. Vücumda dolaşan ellerini, göğüslerimi yalamasını, dudaklarımı öpmesini hayal meyal hatırlıyordum.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyordum, ama yavaş yavaş kendime gelmeye başlamıştım. Gözlerimi açtığımda odada kimsenin olmadığın farkettim. Nazmi işini bitirmiş banyo yapıyor, diye düşündüm. Aynaya baktığımda, amımın ağız kısmı kıpkırmızı olmuş, dudaklar da şişmişti. Göt deliğimin hali daha vahimdi, öylesine açılmıştı ki, kapanmıyordu. Kalkmak istedim, ama bacaklarım tutmuyordu. Zorda olsa ayağa kalktığımda, hem amımdan hemde götümden ‘Çarr çurr!’ diye döller çıkmaya başlamıştı. Her iki deliğimi tamamen dölle doldurmuştu. Büzüğümden vede amımdan akan döller yatağı mahvetmişti. Duvarlara tutuna tutuna tuvalete gittim. Osururken götümden dölden başka bir şey çıkmıyordu. Tam o esnada gelen seslerden, Nazmi’nin birisiyle sohbet ettiğini duydum. Korkudan kalbim duracak gibiydi. Nazmi mutfağın balkonunda adamın biriyle sohbet ediyordu. Ama o adam kimdi? Benim evde olduğumu biliyor muydu? Değişik düşüncelere kapılmaya başlamıştım. Ne konuştuklarını merak etmiştim ve sessizce tuvaletten çıkıp, mutfağın kapısına yaklaşıp, konuşmaları dinlemeye başladım…

Adam, “Gerçekten harika bir kadınmış, daha önce böylesini sikmemiştim!” derken, kimden bahsettiğini anlamaya çalışıyordum. Nazmi, “Ben sana ne demiştim, kadın yarak hastası! Türbanlı falan, ama iyi sikişiyor. İnan bana, karı okadar azgın ki, grup bile yapar!” derken, adam da, “Gerçekten güzel amı varmış, hele o yuvarlak kalçaları, o götü beni mahvetti. Ben hayatımda bu kadar azmamıştım, yarım saat boyunca hiç içinden çıkmadan siktim götünü. Üstelik çok temiz, başka kadın olsa ortalığı bok kokusu kaplardı!” diyordu. Nazmi, “Karı bana iyice alıştı, evden pazara gitme bahanesiyle çıkıyor, bunu her Salı sikebiliriz!” dediğinde, kimden bahsettiklerini anlamamak için aptal olmalıydım. İnanamıyordum ya, Nazmi bunu bana nasıl yapardı! Hem utanıyor, hem korkuyordum…

BÖLÜM 7

Nazmi’nin, “Ben yatak odasına bir bakayım!” demesiyle, odaya kaçtım, yatağa attım kendimi. Nazmi odaya girdiğinde, ben yeni uyanıyormuş gibi doğrulmaya çalışıyordum. Nazmi, “Günaydın aşkım! Mükemmeldin!” dedi, sonra yanağımdan öpüp, “Aşkım, dairenin sahibi arkadaşım içerde, önce duşunu al, sonrada üzerini giyin, gel!” dedi. Sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Nazmi’ye, “O adamın yanına nasıl gelirim? Sonra benim için ne düşünür?” dedim. Nazmi de, “Aşkım, o senin ne olduğunu zaten biliyor, namuslu ayaklarını bırak ta, sen dediklerimi yap! Hem sana bir şey söyleyeyim mi… Neyse boş ver!” dedi. Söylemesine de gerek yoktu zaten, söylemek istediklerini tahmin edebiliyordum. Yapacak birşeyim yoktu, banyoya girip duşumu aldım. Elbiselerim kapının yanında olduğu için, Nazmi’ye seslenip getirmesini söyledim…

Nazmi elbiselerimi verirken sordum, “Ne zaman geldi?” diye. “O zaten burdaydı aşkım!” dedi. Nazmi’ye, “Önce şarapla sarhoş ettin, sonrada uyku ilacı içirdin, değil mi?” dediğimde, “Çok zekisin aşkım!” dedi. “Peki, adam bana birşey yaptı mı?” diye sordum. “Neden kendisine sormuyorsun?” dedi. Üzerimi giyindikten sonra türbanımı da bağladım, evime gitmek için hazırdım. “Eve bırakacakmısın beni?” dediğimde, “Aşkım, sen ne diyorsun? Gün daha yeni başlıyor. Seni arkadaşımla tanıştırmak istiyorum!” dedi. “Yapma lütfen! Gideyim ben, eve bırak beni!” dedimse de işe yaramamıştı. Kolumdan tutup adamın yanına götürürken, içimden neyle karşılaşacağımı merak ediyordum. Kimbilir nasıl biriydi. Yaşlı ve şişman biri olmalıydı. Salona girdiğimde gözlerime inanamamıştım. 30-35 arası yakışıklı mı yakışıklı bir adam bana bakıyordu. Elini uzatarak, oldukça yumuşak bir ses tonuyla, “Ben Kemal!” diye kendini tanıttı. Elimde olmadan, “Ben de Nesrin…” diyebilmiştim.

Kocaman eli çok hassas ve yumuşaktı. Oldukça uzun boyluydu. Yukarı doğru bakarken mavi gözleri çok çekiciydi. Vucüt yapısından spor yaptığı anlaşılıyordu. Nazik bir sesle, “Şöyle buyrun Nesrin hanım. Nazmi güzelliğinizden bahsetmişti, ama az bile söylemiş, anlattığından daha da güzelmişsiniz!” dediğinde, doğrusu çok hoşuma gitmişti. Bir ona, birde Nazmi’ye baktım. Nazmi alttan alttan gülümsüyordu, ama ona çok kırılmıştım. O sırada gözüm saate takılınca, “Saat yanlış mı?” dedim. Nazmi, “Yanlış değil, doğrudur!” dedi. Sert sert gözlerinin içine baktım. Ne demek istediğimi çok iyi anlıyordu. Haberim olmadan iki saate yakın sikmişlerdi. Bunun artık benim için hiçbir önemi yoktu, sadece merak ettiğim konu, beni teker teker mi, ikisi birlikte mi, yoksa sadece Kemal mi sikmişti, bunu düşünüyordum.

Nazmi, “Aşkım, sana bir şey seyrettirmek istiyorum!” dedi. Televizyonu açtığında birkaç saniye geçmişti ki, gördüklerime inanamamıştım. Nazmi ile eve girişimizi gösteriyordu. Yüzüm kızarmaya, utanmaya başlamıştım. Kapının önünde olanlar apaçık ortadaydı. Çırılçıplak halde odaya götürüşü falan hepsi çekilmişti. Kemal bana bakarak, “Çok güzel vücudunuz var Nesrin Hanım!” dedi. Gözlerim Televizyondaki görüntülere takılı kalmış, konuşamıyordum bile. Sonra yatak odasını göstermeye başladı. Nazmi’nin yarrağını yaladıktan sonra kendimden geçtiğim ve hatırlamadığım o anları izlemeye başladım. Nazmi yanımdan ayrılınca odaya Kemal giriyor. Kemal Televizyonda üzerini çıkarırken, ben Kemal’e doğru baktım. Bana bakmıyor, çekimi izliyordu. Kemal çırılçıplak soyunmuş, vücudumu yalıyordu. Uzun süre, önce göğüslerimi, sonra amımı, daha sonrada götümü yalamıştı. Bu yalamalar sırasında yakın çekim yapılmıştı. Kamerayla çekim yapan Nazmi’den başkası değildi.

Amım Televizyonda çok güzel görünüyordu. Bütün bu olanlara karşı çıkmak istiyordum, ama birşey yapamıyordum, zaten elimden de birşey gelmezdi. Bazı yerleri hızlı hızlı geçmeye başladılar. Kemal’in yarrak da inanılmaz büyüklükteydi. Bir ara Kemal ile göz göze geldik, utandığımdan gözümü kaçırmıştım. Kemal amıma sokarken, Nazmi de yakın çekimde, yarrağın amıma girip çıkmasını çekiyordu. Bütün bunları izlerken çoktan sulanmıştım bile. Porno film izliyorduk, ama bu filmde oynayanlar Kemal ile bendim. Pozisyondan pozisyona çeviriyordu beni sikerken. Sonunda amımın içine boşalmıştı. O sırada devreye Nazmi giriyor, kalkmış yarrağını içime sokuyor. Bu sefer kamera Kemal’deydi. O da uzun süre amımı sikerken, Kemal de detayıyla kameraya almıştı. Nazmi de içime boşalınca üzerimden çekilmişti. Belli ki film çok uzundu, bu kez sıra Kemal’deydi, beni sırt üstü yatırmış halde, bacaklarımı göğsüme doğru bastırıp, iyice geriyor, kayganlaştırıcı kremi sürdükten sonra göt deliğime ayarlayıp bastırıyor. Kocaman yarrak yavaş yavaş götümde kaybolmuştu…

Kemal’in hızlı hızlı götüme sokuşunu kamera çekemiyordu. Yatağın kenarına domaltıp, dakikalarca götüme girip çıktığında, bu kez götüme boşalmıştı. Kemal iki eliyle deliğin etrafını gererken, Nazmi de kamerayla yakın çekim çekiyordu. Göt deliğim, mağaranın girişi gibi olmuştu. Döllerin boşaldığı yere kadar götümün içi görünüyordu. Bu olayın aynısını Kemal’den sonra Nazmi de yapmıştı. O da uzun müddet beni götten siktikten sonra içime boşalmıştı…

Başrolde kendi oynadığım bu amatör çekim porno filmini izlerken, kendimden geçmiş gibiydim, o sırada Kemal yanıma oturmuş, bacaklarımı okşayıp ellerken, sesimi bile çıkarmıyordum. İkişer kez amıma, ikişer de götüme boşalmışlardı. Bir müddet ara veriyorlar, sonra ikisi kamerada görünüyor, kamerayı uygun bir yere koyuyorlar, üçümüz de kameranın görüntü alanına giriyoruz. İkisi yatağa girmiş, beni aralarına almaya çalışıyorlardı. İkisinin de yarrağı kocaman olmuştu. Sırayla amımı götümü siktikten sonra, Kemal yatağın kenarına kadar gelerek beni üzerine alıyor, sonra da yarrağını amıma sokuyor. Nazmi de, yarrağını kremledikten sonra, Kemal’in bacaklarının arasına girmeye çalışıyordu. Ne yapmak istediklerini anlamıştım, belli ki ikisi de aynı anda sikecekti. İzlemeye devam ederken, “İnanmıyorum yaa!” diyebilmiştim. Ve tahmin ettiğim gibi Nazmi arkama geçiyor, yarrağını götüme sokarak, bir amdam biri götten aynı anda sikmeye başlıyorlardı…

Nazmi geri çekerken, Kemal sokuyor, Kemal geri çekerken Nazmi sokuyordu. Bu işi çok güzel yapıyorlardı. Bütün bu olanlar son iki saatte olmuş olmalıydı. 15-20 dakika o pozisyon devam etmişti. Sonra yer değiştiriyorlar, bu kez Kemal götten, Nazmi amımdan sikiyordu. Sonra başka bir pozisyona geçip, Nazmi’nin yarrağı götümde olduğu halde sırt üstü yatıyor, Kemal de amıma sokarak, sert sert sikiyordu. Bu pozisyonda Nazmi, 23 cm dev yarrağını sonuna kadar götüme sokmuş, hareket etmiyordu, sadece Kemal amıma sokuyordu. Sonra yer değiştirdiler, bu kez Kemal yarrağını sonuna kadar götüme sokmuş beklerken, Nazmi hızlı ve sert bir şekilde amımdan sikiyordu. Eğer başka bir kadını bu şekilde sikilirken görseydim, belki o kadının yerinde olmak istemezdim, ama orda tost olan kişi bendim. Bu pozisyon final oluyordu, uzun süredir iki deliğimi de sikiyorlardı. Sonra ikisi de hızlanmaya başlıyorlar. Okadar hızlıydılar ki, koca yarraklar, bir görünüyor, bir kayboluyordu. Tam o sırada, Nazmi kumandayla televizyonu kapadı…

Ben ne düşüneceğimi bilmez halde boş ekrana bakarken, o an ikisi de yanıma yanaşmışlardı. Kemal göğüslerimi okşayarak dudaklarıma yapışmıştı. Nazmi de eteğimi sıyırmış, külotumu indiriyordu. Öylesine tahrik olmuştum ki, her an boşalabilirdim. İki erkekle aynı anda sevişiyordum. Birkaç dakika içinde beni çırılçıplak soymuşlardı. Kemal göğüslerimin ucunu yalayıp emerken, Nazmi de amımı yalıyordu. Daha fazla dayanamadım ve boşalmaya başladım. Zevkten inliyordum ve kudurmuş gibi, “Ohhhh sikin beni, sikin beni! Sikilmek istiyorum! Aşklarım benim! İkinizi de aynı anda istiyorum! Parçalayın beni! Amımı götümü parçalayın!” diye argo argo bağırıyordum. İkisi de çırılçıplak olduktan sonra, iki elimde iki yarrak vardı, ikisi de inanılmazdı…

Sırayla yarrakları yalamaya başladım. Porno yıldızlarını aratmıyordum. Bilgisayarda izlediğim, iki erkeğe bir kadın pornosunu, şimdi de ben oynuyordum. Birkaç dakika içinde yarraklar şişmiş patlamak üzereydi. Kemal, “Bu kadar yeter, al bakalım içine!” diyerek beni ayağa kaldırdı ve kendisi yere uzandı. Üstüne oturmamı istiyordu. Yarrağını gövdesinden tutarak amıma yerleştirdim ve üstüne oturdum. Amımın içi tamamen gerilmişti. Yavaş yavaş inip kalkmaya başladım. Ben inip kalktıkça, Kemal de sert sert alttan yukarı pompalıyordu. Amımın suları akarken, “Ohhh! Ahhh!! Devam et lütfen! Ohhhh çok güzel!” diye inliyordum. Ben birkaç dakika deli gibi hopladıktan sonra, Nazmi, “Yavaş ol kızım, boşaltacaksın!” diyerek beni Kemal’in üzerinden çekti ve “Domal da, götten devam edelim!” dedi.

Ellerimle koltuğa tutunup domaldım, bacaklarımı açtım. Nazmi arkama geçerek kocaman yarrağını götüme bastırmaya başladı. Bu kez kremsiz sokmuştu. Köklediğinde, “Ahhhhh!” diye böğürmüştüm. Acımıştı, fakat zevk almamı etkilemiyordu. Zevkten kıvranmaya başlamıştım, bunu nedeni Kemal’di, bacaklarımın arasına girmiş amımı yalıyordu. Zaten bu halde dayanmama imkan yoktu. Nazmi hızla götüme sokarken, Kemal amımı yalamaya devam etti. Klitorisimi emince, ben birden sarsılmaya, titremeye, kasılmaya başladım. Saniyelerce süren bu boşalma, mükemmel bir zevk dalgası yaymıştı. Bu kadar kısa sürede ard arda boşalmıştım. Sikilme isteğim ve arzum bitmiyordu…

Nazmi yarrağını götümden çektiğinde zortlamıştım. Üçümüz de ayaktaydık, önümde Kemal, arkamda Nazmi, ikisi de bana sarılmış, kulak memelerimi, boynumu, boğazımı, ensemi, omuzbaşlarımı yalıyorlardı. Harika bir duygu yaşıyordum. Nazmi, “Aşkım, tost olmak istermisin?” diye sorduğunda, hiç düşünmeden, “Evet! Evett! Evetttt!” diye bağırdım. Kemal yine yere uzandı, ben amımla yarrağının üzerine oturduktan sonra kalçalarımı geriye doğru çıkardım. O sırada göğüslerim Kemal’in göğsüne yapışmıştı. Nazmi de arkama geçerek, yarrağını göt deliğime ayarladı. Amıma kalın yarrak girdiğinden, göt deliğim darlaşmıştı. Nazmi tükrükledikten sonra yüklenmeye başladı. Önce kafası, sonrada gövdesi tamamen girmişti. Ağzımdan boğuk bir, “Ahhhhh!” sesi çıkmıştı. Birkaç saniye bekledikten sonra yavaş yavaş girip çıkmaya başladılar. Tarifi imkansız bir duygu yaşıyordum. Hem zorlanıyordum hemde zevk alıyordum.

Yarım saate yakın süren bu sikişten sonra boşalıp kalktığımızda, üçümüz de terden sırılsıklam olmuştuk. Götümün deliğinin kocaman olduğunu hissediyordum. Delik kapanmıyordu, deliğin ağzındaki kaslar çalışmıyordu. Döller yerlere akmasın diye, bir elimle amımı, diğer elimle de götümün deliğini kapatıp tuvalete koştum. Klozete oturduğumda, ‘Çar çur’ sesleri eşliğinde içimdeki döller dışarı fışkırıyordu. Sonra götümü yıkarken bir şeyi farkettim, zorlasam götüme beş parmağım, hatta kolum bile girebilirdi. Kıçım mahvolmuştu. O anda tek düşündüğüm şey, (Umarım kocam birkaç gün bana yanaşmaz!) idi.

Üçümüz de duş alıp temizlendik. Saat 15:00’e geliyordu. Bu çocukların gelme saatiydi. “Benim gitmem lazım, inanın geç kaldım!” dediğimde, Nazmi, “Tamam aşkım, hemen çıkıyoruz!” dedi. Giyinirken, Kemal, “Eğer yine yapmak istersen, biz buradayız!” dedi. Kemal’in boynuna sarılıp dudaklarından öperek, “Tamam aşkım! Siz isteyin ben gelirim!” dedim. Kemal Nazmi’ye, “Bir isteği olursa karşıla, tamam mı? Nesrin’le daha çok zevkler yaşayacağız!” dedi. Nazmi de, “Tamam Kemal, merak etme!” dedi. Üstümü başımı düzeltip, Nazmi ile çıktık. Evime yakın bir yere bırakmak için arabasıyla götürürken, 500 TL de para vermişti. Öyle doymuştum ki, bir ay yarrak yemesem de olurdu. Üstüne de para vermesi güzel olmuştu. Zaten, oldum olası paraya dayanamam, kim verse alırım…

BÖLÜM 8

Nazmi beni bırakmak için Cevizli’ye doğru yol alırken, “Nesrin bana kızmadın değil mi?” dedi. Bunu neden söylediğini anlamadığım için, “Neden ki?” dedim. “Ya anla işte, seni Kemal’e siktirdim ya, ondan!” dedi. Bir an yaşananları düşündüm. Sonra kocam aklıma geldi, aralarında okadar fark vardı ki! Nazmi ile Kemal sanki seks için yaratılmıştı. Kocamı aldatmaya ilk karar verdiğimde, bu kadarını yaşayacağımı asla düşünmemiştim. Bu arada semt pazarına yaklaşmıştık, “Artık bunun önemi yok, olan olmuş bir kere, ben burda ineyim!” dedim. Tam ineceğim anda başımdan tutarak kendine çekti, koca dudaklarıyla dudaklarıma yapıştı. Bir müddet öptükten sonra, “Aşkım, umarım tekrar görüşürüz!” dedi. Saatlerce sikildiğim halde amımın sulandığını hissettim, “Umarım!” dedim arabadan indim. Başım önde yürümeye başladığımda, Nazmi çoktan uzaklaşmıştı.

Yürüyüşüme dikkat ederek pazarın içine girdim. Birkaç kilo domates ve salatalık, biraz da meyve aldım. Komşularımın dikkatini çekmemen gerekiyordu. Evin kapısına geldiğimde, komşum Bahar’la karşılaştım. Bahar, “Nesrin abla nerelerdesin? Bir gittin, gider oldun!” dedi. “Eski komşularla, sohbet, çay, pasta börek derken, bu saati yaptık işte. Kalkmak istedimse de bırakmadılar…” dedim. Bahar’la biraz ayaküstü sohbet ettikten sonra, “Görüşürüz…” diyerek içeri girdim.

Çocuklar henüz gelmemişti. Üzerimi değiştirmek için yatak odasına girdim. Üzerimi çıkardıktan sonra aynada vücuduma baktım. Saatlerce sikiştiğim halde morarma olmaması içimi rahatlatmıştı. Az da olsa, baldırlarımın iç kısmı, sürtünmeden kızarmıştı. Amımın ve arka deliğimin durumu hiçte iç açıcı değildi. Am dudaklarım şişmiş, morarmıştı. Hele göt deliğim perişan haldeydi. Kalçalarımı kıstırdığımda bile tam kapanmıyordu. Bunu için tedbirli olup, birkaç gün kocamdan uzak kalmam gerekiyordu. Öyle de yaptım, rahatsız olduğumu söyleyip, birkaç gün kocamla ilişkiye girmedim. Doğrusu bu aldatmayı da atlatmıştım…

O günden sonra, Nazmi ile ayda 1 yada 2 kez buluşmaya devam ettim. Bu böyle nerdeyse bir yıldır sürüyordu. Bu zaman zarfında yaşadıklarım, gerçekten inanılmaz şeylerdi. Nazmi ve Kemal için artık grup sekste vazgeçilmez biriydim. Genelde ikisiyle sikişiyordum, ama bazen bir arkadaşlarını daha çağırıyorlardı, ozaman üç erkekle grup yapıyordum. Her seferinde aldığım zevkin yanında, mutlaka para da veriyorlardı. Kişi sayısına göre, 500 ile 1.000 TL arasında değişiyordu bu rakam.

Yine bir keresinde Nazmi ile buluştuğumda, herzamanki gibi günlerden Salı idi. Arabasıyla beni Kordonboyu’ndaki daireye götürürken, bana, “Aşkım, evde iki misafirimiz daha var, izin verirsen seninle grup seks yapmak istiyorlar! Ne dersin?” dedi. Rengimin attığını görünce, “İnan bana ikisi de çok cömerttir. İyi muamele edersen karşılılğını fazlasıyla alırsın!” dedi. “Ama aşkım…” dedim. “Aması maması yok aşkım! Senin gibi kadınlara hasta bunlar!” dedi. (Senin gibi derken, türban takan, kapalılardan bahsetmişti). Böyle olduğum için kendimi şanslı hissediyordum. Türbanlı olmam, adamları daha çok azdırıyordu. Zevkin yanında para da kazanıyordum. Ogün Kemal yoktu, Nazmi ve iki misafiriyle saatlerce sikiştim. İkisi sırasıyla, amdan ve götten, sonra ikisi aynı anda deliklerime sokarak, uzun süre devam etmişlerdi. Bu zaman zarfında 4 kez amıma, 3 kezde götüme boşalmışlardı. Doğrusu bundan ben de büyük zevk alıyordum. Aynı anda hem götten, hemde amdan sikilmek çok güzeldi. Bu şekilde sikilmek bana sayısız orgazmlar, boşalmalar sağlıyordu.

İşimiz bittiğinde, ikisi de, “Harikasınız Nesrin hanım!” diyerek, birçok iltifatta bulunmuşlardı. Duşlarımızı aldıktan sonra giyindik. Nazmi’nin dediği gibi, ikisi de çok cömert davranmış, 2.000 TL vermişlerdi. Bütün bu sikişmelerin yanında, paranın tadı bir başkaydı. Paraları sütyenimin içine koyarken inanılmaz mutluydum. Adamlar bizden önce çıktılar, daha sonra Nazmi ile ben çıktık…

Nazmi beni herzamanki gibi aynı yerde indirdikten sonra eve doğru yürüdüm. Binanın önüne gelmiştim ki, “Nesrin abla! Nesrin ablaaa!” diye sesle dönüp baktığımda, sokakta Bahar’ı gördüm. “Bekle abla!” dedi, birkaç dakikada yanıma gelmişti. Yüzüme anlamlı anlamlı baktıktan sonra, “Nerden böyle?” dedi. Kahvaltı için komşulara gittiğimi söyledimse de inanmış görünmüyordu. “Anladım anladım! Birazdan sana geleceğim, çay koy da laflarız!” dedi. İstemeyerek, “Olur, beklerim!” dedim. Bahar’ın bakışlarında değişik bir ifade olduğunu sezmiştim.

Eve girdiğimde saat 15:00’e geliyordu. Çay demlemek için ocağa su koydum. Bu arada Bahar’dan bahsetmek istiyorum. Aynı binada oturuyoruz. Bahar, evli, bir çocuğu olan, 25 yaşında, minyon tipli, yaşından genç gösteren bir kadın. Durumları iyi olmasa da, kocasının kahvehanesinden gelen gelirle geçinip gidiyorlar. Beraber olduğumuz anlarda, bel altı konulardan bahsetmeden duramaz. Detaylı anlatmaz, ama hemen hemen her akşam kocasıyla sikiştiğini söylerdi. Bir gün ablasına gittiğimizde, ağda olurken vücudunun güzelliğini kıskanmıştım. Bacaklarını ağda ederken üzerinde sadece külot vardı. Çocuk doğurduğu halde vücudunda çatlak bile yoktu. Zaman zaman açılan bacaklarının arasına bakınca amını merak ediyordum. Külotun altında, sanki am namına hiçbir şey yoktu. Bacaklarının arası tahta gibiydi. Bütün bunları kendi vücuduma göre değerlendirmiştim.

Çay demini almış, Bahar’ı bekliyordum. 15-20 dakika geçmişti ki, Bahar geldi, gülümseyerek, “Selam güzelim!” dedi. “Hoş geldin Bahar!” dedim ve sarılıp öpüştükten sonra mutfağa geçtik. Çaylarımızı yudumlarken, Bahar, “Anlatsana abla, bugün neler yaptın?” dedi. “Ne anlatayım ki, bildiğin şeyler işte…” dedim. Bahar, “Bildiğimi sanmıyorum, anlat da bilelim!” dedi. Bahar birşeyler ima ediyordu, ama ne, anlamamıştım. “Komşularla, çay içip pasta yedik. Sonra da dedikodu yaptık işte!” dedim. Bahar, “Nesrin ablaaaa! Sabahları giderken makyajli iken, dönüşte, banyo yapmış gibi hiç makyaj yok! Ne iş?” dedi. Bir an sessizlik oldu. “Ne demek istiyorsun Bahar?” dedim. Bahar ısrarla, “Nesrin ablaaaa! Hadi anlat!” dedi. “Neyi anlatacağım? Anlatacak ne var ki?” dedim. Bahar, “Anlaşıldı anlaşıldı! Demek benden gizliyorsun! Ben senin en iyi arkadaşın değilmiyim?” dedi. “Evet öylesin!” dedim. “Ozaman anlat!” dedi. “Ya bahar! Ne anlatmamı istiyorsun ki?” dedim. “Bak abla, kocanı aldattığını biliyorum!” dediğinde sinirlenmiştim. Sesimi yükselterek, “Sen ne demek istiyorsun Bahar?” dedim.

“Bak ablacığım! Amacım seni kırmak yada rezil etmek değil! Asla böyle bir şey yapmam! Sadece bilmek istiyorum! Çocuğumun üzerine yemin ederim ki, sadece ikimizin arasında kalacak. Hadi anlat! Kimdi o beyaz BMW’li adam?” dediğinde, yalanla bir yere varamayacağımı anladım. Kimseye söylemeyeceğine dair çeşitli yeminler ettirdikten sonra, ilk günden itibaren yaşadıklarımı bir bir anlatmaya başladım. Önce, Nazmi ile nasıl tanıştığımı, buluşup neler yaptığımızı anlattım. Bahar kendinden geçmiş dinliyordu, zaman zaman, “O kadar büyük yarraktan korkmadın mı abla? Zevk veriyor muydu?” diye araya giriyordu. Ben de, “Bak Bahar, 20 yıldır sikildiğimi sanıyordum, Nazmi ile tanıştıktan sonra sikilmenin ne demek olduğunu öğrendim. Yarrağını görsen varya, hem kalın hemde uzun, tam 23 santim! Sikmeye başladığında en az yarım saat devam ediyor. Sabah saat 10 gibi sikişmeye başlıyoruz, en az 4-5 saat sürüyor. Eve geldiğimde yorgunluktan hasta numarasına yatıyorum…” dedim.

Bahar, “Gerçekten o kadar sürüyor mu?” deyince, “Eveeeett!!!” dedim. Ben anlattıkça Bahar zevke geliyordu. Sol eliyle çay içerken, sağ eli masanın altındaydı ve amını elliyordu. Bu hoşuma gitmişti. Nazmi ile sikişmelerimizi, özellikle Bahar’ı kudurtmak için, en ince ayrıntısına kadar anlatırken, Bahar’ın rengi değişmeye başlamıştı. Olduğu yerde sağa sola kıvrandığı anda, “Ihhhhh! Immmmhh! Anlat! Anlat abla! Ohhhhhh! Çok güzeeell! Harikaa!” diye mırıldanırken, boşaldığını anladım. Gülerek, “Ne oldu kız? Yarrağı yiyen ben, boşalan sen! Bu nasıl iş?” dedim. Bahar da, “Sus abla! Dayanamadım işte!” dedi.

Bahar rahatladıktan sonra, “Peki o kadar büyük yarrak götüne girince acımadı mı?” diye sordu. “Kocam da göttten yapıyordu, ama erken boşaldığı için hoşuma gitmiyordu. Nazmi kayganlaştırıcı krem kullandığı halde, başta çok acımıştı, daha sonra yavaş hareketlerle uzun süre devam etti. Bir müddet sonra alışıyorsun. Kız inan bana, alıştıktan sonra götten sikişmek çok zevkli oluyor!” dedim. Bahar hemen, “Peki bugün de götten yaptınız mı?” diye sordu. “Herhalde kız! Tam 3 kez sikti boşaldı götüme! Deliğim folluk oldu!” dedim. Bahar, “İçine mi boşaldı?” dedi. “Evet içine!” dedim. Bütün bunları anlatırken, diğerlerinden hiç bahsetmiyordum, sadece Nazmi sikmiş gibi anlatıyordum. Bahar okadar merakla, ilgiyle ve heyecanla dinliyordu ki, bu işin içine Bahar’ı da sokmam gerektiği düşüncesi belirdi kafamda, eğer tava gelip o da sikişmek isterse, benim için her bakımdan daha iyi olacaktı. O anda kafamdan bunlar geçerken, Bahar, “Arka deliğini folluk ettiğini söylüyorsun, ne halde olduğunu merak ettim şimdi abla, doğrusu görmek isterdim!” dedi.

Sanırım Bahar tava geliyordu, ne yapıp edip Bahar’ı bu işin içine dahil etmem gerekiyordu. “Gerçekten görmek istiyormusun?” dedim. Bahar, “Hadi göster, göster!” dedi. “Gösteririm, ama bir şartla!” dedim. “Söyle abla!” dedi. “Sen de bana amını göstereceksin! Anlaştık mı?” dedim. Bahar kahkaha atarak, “Tamam abla, gösteriyorum!” diyerek yerinden kalktı, sonra eteğini yukarı çekti. Bacakları çok güzeldi. Sütün gibi bembeyaz bacakları vardı. Külotunu çıkarırken bacaklarının arasının sular sellerle kaplamış olduğunu farkettim. Külotun ağı tamamen ıslaktı, “Demin boşaldım ya, ondan ıslak…” diye açıklama gereği duymuştu. Yanıma yaklaşarak, “Bak bakalım beğenecekmisin amımı?” dedi ve eteğininin fermuarını açıp, eteği topuklarına indirdi, sonra bacaklarını araladı. Amı traşlı olduğu için parlıyordu. İnce bir çizgiyle ortadan ikiye ayrılmış gibi duran amı, önden çok güzel görünüyordu. Doğrusu tam yalamalıktı. Yalamak isterdim, ama şimdi sırası değildi.

“Arkanı dön kız!” deyip domaltarak arkadan görünüşüne baktım. Yuvarlak küçük kalçaları vardı. Götünün deliği varla yok arası birşeydi, anlaşılmıyordu bile. Arkadan da amı çok güzel görünüyordu. Tahta sandığım am, muhteşemdi, küçük dudaklarının diriliği ile, 16 yaşında bakire bir kız amcığı gibiydi. Sezaryanla doğum yaptığından amının deliği çok dar gözüküyordu. Biraz daha baktıktan sonra, Bahar, “Bu kadar yeter! Şimdi sıra sende!” dedi. Eteğini yukarı çektikten sonra bana bakıyordu, “Hadiiii!” dedi. Önce eşofmanımın altını, sonra da külotumu indirdim. Bakması için domaldım. Elleriyle kalçalarımı gerdi ve “Abla bu neee? Kocaman ağzı var! İçi bile görünüyor! Halen kapanmamış olduğuna göre, adamınki gerçekten çok kalınmış!” dedi. Tam o sırada kapının zili çaldı. Toparlanıp üzerimizi düzelttik. Bahar külotunu koynuna gizlerken, ben kapıyı açtım. Çocuklar okuldan dönmüştü.

Bahar, “Çocuğu kaynanama bırakmıştım, ben daha sonra gelirim!” dedi. Tamam anlamında başımı salladım ve kapıdan uğurladım. Aradan bir saat kadar geçmişti. Benim çocukların dışarda oynadığını görünce, Bahar tekrar geldi. İçeriye geçip oturduktan sonra sohbet etmeye başladık. Bahar konuyu her seferinde Nazmi’nin yarrağına getiriyordu. Tamamının içime girip girmediğini merak ediyordu. Ben de, “İlk soktuğunda, amımın ağzı yırtılacak gibi oluyor, fakat daha sonra alışıyorum! Uzunluğuna gelince, amımın derinliği, Nazmi’nin yarağına birkaç santim küçük geliyor!” dedim. O sırada Bahar, “İnanmıyorum yaa! Öyle kol gibi yarrak masallarda olur sanıyordum!” dediğinde gülüşmüştük. Daha sonra, Nazmi’nin götten nasıl siktiğini detaylı olarak anlattım. Bahar’a kocasının kendisini götten sikip sikmediğini sorduğumda, “Hayır, hiç yapmadı!” dedi. Doğru söylediğine inanıyordum, zaten birkaç saat önce Bahar’ın götünü kendi gözlerimle görmüştüm. Deliğin kahverenkli ağzı anlaşılmıyordu bile. Tabiri caizse, götü sıfır kilometreydi…

Konu, götten sikişmek olduğu için, aldığım zevki abartarak anlatıyordum. “Bak Bahar, arka delik dar olduğu için çoğu erkek fazla dayanamaz, ama Nazmi çok farklı biri, adam boşalmak bilmiyor ki! Alışana kadar biraz acıyor, ama daha sonra inanılmaz zevk alıyorsun! Sana yemin ederim, Nazmi beni götten sikerken, 2-3 kez amdan orgazm olup boşalıyorum!” dedim. Bahar dikkatle beni dinliyordu ki, birden, “Yeter abla! Sen beni çıldırtmak mı istiyorsun? Nazmi’ye söyle de beni de siksin! O koman yarrağını bana da soksunnn!” dedi. Ben Bahar’ı daha da kudurtmak ve heveslendirmek için, “Hele bir am yalaması var ki, mmmhhhh süper! Amının dudaklarını vantuz gibi emiyor, dilini içine sokuyor, boşaltana kadar yalıyor!” dediğimde, Bahar külotunu çoktan çıkarmış, karşımda klitorisiyle oynayarak, “Devam et, anlat! Boşalt beni abla! Boşalmak istiyoruummm!” diye yalvarıyordu. Zaten, benim de istediğim, Bahar’ın bu hale gelmesiydi. Ama, (Boşalt beni!) derken, sanki amını yalamamı ister gibi bacaklarını açmıştı…

Amı pamuk gibi pürüzsüz, bembeyazdı. “Yalamamı mı istiyorsun kız?” dediğimde, “Evet! Yalaaa! Amımı yalaaaa! Hadi lütfeeenn! Yala, boşalt beni!” diye yalvarmaya devam etti. Başımdan böyle bir olay geçmediği için şaşkındım. Fakat tava getirmek için yapmak zorundaydıım. Yanına, ayaklarının dibine oturdum, bacaklarını okşamaya başladım. Bahar kendinden geçmiş gibiydi. Teni öylesine pürüzsüz, öylesine yumuşaktı ki, dokunmak hoşuma gidiyordu. Bcaklarını bir müddet okşadıktan sonra, amına dokundum. Benimkine nazaran, am dudakları çok daha diri ve sertti. Amını avuçlayarak okşamaya başladım. Amından sıvılar sızarken, elim sabun gibi kayıyordu. Bahar kendinden geçmiş halde, “Ihhh! Mmmmhh!” diye inliyordu. Her an boşalabilirdi, ama daha boşalmasını istemiyordum. Ayağa kalkıp, Bahar’ın vücudunu koltuğun kenarına çektim. Sonra başımı bacaklarının arasına soktum. Amının sıcaklığı yüzüme vurmuştu. Bacaklarının arası ateş gibi yanıyordu. Hele kokusu beni bile kudurtmuştu…

Dudaklarımı yavaşça amına dokundurdum, öpüp koklamaya başladım. Sanki birisiyle öpüşüyormuşum gibi am dudaklarını emmeye başladım. Başkasının bana yapmasını istediğim şeyleri Bahar’a yapıyordum. Küçüçük am dudaklarını gerdim, içini yalarken Bahar’ın inlemeleri de artmıştı. Parmağımla klitorisini okşarken, hızlı hızlı amını yalamaya devam ettim. İnlemelerinden boşalmak üzere olduğunu sezdim. Ben de boşalmak istiyordum, diğer elimi de kendi küloduma soktum ve amımı okşamaya, parmaklamaya başladım. Bahar’ın inlemeleri arttıkça, ben de aynı durumdaydım. Tam o anda kapı zili çaldı. Bahar, “Sakın kalkmaaa! Devam et! Devam et abla! Geliyorum! Geliyoruuuumm! Ohhhhhhh!” diye inlerken, aynı anda ben de boşalıyordum. Boşalırken, Bahar’ın amının küçük dudaklarını koparırcasına emiyordum. Kapının zili birkaç kez daha çalmaya devam etmişti. Bahar’a, “Bağırma kız, duyacaklar!” diyerek sessiz olması söyledim. Birkaç saniye sonra ikimiz de boşalıp rahatlamıştık.

Ağzım, burnum, yüzüm, Bahar’ın am suyuyla kaplanmıştı. “Kalk kız, üstünü başını düzelt!” dedikten sonra banyoya koştuk. Yüzümüzü gözümüzü yıkayıp kuruladıktan sonra, birşey yokmuş gibi gittim kapıyı açtım. Benim küçük oğlan su içmek için gelmişti. Biraz kızgın edayla, “Oğlum, tuvalette bile rahat bırakmıyorsunuz!” diyerek, yalandan da olsa bağırdım. Oğlan su içip tekrar dışarı oynamaya çıkınca, Bahar da, “Kaynanam mızmızlanmaya başlamadan ben de gideyim abla!” diyerek evine gitti. Giderken yüzüme bile bakamamıştı. Fakat Bahar’ın, (Nazmi’ye söyle, beni de siksin!) lafı aklımda yer etmişti. İçimden gülerek, (Bu iş tamam!) dedim…

(Alintidir)

Eşim Şeyma

Eşim Şeyma
Adım Çetin. Ünvrst bitirip kısa dönem askerlik yaptıktan sonra, ailem beni evlendirmek için arayışa girmişlerdi. Sonunda Mutaassıp bir ailenin kapalı kızıyla nişanlandık. Kısa süre sonrada evlendik. Eşim Şeyma 171 boyunda 62 kilo 85X65X95 ölçülerinde manken gibi bir kadın. Bense 181 78 kilo atletik yapılı biriyim.

Evlendiğimiz gece başarılı olamamıştım, aşırı heyecandan erken boşalmam nedeniyle o muhteşem amına girememiştim. Ertesi gece onu sikip kadın yapmayı başarmıştım. Eşim evde normal giyinir dışarı çıktığında ya uzun elbiseler yada mantosunu giyip başını kapatırdı.

Evliliğimizin üzerinden iki yıl geçmiş arkadaş çevremiz oluşmuş, ben çalışıyor o evde yada arkadaşlarında zamanını geçiriyordu. Arkadaşlarının bazısı çalıştığından onunda aklına girmişlerdi ve bir gün bana çalışmak istediğini söyledi. Pek razı olmadım ama var gönül yok gönül razı oldum. Sonunda bir şirkette bir iş buldu halkla ilişkilere bakacaktı. işe otobüsle gidip geliyordu. Aradan 5-6 ay geçmişti bazen sevişirken soruyordum otobüs de hiç dayayan oluyormu diye Aman kocacığım kim dayayacak deyip geçiştiriyor du. Zamanla karımın giyiminde bazı değişiklikler olmaya başladı etekler daraldı kısaldı. Şeyma hayatım fazla açılma bak sikerler seni ha diyordum hadi ordan deli diyordu.

Ve bir gün onun iş çıkış saatinde bir önceki duraktan otobüse bindim, Hava kararmış otobüs de tıklım tıklımdı. Ve bir sonraki durakta karım bindi o kalabalıkta ortalara kadar geldi kalabalık ve karanlıktan beni görmemişti biraz ilerimdeydi ilerleyip karımın arkasında kendime yer buldum yarım saat kırk beş dakikalık yolumuz vardı. İyice dayayıp sikimi de kaldırıp dayadım iyice bastırdım, hiç bir tepki göstermiyordu sürtmeye başladığımda heyecanlanmış titriyordu. İneceği durağa yaklaştığımızda az geriye çekilip kendimi kamufle ettim zaten arkasına bakmadan inip gitmişti. Bir sonraki durakta da ben inip yürüyerek eve geldim. Geldiğimde duşa girmeye hazırlanıyordu. Hayırdır aşkım duşa giriyorsun siktiler mi yoksa seni deyince Hayatım sürekli soruyorsun bu gidişle sanırım kendimi siktireceğim demesiyle sikimde kıpırdanmalar oldu. Düşüncesi bile beni tahrik ediyordu. İki çok samimi arkadaşım vardı kendisi de samimiydi onlarla ayda bir buluşup birbirinin karısıyla sevişiyorlarmış bana teklif ettiklerinde karımı hazırlamam gerek dedim. Ve karıma her fırsatta imalı olarak söylüyordum.

sonunda yaz aylarıydı karım ve ben yıllık izne ayrılmıştık Yavuz bizi yazlığa çağırmıştı. Orçunlarda orda olacakmış. Dolmuşa atlayıp gittik. Hoş geldin den sonra Orçun, Yavuz ve ben şortları giyip sahile inerken karım Şeyma Yavuzun karısı Burçin ve Orçun’un karısı Funda evde yemek hazırlıyorlardı.

Karım bilmiyordu ama o gece sikişecektik. Burçin’e eşim içki içmez kolasına votka katmasını söylemiştim. Funda ve Burçin kısa etek ve askılı badi giymişlerdi, Eşimse bluz jile elbise ve eşarbı vardı. Yemeğe başladık bizler içerken karımda votkalı kolayı bol bol içiyordu. Zaman epey ilerlemiş yemek faslı bitmiş biz erkekler kanepelere otururken kadınlar masayı topluyor Funda ile Burçin eğilip kalktıkça memeleri ve külotları görünüyordu. Bu arada Şeyma sıcaklanıp eşarbı atmıştı sonra dans etmeye başladık dans ederken öpüşüyor birbirimizi okşuyorduk sonra Funda ve Burçin Kocaları değişip onlarla da dudak dudağa öpüşmeye başladılar Yavuz Funda’nın etek fermuarını açtığında etek düşüp külotla kalmıştı Orçun’sa Yavuz’un karısı Burçin’i soymuş sade tangasıyla kalmış memelerini yalıyor emiyordu. Funda Yavuzu bırakıp bana geldi ve Şeyma cım kocanı alabilirmiyim dedi çekip alarak dudaklarıma yumuldu Yavuz’a dönüp yavuz Şeyma ile ilgilen dedi Yavuz eşime yaklaştı sarılmak istedi ama eşim onu itti ve jile elbisesini çıkardı altında miniminnacık bir etek bluzu da çıkarınca memelerini zor kapatan bir sütyen eteği de çıkarınca aman tanrım kırmızı tanga Yavuzu elinden tutup çekiştirerek Orçun un yanına gitti onu da Burçin den çekip aldı Evet beyler sikin beni dedi. İki erkek karıma iki kadında bana kalmıştı

Kocam ve Arkadaşıyla Grup Seks Maceramız

Kocam ve Arkadaşıyla Grup Seks Maceramız
Merhaba, ben İstanbuldan Tülin. 30 yaşında, 8 yıllık evliyim, 1.70 boy, 58 kilo, 92-59-93 ölçülere sahip, çocuk yapmamış, sarı saçlı, mavi gözlü, çok güzel bir kadınım. Arkadaşlarım bana ‘Çıtır Tülin’ derler. Kocamla her konuda anlaşırız, birtek arkadan sikme konusunda anlaşamayız. Kocam beni arkadan yapmak istiyor, ama ben arkadan vermiyorum. Şunu da biliyorum ki, kocamın beni bir kere arkadan yapmak için feda etmeyeceği, kabul etmeyeceği şey yok. Neyse, cinsel hayatımız çoğu zaman klasik geçiyordu, taa ki kocamın Doktor arkadaşı Tamerle olaylar gelişinceye kadar. Kocam Tamerle MSNde devamlı Chat yaparlardı, ben Tameri tanımadığım için film seyrederdim. Kocamla Tamer bir akşam yine MSNde Chat yapıyorlardı. Canım sıkılmıştı, bende kocamın yanına oturdum yazılanları okuyordum. Kocam “Karım da yanımda…” dedi. Tamer de “Selam.” dedi, hal hatır sordu. Çok kibar bir adamdı. Kocam bir ara tuvalete kalkınca, Tamerle ben Chat yapmaya başladım. Doktor olduğunu, eşinden yeni boşandığını, bir tane kızı olduğunu söylüyordu. Çok güzel
konuşuyordu, beni etkilemişti, onunla Chat yapmaktan zevk alıyordum. Bana evliliğimin nasıl gittiğini, kendisinin yuvasının dağıldığını yazıyordu. Bende kocamla her konuda anlaştığımızı, fakat kocamın benden anal sex istediğini, yalnız o konuda anlaşamadığımızı yazdım. O da bunun normal olduğunu, çiftlerin yüzde sekseninin anal sex yaptığını, kendisininde anal sexi çok sevdiğini, eski eşiyle devamlı anal sex yaptıklarını yazıyordu. Adama büyülenmiştim sanki. O ara kocam geldi ben kalktım. Kocam biraz daha yazıştıktan sonra yatacağını söyledi.

Kocama, “Uykum yok, ben devam edebilirmiyim?” dedim. O da “Tabi edebilirsin.” dedi ve yatmaya gitti, Tamerle ben Chat yapmaya başladım. Tamer çok iyi laf yapıyordu, Chatten ayrılamıyordum. Bir ara iş tümden cinselliğe döküldü. Tamer dört aydır sex yapmaya hasret kaldığını, bizim nekadar şanslı olduğumuzu söylüyordu. Birdenbire bana, “Üstünde şuanda ne var?” dedi. “Gecelik var.” dedim. “İçinde ne var?” dedi. “Sütyen ve Tanga var.” dedim. Ona cevap vermekten kendimi alamıyordum. “Rica etsem onları çıkartırmısın?” dedi. Bende “Çıkarttım…” dedim. Bir ‘Offf…’ çekti, “Memelerin dik mi?” dedi. “Evet.” dedim. “Uçları dikildi mi?” dedi. Gerçekten dikilmişti, “Evet dikildi.” dedim. “Yerim ben onları…” dedi. Bende “Ye, hazırlar…” dedim, ama nasıl böyle birşey yapmıştım bende şaşırmıştım. Tamer beni çok etkilemişti, yanımda olsa ona hemen verirdim…

“Webcamları açalım mı, seni görmek istiyorum!” dedi. “Evet.” dedim, Web-camları açtık, sesi de açtık, artık hem görüntülü hem sesli konuşuyorduk. Onun üstü çıplaktı, ben daha çok tahrik olmuştum. Bana Ayağa kalkmamı söyledi, bende kalktım. “Harika… Muhteşem…” diyordu. Bu beni daha çok kabartmıştı. “Arkanı dön!” dedi, döndüm. “Aman Tanrım, bu ne güzellik! Kocan haklıymış, bende bu götü sikmek isterdim…” dedi. O anda “Sik!” lafı ağzımdan çıkmıştı. “Nasıl?” dedi. “Buraya gel…” dedim. “Eşin?” dedi. “Kocamın götümü sikmek için yapmayacağı şey yoktur, kocama birkere götten verir hallederim…” dedim. Tamer de “Olur.” dedi. Bende onun yarağını çok merak ediyordum, görmek istediğimi söyledim. Eşofmanını indirdi, yarağı kazık yapmıştı. Külodunu da indirdi. O da neydi öyle? Yarağı kocaman ve çok kalındı. Aklım başımdan gitmişti, kimbilir böyle bir yarak nasıl zevk verirdi. “Beğendin mi?” dedi. “Evet, çok!” dedim. “Hepsini alırmısın?” dedi. “Evet alırım!” dedim. Çıldırmıştım adeta. Bir saat kadar Web-camda sex yaptık ve kapattık, çok geç olmuştu. Şimdi sıra kocamı ayarlamaya gelmişti, çünkü benim Tamere gitme ihtimalim yoktu ve o yarağı mutlaka tatmalıydım.

Kocam sabah işe giderken ona, “Akşama sikişli CD getir seyredelim.” dedim. Kocam “Konusu nasıl olsun?” dedi. Ben “Götten sikmeli olsun… İki erkeğin bir kadını siktiği olsun… Ne bileyim işte güzel birşeyler getir…” dedim. Kocam “Tamam.” deyip neşe içinde işe gitti. Bende hemen bilgisayarın başına geçtim, başladım Tamerle Webcamda sex yapmaya. Ona beni yakında götten sikebileceğini, bir kaç gün beklemesini, kocamı ayarlayacağımı, söyledim. Tamer çok sevinmişti. Biraz daha chat yaptıktan sonra, O da işe gitti.

Ben akşamı iple çekiyordum. Akşamleyin kocam geldi, “Karıcım çok güzel bir CD aldım…” dedi. “Hadi koyda seyredelim.” dedim. Kocam tam istediğim gibi, iki erkekle sikişen bir kadının CDsini almıştı, aynı anda iki erkek kadını amdan götten sikiyorlardı. Kocam “Karıcım bak kadın götten nasıl zevk alıyor…” diyordu. Bende Tameri hayal ederek, “Şanslı kadınmış…” dedim. Kocam “Sende istermiydin karıcığım?” deyince, “Hangi kadın istemez ki aynı anda iki erkeği, tabi isterdim!” dedim. Kocam biraz bozulur gibi olduysa da bozuntuya vermeden, “İki erkeği kast etmedim, götten sikmemi istermiydin demek istedim…” dedi. Ben şaka yapıyormuşum gibi, “Valla iki erkekle olsaydı, götten sikmene izin verirdim…” dedim. Kocam bunun üzerine “Bir kere götünü sikeyim, söz ikinci erkeğe izin verecem!” dedi. Kocamla konuşmamız tam istediğim yöne gidiyordu, biraz daha gaz verdim, “Sen mi başka bir erkeğin beni sikmesine izin vereceksin?” dedim. Kocam da “Sen bana götten ver, söz ikinci erkeği elimle bulacam!” dedi.

O gece kocama götten verdim, verirken de Tameri hayal ettim, çok zevk aldım. Kocam da yıllardır hayal ettiği götümü sikmenin sevinciyle uçuyordu. Kocama “Ben sözümü tuttum, sıra sende!” dedim. Kocam kıvıracak gibi oldu, “Ha deyince kimi bulacam, bu iş herkesle olmaz ki, güvenilir biri olması lazım…” falan demeye başladı. Ben hemen “Tamer… Beni Tamerle birlikte sikin!” dedim. “O benim samimi arkadaşım, ona söyleyemem…” dedi. Bende “Ozaman senmişim gibi ben söylerim…” dedim. Kocam eninde sonunda kabul edince sevinçten deli olmuştum. Ve vazgeçmesin diye yatmadan önce bir kere daha götten verdim kocama…

Sabah kocam işe giderken, “Ben bugün Tamer konusunu hallediyorum…” dedim. Kocam da “Tamam.” dedi ve işe gitti. Ben hemen Tameri aradım. O da merakla bekliyordu, haftasonu bize gelmesi için anlaştık. Kocamı nasıl ikna ettiğimi sordu. Bende kocama götten verdiğimi söyledim. Tamer, “Haftasonuna kadar kocana götten vermeye devam et, götün biraz açılsın yoksa canın yanar, çünkü bende sana götten girecem!” dedi…

Haftasonu olmuştu. Bol dökümlü bir elbise giymiştim. (Bu arada Tamer iç çamaşırı sevmediği için içimde birşey yoktu). Kocamla masayı kurduk, müziği hafif açtık, mumları yaktık, Tameri bekliyorduk. Tamer anlaştığımız gibi akşam 7 de geldi, elinde bir buket çiçek ve iyi cins bir şarap vardı. Tokalaştık, masaya oturduk. Hem yemek yiyor, hem içiyorduk. Tamerin getirdiği şarap bitince, bir şişe şarap da kocam açtı. Kafalarımız iyice çakır olmuştu. Kocam Tamere “Hadi karımı dansa kaldır…” dedi. Tamer benlen dans ederken oramı buramı okşuyordu. Bende kendimi ona yapıştırıyor, kazık gibi olmuş yarağını hissediyordum. Dans ederken Tamer beni dürtükledi ve kocamı gösterdi. Kocam bizi seyrederken pantolonunun üstünden sikini sıvazlıyordu. Tamerle dans ederek kocamın yanına gittik. Tamer beni koltuğa, kocamın yanına oturttu, kendisi de öteki tarafıma oturdu. Kocamla Tamerin ortasındaydım ve olacakları heyecanla bekliyordum. İkisinin de sikleri kalkık vaziyette pantolonlarını zorluyordu. Tamer kocamdan taraftaki elimi tuttu ve kocamın sikinin üstüne bıraktı. Ben kocamın fermuarını açıp sikini çıkardım ve avuçlamaya başladım. Tamer de kendi fermuarını açıp yarağını çıkardıktan sonra boşta kalan elimi tutarak sikine götürdü. Aynı anda ikisinin sikini sıvazlamaya başladım…

Tamer “Sırayla yala…” deyince, dönüşümlü olarak bir kocamın sikini, bir Tamerin sikini yalamaya başladım. Biraz sonra Tamer kocama, “Ortak syunalım artık…” dedi. İkisi de çırılçıplak soyunduktan sonra Tamer beni de soydu ve beni koltuğun üstüne dört ayak pozisyonuna getirdi. Baş tarafım kocamdan taraftaydı, kocam sikini ağzıma verdi hemen. Tamer de arkamda, bacaklarımı iyice açtı ve başladı amımı yalamaya. Deli gibi amımı yalıyor, dilini içeri sokup sokup çıkarıyordu. Ben kudurmuştum iyice, biran önce beni sikmesini istiyordum. Amımdan sular akmaya başlamıştı, dayanamadım Tamerin ağzına boşaldım. Kocamda sikini yalamama dayanamadı, o da benim ağzıma boşaldı. Tek boşalmayan Tamerdi. Kocam masadan aldığı bir peçeteye sikini silerek banyoya gitti. Tamer ise amımı yalamaya devam ediyordu. “Yeter Tamer, sok yarağını amıma, sik beni!” dedim inleyerek. Tamer “Tamam aşkım!” diyerek yarağını arkadan amıma yerleştirince, zevkten kalbim duracaktı. Tamer yavaş yavaş pompalayarak amıma gidip gelmeye başladı. Yarağını yavaşça kafasına kadar çekiyor, sonra yine yavaşça amıma köklüyordu…

Kocam bu arada banyoda temizlenip tekrar yanımıza geldi, Tamere “Ohhhh, hayırlı işler ortağım, bakıyorumda beni beklemeden başlamışsınız sikişe…” dedi. Kocamın ses tonunda sanki biraz sitem, kıskançlık ve pişmanlık hissettim, “Aslan kocacığım, götten ilk sikme sırası da senin…” diyerek gönlünü yaptım. Tamer arkadan amımı biraz daha sikti ve “Pozisyon değiştirelim…” deyip geçti koltuğa oturdu ve elimden tuttu, kocam da öbür elimden tutarak beni kaldırdı ve beni Tamerin yarağının üstüne oturttu. Tamerin yarak köküne kadar amıma girmişti. Tamer memelerimi yalıyor, ben yarağın üstünde gidip geliyordum, kocamda götümün deliğini parmaklıyordu. Çok geçmeden amımdan sular akmaya başladı, yeniden orgazm oluyordum. Tamerin kucağında boşaldım. Zevkten beynim zonkluyor, alev alev yanıyordum. Hayatımda ilk defa bir yarak üstünde boşalmıştım. Ardından Tamer de amıma boşalmaya başladı. Sanki içime lavlar akıyordu, o nebiçim boşalmaydı öyle. Tamerin kucağından kalktığımda amımdan, am sularımla Tamerin dölleri birbirine karışmış akıyordu…

Hemen Tamerle birlikte duş alıp geldik. Üçlü koltuğa kocamın yanına oturup biraz dinlendik, birer sigara yaktık, birer bardak şarap daha içtik. Sonra kocam Tamerin sırtüstü halıya yatmasını, benimde Tamerin üstüne, 69 olacak şekilde, uzanmamı istedi. Amımı Tamerin ağzına verdim ve sikini yalamaya başladım. Tamer alttan dilini amıma sokarken, ben yarağını yalıyordum, kocamda arkama geçmiş götümün deliğini yalıyordu. Benim için bundan daha güzel ne olabilirdi, müthiş zevk alıyordum. Kocam götümün deliğini biraz daha yaladıktan ve parmakladıktan sonra, sikini yerleştirip götümü sikmeye başladı. 4-5 dakika götüme gidip geldikten sonra “Geliyorum galiba…” diyerek boşalmadan sikini götümden çıkardı ve “Tamer sıra sende…” dedi. Tamer altımdan kalkıp kocamla yer değiştirdiler. Tamer götümün yanaklarını ayırmış götümün deliğini inceliyordu. Deliğim alev alev yanıyordu. Hem sokmasını istiyor, hem korkuyordum, amıma zorla almıştım, götüme nasıl alacaktım. Tamer yarrağını götüme dayadı, kocama da “Belini tut ortak!” dedi. Kocam altımda sıkı sıkı belime yapışmış, sikini ağzıma ittirirken aynı zamanda da amımı yalıyordu. Anlatmadan geçemiyecem, Kocam amımı Tamerden daha güzel yalıyordu. Kocam amımı yaladıkça ben arkamı Tamerin yarrağına itiyordum…

Tamer sonra öyle bir abandı ki, yarağının başı götüme girerken sanki götümün deliği ikiye ayrılmıştı. O anda ‘Yırttın götümü Tamer!’ diye avazım çıktığı kadar bağırmak istedim, fakat duyduğum acıyı içime attım, bağırarak kocamın moralini bozmak istemiyordum. Tamer birdaha itti, yarıya kadar girmişti, ölüyorum zannettim. Birdaha itti, tamamı girmişti, acıdan bayılacak gibi olmuştum. Tamer biraz bekledi ve götümde gidip gelmeye başladı. Kocam da deli gibi amımı yalıyordu. Acım hafiflemiş, kalçalarım oynamaya başlamıştı. Artık zevk alıyordum ve götümü Tamerin sikine ittiyordum. O vaziyette 10 dakika kadar sikiştikten sonra üçümüz de boşaldık. Kocam yine ağzıma, ben kocamın ağzına, Tamer de götüme! Beynim yerinden çıkacak gibi olmuş, heryanımı ateş basmıştı. Tamere “Nolur çıkartma!” dedim, O da yarağı inene kadar götümden çıkartmadı…

O gece kocamla Tamer beni sabaha kadar önden arkadan siktiler. Şimdi her haftasonu Tameri çağırıyoruz ve bol sikişli harika bir gece yaşıyoruz. Bu zevki tarif etmenin mümkünü yok, yaşamak lazım, tavsiye ederim…

Annem Nöbetteyken Babam Kızlığımı Bozdu

Annem Nöbetteyken Babam Kızlığımı Bozdu

Babamın yarrağı o kadar büyük ki bazı günler karşımda oturduğu zaman uzun uzun onun yarrağını izler ve annemle babama belli etmeden amımı okşarım, bir defasında yine böyle bir gün babama bakarak, pantolonunun üzerindeki o kocaman kabarıklığa bakarak amımı okşuyor ve ara ara gözlerimi kapatarak kendimdem geçiyordum ki babamın yarrağının git gide dahada büyüdüğünü gördüm, bu büyümenin nedeninni ilk başlarda düşünmesemde karşımda sertleştiğini ve kocaman yarrağının pantolondan fırlayacakmış gibi durduğunu fark etmeye başlayınca gözlerimi babama diktim, göz göze geldiğimizde ise birbirimizi izlediğimizi anladım ama ne bir utanma nede bir korkma içimde belirmedi, babamın bana bakarak sertleştiğini bilmek beni dahada deli etmişti.

O gün karşılıklı bakışarak birbirimizi okşarken biran önce babamla sikişmek için elime bir fırsatın geçmesini arzu etmeye başladım. Annem hemşire olarak bir hastanede çalışıyor ve haftanın belirli günlerinde gece nöbete kaldığı için babamla evde baş başa kalıyoruz, işte bu baş başa kaldığımız günlerden birinde babamla sex yapmıştım, sizlere anlatacağım olayda babamla yaşadığım sexten ibaret. Aslında babamın yarrağına karşı bir ilgim duymadan önce kesinlikle aklımda ensest sexe dair hiçbirşey yoktu, babamın kocaman sikini daha öncede defalarca kez görmüştüm ama bu ilgi içimde bir yıl kadar önce başladı. Bir yıl kadar öncesindede babamla sikişmek falan düşünmüyordum hiç ama sikiştikten sonrada babamdan başkasına veresimde yok desem abartmış olmam.

O gün annem aslında nöbete kalmayacaktı ama arkdaşının işi çıktığı için, yani nöbet sırası olan arkadaşının işi çıktığı için annemden onun yerine nöbette kalmasını söylemişti, annem evi arayarak babala konuyu konuştu ve babama gece eve gelemeyeceğine dair bilgi verdi, tam o bilgiyi verirken biz babamla yine salonda karşılıklı oturuyor ve ara ara birbirimizi izliyorduk, tüm bu izlemelere rağmen ne babamda nede bende ilk hamleyi yapacak cesaret yoktu, sadece babam benim amıma bakarak sertleşiyor bende babamın ertleşmesini izleyerek ıslanıyordum. İşte o gün babam annemle konuşurken aldığı haberle elini sikine atıp bir yandan telefonda anneme “tamam aşkım, tamam bitanem” gibi şeyler söylüyor, bir yandanda sikini sıkı sıkı tutup beni izliyordu.

Telefonu kapattıktan sonra sanki fısıldarcasına “annen bu gece gelmeyecekmiş, arkadaşının yerine nöbette kalacakmış” dediği anda babamın o ses tonundan artık bir ilişki yaşayacağımızı anlamıştım. Yani annemin bu gece eve gelmemesinin bize büyük bir fayfası olacaktı, babamla ilk sikişimizi yaşayacaktık. Bu bilgiyi babam benimle paylaştıktan sonra sıkı sıkı sikini tutmaya devam ederek beni izlemeyi sürdürdü, babamın sikinin kocaman olması, pantolonunun üzerinden belli olması ve birde annemin bu gece eve gelmeyecek olması beni dahada azdırmış olacak ki artık ıslaklığım şortumun üzerinden belli oluyordu. Babam ıslaklığıma bakarak “neden ıslandın kızım” diye sordu, başımı öne eğerek bacak arama, amımın üzerine bakıp babamın ne demek istediğini anlamaya çalıştım.

Başımı öne eğipte amıma baktığımda aslında gördüklerim karşısında bende şaşırmıştım, o kadar çok ıslanmıştım ki resmen amımın üzerinde ki ıslaklık kocaman olmuştu. Önümdeki ıslaklığı fark etmemle babamın gülümsemesi ve yanıma gelmesi bir oldu. Yanıma oturarak “aslında bende çok ıslandım, istersen gösterebilirim” dedi, bende “bilmem ki nasıl olur” dedim, babamda pantolonunu indirerek komple çıkardı, karşımda iç çamaşırı ile kaldırtan sonra yanıma oturarak elimi tutup sikinin üzerine koydu. Babam sikinin üzerine elimi koyduğu anda zaten o ıslaklığı hissetmiştim, o nemli yeri hissetmek bile beni çok ama çok azdırmıştı, babama bakıp “çok güzel gerçekten” dedim, babamda elini amıma koyarak “asıl senin bu halin çok daha güzel” diyerek amımı okşamaya başladı.

Bir yandan amımı okşarken öte yandanda “uzun zamandan beri bunu yapmak istiyordum, sonunda sikilecek yaşa geldin kızım” dedi, bu arada benim yaşım 20 ve babamında dediği gibi tam sikilecek yaşa gelmiştim, daha önce bir kaç defa erkek arkadaşım olmuştu ama amımı siktirmemiştim, kısmet babamaymış. Babamın bu sözünden sonra bende ayağa kalkarak altımdaki şortu çıkardım, iç çamaşırım zaten yoktu ve şortu çıkarmamla babamın karşısında çıplak bir halde kalıverdim. Babam kolumdan tutup beni yanına tekrar oturttuktan sonra amımın üzerine elini koyup avuçlamaya başladı, orta parmağınıda tam amımın deliğine dayayıp yavaş yavaş bastırmaya başladı. Biraz bastırdıktan sonra canımın acımasından dolayı babama “bakireyim ama yavaş ol, canımı acıtma” dedim.

Babam bakire olduğumu öğrenince “gerçekten mi diyorsun kızım” diye sordu, bende “evet baba, bakireyim gerçetken” dedim, sanki bu bilgi onu dahada ateşlemişti çünkü bakire olduğumu söylediğim an başını bacaklarımın arasına sokarak amımın deliğine doğru dilini iteklemeye başladı, o kadar güzel sokuyordu ki dilinin içime giriş çıkışını hissediyordum ve dilinin ucu her girip çıktığında dahada sabırsız bir halde babama kısık sesle beni sikmesi için yalvarıyordum. Amımı bir kaç dakika dilledikten sonra sırılsıklam olmuş amımdan içeri orta parmağını tekrar sokmaya başladı, parmağının neredeyse hepsini yavaş yavaş itekleyerek sokmasına rağmen bir nebze olsun canım acımamış aksine her saniye daha fazla zevk alır olmuştum, babam beni parmaklarken canımın acımamasından dolayı aslında bakire değilmiyim acaba diye içimden düşünmedim desem yalan olur.

Babam amımı parmakladıktan ve orta parmağının hepsini tamamen soktuktan sonra “neden kan gelmedi” diyerek babama sordum, oda “kan gelmesini mi istiyorsun” diye cevap verdi, aslında konu kan gelmesini istemem yada istememem değil ama bakireydim ben, neden kan gelmemişti ki. Babam beni bu konudan dolayı tedirhin halde gördüğü andan itibaren gülümsemeye başladı ve bir süre sonrada “şimdi gelecek kan, bekle bitanem” deyip amımın içinden parmağını çıkararak bacaklarımı her iki yana ayırıp bacak arama giriverdi, aynı andada yarrağını amımın üzerine koyarak aşağı yukarı, amımdan akan sularla sikini ıslatmaya başladı. Gerçi babamın sik**e zaten sırılsıklamdı ama amımdaki sularıda sikine sürünce o kocaman yarrak gözlerimin önünde parıl parıl parlamaya başlamıştı.

Zannediyorum bir dakika kadar bir süre babam sadece amımdan akan sularla yarrağını ıslattıktan sonra ilk olarak sikinin baş kısmını daracık amıma sokmaya başladı, az önce parmağını sokarken zevkten inleyen ben şimdi yarrağının baş kısmını içimde hissettikçe bağırı olmuştum. Babam benim bağırmamdan dolayı evin içerisini kaplayan sesimi kesmek için bazen elini ağzıma kapatıyor, bazende elini ağzımın içine sokarak çenemi sıkı sıkı tutuyordu. Her ne yaparsa yapsın avazım çıktığı kadar bağırmaktan kendimi alamıyordum, sesim biraz azalmıştı ama ben bağırabildiğim kadar bağırıyordum ve bu bağırmalarım babamın yarrağını her defasında daha fazla içime iteklemesi ile katlanıyordu. Bir ara artık daha fazla alamayacağımı düşünerek kendimi geriye doğru çektim ve babamın yarrağını içimden çıkartarak amımı ellerimle kapatmaya başladım.

Amımı kapatınca babam “istemiyor musun kızım” diye sordu, aslında babamın yarrağı içimden çıktığı an tekrar azmıştım ve “istiyorum baba ama canım acıyor” diye cevap verdim, babam “kızım bir iki dakika dişini sık sonrasında canın acımayacak” dedi ve tekrar yarrağını amıma dayadı, elimi çektim ve babamın içime girmesini tekrar izlemeye başladım, bu defa ilkine nazaran daha az canım acıyordu ama içime her soktuğunda acı yine artıyordu, bir kaç saniye sonra ilk girdiğinden daha fazlasını içime sokunca yine canım çok fena acımaya başladı ama az önceki gibi içimden atmayacaktım onu, dişimi ve ellerimle kanepenin tutabildiğim yerlerini sıkarak acıya dayanmaya çalıştım, bir yandan bağırmamak için zor duruyor ve bir yandanda babama “hadi baba artık sok hepsini yalvarıyorum sana” diyordum.

Sonunda babam yarrağının hepsini içime soktuğu anda bir süre hiç hareket dahi etmeden beklemeye başladı, işte o saniyelerde babamın kocaman yarrağı içimdeyken babam amımı okşayarak beni tekrar zevke getirdi, sanırım iki yada üç dakika boyunca babam içimden çıkmadan sadece amımı okşadı ve üç dakika kadar sonra yavaş yavaş içimden çıkarak sikinin hepsini dışarı çıkardı, işte o an amımdan akan kanları ve babamın yarrağının üzerindeki kanları görünce rahatladım, daha önce kan akmadığı için durumda bir anormallik olduğunu düşünerek korkmuştum ama kızlığımı babam bozduğu için içime bir rahatlık gelmişti, hiç olmazsa daha öncesinde bozulmadığına emin olduğum için rahatlamıştım yani. Bir süre amımın kanamasını bekledik, gerçi bir kaç saniye bekledik o kadar çok uzun süre kanama olmadı.

Kanama tamamen bittikten sonra babam eline kağıt havlu alarak amımı ve yarrağını silerek emizledikten sonra tekrar içime girmeye başladı, bu defa az önceki kadar acımasada yinede acı vardı ama bu bizi durdurmadı. Babam az öncekine nazaran ikinci girdiğinde içime her girip çıkışı dahada hızlanıyor, bir dakika bile olmadan artık sanki annemi siker gibi hızlı hızlı sikiyordu. Yani annemi diyorum çünkü o kadar alışmıştım demek istiyorum, babamın yarrağı artık içime rahat rahat girip çıktığı için aldığım zevk**e tarif edemem. O gün ilk defa babamla sikiştiğim gün babam boşalmadan önce dört defa kadar art arda orgazm oldum, beim dört defa orgazm olmama rağmen babam bir defa bile boşalmadı, her boşalacağı zaman içimden çıkıyor ve amımı okşamaya devam ediyordu, beni dört defa orgazm ettikten ve bacaklarımda derman bırakmadıktan sonra duşa girmemi ve temizlenmemi söyledi.

Babamı yatakta bırakarak duşa girdim, amımı ve göt deliğimi bir güzel yıkadıktan sonra bacaklarımda ki bir kaç damla kanı temizledim, güzel bir duş alarak babamın yanına tekrar geldim, babamda bu arada içeriyi temizlemişti, kanepenin örtüsü bile kan olduğu için onları kaldırmıştı, yanına gittiğimde “ikinci sikişe hazır mısın kızım” dedi. Nasıl hazır olmazdım ki, az önce yaşadıklarımdan sonra her saniye sikilmek istiyordum. Babama “hazırım baba” dedikten sonra tekrar altına yattım ve beni sikmesini izlemeye başladım. Bu defa ben bir kez bile boşalmamıştım ki babam yarrağını içimden çıkararak üzerime doğru sanki işiyormuşçasına bol bir şekilde boşalmaya başladı. Sikinden çıkan her damla spermle beraber babamında oldukça yüksek bir sesle “aaaah aaaaah aaaaahh oooohh” diye inlemesi bir olmuştu.

Onbeş-yirmi saniye kadar orgazmı süren babam sonunda tüm spermlerini üzerime boşalttıktan sonra yanıma yaklaşarak yanağımdan öptü ve “yaşadıklarımı hiç unutmayacağım ve tekrarlaması için dört gözle bekleyeceğim” diyerek banyoya girdi. Aslında babamın ikinci bir sikişi beklemesine gerek yoktu çünkü babam banyoya girer girmez bende peşinden giderek bir defada banyoda kendimi siktirdim. Annemin evde olmadığı her gece babamın karısı oldum ve uzun bir sürede babamla sikişmeye devam edeceğimi düşünüyorum çünkü şahsen ben bu baba kız sikiş durumundan çok ama çok memnunum.
(Alıntıdır)

Ayakkabıcıda

Ayakkabıcıda

Oteldeki dükkanlar, daha yeni yeni açılmaya başlamıştı. Ayla, ne yapacağını tam bilemeden, dolaşıp duruyordu. Murat, yani kocası, yedinci kattaki odalarında hala uyuyordu. Çok uğraşmış, ama onu kalkmaya razı edememişti. Bir bakıma anlıyordu kocasını, Gece binbir türlü macera yaşamış ve oldukça geç yatmışlardı.

Murat’ı uyandıramayınca, kendisi giyinip aşağıya inmişti. Hoş pek giyinmiş de sayılmazdı ya.

Üstüne geçirdikleri, beyaz renkli bir giysiyle, yine beyaz bir çift yüksek topuklu sandaletten ibaretti. Giysisi, aslında biraz uzunca bir atlet fanilasına benziyordu. Kolları, omuzları, göğsü ve sırtı çıplaktı. İncecik ve elastiki kumaş vücudunu hafifçe sarmış, bütün hatlarını meydana çıkarmıştı. Yakasının kesimi epeyce derindi ve küçük ama dimdik ve yusyuvarlak memeleri, hem önden, hem de yanlardan, iyice meydandaydılar. Görünmeyen kısımları da, incecik kumaşın altında, çıplaktan bile beter bir görünüm veriyordu. Uçları, birer düğme gibi kumaşı kabartıyor, yürürken hafif hafif titriyordu.

İncecik belinden sonra birden genişleyen kalçaları ise, kumaşı iyice germişti. İçine külot giymemiş olduğunu anlamak için fazla bir düş gücü gerekmiyordu. Arkadan; yusyuvarlak kalçalarının arasındaki yarık, önden de, göbeğinin çukuru ile kasıklarındaki kılların kabarıklığı, açıkça belli oluyordu. Eteği ise mininin en cüretli örneklerinden biri sayılabilirdi. Kasıklarını ancak örtüyordu.

Uzun ve son derece güzel bacakları, ayakkabılarının yüksek topukları nedeniyle daha da uzamış gibiydiler. Üstelik ayakkabılarının bir özelliği daha vardı. Bacaklarını böyle göze batar hale getirmenin ötesinde, Ayla’nın en güzel yerlerinden biri olan ayaklarını. Akıl almayacak bir seksilikle sergiliyorlardı.

Dükkanların bulunduğu koridorda yürürken, “bu güzel tatili biran önce değerlendirmeye başlaması gerektiğini” düşünüyordu. Önünde yalnızca iki hafta vardı. Amacı ise yalnızca güneşlenip denize girmek değildi tabii ki. Bu sıcak iklimin ateşli, güçlü ve cazip erkeklerine de, aylardan beri hasret kalmıştı açığını kapatmak istiyordu. Sabahın bu erken saatinde kendini odadan dışarı atmasının baş nedeni de buydu. Ama ne yapacağını bilemiyordu işte. Bildiği tek şey, fazla vaktinin olmadığıydı. Kısa bir süre sonra odaya, kocasının yanına geri dönmek zorundaydı. Ama, hiçbir şey yapmadan, boş dönmeyi de istemiyordu doğrusu.

Böyle amaçsız dolaşırken, koridorun sonuna gelmişti. En dipteki ayakkabıcı dükkanı ilgisini çekti. Vitrininde, birbirinden güzel ayakkabılar vardı. Durup, bakmaya koyuldu.

Kısa bir süre sonra da, gözü içerdeki tezgahtara takıldı. En çok 25 yaşlarında olmalıydı. Siyah ve kıvır kıvır saçlı, sırım gibi bir oğlandı tezgahtar. Ayla, “yakışıklı çocuk” diye düşündü.

Oğlan ise Ayla’nın çoktan farkına varmıştı. Kapıya gelip, klasik bir güneyli tezgahtarlığıyla, onunla ilgilenmeye başlaması da, çok zaman almamıştı zaten. Ayla, oğlanın kapkara gözlerinin vücudunda dolaştığını farkediyordu. Siker gibi bakıyordu. Birden huylanıverdiğini hissetti.

Çevresine bakındı. Kimseler yoktu. Birden kararını verdi ve oğlanın yanından geçerek, dükkana girdi.

Tezgahtara, “birkaç çift ayakkabıya bakmak istediğini, ama vitrindekilerden hiçbirini sevmediğini” söyledi. Acaba başka modelleri yok muydu? Bunları söyledikten sonra da, yanıt bile beklemeden yürüyüp, dükkanın en dip tarafındaki koltuklardan birine oturdu. Yüzü, vitrine dönüktü.

Tezgahtar, az sonra elinde birkaç kutuyla yanına geldi. Sonra elindekileri yere koyup, kendisi de diz çöktü ve Ayla’nın sağ ayakkabısını çıkarmak üzere uzandı. Aynı anda Ayla onun elektrik çarpış gibi irkildiğini farketti. Hafifçe aralık duran bacakları, ayağını tezgahtara uzattığı zaman biraz daha aralanmıştı. Tezgahtarın, bir anda bal rengi kılların ardına saklanmaya çalışan pembe dudaklı amıyla karşı karşıya kaldığını biliyordu.

Oğlan yine de gözlerini kasıklarından zorla kopararak dikkatini ona giydirmeye çalıştığı ayakkabıda toplamaya çalışıyordu. Teninin esmerliğine rağmen, yüzünün kızardığı belli oluyordu. Ne kadar tahrik olduğunu anlamak için falcı olmak gerekmiyordu yani. Ayla da, fena halde tahrik olmuştu bu arada. Tezgahtar ikinci ayakkabısını da çıkarırken, bacakları biraz daha aralandılar. Artık tümüyle oğlanın gözleri önündeydi. Amı alabildiğine sulanmıştı.

Tezgahtar, her şeye rağmen, getirdiği kutulardaki ayakkabıları giydirmeye çalışıyordu. Ayla’nın tek yapacağı, buna izin verip beklemekti. Böylece, oğlanın ellerinin çıplak ayaklarıyla bacaklarında dolaşmasına ve her an biraz daha meydana çıkan amının içine düşmesine de fırsat vermiş oluyordu. Oğlanın hali bitikti. Ayla da pek farklı sayılmazdı. Göstermek, onun için her zaman ciddi bir tahrik nedeni olmuştu. Üstelik, karşısındaki erkeği tahrik ettiğini farkettiğinde, daha da heyecanlanıyordu. Şimdi ise heyecanı dalga dalga çoğalmaya başlamıştı.

Bu arada oğlanın getirdiği kutular boşalmış ve içlerindeki tüm ayakkabılar Ayla’nın ayaklarına giydirilip çıkarılmıştı. Onun kapkara ve alev alev yanan gözlerle yüzüne baktığını görmek, Ayla’nın kanının biraz daha kaynamasına neden oldu. Şehvetten kısılıp kalınlaşmış bir sesle “Başka modeller yok mu?” diye sordu.

Boğazı kurumuştu oğlanın. Ayla’nın sorusunu, yalnızca başını sallayarak cevaplamasından da belliydi bu. Sonra ayağa kalktı. İlk göze çarpan, pantolonunun önündeki muhteşem kabarıklıktı. Ama Ayla’nın bu manzarayı fazla seyretmesine olanak vermedi tezgahtar. Yürüyüp gitti ve neredeyse akıl almayacak kadar kısa bir sürede, kollarında yeni kutularla geri döndü.

Bu sefer biraz daha cüretlenmişe de benziyordu doğrusu. Her yeni ayakkabıyı Ayla’ya giydirirken, elleri onun ayak bileklerinde, hatta zaman zaman bacaklarının alt kısımlarında dolaşmaya başlamıştı. Bu da, Ayla’nın daha çok tahrik olmasına neden oluyordu tabii. Ama aklı, az önce oğlanın önünde gördüğü o muhteşem kabarıklıkta kalmıştı. Merakını gidermenin tek yolunun, onu biran önce görmek olduğunu da biliyordu. Çıplak sol ayağını yerden kaldırıp, hedefini açıkça belli eden bir kararlılıkla, oğlanın kasıklarını doğru uzatmaya başladı. Hareketleri yavaştı. Tezgahtarın gözlerinin, büyülenmiş gibi ayağına kitlenip kaldığının farkındaydı.

Sonra bir anda ayağını, o aklını başından alan muhteşem kabarıklığın üstüne indiriverdi. İkisi de titrediler. Ayla, aradaki pantolon kumaşına rağmen, ayak parmaklarının dokunduğu sikin alev alev yanmakta olduğunu hissediyor ve sanki mümkünmüş gibi, daha da tahrik oluyordu. Ayağı, sanki kendi başına davranıyormuşcasına hareketlenip o kocaman olduğu belli siki okşamaya başladığında ise artık dönülemeyecek noktayı geçtiğinin bilincine vardı.

Oğlan, büyülenmişcesine donup kalmıştı. Ateş saçan gözleri, Ayla’nın yarı kapalı gözlerine kilitlenmiş gibiydi.

Ayla, şehvetten kudurduğunu hissediyordu. Burun delikleri açılıp kapanıyor, hızlı hızlı nefes alıyordu. Kısık bir sesle, “Dışarı çıkarsana…” dedi, “görmek istiyorum onu…”

Tezgahtarın titreyen parmakları, büyülenmişcesine Ayla’nın buyruğuna itaat ettiler. Fermuarını adeta parçalar gibi indirdi ve elin pantolonunun içine dalıp, sikini dışarı çıkardı.

Aslında ancak yarısı dışardaydı oğlanın sikinin ama, bu kadarı bile Ayla’nın ne kadar haklı olduğunu anlamasına yetmişti. Kocaman, upuzun, bilek kadar kalın, kapkara ve kıllarla kaplı bir allame vardı karşısında. Kafası kocaman bir mantara benziyordu ve şişip mosmor olmuştu. Manzara, amının biraz daha sulanmasına ve şişmiş dudaklarının iyice açılmasına neden olmuştu şimdi. Güzelim ayağının biçimli ve yumuşak parmakları yeniden uzanıp, sikin nazik derisine dokundular. İkisi de, tekrar titrediler.

Sonra öbür ayağını da tezgahtarın kucağına getirdi Ayla. İki ayağıyla iki yandan kavrayıp, o aklını başından alan kocaman siki sıvazlamaya, okşamaya başladı. Oğlanın gözleri iyice kaymıştı artık.

Ayla konuşmaya başladığında, sesi iyice boğuklaşmıştı. “Bırak kendini yakışıklı çocuk…” diyordu, “Bırak kendini kendini ayaklarıma… Ohhhhh seni sağmak istiyorum… Belini sağmak istiyorum…”

Tezgahtarın artık hiç sesi çıkmıyordu. Dengesini bulmak için iki elini yere dayamıştı. Gözleri, Ayla’nın yüzüyle, artık tabak gibi meyanda olan, vıcık vıcık sulanmış ve dudaklarını bir ağız gibi açmış amının arasında gidip geliyordu. Fazla dayanamayacağı belliydi. Ayla da pek farklı durumda değildi zaten. Kendini zorlayarak, önce oğlanın belini getirmesini bekliyordu. Tüm vücudu gerilmiş, iki eli koltuğun kenarlarını sıkıca kavramıştı.

Birden patlayıverdi oğlan. İlk salvo, havada geniş bir kavis çizip, Ayla’nın sağ dizene isabet etti. Alev gibi bir temastı bu. Ayla sağ ayağını sikin o mosmor başına götürüp, parmaklarını peşpeşe beller fışkırtan küçük deliğin üstüne kapadı. O sıcak, kalın ve beyaz sıvı, şimdi parmaklarının arasına fışkırıyordu. Elleri koltuğun kenarlarını daha da sıkı kavramıştı artık. Sonra tüm vücudu sarsılmaya başladı. Beli geliyordu onun da. Hem de sanki şimdiye kadar hiç gelmemiş gibi.

Bir süre öylece kaldılar. Ayla’nın parmakları, vıcık vıcık, yapış yapış olmuştu. Sonra ayağını yavaşça oğlanın kucağından çekti. Yerinden doğrulup, hemen önündeki ayakkabı kalabalığı arasında kendininkileri aramaya başladı.

Tezgahtar ise hala donmuş gibi duruyor, ayağa kalkmayı bile akledemiyordu. Önce sol ayakkabısını giydi Ayla. Sonra da sağını, her tarafı bellere bulanmış ayağına geçirip kalktı.

Oğlan, diz çöktüğü yerden onu şaşkın bakışlarla seyrediyordu. Hiçbir şey söylemesine izin vermeden yürüyüp, dükkandan çıktı Ayla. Hızlı adımlarla asansöre doğru yürümeye başladı. Yukarıya, odada uyumakta olan kocasının yanına gidiyordu. Ona anlatacağı o kadar çok şey vardı ki…

Efe ile Nil’in Hikayesi (23)

Efe ile Nil’in Hikayesi (23)

Karım, ben, Sait hoca… Gecenin bir yarısı, elimizde kadehler, kafalar bi milyon olmuş, resim yapma bahanesiyle karımı atölyesine kapatıp beceren ressamın evinde üçümüz oturmuş, sohbet ediyorduk. Anlamsız bir mutluluk vardı içimde…

İkisi karşımdaki geniş koltukta yanyana, dip dibe oturmuşlar, ben karşılarındaki tekli koltukta onları izliyordum. Daha çok onlar konuşup gülüşüyorlar, ben de anlattıklarına gülüyordum. Karımın mini elbisesinin eteği iyice sıyrılmış, beyaz jartiyer çoraplarıyla uzun güzel bacakları iştah açıcı görünüyordu. Üst kısmın derin dekoltesi, bakanlara kendisinin sütyen kullanmadığını, portakal irisi diri göğüslerinin ne kadar harika olduğunu ilan ediyordu.

Sait hoca heyecanla sergiden, resimlerinden bir şeyler anlatırken elini gayet doğal bir şeymiş gibi karımın bacağına koyuyordu ara sıra… Karımsa adamın eli çorap üstünden de olsa tenine her değdiğinde ürperiyor, hayran bakışları adamın gözlerinden, dudaklarından ayrılmıyordu o konuşurken…

Alkolden hafif başım dönmesine rağmen farkındaydım her şeyin… Ama sesimi çıkarmıyordum. Aklımda ressamın onu nasıl becerdiğini, nasıl seviştiklerini en ince ayrıntılarına kadar karımın bana anlattığı erotik sahneler, karşımda o sahnelerin aktörleri, karizmatik ressam ile yarı çıplak sevgili karım, mutlu mesut, karşılarında oturuyordum.

Orospu karım da hayatından memnun olmalıydı. Bacaklarını yaymış oturuyordu. Bacak bacak üstüne atıyor, jartiyer çorabının dantellerine, kalçalarına kadar bize sergiliyor. Ara ara bacaklarını indirdiğindeyse, hafif aralık bacaklarının arasındaki minik beyaz dantel külodu görünüyordu. Külodun incecik ağının kadınlığının kabarmış etli dudakları arasında kaybolduğunu, özenle uğraşıp şekilli bıraktığı kasık tüylerinin külodun kenarlarından belli olduğunu karşıdan bile görebiliyordum.

Elbette orospu karımın umurunda bile değildi bunca çıplaklığı… İki erkek tarafından beğeniyle izlenmek, arzulanmak onun hoşuna gidiyor, azgın teşhirci fahişe açıldıkça açılıyordu.

– “Yahu çocuklar, sergi demişken, şu para olayını unuttum gitti. Durun, Nil’e parasını vereyim” deyince ressam, düşüncelerimden sıyrılıverdim.

Para lafını duyunca kulaklarım dikildi hemen… Cüzdanına davrandı, içinden bir tutam parayı alıp yavaş yavaş, desteyi benim parlayan gözlerime sokarcasına yüzlükleri saydı, sonra da Nil’in eline tutuşturdu paraları… Epey bir para olmalıydı elinde…

– “Teşekkür ederim yavrum… Her şey için… Sen olmasaydın, senin bu güzelliklerin olmasaydı, o güzel nü resimlerim de olmazdı. İlham verdin bana…” diyerek eğildi, karıma sarılıp nerdeyse dudağının kenarından öptü. Karım yanakları arzudan kızarmış, dudakları istekle aralanmış vaziyette donup kaldı bir an…

Orospu çocuğu… Kart, zengin zampara… Karımın sana sadece resim yaparken ilham vermediğini, başka şeyler de verdiğini biliyorum artık… Daha onsekizine basmamış acemi l****ayı nasıl ağına düşürüp zevkten geberttiğini… Tazecik amcığının sularını nasıl içtiğini… Yarrağını nasıl yalatıp emdirdiğini… Hatta benimle evlendikten sonra da nasıl acımasızca siktiğini… Hepsini biliyorum.

Oh, benim sevgili karımı bağırta bağırta sikip becermiş bu herif… Güzel karımın amına koymuş defalarca… Amını götünü sikip dağıtmış karıcığımı… Ama karıma da hak verdim doğrusu… Elindeki kalın cüzdanla ne kadar karizmatik görünüyor, ne kadar yakışıklı, boylu poslu duruyor karşımda…

– “Asıl biz teşekkür ederiz Sait hocam” dedim karımın yerine atılarak… “Öyle hora geçti ki verdiğiniz para, anlatamam. Şey… Nakit yönden biraz sıkıntıdaydık da… İlaç gibi geldi valla…”

Eli yine karımın bacağında, bana döndü. Şöyle bir süzdü beni… Bir Nil’e baktı, gülümsedi, sonra bana dönerek,

– “Demek sıkıntıdaydın, öyle mi? Ne gerek var canım üç kuruş para için sıkılmaya, üzülmeye… ” dedi. Nil’e baktı, ondan gözlerini ayırmadan bana konuştu. “ Peki, Efe, biraz daha para kazanmak istemez misin?” Hastaya çorba soruyor adam, anında üstüne atlayıp yanıtladım.

– “Elbette üstad… Kim istemez ki? Ne yapmam gerekiyor? Ne iş yapıcam?” Biraz durup öksürdü, boğazını temizledi.

– “Şimdi… Ne dersin bilmiyorum ama… Sen de biliyorsun. Karın bana çıplak modellik yaptı. Onun çıplak bedenine saatlerce bakarak resim yaptım.”

– “Biliyorum üstad…” Yalnız resim yapmadın ki, siktin de karımı…

– “Ama hep ikimiz yalnızdık. Bu gece sen de yanımızdasın. Şu anda, senin yanında, sen izlerken karının soyunmasını istiyorum.” Şaşırdım, ağzım açık kaldı,

– “Nasıl yani?”

– “Dur, hemen itiraz etme… Karının üstünden çıkardığı her parça için sana bir yüzlük vereceğim. Çırılçıplak kalana kadar… Ne dersin?”

Şaşırıp kaldım. Ne diyeceğim? Sevinçten kuyruğumu sallamamak için kendimi zor tutuyorum. Her parçaya bir yüzlük mü? İçimden karımı bu kadar dekolte giydirdiğim için kendi kendime usturuplu bir küfür salladım. Ulan pezevenk, karını çıplak gezdirmekten zevk alacağına bu akşam sıkı giydirseydin ya… Keşke kış mevsimi olsaydı, paranın belini kırmıştım şimdi…

– “Şey, bilmem ki üstadım… Tamam, para kazanmak güzel de… Nihayetinde Nil benim karım, ben onun nikahlı kocasıyım. Dediğin gibi, resim yaparken modellik başka, bu iş başka… Nasıl olur, bilmem ki…”

Nil’in gözleri parlıyordu, heyecanla bir bana bakıyordu, bir Sait hocaya… Kalktı oturduğu yerden, benim yanıma geldi. Eğilip dudaklarımdan diliyle karışık sıkıca bir öptü. İçtiği içkinin tadını dilinden aldım.

– “Hadi aptal, izin ver bana… Para kazanmak istemiyor musun?” Kulağımda dilini dolaştırırken fısıldadı, “Çok azdım. Canım sevişmek istiyor. Bu gece bu adama kendimi siktirecektim zaten… Bırak istediğini yapsın. Sen de para kazanmış olursun.”

Sonra ayağa kalkıp ortada durdu, hocaya dönüktü. Benim cevap vermemi bile beklememişti azgın orospu… Biliyordum, onun derdi para değildi. Sait hocanın yarağını yemekti, hem de benim yanımda…

– “Tamam hocam… Anlaştık. Kocam bana izin veriyor. Karısı üstünden her parça giysi çıkardığında yüz lira kazanacak. Hangi koca istemez ki, değil mi?”

– “Gel yanıma Efe…” dedi Sait hoca, yanındaki karımdan boşalan yeri gösterdi. “Güzel karının güzelliklerini beraber seyredelim.” Hemen tavşan gibi zıplayıp karşı koltuğa geçtim, adamın yanına oturdum.

Karım önce müzik setine gidip açtı, slow bir parçanın yumuşak iç gıcıklayıcı tınıları yayıldı ortama… Heyecanlıydım. Sevgili karım yabancı bir erkek ve benim önümde striptiz yapacaktı. Titreyen ellerimle pantolonumun üstünden önümü oğuşturdum, sertleşmeye başlayan pipimi yatıştırmaya çalıştım.

Karım yavaş hareketlerle geldi, biraz önümüzde dikildi. Ellerini elbisesinin üzerinden şöyle bir göğüslerinden aşağıya, belinde, kasıklarında okşayarak gezdirdi. O da heyecanlıydı, belli oluyordu. Kuruyan dudaklarını diliyle yalaması beni de, Sait hocayı da mest etti. “Ohhh…” diye inlemesini duydum hocanın… Orospum benim..

Ağır hareketlerle iki elini sağ kulağına götürdü, sallantılı gümüş küpesini çıkardı karım… Şöyle bir havada tutup salladı, sonra bize doğru attı küpesini…

– “Biirr…” dedi gülümseyerek… Sait hoca tek eliyle gümüş küpeyi havada kaptı, gülümseyerek dudaklarına götürüp öptü.

– “Sen şeytanın tekisin, biliyor musun bebeğim?” dedi karıma… “Al bakalım Efe, ilk yüz liranı kazandın.” diyerek diğer elindeki para demetinden bir yüzlük uzattı bana… Hemen kaptım parayı…

– “Bu da ikii…” diyerek ikinci küpeyi de fırlattı karım, hoca ikinci yüzlüğü tokaladı bana… Ulan iyi işti bu, ne yalan söyleyeyim. Bayıldım.

Nil yine ağır çekim, müziğin ritmine uyarak sallanır vaziyette ellerini arkaya götürdü. Yavaş yavaş salınarak elbisesinin fermuarını açtı biraz, sonra ip askılarını omuzlarından düşürdü. Kırmızı rujlu etli dudaklarını yalıyordu bunları yaparken, gözleri şehvetle bize diikilmişti.

Beyaz ipekli elbise omuzlarından indi, göğüslerini açıkta bıraktı yavaşça, incecik beli, o yalamaya bayıldığım göbek deliği meydana çıktı. Az sonra beyaz dantel külodu göründü. Güzelim kalçalarını öyle hoş bir kıvrımla sarıyordu ki minicik külot…

İpeksi beyaz elbise o yuvarlacık, dipdiri kalçalardan kayarak ayaklarının dibine serildi. İnce yüksek topuklu ayakkabılarının içinde beyaz jartiyer çoraplı bacakları ve minik küloduyla kaldı. Elbisenin içinden çıktı Nil, iskarpininin burnunu elbiseye geçirip bize fırlattı.

– “Bu da üüç…” dedi gülerek… İki erkek, gözlerimizi karımdan ayıramıyorduk. Yine havada kaptı atılan elbiseyi Sait hoca, burnuna götürüp derin derin kokladı, karıcığımın elbiseye sinen ten kokusunu ciğerlerine kadar çekti. Yine bir “Ohhh…” diye bir inilti geldi bunu yaparken, bir yüzlük daha sıkıştı elime… Parayı tutan elimi tutup sıktı hoca, gözünü karımdan ayırmadan,

– “Dostum, çok şanslısın. Harika, çok güzel, çok seksi bir kadına sahipsin.” dedi.

Karım elbiseyi çıkardıktan sonra da durmadı, soyunmaya devam etti. Elini jartiyer çorabının danteline götürdü. Okşayarak, iki parmağıyla, yavaşça indirmeye başladı. Eğildi, dizine kadar indi çorabın teki…

– “Yeter…” diye inledi hoca yanımdan… “Çıkarma çorabını… Böyle daha güzel… Çoraplı bacakların çok hoş, çok seksi…” diyerek bir yüzlük daha verdi elime…

Karım çorabın dantelini tekrar çekiştirip yukarıya kaldırdı, düzeltti. İkinci bacak için de aynı şey oldu, bir yüzlük daha… İskarpinlerini de çıkaracak oldu, onları da çıkarttırmadı, iki tane yüz lira daha kazandım. İyi gidiyorduk.

Bir tek külot kalmıştı karımın üzerinde… Nefis, seksi, sikilesi bedeniyle önümüzde dikiliyordu güzel karıcığım… İki elini külodunu tutup çekiştirdi, incecik külodun ağı kadınlığının dudaklarının arasına sıkıştı, ikiye yardı şeftalisini… Kasık tüyleri iki yandan görünüyordu, ölüyü bile tahrik ederdi bu kadın… Nitekim Sait hoca, yanımda, koltukta kıpırdanıp duruyor, eliyle önünü oğuşturuyordu.

– “Devam mı?” diye ortaya sordu karım, eli külodunun lastiğinde, kalçalarını minik devinimlerle daire şeklinde sallarken… “Külodumu da çıkarmamı ister misin?”

– “Kocana sor bunu…” diye homurdandı Sait hoca… Yutkundum,

– “Devam et karıcığım…” diyebildim. “Durma, külodunu da çıkar…” Sait hocaya seslendim sonra, “Ama yüz liraya olmaz bu üstad, haberin olsun. Neticede güzel karımın güzel şeftalisini göreceksin, ucuza gitmesin.”

– “Lafı mı olur? Yeter ki karın o külodu çıkarsın. Çok gördüm karının amcığını ama, bu akşam nedense deli etti beni… Hadi çıkar onu Nil…”

– “Peki… Madem kocam izin verdi, külodumu da çıkarayım öyleyse…” diyen karım yine aynı yavaş hareketlerle külodunu sıyırmaya başladı.

Külodun ağı dudaklarının arasına takılıydı, çekiştirip yuvasından çıkardı. Kalçalarını iki yana sallaya sallaya, santim santim aşağıya indirdi külodunu… Dizlerine kadar inen külot kendiliğinden ayak bileklerine düştü.

Bacaklarındaki çoraplar ve ayağındaki iskarpinler haricinde çırılçıplak kaldı karım… Sait hoca elime bir iki tane yüz liralık sıkıştırdı inleyerek… Nil iki elini beline koymuş, kendi etrafında dönüyor, eliyle kasıklarını sıvazlayarak kadınlığının tüm güzelliğini bize sergiliyordu.

– “Yaklaş…” diye emretti hoca… Karım yanımıza geldi. Elini uzattı adam, ince uzun sanatçı parmaklarıyla karımın amcığını şöyle bir okşayıp tüylerini parmaklarıyla düzeltti.

– “Mmmm…” diye inleyerek adamın kasıklarını okşayan parmaklarını eliyle tuttu Nil… Şehvetten gözleri kapanmıştı, zevk alıyordu.

– “Ohhh… Bebeğim… Çok güzelsin… Amcığın harika görünüyor. Kabarmış. Pembecik içi… Islanmaya başlamış değil mi Efe? Baksana… Karının amcığı nasıl sulanmış…”

– “Evet… Islanmış…” dedim yutkunarak… “Heyecanlandığında, canı bir şey istediğinde hep böyle olur karım… Amcığı ıslanır, sulanır…”

– “Offf… Delirttiniz beni yahu… Yemin olsun, sikim taş gibi oldu, ağrımaya başladı. Efe, rica etsem, güzel karın şu zavallı sikimi çıkarıp bir rahatlatsa… Sadece okşasın yarrağımı, başını ağzına alsın, emsin. Kaç para istersin karının bunu yapması için?”

– “Bilmem ki hocam, yapar mı? Eğer yaparım derse bir beşyüz liranı alırım. Ne dersin Nil? Hadi Sait hocaya bir iyilik yapıver. Biraz daha para kazanalım, olmaz mı karıcığım?”

– “Sen yap dersen yaparım kocacığım…” dedi karım fısıltıyla, dudaklarını yalayarak… Orospu dünden hazırdı aslında erkeğin sikini yalamaya, içine almaya, kendini ona siktirmeye… Biliyordum. Aslında üçümüz de bunu biliyorduk da, spontane gelişen bir oyundu sanki yaşadığımız…

– “Yap öyleyse…” diye inledim zevkle… “Hocamın sikini çıkar da o güzel ellerinle okşayıver… Rahatlasın biraz zavallı…”

Karım önümüzdeydi zaten, yavaşça alçaldı, Sait hocanın dizlerini tutup ikiye ayırdı, bacaklarının arasına diz çöktü. Adam arkaya kaykılmış, bacak arasındaki karımı zevkle izliyordu.

Nil gözlerini ondan ayırmadan, dilini dudaklarında dolaştırarak, ellerini pantolonun önüne götürdü, üstünden müthiş kabardığı belli olan sertliğini okşadı biraz… Fermuarın sesi duyuldu. Elinin birini içeriye soktu. Karıştırdı, sonra da tutup adamın taş kesilmiş erkekliğini çekiştire çekiştire, zorlukla dışarıya çıkardı.

Yan dönmüş, hemen yanıbaşımda yabancı bir erkeğin sikini ellerinin arasında tutan karımı izliyordum heyecanla… Karımın ballandıra ballandıra anlattığı gibi vardı adamın erkekliği… İki eliyle tutuyordu, morumtrak başı dışarıda kalıyordu sikinin… Pembe, açık renkli gövdesinin ten rengiyle ile hoş bir tezat yaratıyordu sikinin başı… Kalın damarları sikinin gövdesini sarmış, kan hücumuyla şişmiş, kasıklarındaki uzun siyah kılların arasında bir deniz feneri gibi yükseliyor, harika görünüyordu. Öyle güzeldi ki… Bu siki yemek için can atan karıma hak verdim. Benim bile canım çekti doğrusu…

– “Dur bebeğim…” diye emretti güzel yaraklı adam… Eğilip karımın istekle aralanmış dudaklarını öptü. “Sen sikimi yalamaya başlamadan kocanın parasını vereyim yavrum… Ne demişler, esnafın parasını peşin vereceksin.”

Beş tane yüzlüğü sayıp uzattı, havada kaptım beşyüz lirayı… Biraz utanmış, biraz ezilmiş, fakat çokça tahrik olmuş durumdaydım. Düpedüz pezevenk yerine koyuyordu adam beni… Acımasızca aşağılıyordu. Hem de karımı sikmeden önce kapıda parasını verir gibi değil… İş başında, benim yanımda, sikini karımın eline vermişken… Azgın orospu karımın yaptığı her muameleden sonra parasını bana ödeyerek…

Kendimi onun yanında değersiz bir köpek yavrusu gibi hissediyordum. Ve de inanılmaz ama, beni delicesine tahrik ediyordu bu aşağılanma… Benim zavallı on santimlik pipim taş gibi sertleşmiş vaziyetteydi.

Parayı elimle tutup sıcaklığını hissederken, karım da eğilmiş, Sait hocanın sikini uzun parmaklarıyla okşuyor, alttan torbalarını tartıyordu. Eğilip başını öptü. Dudaklarını aralayıp ağzına alırken, ben gözlerimi manzaradan ayırmadan,

-”Ben zaten alışkınım senden para almaya…” dedim boğuk sesle…

-”Sana para vermedim ki hiç… Nil’e verdim hep…” dedi Sait hoca… Gözleri yarı kapalı, tüm dikkati sikini yalayıp emmekte olan karıma vermiş durumda… Islak ve kaygan ağzında emilen sikinden aldığı zevkle kendinden geçmiş…

-”Verdin. Hem de çok verdin. Tanımadın beni değil mi hocam? Küçüktüm o zaman… Senin öbür evinde kiracıydık biz… Nermin’in oğluyum ben… Bize geldiğinde para verir, bakkala yollardın beni, sokakta oynamaya gönderirdiniz.”

Şaşırmış vaziyette, gözlerini kısıp bana baktı. Sanki hafızasının derinliklerinden çıkarmaya çalışır gibi…

-”Nermin mi? Sen onun oğlu musun? İnan tanıyamadım seni Efe… On onbeş yaşlarında filandın o zamanlar değil mi? Sivilceli, ufarak bir şeydin. Değişmişsin iyice…”

-”Evet Sait amca… Kirayı almaya gelirdin. Babam evde olmazdı. Annemle yatak odasına geçerdiniz, beni bakkala gönderip… Sen evden çıkana kadar sokakta oynar, verdiğin paraları dışarda markette harcardım. Annem çağırınca girerdim eve…”

-”Vay… Nermin’in oğlu ha? Ulan Efe… Ses de çıkarmazdın hiç, annenle ne yaptığımı bildiğin halde… Kuzu kuzu parayı alıp çıkardın.” Kahkahayla gülmeye başladı. “Desene ben senin anneni de… Hay allah… İlahi çocuk… Adam olacak çocuk bokundan belli olurmuş. Daha o zamandan belliymiş senin ne olduğun… Ne cevher varmış sende de… Küçükken annenle, büyüdün, karınla…”

-”Ne yapayım Sait amca.? Elde yok, avuçta yok, kirayı ödeyemezdi babam… Akşam geldiğinde annem bugün kirayı ödedim derdi, başını öne eğer, sesini çıkarmazdı babam… Beni de tembihlemişti ikisi… Sait amcan geldiğinde sen dışarı çık, oyna derlerdi. Ben de biliyordum annemle ne yaptığınızı, sana kirayı nasıl ödediğini ama, işte…”

Hala gülüyordu adam… Karım da onun bacaklarının arasında, başını kaldırmış gülümseyerek sohbetimizi dinliyordu. Siki hala elindeydi, hafif hafif parmaklarının arasında okşuyordu sertliği… Söze karıştı,

-”İnanmıyorum sana Sait amca… Ne adamsın…” Elindeki penisi belinden tutup iki yana salladı. “Bu koca yarakla dünyaya kadın sikmeye, kadınlara zevk vermeye gelmişsin sen… İkimizin de anasını sikmişsin. Ablam, ben, daha kimbilir kimler…”

-”Ama ne yapayım bebeğim… Bunun annesini bir görsen o zamanlar.. Tombul tombul her yeri bıngıl bıngıl, kaymak gibi karı… Fıkır fıkır kaynıyor, kira parası bahane onun için… Kaç defa söyledi sikişirken, aybaşı çabuk gelse de bir güzel siksem diye dua ediyormuş.” Bana döndü gülerek,

-”Valla Efe, ne yalan söyleyeyim yavrum, ilik gibi seksi karıydı senin annen… Kirayı almaya ilk geldiğimde dibim düştü. Üstünde daracık minicik bir elbise, saçlar, başlar, makyaj o biçim… Oturttu beni, içecek ikram etti. Bacak bacak üstüne atmalar, külodunu göstermeler, memelerini sergilemeler… Sonunda parayı uzatırken elimi bir tuttu baygın baygın, bir daha bırakmadı. Bir güzel sikişirdi ki… Bir ateşliydi ki… Senin ananı sikmelere doyamazdım. Akşama kadar ananı sikerdim de, baban gelecek diye zor ayrılırdım evden…”

-”Biliyorum hocam… Bir kaç defa gizlice eve girip izledim zaten… Çişim filan gelirdi, tuvalet için girerdim eve… Yatak odasından annemin bağırtıları gelirdi. Zavallı kadını bağırta bağırta sikerdin.” Yine güldü Sait hoca, eliyle karımın saçlarından tutup kucağına bastırdı. Karım ağzını kocaman açıp sikini ağzına alırken,

-”Yala aşkım, boş bırakma yarrağımı… Ağzını siktiğimin orospusu seni… Kocan annesini nasıl siktiğimi anlatırken sen de sikimi yala…” Bana döndü yine, “Seni orospu çocuğu seni…” dedi. “Pezevenk herifin evladı boynuzlu pezevenk… Ben ananı sikerken seyrettin ha? Hiç kızmadın mı bana ananı sikiyorum diye? Başkası olsa cinayet işler orda…”

-”Ya, kızdım ama, elimden ne gelir ki? Hem küçüğüm, güçsüzüm, hem de zorla olmadığını, annemin de sikilmek istediğini biliyorum. Hatta Nil’le evlendiğimizde seni görünce çok şaşırdım, karımın etrafında dolaşmaman için ondan uyardım. Annemi nasıl siktiğini hatırlayınca, karımı da sikersin diye korktum, öfkelendim.”

-”Boşuna korkmuşsun, ben zaten senin karıcığını sikiyordum. Ah senin orospu annen ah… Doymak bilmezdi fahişe… Ne amcık vardı senin ananda bir bilsen…” Karım atladı hemen söze, hocanın yarağını ağzından çıkarıp,

-”Biliyor zaten Sait amca… Gizlice sizi sevişirken izlemiş ya…” Gözleri parlıyordu fahişenin… Sohbetimiz onun hoşuna gitmişti. Tekrar ağzına aldı adamın sikini, kulağı bizde, işine devam etti.

-”Evet aşkım… Doğru söylüyorsun… Ben annesinin kaymak gibi amına gömerken izlemiş bizi… Annesi sikişirken seyretmiş. Ne yaptın ulan bizi izlerken? Kapıyı çekip dışarı mı çıktın? Yoksa ben ananı sikerken sen kapı önünde otuzbir mi çektin? Doğruyu söyle orospu çocuğu…”

-”Ya, tamam… Ne yalan söyleyeyim, çok otuzbir çektim sizi seyrederken… Ergenim ama, geneleve kadına gidecek para mı var? O zamanlar yaşım da küçük… Almazlar içeriye… Sizi seyrederken sikim kalkıyordu, ben de otuzbir çekiyordum. Sen annemin amına boşalırken, ben de elime boşalıyordum.”

-”Sapık pezevenk seni… Annesi sikilirken zevk alan pezevenk…” diyerek gevrek gevrek güldü Sait hoca… Karım yine söze karıştı,

-”Hem de ne sapık benim kocam… Biliyor musun Sait, o yaşlarda azgınlıktan bu sapık kocam amcasının oğlu Ahmet’e siktirmiş kendini…” Bunu duyunca karıma kızdım, öfkeyle söylendim,

-”Ya orospu, ne anlatıyorsun sırrımı başkasına? Beni ibne zannedecek şimdi…”

-”Orospu deme ulan benim sevgilime… O sadece benim orospum, benim fahişem… Bak seen… Kendini siktirdin ha? Hem de amca oğluna… Hem sapık, hem pezevenk, hem de ensest…”

Yan yan bana baktı biraz, sonra sikini yalamakla meşgul olan karıma eğildi, uzun sarı saçlarını okşayarak, “Ne dersin, yüz lira daha versem, seninle beraber yarrağımı yalar mı kocan?”

-”Bence yapar. Parayı görünce dayanamaz benim kocam… Zaten deminden beri hayran hayran senin sikine nasıl bakıyor, bir görmen lazım… ” Bir kahkaha patlattı, “Kocam da annesi gibi para için değil, zevk için yapar bence… Senin sikini de yalar, başka şeyler de yapar…”

Sait hoca elindeki desteyi yan tarafına koymuştu. İçinden bir yüzlük çıkarıp bana doğru salladı,

-”Ne dersin Efe? Yüz lira için sikimi yalar mısın? Yoksa? Yarrağım hoşuna gittiyse, para almadan, bedavaya yapar mısın?”

Bir adamın yüzüne baktım, bir bana doğru salladığı paraya, bir karıma… Bir an kararsız kaldım. İyice dibe vurmuştum artık, geri dönüşüm yoktu bu noktadan sonra… Elimi uzatıp adamın elindeki yüz lirayı kaparcasına aldım. Sert bir sesle homurdanarak karıma seslendim,

-”Bana da yer aç biraz…” diyerek adamın önüne çöktüm ben de… Sait hoca durdurdu beni,

-”Önce soyun bakalım sen de, karın gibi… Ne varsa çıkar üstünde, bir göreyim, iştahım açılsın iyice…”

Ayağa kalktım, üstümdekileri hızla çıkardım, karım ve sevgilisinin önünde bir anda çırılçıplak kaldım. Önce elimle benim on santimliği kapamaya çalıştım, sonra vazgeçip iki elim belimde, onlara baktım. Bir ıslık koyverdi adam,

-”Vavvv… Bu ne Efe? Sen de annene benzemişsin yavrum… Süt gbi bembeyazsın, kaymak gibisin…” Tüy dökücüyle temizlediğim vücuduma bakıyorlardı ikisi de… Bir kaç tane göğsümün ortasında, bir kaç seyrek tutam pipimin dibinde… Götümün deliğine kadar kılsız her yanım…

-”Kıllı erkek sever ama kendinde kıl istemez benim kocam” diyerek kıkırdadı karım… “Böyle kadın gibi, yumurta gibi olmayı sever.”

-”Durun, ben de soyunayım. Sizin yanınızda fazla giyinik kaldım.” diyerek kalktı, o da üstündekileri çıkardı. Arkada at kuyruğu yaptığı uzun saçlarıyla, geniş omuzlu, dar kalçalı iri bedeniyle, önünde sallanan koca sikiyle harika görünüyordu. Çok yakışıklıydı piç… Yunan tanrısı gibi dikiliyordu önümüzde… Yutkundum. Parmağıyla işaret etti, karı koca yaklaşıp önünde diz çöktük.

Karımdan hareket yoktu, beni bekliyordu. Elimi uzattım, titreyen parmaklarımla adamın sikini tuttum. Parmaklarımda muhteşem erkekliğinin sıcaklığını, sertliğini, teninin ipeksi temasını hissettim. Yukarıya baktım. Elleri belinde, gözleri bende, her hareketimi izliyordu. Baktığımı görünce boğuk bir sesle homurdandı,

-” Devam et orospu çocuğu…” dedi. “Neyi bekliyorsun? Sen de Nil… Başlayın hadi…”

Başladık. Dudaklarımı sikin başına değdirip yavaşça öptüm. Ben bir elimle tutuyordum sikinin gövdesini, karım da bir eliyle tutuyordu. Ağzımı açtım. O karşıdan bakıp iç geçirdiğim mor şapkayı dudaklarımın arasına aldım. Sait hoca inledi. Dudaklarımın arasına kıstırdığım başını içerden dilimle yalarken, karım da eğilmiş, alttan taşaklarını yalıyordu.

Boşta kalan elimi erkeğin arkasına götürdüm sikini öperken, sert erkek kalçalarının üzerine koyup okşamak, kaslarının sertliğini avuçlarımda hissetmek istiyordum. Elim karımın eline değdi. O da aynı şeyi düşünmüş olmalıydı. Onun eli de erkeğin kalçalarında dolaşıyor, okşuyordu. Karımın elini tutup sıktım. İşimize devam ettik.

Karım alttan erkekliğinin gövdesini yalayarak geldi, o da benimle beraber sikinin başını yalamaya başladı. Arada dillerimiz birbirini okşuyor, ıslak dudaklarımızla öpüşüp tekrar Sait hocanın sikini yalamaya devam ediyorduk.

Arada karım ağzını kocaman açıp erkeğin sikini boğazına kadar alıyor, başını bademciklerine kadar dayayıp zorluyordu. Eminim Sait hoca, karımın vajinasına yarrağını sokup başını rahmine dayamış gibi hissediyordu. Aynısını ben de yapmaya çalıştım. Ama dibine kadar alamadım, midem bulanınca çıkarmak zorunda kaldım. Ne de olsa karım daha tecrübeliydi yarak yalamakta…

Yukarıdan erkeğin inleme sesi geliyordu. Müthiş zevk aldığı belliydi adamın… Dört tane el, iki tane dudak, iki dil kasık bölgesinde dolaşıyor, her bir noktasını ayırt etmeksizin öpüp okşuyor, emip yalıyorduk erkeğimizin… Sonunda eğilip az öncesine kadar okşadığı saçlarımızı sertçe tutup çekti, bizi ayağa kalkmaya zorladı,

-”Off… Yeter orospular… Ayakta boşaltacaksınız beni… Yürüyün yatak odasına… Yatakta devam edelim.”

İyice sertleşip kalkmış sikini sallaya sallaya koltuğun üstüne bıraktığı para destesini aldı. Beş on tane yüzlük alıp elime tutuşturdu.

-”Al bu parayı pezevenk… Sana sormuyorum artık… Karının sulanmış şeftalisini yatakta sikeceğim. Amına koyucam karının… Godoş herif… Anneni siktiğim gibi bağırta bağırta sikicem karını… Sen de ben karını sikerken yarrağımın başını tutacaksın. Karının amcığına yerleştirmeme yardım edeceksin. Anlaşıldı mı dümbük?” Cümlesinin bittiği anda yarı sert bir tokat patlattı yüzüme…

-”Anlaşıldı…” diyebildim hafif, duyulur duyulmaz bir sesle… Adamdan ürkmüş, hatta korkmuştum tokadı yiyince… Aynen annemi siktiği ilk çocukluk yıllarıma dönmüştüm. Şimdiye kadar modern bir şekilde konuşarak sohbet ettiğim bu sanatçı, ressam, entelektüel adamın yarrağı kalkıp sikişmek istediğinde, içinden bir canavar, bir ejderha çıkmıştı sanki… Elini kulağına götürdü,

-”Efendim? Anlayamadım. Bir daha söyle bakayım, ne yapacakmışsın?”

-”Sen karımı sikecekmişsin. Karımı sikerken ben sikinin başını tutacakmışım. Senin sikini karımın amına yerleştirecekmişim.”

İyice sinmiş, büzülmüştüm. Az önce sikini yalarken biraz kalkan erkekliğim şimdi iyice küçülüp içine kaçmıştı sanki… Nerdeyse ağlayacaktım. Askerde emir tekrarı yapar gibi verdiği talimatları aynen tekrar ettim. Bu kez diğer yanağıma sert bir tokat daha…

-”Orospu çocuğu… Anasını siktiğimin evladı… Sana röntgencilik nasıl yapılırmış öğreticem. Demek ben anneni sikerken bizi rontlarsın ha? Şimdi de karının amına koyarken seyret bakalım… Dejavu… İstikamet yatak odası fahişeler… Marş marş…”

bursa escort kocaeli escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort online slot bahis siteleri bahis siteleri bahis güvenilir bahis illegal bahis canli bahis adapazar escort adapazar escort webmaster forum