Bir Kadın Yaratmak-1

Bir Kadın Yaratmak-1
11 yıldır evliyim. Eşim Aylin çok çekici bir kumral güzeli , çok iyi eğitimli ve zeki bir kadın ancak çok büyük bir problemimiz vardı. Aylin cinsel ilişki ile orgazm olamıyordu.

Mastürbasyonla bile çok uzun sürede ve ender olarak klitoral orgazma ulaşabiliyordu.

Bu sorununu daha sevgili olduğumuz zaman söylemişti bana ama ben eski tecrübelerimden bunu kolayca aşabileceğimi düşünerek üzerinde fazla durmamıştım. Orgazm olmasa da seks yapmak hoşuna gidiyordu ve ben mutluydum. Evlendik. Ancak aradan yıllar geçtikçe bu durum ikimizin de kendimizi yetersiz hissetmemize, seks sırasında suçluluk hissetmemize ve her ikimiz için de zevk almaktan çok Aylin’i orgazm yapma uğraşına dönmüştü.

Bu durum ikimizin de hayatını kötü etkiliyordu .

Aylin psikolojik tatmin dışında öyle çok büyük bir zevk almadığı için konvansiyonel seks dışındaki, fantezilere, oyunlara ve değişik arayışlara da kapalı kalıyordu ve bu aramızdaki görünmez gerginliği daha da arttırıyordu. Evli çiftleri birbirine bağlayan en önemli yakınlaşma aracı olan seks yapma sıklığımız azaldıkça, gündelik hayatın getirdiği gündelik sorunlar ve problemler arasında zamanla birbirimizden uzaklaşmaya başladık. Birbirimize duyduğumuz sevgi ve saygı hızla azaldı.

Artık en ufak şeyler için bile tartışıyorduk. Benim sevgim ve saygım da bitme noktasına gelmişti. Bir süre sonra onu bana hiçbir şey ifade etmeyen bir yabancı olarak görmeye hatta sıklıkla ondan nefret etmeye başlamıştım. Artık onu sadece yabancı bir kadın, yabancı bir vücut olarak görüyordum. İşte bu dönüşüm inanılmaz maceramızın başlangıç noktasıydı.

Aylin’i duygusal hazırlıklar, tavizler, ikna için uzun hazırlıklar ve sıkıcı, kontrollü bir seks olmadan, istediğim zaman, istediğim gibi sikmek için yollar ararken bir dergide Rohypnol hakkında bir makaleye denk geldim. Bu bir haptı ve amacının dışında tecavüz olaylarında kullanılmasıyla tanınıyordu. Türkiye’de satışı yasak olmasına rağmen kanun dışı yollarla temin edilebiliyordu.Okuduğum kadarıyla tam aradığım gibi bir çözümdü.

Bir süre araştırdıktan sonra Dolapdere’deki çingenelerden almayı başardım ve hafta sonu Üniversiteden arkadaşım Bora’yla çıktığımız gece kullanmaya karar verdim.

Bora yakın arkadaşımdı zaman zaman hep beraber dışarı çıkardık geceleri. İflah olmaz bir müzmin bekar ve çapkındı. Hepimiz aynı muhitte oturduğumuz için genelde Fenerbahçe civarında buluşurduk. O gece de Fenerbahçe Marina’da buluşacaktık, barları gezecek ve dans edecektik. Aylin içki içince, seks konusunda bir tık daha arzulu ve istekli olurdu, bir de üzerine dans ve canlı müzik eklenince iyi bir karışım olacaktı. Gece içkiler su gibi aktı, ilk gittiğimiz barda içkisine bir kere hap atmıştım. Çılgınca dans ettik. Gittiğimiz bir diğer barda garanti olsun diye yarım bir hapı da çaktırmadan içkisine attım. Bir süre sonra Aylin anlaşılan tam kıvama gelmiş inanılmaz seksi danslar yapmaya başlamıştı. Normalde asla yapmayacağı şekilde hiç kimseye aldırmadan adeta benimle ayakta sevişiyordu. Barlar kapanmaya başlamış, ben sabırsızlıkla eve gidip hapların tadını çıkarma planları yaparken Bora bizi evine davet etti.

Yeni aldığı pikabı ve funky plaklarını göstermek istiyordu. Aylin bu teklife bayıldı dili dolanarak “tabi gidelim bayılırım funk’a” deyince isteksizce tamam dedim.

Bora’nın arabasına bindik. Araba büyük bir pikaptı. Camları da koyu renk olduğu için içerisi oldukça karanlıktı

Biz Aylin’le arkaya oturduk, yolda gittikçe artan bir arzuyla öpüşmeye başladık, elimle bacaklarını aralayarak eteğini iyice geriye çektim ve külotunun arasından onunla oynamaya başladım. O ise elini pantolonumdan içeri sokmuş sikimi okşamaya başlamıştı bile! Allah’ım bu hap bir harikaydı! Normalde başkalarının yanında asla böyle şeyler yapmama izin vermezdi. Aynadan Bora’yla göz göze geldik gülümsüyordu ben de gülümsedim ve göz kırptım başımla nasıl gibisinden bir işaret yapınca o da kafasını arkaya çevirdi, Aylin’in açılmış bacaklarının arasındaki elimi görünce sırıttı ve devam edin gibisinden baş salladı. Bu arada Aylin iyice azmıştı elleriyle pantolonumun düğmelerini açtı ve eğilip taş gibi olmuş sikimi ağzına alarak yalamaya başladı OFFF harikaydı.

Sağ elimle eteğini iyice yukarı çekerek elimi külotunun arkasından kaydırarak klitorisini okşamaya başladım bir yandan da baş parmağımı amının içinde dolaştırıyordum. Araba sarsılınca kafamı kaldırdım ve Bora’nın yola değil bize bakmaya çalıştığını gördüm, göz göze geldik ve ben mutlu mutlu gülümsedim…

Sonunda iyice sarhoş bir halde, Bora’nın evindeydik işte.

Aylin Bora’nın gösterdiği plaklar arasından seçmeye çalışıyordu, ben de solunda durmuş kalçalarını okşuyordum, elimi yavaş yavaş aşağıya kaydırarak eteğinin içine soktum ve parmaklarımla Aylin’in klitorisiyle oynamaya başladım. Normalde Aylin buna asla izin vermezdi ama hiç sesini bile çıkarmamıştı. Hem şaşırmış hem de başka bir erkeğin yanında bunu yaptığım için çok heyecanlanmıştım. Aylin ise bana yardımcı olmak için bacaklarını hafif aralamıştı bile, belli ki onun da hoşuna gidiyordu. Sonunda Aylin bir tane plak seçti. Bora plağı pikaba yerleştirirken Aylin de bana doğru döndü ve sarılarak onu öpmeye başladım, dünyada bir tek biz kalmışız gibi öpüşüyorduk. Müziğin sesi bizi kendimize getirdi. Çalan Aylin’in çok sevdiği bir Temptations parçasıydı, ses sistemi harikaydı sanki bir konser alanında gibiydik. Aylin bir melek gibi salınarak dans etmeye başlarken ben tuvalete gittim. Ayılmak ve açılmak için yüzümü yıkadım ve bir kere daha rohypnol’ü bulan adama dua ettim saçımı başımı ve dimdik sikimi düzeltip banyodan çıktım.

Salonda Bora ve Aylin sarılmış dans ediyorlardı, loş ışıklar, harika ses sistemi ve Temptations’ın şarkısıyla ortam muhteşemdi, ben gelince yüzü bana dönük olan Bora hafifçe çekilerek Aylin’i bana devretmek isterken elimle hayır devam edin gibi bir işaret yaptım ve gülümseyerek yaklaştım, müzik harikaydı, ellerimi Aylin’in kalçalarının iki yanına koyarak dimdik sikimi kalçalarının arasına yerleştirerek dansa katıldım Aylin şaşırarak bana dönünce daha da yaklaşarak öptüm. Ellerim kalçalarını iki yanından kavramış dans ediyor ve öpüşüyorduk. Bora’yla yine göz göze geldik gülümsüyordu, dans ritminde Aylin’i Bora’ya doğru götürmeye başladım ve Aylin’in kalçaları Bora’ya yaslandı. O halde dans etmeyi sürdürdüm, Aylin’in kalçaları her harekette Bora’nın aletine sürtüyor olmalıydı, Aylin biraz şaşırmış halde bana bakmak istedi ama elimle ensesinden hafifçe bastırarak öpmeye devam ettim. Aylin hapın, içkilerin ve ortamın etkisiyle olacak kendini bana teslim etti. Artık Bora’da iyice yaslanmıştı, ellerim Aylin’in vücudunda dolaşıyordu Aylin ise kendini teslim etmiş aramızda yılan gibi kıvrılarak dans ediyordu. Aylin’i sert bir hareketle çevirerek arkadan sarıldım ve ellerimle saçlarını kenara çekerek dudaklarımla boynunu öpmeye, ellerimi göbeği ve göğüslerinde gezdirmeye başladım, Bora yeni pozisyona hemen adapte olup o da yaklaştı, bir elimle Aylin’in ensemdeki kolunu kaldırarak Bora’nın boynuna sarılmasını sağladım ve dudaklarımı boynundan çekerek kulağına hemen tuvalete gidip geleceğimi söyledim. Aylin artık Bora’nın kollarında dans ediyordu. Bora’yla göz göze gelince yine gülümsedim ve tuvalete doğru ilerledim.

İçeri girdiğimde heyecandan olacak tir tir titrediğimi fark ettim. Kalbim bir davul gibi atıyordu.

Neler yapıyordum? Gece nasıl devam edecekti…

Kendimi sakinleştirdim derin bir nefes aldım ve dışarı çıktım, salonda Aylin Bora’nın boynuna sarılmıştı, Bora’nın elleri ise hafif hafif Aylin’in kalçalarında dolaşıyordu. Beni görünce okşamayı bıraktı ama dansa devam ediyordu. Salonun elektrik anahtarına doğru ilerledim ve ışıkları yavaşça kısmaya başladım, içerisi artık iyice loş olmuştu, yine arkasından yaklaştım Aylin’e. Bütün vücudumla yaslandım, ellerimi belinden yukarıya doğru sürerek göğüslerini avuçladım ve boynunu öpmeye başladım, Bora’da yaklaşmıştı, Aylin gözlerini kapamış rahatça öpebilmem için başını arkaya omzuma yaslamıştı. Bora benim tepkimi anlayabilmek için çok yavaşça yaklaşarak Aylin’in boynunun diğer tarafından öpmeye başladığında Aylin derin bir nefes aldı, heyecanlandığında hep böyle yapardı. Bütün vücudunda dolaşan ellerimize teslim olmuştu, Bora yavaşça boynundan dudaklarına doğru ilerliyordu tam dudaklarından öpecekken Aylin başını bana doğru çevirdi, elimle çenesinden tuttum onu öpmeye başladım ve parmaklarımı da dudaklarında gezdiriyordum,

çenesinden tutarak yavaşça Bora’ya doğru çevirdim, Aylin parmaklarımı yalamaya devam ediyordu, Bora’ya doğru ilerlettim ve dudakları birleşti. İlk defa Aylin’i başka bir erkek öpüyor, dilini dudaklarının arasından sokup çıkarıyordu. Artık Aylin inlemeye başlamıştı, ellerimi göğüslerinden yukarıya doğru kaydırarak elbisesini askılarından tutarak omuzlarından aşağı indirmeye başladım, karşı koymuyordu. Yavaşça beline kadar indirdim elbisesini ve sonra askılarından tutarak sutyenini aşağıya çektim. Dolgun memeleri sütyeninden dışarı fırladı, meme uçları diken gibi dimdik olmuştu. Aylin kollarıyla göğüslerini kapatarak bana doğru döndü, utanmıştı. Kollarını tutarak boynuma doladım yeniden ve dans ederek Bora’ya yaklaştım. Aylin yine ikimizin arasındaydı, Bora ellerini Aylin’in çıplak omuzlarında gezdirmeye başlayınca Aylin’in titrediğini hissettim, göğüs uçlarını göğsümde hissediyordum taş gibiydi. Bora sütyeninin kopçasını açtı, ellerini sırtında gezdiriyordu, ben ise ellerimle kalçalarını yoğuruyor ve her hareketimde elbisesinin eteğini yukarıya topluyordum, sonunda bütün eteğini belinde topladım. Bora fırsatı kaçırmadan kendini arkadan Aylin’e sımsıkı yaslandı ve müziğin ritmiyle aletini çıplak kalçalarına sürtmeye başladı. Aylin’in çıplak kalçalarında başka bir erkeğin aletini düşünmek beni patlatacak kadar heyecanlandırmıştı. Bora şimdi ellerini Aylin’in omuzlarından öne doğru kaydırmış ve göğüslerini okşamaya başlamıştı, parmakları göğüs uçlarına değdiğinde ise Aylin’in nefesi hızlandı, Bora meme uçlarını parmakları arasına alıp sıktığında ise Aylin’in yüzü zevkle çarpıldı ve dudaklarını ısırmaya başladı. Dayanamıyordum hızla elbisesini aşağıya çektim. Elbisesi kayarak yere düştü ve sonra külotunu aşağı indirmeye başladım. Artık Aylin başka bir evde iki erkeğin arasında çırılçıplaktı.

Hemen ben de soyunmaya başladım Aylin gözlerini kapatmış, kollarıyla arkasından boynunu öpen Bora’ya sarılmış zevkten inliyordu. Artık sikmeliydim orospumu! Omuzlarından tutarak Bora’ya döndürdüm ve kalçalarından kavradım, Bora Aylin’in dudaklarına yapışmıştı bile. Arkadan karımın amını avuçlayınca dudaklarından “ıııhhh” diye bir inleme kaçtı, amı sırılsıklamdı, sular neredeyse bacaklarından akacaktı, parmağımı klitorisinin üstünden kaydırıp amına soktuğumda ise gelmeye başladı. Bacakları, kalçaları titriyordu Bora’ya sarılmış olmasa yere düşecekti sanki. 9 yıllık evliliğimizde hiç bu kadar kolay ve şiddetli geldiğini görmemiştim. İnanamıyordum! Bu ilaç yüzünden miydi? Yoksa iki erkekle beraber olmak mı bu kadar heyecanlandırmıştı Aylin’i? Daha fazla düşünmeden sikimi Aylin’in zaten sırılsıklam olan amına hızla soktum.

Aylin düşmemek için Bora’ya tutunmak zorunda kalmıştı. Yavaşça pompalamaya başladım. Bora’yla göz göze geldik başımla hadi der gibi işaret ettim anlamıştı, sırıtarak tek eliyle pantolonunun düğmesini açarak sikini çıkarttı ve diğer eliyle Aylin’i boynundan tutarak aşağıya bastırmaya başladı. Şimdi Bora’nın siki, neredeyse Aylin’in yüzüne değiyordu. Büyülenmiş gibi Aylin’in ağzını açışını ve o güzelim gül dudaklarının Bora’nın sikinin koca bir mantara benzeyen başına kapanışını seyrettim.

Tam o anda şaşkınlıkla Aylin’in yeniden gelmeye başladığını fark ettim. Bütün vücudu istemsiz bir şekilde titriyordu düşmemek için Bora’nın kalçalarına sarılmıştı. Başka bir erkeğin siki şimdi karımın ağzındaydı ve o titreyerek geliyordu.

Yüzlerce kez hayal ettiğim ve sadece hayallerimde olacağını sandığım şey gerçekleşmişti. Dayanamayarak Aylin’in içine fışkırmaya başladım. Aylin’in başı sürekli oynuyor, Bora’nın sikini ağzının derinliklerine alıp çıkarıyordu. Bora’nın yüzünde, ne kadar zevk almakta olduğunu açıkça belli eden bir ifade vardı. Başı hafifçe arkaya devrilmiş, gözlerini yarı kapatmıştı. İki eli, birer pençe gibi Aylin’in omuzlarını kavramıştı. Sonra kalçalarını ileri geri oynatmaya başladı. Artık sikini Aylin’in ağzına sokup çıkarıyor, onu ağzından adeta sikiyordu. Manzara müthişti.

– “Ohhh ağzın am gibi…” dedi Bora hırıldayan bir sesle. “Hadi iyice em bakayım sikimi… İyice em… Ohh şimdi fışkırtacağım ağzına… Gırtlağına fışkırtacağım şimdi… Ohh hadi yut tohumlarımı… Yut tohumlarımı…”

Kalçalarının titrediğini görebiliyordum. Sonra vücudu da kasılmaya başladı. Aynı anda Aylin’in boğazı da oynamaya başlamıştı. Tanrım, herif gerçekten de Aylin’in ağzında fışkırtıyor, o da büyük bir iştahla hepsini yutuyordu.

Yine patlama noktasına gelmiştim hemen içinden çıktım Aylin’in.

Bora Aylin’in omuzlarından tutarak kaldırdı ve dudaklarından öperek fısıldadı

-Benimle gelin

ve salonun kapısına doğru ilerlemeye başladı Aylin’in dizleri hala titriyordu onu kucağıma aldım kollarıyla boynuma sarılmış, bacaklarını da belime dolamıştı. Bora’yı takip ettim. Bora loş odasında yatakta dizlerinin üzerinde bekliyordu siki yay gibi dimdikti Aylin’i yavaşça yatağa indirirken Bora Aylin’e yaklaşarak

-Arkanı dön dedi, Aylin bana tutunarak arkasını Bora’ya döndü, dizlerinin üzerinde, yüzü yatağa dönük, kıçını dışarı çıkarmış, belini bükmüş bekliyordu. Tanrım, karım azgın bir orospuya dönmüştü O güzel yüzü ve şehvetle gerilmiş dudaklarıyla yeni bir siki içine almak için karşımda bekliyordu. Fazla bekletmedi Bora onu. Arkadan sokulup sikini önünde açılmış bekleyen o güzelim amın dudakları arasına yerleştirdi ve bir anda dibine kadar geçirdi Aylin’e. Aylin’in dudaklarından bir inleme kaçtı. Hiç itiraz etmeden, kendini yabancı bir adama siktiriyordu. İtiraz etmek ne kelime, zevkten bayıldığını görebiliyordum. Uzanarak sikimi yakaladı ve şehvetle yalamaya, ağzına sokup çıkarmaya başladı. Bora zevkten uçmuştu iki eliyle Aylin’i belinden kavramış, sikiyordu.

Birden belini getirmeye başladı. Vücudu sarsılıyordu. Kendini tutamamıştı. Tohumlarını Aylin’in amına dolduruyordu. İçindeki sikin fışkırdığını hissetmek de Aylin’e yetmişti tabii. Vücudunun dalga dalga sarsılıp çırpındığını, ağzının sessiz bir çığlıkla açıldığını, adeta kendinden geçerek belini getirdiğini görebiliyordum.

Aylin zevkten, içkiler ve haptan kaymış gözleriyle, hiçbir yere bakmıyor gibiydi şuursuzca vantuz gibi beni emiyor ve inliyordu. Bora, başını arkaya atmış, gözlerini kapamıştı. Ne kadar zevk aldığı yüzünden açıkça belli oluyordu. Durmadan pompalıyor, sikini, Aylin’in artık iyice şişmiş ve içi tıka basa bellerle dolmuş olması gereken amına sokup çıkarıyor, onu çıldırtıyordu. Manzara müthişti doğrusu. Hemen patlayacağımın farkındaydım. Bunu mümkün olduğu kadar geciktirmek istiyordum.

İçimden gelen bir ses, daha da müthiş şeyler olacağını söylüyordu. Daha bu düşünceler kafamın içinden geçerken, Bora’nın Aylin’in belindeki ellerinden birini çekip, hemen önündeki o yusyuvarlak kalçaların arasına götürdüğünü gördüm. Önce avuçladı. Sonra bana bir göz kırptı ve başparmağını ağzına sokup ıslattıktan sonra onayımı bekler gibi durarak bana baktı, başımı yavaşça eğince parmağını Aylin’in kalçalarının arasındaki yarığa sokuverdi. Aylin’in vücudunun elektrik çarpmış gibi titrediğini gördüm. Bana hiçbir zaman izin vermediği o küçük ve pembe göt deliğinde başka erkeğin parmağı vardı. Aylin kurtulmaya çalışır gibi kalçalarını öne itmeye çalışırken Bora bastırmaya başlamıştı bile Aylin sikimi ağzından çıkarmış yalvaran gözlerle bir bana bir Bora’ya bakarak “Hayır oradan olmaz…” demeye çalışırken

Bora

-“ŞŞşşşşş hiç acımayacak…bırak kendini…yoksa canını yakarım” diye fısıldıyordu.

Aylin sakinleşmiş gibiydi. Bora bir taraftan sikinin çevresine sımsıkı dolanmış olan amı sikmeyi sürdürüyor eli de boş durmuyor gittikçe hızlanan bir şekilde hareket ediyordu. Artık başparmağını Aylin’in götüne sokup çıkarıyordu. Aylin alışmış gibiydi. Sikimi daha bir hırsla yalıyor, boğazına kadar sokup çıkarıyor bir yandan da kalçaları çalkalanıyor, dalgalanıyor, kıvranıyordu.

– “Ohhhh… peki… götümden de sik beni…” diye hafifçe inledi birden. “Oh hadi götümden sik beni, götüme sok sikini…tamam mı…sok götüme”

Aylin gözümün önünde bir yabancıya götünü sikmesi için yalvarıyordu!!!

Bora’nın o ana kadarki niyeti neydi, pek emin değildim ama, Aylin’in son sözleri, eğer varsa, kontrolü elinden kaçırmasına neden olmaya yetmişti. Kalçalarını geri çekerek, am suları ve bellerle sırılsıklam ıslanmış, pırıl pırıl parlayan sikini Aylin’in amından çıkardığını gördüm. Sonra eliyle dibinden tutup, başını önündeki pembe göt deliğine dayayışını ve bastırmaya başlayışını büyülenmiş gibi izledim. Başı neredeyse girmişti bile. Bora şimdi iki eliyle Aylin’in kalçalarını ayırabildiği kadar ayırmış sikini yavaş yavaş sokuyordu Aylin’in götüne. Aylin’in yüzü çarpılmıştı. Bora’nın kasıkları kalçalarına yapışıp, o çelik gibi sik tümüyle götüne gömüldüğünde, tüm vücudu sarsılmaya başladı. Ağzından küçük çığlıklar kaçırarak, kim bilir kaçıncı kez belini getiriyordu. Götü, Bora’nın sikini bir mengene gibi sıkıştırmış olmalıydı. Sonra Bora, Aylin’in götünü sikmeye başladı. Yavaş ve uzun hareketlerle, sikini o yumuşacık, ateş gibi yanan deliğe sokup çıkarıyor, sokup çıkarıyordu. Manzara, tek kelimeyle müthişti.

Belimin her an gelebileceğinin bilincinde ve bütün gücümle bunu geciktirmeye çalışarak, Aylin’in sikilişini seyrediyordum. Sanki tepeden tırnağa, kocaman bir sik gibi hissediyordum kendimi. Tüm hayatım boyunca bu kadar çok tahrik olduğumu hatırlamıyordum.

Ben de Bora da iyice hızlanmıştık şimdi. Siklerimiz, birer piston gibi Aylin’in götüne ve ağzına girip çıkıyordu. Aylin ise bir yandan kendini parmaklıyordu. Gözleri sımsıkı kapalı, beli aşağı bükülmüş, kalçaları götüne girip çıkmakta olan sikin işini kolaylaştırmak için iyice havaya kalkmış, dudakları ağzına girip çıkmakta olan o sikimin çevresine bir vantuz gibi yapışmış, sikiliyordu. Hem de ne sikiliyordu. İnlemeleri gerçi burnundan geliyordu ama, o kadar şiddetliydi ki!

Belim gelmek üzereydi ama Bora benden çabuk davrandı. Birden dibine kadar geçirdi Aylin’in götüne. Hayvani sesler çıkarıyor, kalçaları kasılıyordu. Tanrım, Aylin’in götünün derinliklerine boşaltıyordu. Bir taraftan da iki eliyle Aylin’in dalgalanan,

çırpınan vücudunu kontrol altında tutmaya çalışıyordu.

Aylin, götüne fışkıran salvoyla birlikte kontrolden çıkıverdi. Sikim bir anda ağzından çıktı ve ikinci salvoyu yüzünün tam ortasına yedi. Bu onu daha da çıldırttı sanki.

Öyle ki, Bora da tutmayı beceremedi Aylin’i. Bir anda onun da siki çıktı dışarı. Ama hala fışkırmaya devam ediyordu. Beyaz erkeklik sıvılarının havada geniş bir kavis çizip Aylin’in o baştan çıkartıcı kalçalarına yağması öylesine tahrik edici bir manzaraydı ki!

Sonra Bora kendini sırt üstü yatağa bırakıverdi tükenmiş olmalıydı ben de diğer tarafa yığıldım Aylin dizlerinin üstünde kafası yatağa dayanmış sarsılıyordu sonra titremeleri hala devam ederken başını yana çevirdi. Gözleri şehvetle kısılmış, belini kavisleştirmiş, kalçalarını havaya dikmiş, kıpır kıpır kalçalarıyla dönmüş bizi seyrediyordu.

Tanrım, hala doymamıştı galiba. Bizim aksimize, hiç de yorulmuş görünmüyordu. Başını yataktan kaldırarak yanaklarından aşağı akan bellerimle, kalçalarını kıvıra kıvıra aramıza doğru ilerledi. Ne kadar yetenekli olduğunu çok iyi bildiğim parmaklarıyla küçülüp yapış yapış olmuş siklerimizle oynamaya başladı. Bu kadarı bile yetti bize. Önce doğruldu yatağın üstünde, sonra da pozisyonunu değiştirip, başını Bora’nın kucağına götürdü. Her şey tam karşımda cereyan ediyordu ve en küçük ayrıntıları bile görebiliyordum. Aylin dilini çıkarıp elindeki sikin başını yalamaya başlamıştı. Bir yandan da gözlerimin içine bakıyordu. Sonra dudakları aralandı ve Bora’nın yarı kalkmış siki ağzında kayboluverdi. Yanakları yine içeri çökmüştü. Hırsla emiyordu. Amacı belliydi. Bir an önce kalkmış bir sike kavuşmak istiyor, başını Bora’nın kucağında yukarı aşağı hareket ettiriyordu. Doğrusu tahmin etmediğim kadar çabuk kalkıyordu Bora’nın siki. İlk başlarda, Aylin’in her başını aşağı bastırışında Bora’nın kasıklarındaki kıllara kadar inen dudakları, ağzının içindeki sik büyüdükçe, giderek daha yukarlarda kalmaya başlamıştı. Bunu görmek beni yeniden ve alabildiğine tahrik etmişti. Aylin de çok tahrik olmuştu bu durumdan. Yine burnundan gelen memnuniyet mırıltıları çıkarıyordu. Bora’nın yüzünde ise şaşırmış bir ifade vardı. Galiba sikinin yeniden ve bu kadar çabuk kalkmasına akıl erdirememişti.

Sonunda karım hareketlendi ve yüzünü Bora’ya dönerek, yatmakta olan Bora’nın üstüne çıktı. Dizleriyle, onun iki tarafında yere basmıştı. Bir elini uzatıp, az sonra içine alacağı siki, yeniden kavradı ve kalçaları onun artık mosmor kesilmiş kocaman başına doğru alçalmaya başladılar. Şişmiş amının hedefine ulaştığını, Bora’nın sikinin başının o kaygan deliğe değdiğini, Aylin’in vücudunun titremesinden anladım. Biraz daha oturdu sonra sikin üstüne. Yüzü birden gerildi. Ağzı alabildiğine açıldı ve derin bir inleme çıktı ağzından.

– “Offf ne kadar da büyük sikin…” dedi Ahhh çok hoşuma gidiyor… Çok hoşuma gidiyor… Ohhhhhhh…”

Birden olduğu gibi oturuverdi karım, Bora’nın sikini, köküne kadar almıştı içine. Hap ve içkiler bir mucizeye sebep olmuş, soğuk karım hayallerimin de ötesinde bir seks ilahesine dönüşmüştü. Bora’nın sikinin karımın amına sonuna kadar girdiğini, görebiliyordum ama ondan daha da müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde. Karımın yıllardır istediğim göt deliği, Bora’nın belleriyle parıl parıl, içine girecek siki bekler vaziyette, tam karşımdaydı.

Daha bekleyemezdim doğrularak sırtından bastırdım ve zaten kaygan olan deliğe dayayarak tek harekette götüne soktum sikimi.

– “Ohhhhhh….” diye inledi Aylin, “Ohhh sok bebeğim… Hepsini sok bana… O Ohhhh hadi sikin beni… Ohhh hadi ikiniz de sikin beni… İkiniz birden sikin beni… Hem amımdan, hem götümden sikin beni… Ohhhhh…. Immmhhhhh…”

Hepimiz çıldırmış gibiydik hızla pompalıyorduk iki sik, karımın amına, götüne girip çıkıyordu artık. İnanılmayacak kadar çok tahrik olmuştum.

Aylin, kelimenin tam anlamıyla çıldırmış gibiydi bu arada. İki erkeğin arasına sıkışmış çıplak vücudu dalgalanıyor, sarsılıyor, çırpınıyordu. Kalçaları aşağı yukarı hareket ediyor, bir amını altındakine bir götünü üstündekine veriyordu. Aylin uçmuştu, bir kadının olabileceği en yüksek noktada olmalıydı

Ohhhhh bak nasıl sikiyosunuz beni… Ohhhh sikin beni… Ohhhhhhh, amımdan götümden sikin beni… Immmhhh…”

Beli gelmeye başladı tekrar… Üstelik bu sefer, durulmak da bilmiyordu. Başını sağa sola sallıyor, çığlıklar atıyor, vücudu dalga dalga sarsılıyor, titriyordu. Sonra ikimiz de aynı anda gelmeye başladık. Odada çığlıklar, inlemeler, homurtular, bir anda birbirine karıştı.

Artık bitmişti… Bora sırt üstü devrilmiş gözlerini kapamıştı, Aylin ise fetüs pozisyonunda yan yatmış hala istemsiz bir şekilde zevk titremeleri geçirerek yarı baygın yatıyordu. Ben ise fiziksel olarak bitmiş olmama rağmen heyecan ve mutluluktan gevşeyemiyordum bile. Bütün bu yaşadıklarımız, aklımın köşesinden bir fantezi olarak bile geçmezdi her halde. Düşünemeyeceğim şeyleri, gerçek olarak yaşamıştık. Olup bitenler benim için kelimenin tam anlamıyla süper şeylerdi. Zerrece pişmanlık duymuyordum. Pişmanlık ne kelime, her şeyi baştan yaşamak için elimden geleni yapabileceğimin farkındaydım. Karımın durumunun da benden farklı olmadığı apaçık ortadaydı. Gerçi gece boyu yaptıklarında ona vermiş olduğum hapın büyük etkisi vardı mutlaka ama içinde bastırdığı, sikişmeye, aynı anda iki hatta belki daha çok erkek tarafından evrile çevrile sikilmeye hazır bir kadın olduğu da bir gerçekti.

Yıllarca orgazm olamamış kadın bir zambak gibi açılıvermişti.

Şimdi ne olacaktı? Hayatımız nasıl devam edecekti…

Sabah Bora ile, karım ile birbirimizin yüzüne nasıl bakacaktık?

Bir sürü soru kafamda dolaşıyordu ama bu saatten sonra ne yapabilirdim ki. Aylin’in yanına uzanarak uyudum. Sabah uyandığımda Aylin yanımda uyumaya devam ediyordu. Bora yoktu, kalktım, evde de yoktu. Salonda Pikabın üstünde adıma bir zarf vardı.

Merakla açtım.

devam edecek…

-Alıntıdır-

baldızımın 18 lik kızını siktim

baldızımın 18 lik kızını siktim
baldızımın 18 lik kızını siktim

Merhabalar. Ben 45 yaşında evli, 170 boyunda normal vücut ölçülerinde esmer tenli bir erkeğim. Sizlere başımdan geçen, benim için güzel bir anı olarak kalan, yaşanmış bir olayımı itiraf edeceğim. Olay baldızımın kızı aysun ile aramızda geçti. aysun 18 yaşında kumral tenli 1.65 boylarında tombul kalçaları ve memeleri olan bir kızdı. aysunin ablası evlendi ve kent dışına taşındı. aysunannesi ve babası ile beraber yaşıyor. O gün baldızım ve bacanağım, bir haftalığına, kent dışındaki evli kızlarını ziyarete gideceklerdi. aysun evde yalnız kalmasın diye bizde kalmasını makul gördüler. Annesi ve babasını yolcu ettikten sonra aysunçantasını alıp bizim eve yerleşti.

aysun ile aramız çok iyi ve samimi bir yakınlığımız vardı. Sürekli şakalaşır ve birbirimize takılırdık. aysun’le bazı durumlarda el şakası da yapardık. Birbirimizi elleyerek, vurarak ve sarılarak şakalaşırdık. Akşam yemekte ve sonrası yine şakalaşıp gülüşerek televizyon seyrettik. Gece ilerlemiş, benim uykum gelmişti, iyi geceler diyerek yatmaya gittim. Hemen ardımdan karım da yatmaya geldi, sabah erkenden işe gidecekti. sexs hikayeleri

Karım ertesi sabah erkenden işine gittiğinde ben daha uyuyordum, izinliydim. Rüyamda aysun’i görüyordum, o tombul kalçalarını ve memelerini görüyordum. Etli dudaklarını ve memelerini öpüyor, kalçalarını, bacaklarını okşuyordum. Bu arada sikimin sertleştiğini, büyükleştiğini hissediyordum. Yaz olduğu için üzerime şort giymiştim, sanki rüyada değil de gerçekte sikimi birisi okşuyor, öpüyor gibi hissetmeye başlamıştım. Rüyamda ateşli bir biçimde aysun’le sevişiyorduk.

Bir ara uyandım ve gözlerimi araladım, aysunşortumun üzerinden sikimle oynuyor, sikimi okşuyor ve şortumun içinde sertleşmiş olan sikime baygın gözlerle bakıyordu. Ben olumsuz bir reaksiyon göstermeden uyuyor numarası yapmaya başladım. aysun ise devam ediyordu okşamaya. Demek ki gördüğüm rüya değil gerçekmiş. porno sexs hikaye

Bir süre sonra ahenka numarasını bırakıp gözlerimi açtım. aysun şortumun üzerinden eğilip eğilip sikimi öpüyordu. Rahat edebilmesi için bacaklarımı açtım ve o an göz göze geldik. aysun biran duraksadı ve mahçup bir biçimde yüzü kızarır gibi oldu. Benden ters reaksiyon gelmeyince hafif bir tebessüm ile sikimi okşamaya devam etti. Sonra elini şortumun içine soktu ve sımsıcak ve sertleşmiş sikimi okşamaya başladı. ensest sexs hikaye

porno sexs hikaye (1)

Ben daha çok dayanamadım doğruldum ve onu kendime çektim. Dudaklarından öpmeye, dyetişkin memelerini okşamaya başladım. Elim geceliğinin üzerinden tüm bedeninu dolaşıyordu. aysundaha da arzulenmiş, daha da ateşlenmişti. aysun’in o el değmemiş taze vücudu, isterik ve isteklu bakışları beni çıldırtmıştı, iyice azmıştım.

Üzerindeki geceliğini çıkarttım. Sütyen takmamıştı, yalnızca beyaz bir külotu vardı. Memeleri şişmiş, dimdik havada titriyordu. Dudaklarımı memelerinin uçlarında gezdirip, dilimle uçlarını yalamaya, ağzıma alıp emmeye başladım. Elimle de kalçalarını, bacaklarını ve külotunun üzerinden amını okşuyordum. Okşayarak elimi külotunun içine soktum. Harika bir yumUşaklık, sıcaklık avucumun içini dolduruyordu. Tertemizdi, pırıl pırıl biramı vardı.

Bu arada bende üzerimde pijamayı ve şortumu çıkarttım. Sikim, damarları çıkmış, kafası şişmiş bir biçimde dimdik duruyordu. Sikim öyle aşırı büyük ve büyük değil, avucumu dolduracak büyüklükte. aysun’i de ayağa kaldırıp usulca külotunu aşağıya indirdim. Aman tanrım, harika bir amı vardı. Karımın amı da hoşdir fakat bu bamdiğer bir görünümdeydi, kusursuz çizgileri vardı ve hiç sikilmemişti. aysunise dimdik duran sikime hayranlıkla, yiyecek gibi bakıyordu.
swinger sexs hikaye (18)
aysune sarıldım onun sıcaklığını, kokusunu, sikimin onun karnına dayandığını hissettim. Öperek, yalayarak, memelerini emerek aşağıya doğru indim. Göbeğinin etrafını dilimle yaladım. Amını okşuyordum. Öperek aşağıya indim, tam karşımda aysunin nefis amı duruyordu. İncitmekten korkar gibi üzerine öpücükler kondurdum, dilimle üzerinde gezindim. aysundilimi daha iyi hissedebilmek için bacaklarını araladı. Başımı okşuyordu.

Dilimi amının üzerinde gezdirdikçe aysun’in gerildiğini hissediyordum. Dilim amının arasına kaymaya başladığında aysuninliyordu. Dilim, içi pembemsi renkli tertemiz amının içini yalamaya, içine girip çıkmaya başladı. Elimle de kalçalarını okşuyor, sıkıyordum. Sonra amının dudaklarını araladım, amının dudaklarını dilimle dolaştım, dilimi içeriye doğru gönderip çektim. Bu hareketim aysun’i mest etmiş, inlemeleri sıklaşmıştı.

aysun’i sürükleyip yatağa uzattım. 69 pozisyonunda üzerine çıktım, sikimi ağzına doğru verdim ve onun o görkemli amını yalamaya devam ettim. aysunde dimdik duran sikimi okşamaya ve başına öpücükler kondurmaya başladı. Biraz acemi idi fakat en azından isteyerek bir şeyler yapmaya çalışıyordu, bu da bana ayrı bir zevk veriyordu. Sikimi ağzına sokuyor, eliyle sıvazlıyor, emiyor, yalıyor ve okşuyordu.

aysun’in amı tam sikilecek kıvama gelmişti, yalnız önemli bir problem vardı: aysunbakireydi, yani amını sikemeyecektim. aysun’in amını yalarken kalçalarını da okşuyor, arada bir de götünün deliğine parmağımla dokunuyordum. Sımsıkı, daracık göt deliği vardı, ben dokundukça açılıp yumuluyor sanki dokunuşlarıma yanıt veriyordu. Parmağımı amının suyu ve tükürükle ıslatarak göt deliğine bastırmaya başladım. Önceleri biraz kasılır gibi oldu fakat sonradan gevşemeye başladı, belli ki o da zevk alıyordu.
swinger sexs hikaye (40)
Parmağımı yarıya kadar göt deliğine soktuğumda aysunhafiften bağırdı. “Acıdı mı?” dedim, “Önemli değil.” dedi. Ben devam ettim, parmağımın tamamını soktum ve sokup çıkartmaya başladım. Parmağım götüne, dilim amına girip çıkıyordu. aysunde iyice azmıştı ve sikimi hızlı hızlı yalıyor, emiyor, ağzına alıyordu. aysun’e “Sikimi sokmamı istermisin?” dedim, “Evet isterim fakat nasıl olacak?” dedi. “Götüne sokayım mı?” dedim, “Acır ama.” dedi. “Kremleriz, girmezse yapmayız.” dedim. “Acımaz dimi?” dedi. “Biraz acır, fakat alışırsın aşkım.” dedim. “Tamam, sok.” dedi.

Parmağımı göt deliğinin içinde biraz oynattıktan sonra kalktım. aysun’i de kaldırdım, yataktan indirdim, yere diz çöktürdüm ve yatağa yüzünü yapıştırdım. Bacaklarını aralayıp arkasına geçtim. Harika tombul kalçaları, amı ve götü, iki harika delik tam karşımdaydı. Şeytan, bir amına sok bir götüne diyordu fakat kontrollü olmak zorundaydım, kendimi toparladım. Eğildim, amını yeniden yaladım, parmağımı götüne soktum. Parmağım bu defa daha basit giriyordu. Sikim dimdik, çatlayacak gibi olmuş, damarları çıkmış, kafası kocaman olmuştu.

Sikimi hoşce kremledim. aysun’in göt deliğini de bolca kremledim ve yeniden kontrol ettim, parmağım içine kaydı, zamanı gelmişti. Arkasında ben de diz çökbütün, sikimi önce amına, sonra götünün deliğine sürtbütün. Sonra sikimin başını götünün daracık deliğine dayadım ve bir elim sikimde bir elimle de aysun’in belinden tutarak bastırmaya başladım. Gerçekten çok dardı göt deliği. Biraz daha yüklendim. Daracık deliğin açıldığını ve sikimin şişmiş başının uc kısmının götüne girmeye başladığını hissediyordum.

Ben bastırdıkça aysunileri kaçmaya çalıştı fakat gidemedi. Acıyla inlemeye başladı “Acıyor aşkım yaa.” diyordu. Biraz o biçimde bekledim, kalçalarını ve amını okşadım. “Hazırmısın?” dedim. “Acıyor, yavaş ol aşkım.” dedi. Ben yeniden kaldığım yerden yüklendim ve birden sanki “Cup” diye bir ses çıkartarak başı geçti. aysun’in o anki hoplamasını ve acıyla kıvranmasını tarif edemem. Başı içerde olarak bekledim, okşayarak rahatlamasını sağlamaya çalışıyordum.

aysune “Aşkım istersen bırakalım.” dedim. “Hayır, buraya kadar gelmişken ne olacaksa olsun, nasıl olsa eninde sonunda bu iş olacak.” dedi. Ben de “Tamam aşkım, nasıl istersen. Senin acı çekmeni istemem.” dedim. Bu arada da yavaş yavaş, kımıldatarak bastırıyordum. Sikim kaskatı olmuş, sanki kırılacak gibiydi. Hafif hafif aysun’in o daracık göt deliğinden sımsıcak içine doğru sokuyordum. Tanrım, ne harika bir duyguydu bu. aysun’in inlemeleri, sızlamaları ve hızlı nefes alışlarımız eşliğinde, sonunda sikim köküne kadar götüne girdi ve kalçalarına ykatiyenndım.

Belinden sarılıp öylece beklerken elimle de alttan amını okşuyor, o hoş pürüzsüz sırtını öpüyordum. Kısa bir müddet sonra yavaşca sikimi geri çekmeye başladım. Sanki vakumla çekiyormuş gibi aysun’in götü sikimi bırakmak istemiyordu, hiç boşluk kalmamıştı. Sikimi, başı içerde kalacak kadar çektim, birkaç saniye bekledim ve yeniden bastırdım. Bu sefer daha rahat girmişti. aysunise dudaklarını ısırmış, hırıltılı sesler menfaatiyor, elleri ile yatağı sıkıyordu. Belli ki çok acıyordu. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya devam ettim. Gittikçe alışıyordu. Sikim derahatlamıştı, aysun’in daracık götü de aysunde.

aysun’in hırıltılı sesleri kesildi, inlemeleri zevk çığlıklarına dönüştü. Ben de gittikçe hızlanmaya başlamıştım. aysun’in de kalçaları kıvrılıyor, arada kalçalarını geri itiyor, sanki daha ilerilere sokmamı istiyordu. Artık gelmeküzereydim, kendimi tutamıyordum. Aslında bu sikişmenin hiç bitmesini istemiyordum, fakat hızla sokup çıkartırken kasılmaya ve aysun’in götünün içine fışkırmaya başladım. Ben kasıla kasıla boşalırken, aysunde “Aşkım, sevgilim, erkeğim.” lafları ile beni azdırıyordu. Sonunda tamamiyle boşaldım ve aysun’in üzerine yığıldım.

İkimiz de ter içinde kalmıştık, bir müddet o biçimde yattık. Sikim inmeye başlamıştı, sikimi götünden çıkardım ve yanına sırtüstü uzandım. aysunbaşını kaldırdı, gözlerimin içine mutlu ve masum bir biçimde baktı. Yan dönüp yaklaştı, dudaklarımdan ve boynumdan öptü. Ben de karşılık verdim. Birbirimizi öperek, okşayarak, birbirimize sarılarak yattık. Ben yorulmuştum ve gözlerim kapanmaya başlamıştı.

aysun’in eli yeniden sikime doğru gitti ve okşamaya başladı. Gözlerimi açtım “Yine mi istiyorsun?” dedim, bir şey demedi, fakat tatlı gülümsedi ve dudaklarımdan öptü. Sikim de bu arada kıpırdamaya başlamıştı, aysunbunu görünce daha da keyiflendi. Ben doğruldum “Banyo yapmalıyım.” dedim ve kalktım. O da benimle birlikte kalktı ve peşimden banyoya geldi. Beraber yıkanmaya, birbirimizi okşamaya, öpmeye ve yeniden sevişmeye başladık.

aysunbu defa daha bir deneyimli ve arzuli olarak sevişiyordu. Kendimi ona bırakmıştım. Beni öpüyor, sikimi ağzına alıyor, emiyor yalıyor ve okşuyordu. Sonunda sikimi yeniden kaldırmayı becerdi ve mutlu bir biçimde yüzüme baktı. Sikimi hoşce şampuanladıktan sonra götüne de şampuan yaptı ve önümde ayakta domaldı. “Hadi aşkım göbütüne sok sikini, onu içimde istiyorum.” dedi. Sikimi tuttum, götünün deliğine dayadım ve bastırdım. Hepsini bir seferde soktum. Bu sefer çok rahat girmişti. Sokup çıkartmaya başladım. aysunöncekindeacı ve ızdırapla kıvranırken şimdi zevk ve şehvet sesleri çıkartıyordu.

Sikimi götünden çektim, yere oturdum ve “Gel aşkım, üzerine otur.” dedim. Geldi, yüzü bana dönük bir biçimde bacaklarını açtı, eğildi, sikimi götüne ayarladı ve birden oturdu. Sikimin üzerine zevkle oturup kalkıyor, resmen üzerinde hopluyordu. Ben de parmağımla amıyla oynuyor, bir elimle de memelerini sıkıp okşuyordum. Doğruldum memelerini ağzıma aldım, emdim, uçlarını ısırdım. Biraz sonra “Kalk, ters dönüp otur.” dedim.Sikimin üzerinden kalktı, ters döndü, sırtı bana dönük olarak sikimi götüne soktu ve yeniden oturdu. Bu biçimde sikimin üzerinde hoplamaya devam etti.

Sert ve damarlı sikimin aysun’in daracık götüne girip çıkmasını seyretmek çok güzel bir duyguydu. aysunkalçalarını, sikimin başı içeride kalacak kadar kaldırıyor sonra birden oturuyordu. aysunazgın bir halde devam ederken, ben“Boşalacağım, geliyorum.” dedim. “Boşal aşkım.” diyerek daha zevkle oturup kalkmaya başladı, sanki erkeğini boşaltmanın mutluluğunu ve zevkini çıkartıyordu. Ben büyük bir kasılmayla ve titreyerek götüne boşaldım, fakat o hala oturup kalkmaya devam ediyordu.

En sonunda dayanamadım ve “Beni mahvettin, bitirdin.” dedim. Bu aysun’in daha da güzeluna gitmişti ve daha çabucak devam ediyordu. Sikim çatlayacak gibiydi. Bir müddet sonra aysunde titreyerek boşaldı ve sırtüstü üzerime yattı. Nefes nefese kalmış, sırılsıklam terlemişti, aynen benim gibi. Birbirimize öpücükler kondurduk. İkimiz de bu sevişmeden çok zevk almış ve mutlu olmuştuk. Duşumuza aldık ve giyindik.

Bir hafta boyunca her fırsatta, baldızımın kızı aysunu götten siktim. Annesi babası döndükten sonra, istemeye istemeye bizden ayrıldı. Tabiki ailece ziyarete gidip geliyoruz. Bu ziyaretlerde karşılaştığımız an sanki beni sikecekmiş gibi bakıyor, yanımdan geçerken sürtünüyor, çaktırmadan sikimi elliyor, şakalaşmalar devam ediyor. Tabii bende bu arada boş durmuyorum, çaktırmadan amını götünü elliyorum, parmaklıyorum. Ve haftada bir, iki haftada bir, fırsat yaratıp gizlice buluşuyoruz ve götünü sikiyorum.

aysunyakında birini bulup evlenmeyi düşünüyor, sırf benimle daha rahat buluşabilmek ve bana amını da siktirebilmek için…

Hikaye izlerken onu arzuladığımı anladı evde verdi

Evde odamda oturmuş bilgisayarımdan sikiş videoları yolds.
com izliyordum birden odama geldi rahat hareketlerle eteğini indirdi kırmızı külodu çok yakışmıştı amının kabarıklığı belli oluyordu sonra donunu düzelti ben gidiyorum beni eve bıraksana dedi bende tamam dedim çıktık bursa escort yola evine geldik dönecektim gel dinlen öyle gidersin dedi mutfakda bir şeylerle uğraşıyordu üstünde etek vardı ama külodu belli oluyordu bende dayanamadım arkasından sarıldım memelerine ses çıkarmadı

escort bursa ben biligisayarın başına geçtim sikiş hikayesi okurken ablam eteğini yıkarı çekti ve kırmızı kildu tam karşımda duruyordu ve ablam ben eve gidecem beni eve bırak dedi ve ben onu bıraktım gel biraz otur dedibende bursa escort bayan geçtim beni o götü amı beni gelirtiyordu ve benmutfağa onu dikizlemeye gitim ve o götünü görünce hemen arkadan sarıldım ve göğüslerini

avuşlarımın içine alıp sıktım oda itirz etmedi ve hemen dudağına yapışyımm ve hemen ikimizde soyunduk ve ben amına koydum benim 20 cm yi öyle bağırdiki byün apartman duydu sandım ve amına 4 devfa hiç çıkarmadan boşaldım ondan sonrada 2 defa götüne ve her gün artık onu sikiyorum

Kredi için kendimi siktirdim(bölüm 2

Kredi için kendimi siktirdim(bölüm 2
Gözlerimi açtığımda bir an içim ürperdi, çünkü çırılcıplaktım, ve agzımda değişik bir tat vardı aman alahım döl tadıydı, bu kocam agzımda boşaldıgındaki aynı tat, kafamı kaldırdım, adamlar çırılçıplak karsımdayı biri tv dönük otuzbir çekiyordu, diğeri içki içiyordu, kendimi biraz toparladım, tane tvde porno vardı bir kadını 5 erkek sikiyordu, odadaki adamın izlediği tvye baktım aman allahım o bendim 2 kişi agzımda verip amcıgımı oksayıp sonra sıra ile yalıyorduben baygın şekilde yatıyordum, bağırmak yerimden kalkmak istiyordum hiç gücüm yokmuş gibiydi. Sonra naptınız bana şerefsizler diye söyledim, Mehmet şerefsizi bana dönüp bakk sen deyip bizim prenses kalkmış dedi diğer adama o ise abi sıra sende şimdi dedi Mehmet puştuna., bak güzelim isteğidimi alırım be beni iyi dinle ayağa kalk otur ama çok sert konuştu çok korktum, neyse agzımı elımle silip oturdum bir yandan amcığımabakıyordum, kabarık bir hali vardı, şaşırdım beynim korkmuş sanki amcığım olanlardan hoşlanmış gibiydi, Mehmet aynı sert bir tavırla bak güzelim merak etme seni sikmedik, sadece yalattık yaladık ve birimiz boşaldı agzına o kadar, eğer dediklerimizi yapmasan bu çektiğimiz videoyu kocana ve tüm porno sitelere yukler seni mahvederim, merak etme adamın çok biri üstüne alır suçu bende yırtarım merak etme, sen işsiz kalırsın öğrendim kocanda işsiz miş bar bar dolaşıp içiyormuş, bu gidişle daha çok içecek bir düşün tatlım, ben adi piçç diye küfür ettim kalktı yanıma geldi agzımı eliyle sıktı sen bilirsin tatlım dedi,nasıl bir duruma düştün meltem dedin sikişsem bunlarla hep isticekler, benden eger kabul etmesem ise zorla sikerlerdi kendimi toparladım, durum şuydu krediyi alıcaktım, o görüntülerden kurtulacak, hiçbirsey olmaz gibi hayatıma devam edicektim, haydi başlalayım dedim yuksek sesle, o anda odadaki 2 erkek bana doğru baktı, ne oluyor lan dediler şartım şu dedim, Mehmet bey, e krediyi alıcaksın o görüntüleri bana vericen bu gece sabaha kadar, bana yapıyorsanız yapın dedim, tamam dedi Mehmet bey.. hemen pcyi açtım meblağı girdim, onayladım, müdürü aradım saat saat 3 civari idi hiç bozuntuya var eden müdürüm krediyi hallettim, eve geçicem dedim bilgileri gönderdim, müdür 5 milyonu duyunca harika süper yarın iziinlisin dedi, içimden herifler nasıl sikicek kimbilir halmi bırakacaklar istesemde gelemem zaten dedim, kendki kendime, kocamı aradım tatlım, bugun bankada yoğun iş var oradan arkadaşlara gidicem gece gelemeyebilirim dedim, tamam bende arkadaşlala içicem gece gelmem dedi, teli kapattı, ulen dedim bu herih içinmi başkasını n yaprağını yicen meltem dedim.. Yapacak birsey yoktu zevk alıcaktım…
Mehmet geldi hazırmın dedi bana tamam dedim… Yok öyle hemen dedi şimdi buraya geldiğin gibi giyin makyajını yap zorla değil gönüllü sikilecek gibi ol tammammı dedi. Kıyafetımı aldım zaten çamaşır yoktu eteğimi geçirdim gömleğimi giydim saçımı makyajımı yaptım, odaya girdim, banda visk**en verin dedim tabii dedi Mehmet doldurdu kadehi bir dikişte bitirdim maşallah yavrum istersin dedi doldur dedim, elime verdi sonra müsaedenle dedi bir sigara tabakası çıkardı gel kanka dedi diğer adama paradan rulo yapıp
Kokaın çektiler, istermin dediler, hayır dedim Mehmet yanıma geldi meltem o gün bankada farkkettim o anda sikmek istedim çok seksisin dedi, bu gece sende zevk alman için herşeyi yapıcam süprizlerimde olucak, sana dedi ne sürprizi dedim bekle dedi içkinin verdiği cesaret kaç ayın azgınlığı o adamları görünce, bir hoş oldum bir anda mehmet in yarağı kocamın sikinden büyüktü 18 cm vardi kafası mantar gibiydi diğer elemanın ki 15 santim anca çok kalındı redbul enerji içeceği nin kabı kadardı kalınlığı, TV’lerde benim görüntü yoktu sildim ama 2 tane tvde farklı porno vardı adamlar karıyı çok sert sikiyordu, bunlar kokoyu çekince gözleri büyüdü ve başladı, Mehmet beni öpmeye başladı ense sikini sıvazlıyor otuzbır cektıyordum, diğer eleman cekinken davranıyordu en azından Mehmet doyurup eve gıdebilrdim ama yanlış tahmin yaptığımın sonra fazlası ile anlayacaktım… Sonraki bölümde görüşşürz

Kayınpederim tecavüz etti…

Kayınpederim tecavüz etti…
Ben Gül. Kumral, yeşil gözlü, gerçekten çok çekici ve güzel bir kadınım. Beş yıldır evliyim. Eşimin ailesiyle ailecek tanışıyorduk. Biz evlenmeden on yıl önce babası ölmüş, annesi tekrar evlenmişti. Evlendiği adam da benimle aynı kuruluşta çalışıyordu. Benim şefim konumundaydı.

Kayınpederim üvey olmasına rağmen beni çok sever üzerime toz kondurmazdı. Bana duyduğu ilginin, bir kayınpederin gelinine duyduğu ilgiden çok daha farklı olduğunu daha sonraları anlayacaktım.

Kocam benden beş yaş büyüktü. Biraz pasif, edilgen bir kişiliği vardı. Hiçbir şeyime karışmaz, hiçbir yaptığıma karşı çıkmaz, her istediğimi yapmak için çırpınırdı adeta… Belki de onunla evlenmeyi kabul etmemin nedeni de bu huylarıydı.

Sözümü geçirebileceğim, beni ezmeyecek, baskılamayacak biri olması hoşuma gitmişti. Kendi ailemde gördüğüm baskılar ve kısıtlamalardan bir an önce kurtulmak, evlenip rahat etmek istemiştim.

Evlendikten sonra öğrenebildim. Kocamın pasifliği sadece bana karşı değilmiş. Küçük bir çocukken babasının ölümü, annesinin eve getirdiği üvey babanın sertliği, disiplini, dayakları onun gelişim çağında kişiliğini etkilemişti.

Sessiz bir kadıncağız olan annesiyle beraber, üvey babanın sözünden çıkamayan, karşı gelemeyen, ürkek, korkak bir insan olup çıkmıştı. Benim ailemden kaçmam gibi o da evliliğimizi, beni sığınılacak bir liman olarak görüyordu.

image
Maddi durum nedeniyle ayrı eve çıkamamıştık. Hayli geniş olan ailesinin evinde hep birlikte oturuyorduk. Kayınpederimin kendini sadece bana göstermeyen ama varlığı hissedilen otoritesi, aileyle ilgili her kararda onun egemenliği evin içinde hüküm sürüyordu.

Akşam yemeği yenildikten sonra gece çekildiğimiz, baş başa kalabildiğimiz yatak odamız, bizim kurtarılmış bölgemiz gibiydi kocam için… Yatakta uykumuz gelene kadar sevişir, konuşurduk.

Bana üvey babasının yaptıklarını, eziyetlerini anlatırdı. Bense anlattıklarına hayret eder, şaşıp kalırdım. Sert görünüşlü de olsa, bana bir prensesmişim gibi davranan yakışıklı kayınpederimin yaptığı şeylere inanamazdım.

Kocamın en büyük tutkusu benim ayaklarımdı. Nedense ayaklarıma bayılıyordu. Özellikle nişanlı olduğumuz dönemde, onunla fazla ileri gitmeden sevişirken, o sürekli olarak ayaklarımla ilgilenirdi. İlk önceleri biraz garibime gidiyordu ama sonraları diğer huyları gibi buna da alıştım.

Ben her şeye razı seks için kıvranırken onun ayaklarıma kapanması, dakikalarca ojeli ayak tırnaklarımı, parmaklarımı yalaması, tek tek ağzına sokup emmesi hoşuma bile gidiyordu diyebilirim.

image
Bekaretimi bozmadan ayaklarımı severek orgazm olması, beni de oral seksle rahatlatması işime geliyordu tabi… Evlendikten sonra da aynı huy devam etti. Yaz veya kış, çoraplı bacaklarım, ojeli ayaklarım onun vazgeçilmez ön sevişmesiydi. Fazla büyük olmayan erkekliğini bu şekilde kaldırıp dakikalarca ayaklarımla oynaşıyordu.

Önümde diz çöküyor, bir köpek yavrusu gibi diliyle yalıyor, yalıyordu. Yalaya yalaya ıslattığı ayaklarımın arasında sikini bana okşattıktan sonra sıra benim istediklerime geliyordu. Eh, hoşuma gidiyordu ne yalan söyleyeyim… Kocamın, bir erkeğin önümde diz çökmesi, ona emir verebilmek, verdiğim emirleri köpek gibi yerine getirmesi…

Yere yatıyor, çoraplı ayaklarımla üstüne çıkarttırıyor, bastırtıyor, ezdiriyordu. Islak dili ayak parmaklarımda dolaştıkça ben de kendimden geçiyordum zaten… Bütün bunlardan sonra ben dayanamayacak hale gelince içime giriyor, beni tatmin edebiliyordu.

image
Böyle böyle aylar geçti. Artık evliliğe, kocama, ailesine alışmıştım. Bir gece eşim çok gecikmiş, evde herkes yatmıştı. Ben de geceliğimle salonda oturmuş kocamı bekliyordum. Kocam gelmeden salona kayınpederim geldi ve karşıma oturdu. Sohbet etmeye başladık. Havadan sudan başladığımız sohbetin konusu değişti sonra…

Üstümdeki gecelik biraz kısaydı. Bacaklarım meydanda, göğüs dekoltesi de fazlaca olduğundan memelerimin nerdeyse yarısı dışarıdaydı. Gözleri avcı kuş gibi üstümde dolaşıyordu. Lafını kesip kalkamadım, kısa geceliğimi ne kadar çekiştirsem de çıplaklığımı örtemedim.

Laf lafı açtı. Bana oğlunun ne kadar aptal, pısırık olduğunu anlatmaya başladı. Önceleri bu sözlere pek bir anlam verememiştim. Ama sonra konuyu değiştirip birden benden söz etmeye başladı.

Bana çok güzel, hoş, seksi bir kadın olduğumu ve bir kadında aradığı bütün özellikleri bende bulduğunu söylüyordu. Tanrım, kulaklarıma inanamıyordum. Üvey de olsam, hiç çekinmeden, yüzüme karşı seksiliğimden bahsetmesi… Şok olmuştum, donup kaldım, hiç bir şey söyleyemedim.

Üstünde eşofman vardı. Önünde de kocaman bir kabarıklık… Adeta iri bir salatalık büyüklüğündeki o tümseği bana göstererek gözüme sokar gibi okşuyordu. Gözlerimi kaçırmaya, bakmamaya çalışsam da bakılmayacak gibi değildi. Büyülenmiş gibi gözlerim ik**e bir adamın orasına gidiyordu.

image
Sonunda kalktım, yarı çıplak gecelik halimle, koşarak odama gittim. Kapımı kapatıp soluk soluğa arkasına yaslandım. Yüzüm kıpkırmızı, nefes alamıyordum. Biraz sakinleşince kendimi yatağa attım. Bir süre sonra da kocam gelip yattı.

Bütün gece, gözlerim tavana dikilmiş vaziyette, kocam yanımda horlarken ben gözümü kırpmadım. Kayınpederimin söyledikleri kulaklarımda çınlıyor, bana iştahla, arzuyla bakan gözleri, adeta bir patlıcan büyüklüğündeki kabarıklığı gözümün önünden gitmiyordu.

Kocama o geceyle ilgili hiç bir şey söyleyemedim. Aynı yerde çalıştığımız için maalesef bütün gün onunla beraber olmak durumundaydım. O günden sonra kayınpederim bulduğu her fırsatta beni biraz daha fazla sıkıştırmaya başladı. Adeta yalanarak beni izliyordu. Kocamla seviştiğimiz gecelerin sabahında anlamlı anlamlı gülümseyerek akşam sanki bizi izlediğini anlatmaya çalışıyor, bir punduna getirip imalı lastikli cinsel şeyler konuşuyordu benimle…

“Sakın yorgunum diye kaytarmaya çalışma.” diyor, sonra da parmağını bana uzatıp kocamın gerçekten de pek büyük olmayan organını ima ederek “Kısrak gibi kadınsın. Şu kadarcık bir aletin seni yoramayacağını biliyorum” diyordu.

Bu imalı sözleri işitince benim utançtan yüzüm kızarıyordu. Kayınpederimse yüzümün kızarıklığını gördükçe gevrek kahkahalar atıyordu. Zaman zaman beni ne kadar çok sevdiğini söylüyordu. Benimle olmak için her şeyi yapabileceğinden bahsediyordu. Aramızdaki neredeyse yirmi yıllık yaş farkını, gelini olmamı hiçe sayıyordu.

Bir süre sonra kocamın bir başka şehre tayini çıktığında deliler gibi sevindim. Kayınpederimden, bana yaşattığı, sessizce katlanmak zorunda bıraktığı cehennem hayatından kurtulacağım için çok mutluydum. Benim de eş durumundan tayinim aynı şehre yapıldı ve hemen onların evinden ayrıldık.

image
Yeni şehirde her şeye baştan başlamıştık adeta… Artık evimizde kocamla başbaşaydık ve dilediğimiz gibi yaşayacaktık. Arada bir kayınpederim aklıma gelmiyor da değildi… Sanki aylarca korkarak yaşayan ben değilmişim gibi…

Bazen kocamla sevişirken gözlerimi yumuyor, kayınpederimin önündeki kabarıklığı gözümün önünde canlandırıyordum. Üstümde gidip gelen kocamın yerine onu hayal ediyor, içimdeki şeyin onun koca siki olduğunu kuruyordum.

Kocamın ayak fetişi gibi bu da benim sırrım, kocama söyleyemediğim fantezimdi. Bu hayallerle coşuyor, kendimden geçiyordum. Zavallı kocam da beni bu hale getirenin kendisi olduğunu zannediyor, güya bana söylemese de erkekliğiyle gururlanıyordu.

Ah, bir bilse… Onun bana verdiği şeyle doymadığımı… O boşaldıktan sonra dönüp uyurken, benim gözlerimi kapatıp kendimi okşadığımı… Kocam yanımda horlayıp dururken ne hayaller kurduğumu… Geceliğimin üstünden memelerimi, kasıklarımı okşayan ellerin kayınpederimin elleri olduğunu… Amımı klitorisimi parmaklarken ne porno filmler çevirdiğimi…

Eski evimizde, evin her yerinde beni sıkıştıran kayınpederimin bana zorla tecavüz ettiği, her türlü pozisyonda beni becerdiği, altında inim inim inlettiği senaryolarıyla orgazma ulaştığımı… Dudaklarımı ısıra ısıra, ses çıkarmamaya, kocamı uyandırmamaya çalışırken nasıl sarsıldığımı bir bilse…

image
Aradan altı ay geçmişti. Bir akşam kocamın, üvey babasının bir iş için şehre geleceğini ve bizde kalacağını söylemesiyle şok oldum. Tanrım kabus başlıyordu… İçimden onun her şeyi unutmuş olmasını diliyordum.

Geceleri kurduğum fanteziler sadece orgazm olabilmek içindi, bana aitti. Gerçek hayatta ödüm patlıyordu böyle şeylerden… Kayınpederimin beni sıkıştırmaları, sikecek gibi bakışları, seksüel imaları aklıma geldikçe korkudan ter basıyordu.

Ertesi akşam kocamla birlikte geldiler. Doğrusu, elindeki çiçek demeti aramızda olan biteni bana unutturmaya yetmişti. Yemekte bana bir centilmen gibi davranıyor, hak etmediğim iltifatları birbiri ardına sıralayarak yüzümü kızartıyordu. Yemekten sonra kahvelerimizi içerken bana bir de armağan getirdiğini söyledi. Cebinden küçük bir kutuyu çıkarıp bana

“Biricik gelinime ufak bir armağan” diyerek uzattığında heyecandan kalbim duracak gibi oldu. Kutunun içinde küçük bir zincir vardı. Ben zinciri bileğime takmak istediğimde beni engelledi,

“Hayır, hayır… Halhal bu… Ayak bileğine takacaksın” diyerek kocamdan bana yardım etmesini istedi. Kocam önüme diz çöküp titreyen elleriyle zinciri ayak bileğime takarken, içimi garip bir heyecanın kapladığını ve altımın ıslandığını hissettim. Ben kekeleyerek,

“Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum!…” demeye çalışırken o, gözlerinde aylar öncesinden hatırladığım garip pırıltı ile bana,

image
“Sen nasıl teşekkür etmen gerektiğini bilirsin” dedi. Sonra da gözlerini ayaklarımdan ayıramayan kocama dönüp, “Nasıl, halhal gelinimin güzel ayağına yakıştı mı?” diye sordu.

“E… Evet…” diye yutkunarak kekeledi kocam… “Çok yakıştı, çok güzel oldu.” derken bir yandan da sertleşerek pantolonunun önünden belli olan organını elleriyle saklamaya çalışıyordu. Bütün akşam boyunca halhalıma baktı durdu.

Neden sonra yatak odamıza girdiğimizde, kocam hemen önüme diz çöktü, zincirli ayağımı yalamaya başladı. Ardından da deliler gibi seviştik. O her zamanki gibi erkenden işini bitirip uykuya daldı, ben de banyoya girdim.

Küvete su doldurdum. Bir havluyu yastık yapıp ılık suyun içinde kendimle oynayarak boşaldım ve o rahatlıkla, boşalmanın verdiği rehavetle kalkıp yatak odasına gitmeye üşendim, kendimi uykunun kollarına bıraktım.

Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum. Gözlerimi açtığımda korkudan ölebilirdim. Karşımdaki aynadan banyo kapısında birisinin olduğunu gördüm. Korkuyla başımı çevirdim. Aman Allahım, oydu…

image
Kayınpederim, sertleşmiş sikini okşayarak aç gözlerle beni seyrediyordu. Hışımla küvetten çıkıp havluya sarıldım ve avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. Bir hamlede havluyu çekti ve ağzımı kocaman eliyle kapadı.

“Bağırma Gül…” dedi. “Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Benim olmanı istiyorum. Şimdi uslu dur. Benimle zevk alarak sevişmeye bak, yoksa senin için kötü olur…”

O sırada kocam içeri girmiş, şaşkınlıktan dona kalmıştı. Karısı çırılçıplak ve ıslak, üvey babasının sımsıkı sarılmış kollarında çırpınıyor, kurtulmaya çalışıyordu. Kayınpederim,

“Geldin mi bok herif?” dedi. Kocam şaşkınlıktan ağzını açamıyordu.

“Ne…? Ne yapıyorsun baba?” diye kekeledi sonunda…

“Ne yaptığımı görmüyor musun, salak? Senin seksi karını becermeye çalışıyorum. Ama çırpınıp duruyor orospu… Şimdi senin gözlerinin önünde karına tecavüz edeyim de gör bakalım” diye bağırdı. Beni bırakmadan banyo kapısına gidip kapıyı kilitledi, anahtarı cebine attı.

Tecavüz sözcüğü aklımı başımdan almıştı. Geceler boyunca onun bana zorla tecavüz ettiği fanteziler kurmuştum sürekli… Kapının yanında hareketsiz kalmış, banyonun içinde iki erkeğin yanında çırılçıplak, çıplaklığım aklıma gelmeden, şaşkın gözlerle onlara bakıp duruyordum. Kocam

“Baba…? Ne oluyor, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler gevelemeye çalışırken kayınpederim kocama aniden müthiş bir tokat attı. Osmanlı tokadı gibi sert şamarın sesi banyoda yankılandı.

“Sus ulan pezevenk… Siktirtme kendini bana ibne… Sesini çıkarmadan dur, yoksa gebertirim seni…” diye hırladı.

Neye uğradığını şaşıran kocam eli kızarmış yanağını ovalayarak baka kalmıştı. Adam sert hareketlerle gitti, çamaşır makinesinin uzatma kordonu olarak kullandığımız ince elektrik kablosunu eline aldı. Kocama,

“Soyun ibne…“ dedi öfkeyle… “Çırılçıplak soyun hemen…”

Tokadın etkisiyle iyice şaşkınlaşan kocam üstündeki eşofmanları iç çamaşırlarıyla beraber sıyırdı. Önünü kapamaya çalışarak banyonun ortasında dikildi. Merakla bekliyordum ne olacağını… Kayınpederim elindeki kabloyla kocamın ellerini arkasından bağlamaya başladı.

O anda büyük bir ikileme düştüğümü fark ettim. Bir yanda alacağım o muhteşem zevk, diğer yanda da tecavüze uğrayacak olan bedenim, onurum, değer yargılarım ve önümde üvey babasından dayak yiyen kocam vardı. Yaprak gibi titriyordum heyecandan… Gözlerim faltaşı gibi olan biteni izliyordum.

Kayınpederim kocamın ellerini bağladıktan sonra artan kablo ile onu makinenin musluğuna sıkıca bağladı. Kocam zor duyulur bir sesle

“Ama baba…” diyebildi. Yine aynı sertlikle karşılaştı. Bu kez elinin tersiyle diğer yanağına yedi tokadı… Gözlerinden bir damla yaş süzüldüğünü görünce içimden acımak geldi. Artık ses çıkarmaya cesareti kalmamıştı kocamın… Benim de tabi…

“Çeneni kapa eşek herif… Gözlerini aç ve karının ırzına nasıl geçiyorum seyret…” dedi.

Aniden bana dönüp dudaklarıma yapıştı ve beni öpmeye çalıştı. Bense kendime geldim, karşı koymaya çalıştım. Ama ne mümkün… Sırtımı Hilton lavaboya dayamış, ahtapot gibi sarılmıştı çıplak bedenime… Kurtulmak mümkün değildi. Yine de çırpınırken bir şey fark ettim.

Öylesine tatlı ve sıcak öpüyordu ki… Ahtapot deyimi tam ona göreydi. Bir yandan sarılmış öperken, bir yandan memelerimi okşuyor, önündeki sertlik kasıklarıma baskı yapıyordu. Yavaş yavaş içimde bir şeyler erimeye, ateşim yükselmeye, direnmeyi bırakmaya başladım. Öyle bir an geldi ki, tüm değer yargıları, tüm ahlak kuralları alt üst olmuştu.

image
Dudaklarımı bıraktı, bir adım geriye çekildi. Birkaç dakika hiç konuşmadan beni seyretti. Ellerim ve kalçalarım lavaboya dayanmış vaziyetteydim. Dizlerim titriyordu, dayanıp destek almasam düşecek gibiydim. Körük gibi nefes almaya çalışıyordum. Uçları sertleşmiş memelerim inip kalkıyordu. Çenemi tuttu, başımı yukarıya kaldırdı.

“Gözlerime bak Gül…” dedi yumuşak bir sesle… Az önceki sertliğinden eser yoktu sesinde… Baktım, o bir çift kahverengi göz sıcaklık, sevgi ve kararlılık doluydu. İnanamıyordum.

“Seni bütün kalbimle sevdiğime inanmanı istiyorum” diyordu.

Bana daha sıkı sarılıp yeniden öpmeye başladı. Bir an kocamla göz göze geldik. Suçluluk duygusu içindeydim. Onun gözlerinde ise çaresizlik, ama daha çok belirgin bir onaylama vardı sanki. Beni kucağına alıp küvetin içine koydu. Banyo süngerini alıp her yerimi sabunlamaya başladı. Ellerinin dolaştığı her yer alev alev yanıyordu sanki.

“Sen harika bir kadınsın. Göreceksin seni çok mutlu edeceğim” diyordu köpükleri bedenimin her yanına okşarcasına dağıtırken…

Öğrenmiştim artık… Onun bana sertliği sadece bir oyun, bir fanteziydi. Her zaman hayalini kurduğum tecavüz fantezim gerçek olacaktı biraz sonra…

image
Gözlerimi kapatıp kendimi ılık suya ve onun sıcak ellerine bıraktım. Hiç bitmesini istemiyordum ama kısa sürdü. Beni çıkarıp duruladı. Havluyla kuruladı. Güçlü kollarıyla tüy gibi kaldırıp kucağına aldı sonra… Beraber banyodan çıktık. Biz çıkarken kocam bir şeyler söylemek istedi. Kayınpederim ona,

“Merak etme, senin önünde yapacağım onu…” dedi.

Beni yavaşça yatağa uzatıp tekrar banyoya gitti ve çıplak kocamı getirdi. Elleri hala bağlıydı. Sonra onu odadaki sandalyeye oturttu. Kablonun sarkan ucuyla bu kez sandalyeye bağladı sıkıca… Yanıma geldi. Ayakta durup bir süre çıplaklığımı seyretti. İçimdeki korkunç istek ve utanç duygularıyla kıvrandım yatağın üzerinde çırılçıplak…

Eğildi sonra, yanıma oturup elleriyle her yerimi okşamaya başladı. Göğüs uçlarım kabarmış, bir gül tomurcuğunu andırıyordu. Parmaklarıyla sıkıştırıp beni bağırttırdı. Sonra acımın geçmesi için kendini affettirmek ister gibi dudaklarının arasına aldı. Yavaş yavaş ısırıyor ve emiyordu.

Bu adam seks konusunda çok ustaydı doğrusu… Bana müthiş zevk veriyordu. Göğüslerimden karnıma oradan göbeğime indi, diliyle göbeğime bastırıyordu. Başını bacaklarımın arasına gömdü. İçinden zevk suları akan amıma dilini sokup çıkartıyordu.

image
Bir süre sonra klitorisimle oynayıp duran ıslak dilinin sıcaklığına dayanamadım, boşaldım. Kasıldığımı fark edince ağzını iyice dayadı. Akan sularımın hepsini emdi. Kendimi çekmeme izin vermiyordu. Daha sonra soyunmaya başladı. Pantolonunu çıkardığında hayretten küçük dilimi yutacaktım.

Kocam doğal olarak üvey babasına hiç çekmemişti. Adamın siki o güne kadar gördüğüm en büyük aletti. Muhteşem görünüyordu. İştahım kabardı, onu ağzıma almak için dayanılmaz bir istek duydum. Ama onun da coşmasını istiyordum. İnce, titrek, korku dolu bir sesle,

“Hayır… Lütfen babacım… Onu almak istemiyorum. Beni çok korkutuyor…” diyerek inledim. O ise sert bir sesle

“Yatağın kenarına otur ve ağzını aç bakayım…” diye emretti.

Dediğini yaptım. Yatağın kenarına oturup ağzımı iyice açtım. Yaklaştı ve köküne kadar ağzıma girdi. Sıcaktı, ateş gibiydi. Hiç bırakmak istemiyordum. Hemen yanımızda, sandalyenin üzerinde kıvranan elleri arkasından bağlı kocama,

“Mmmm… Gördün mü ibne herif? Karını ağzından yapıyorum…” dedi. Tanrım bu adam beni delirtecekti. Hafif hafif, canını yakmadan sikinin gövdesini ısırdım, yaladım… Çok zevk alıyordu.

“Ohh… Karının ağzını yapıyorum… Güzel karının ağzını sikiyorum… Ooohhh….” diye inliyordu.

Kasıldığını hissettiğimde iyice soktum ağzıma… Saçlarımı tutmuş, ağzımda iyice büyüyen sikini sokmaya çalışırken genzime ılık sıvısının fışkırdığını hissettim. Yutkunarak mideme gönderdim spermlerini… Aletinin üstünde kalanları da büyük iştahla yaladım, tertemiz yaptım.

image
Tekrar yatağa uzandım. O da yanıma uzandı. Kocam da epeyce sertleşmiş, sandalyenin üstünde kıvranıp duruyordu o da… Kayınpederim,

“Şimdi sıra sende kaltak…” diye tekrar emir verdi. Sesindeki sertliğe rağmen gözlerinin içi gülüyordu. Anlamıştım, tecavüz oyunumuz devam edecekti. Yine ince, titrek sesimle, ölümüne korkmuş gibi yaparak adama yalvardım,

“Ne sırası babacım? İstediğini yaptım işte… Sikini yaladım, emdim, boşaldın. Spermlerini bile yuttum. Yarağını tertemiz yaptım. Acı artık… Bırak bizi…”

“Bırakmak mı? Seni sabaha kadar sikicem yavrum… Sabaha kadar tecavüz edeceğim sana… Evlendiğin, eve geldiğin günden beri bunun hayalini kurdum ben… Kolay kurtulamazsın benden… Hadi kalk, tekrar kaldır şunu…” Çaresizce kalktım, üzerine çıkıp her yerini, bütün bedenini dilimle gezindim, yaladım.

“Karın neler yapıyor bak” dedi oğluna… Az önce boşalan siki ellerimin arasında, dilimin altında tekrar eski sertliğine kavuşmuştu. Taş gibiydi…

“Nasıl da güzel yalıyor… Ohhh, yavrum benim… Yavru kekliğim… Bıldırcınım… Çıtır çıtır yemek istiyorum seni… Yala… Güzel güzel yala… Taşaklarımı da yala…”

image
Her dediğini yaptım, her emrini yerine getirdim. Boydan boya, ucundan taşaklarına kadar yaladım, emdim, somurdum. Sonunda saçlarımdan tutup damar damar olmuş sikini benden kurtardı. Yatağa fırlatıp attı. Darmadağın olmuş, uzun sarı saçlarımla, kayınpederimin sikini yalamaktan ıslanmış dudaklarımla yatağın üstünde kalakaldım.

Memelerimin uçları parmak gibi olmuş, amımdan sular akıyordu. Vücudumun her zerresinden şehvet akıyor, bir an önce sikilmek istiyordum. Amımın dudakları kan hücumuyla şişmiş, kabarmış, istekle açılıp kapanıyordu.

Sert hareketlerle, hırpalayarak beni altına çekti. Akşam altın zincir halhalı taktırdığı ayağımdan tutup, ikiye ayırdığı bacaklarımı da omzuna aldı. Altında kendimi kurtarmaya çalışıyormuş gibi kıvranmaya,

“Ne olur yapma baba… İçime girme… İstemiyorum, çok acıyacak… Lütfen girme babacım…” diyerek inlemeye, yalvarmaya başladım.

“Bu güzel amı sikmeden bırakmam yavru kuşum…” diye homurdandı ağzının içinde… “Yarrağımı sokmadan, sikmeden bırakmam seni… Hiç yalvarma… Amına koyacağım senin… Kestaneni çizicem senin… Kocanın önünde sikicem seni… O da seyredecek seni nasıl siktiğimi… Ohhh… Harikasın bebeğim….”

Aslında kendimi gerdeğe giriyor gibi hissediyordum ve müthiş bir zevk alıyordum. O kalın, kocaman yarrağını içime bir an önce sokması, o zevki bana tattırması için deli oluyordum. Kayınpederimse bu gece beni delirtmeye karar vermişti anlaşılan… Bir türlü sokmuyor, içime girmiyordu.

image
Damar damar kabarmış erkekliğini am dudaklarımın arasında, minik bir çük gibi kabarmış klitorisimin üzerinde dolaştırdı. Şehvetle kıvrandım. Omuzlarında duran bacaklarım kasılıyor, amcığım bir an önce o sikin içine girmesi için istekle açılıp kapanıyordu.

Sonunda beni iyice kıvranıp dayanamaz hale getirdikten sonra, sularımdan ıslanmış yarağını bir iki defa sıvazlayıp hedefe kilitledi. Kalın sikinin yumruk gibi olmuş başının kadınlığımı zorladığını hissettim. Dudaklarıma bir öpücük kondurup ileriye doğru hamle yaptı. Canım yanmış, ağzımdan boğuk bir çığlık çıkmıştı ama o büyük bir zevk alıyordu.

“Hayvan herif… Şimdi karına giriyorum. Sesini duyuyor musun? Nasıl bağırıyor, nasıl inliyor? Amcığını yarıyorum karının… Sen böyle sikebildin mi karını hiç?”dedi. Ben yapmaması için tekrar yalvarmaya başlamıştım.

“Ohhh… Yapma babacım… Yapma… Canım yanıyor… Kocamın sikine alışkın benim amım… Sen… Sen çok büyüksün… İçimi parçaladı yarağın… Lütfen… Ohhhh…. Yapmaaa… Kocacım… Babana bir şeyler söyle… Sikmesin beni… Ooohhhh…”

“Duyuyor musun ibne? Karın yapmamam için yalvarıyor… Ama ben yapacağım… Yarak neymiş görecek karın… Gerçek erkek neymiş anlayacak… Onu zevkten kudurtana kadar sikicem… Amına koyuyorum gelinimin… Ohhhh…” diye diye sikiyordu beni altında…

image
Sesi hırıltıya dönüşmüş hareketleri hızlanmıştı. Bir yandan ona yalvarıyor, öte yandan da içimden hiç bitmemesi için dua ediyordum. Üzerimde kudurmuş gibi gidip geliyordu. Sanki kadınlığımı yeni hissediyordum. Bitmez tükenmez bir enerjisi vardı. Evire çevire sikiyordu beni… Ne kadar pozisyon varsa hepsini deniyorduk. Bilmediğim pozisyonları da bana verdiği talimatlarla o öğretiyordu. Kaç defa boşaldığımı hatırlamıyorum. İçim onun sıvısı ile dolmuş, taşmıştı.

Neden sonra üzerimden kalktı. Pestilim çıkmıştı sikilmekten… Zar zor doğruldum. Banyoya gitmek, içimdeki dölleri, yalayıp ısırmadık yer bırakmadığı vücudumdaki tükürüklerini temizlemek, rahatlamak istedim ama izin vermedi.

“Hadi güzelim. Git önü açık yüksek topuklu bir ayakkabı giy, buraya gel…” dedi.

Çok yorgundum ama saçma bulduğum emirlerini yerine getirmek için içimde karşı koyulmaz bir istek vardı. Ayağa kalktığımda kadınlığımdan taşan sıvıları baldırlarımdan aşağı akmaya başlamıştı. Onları silmeme de izin vermedi.

Gidip yazlık yüksek topuklu bağcıklı iskarpinlerimi getirdim. Ben hazırlanırken o kocamın ellerini çözmüş, kordonu bir tasma gibi boynuna bağlamıştı. Kocam yerde dört ayak vaziyetindeydi. Çekerek onu yanıma getirirken,

“Şimdi sıra bu küçük köpekte…” dedi.

Kocamdan ayak parmaklarımı yalamasını istedi. Tapınırcasına dört ayak üstünde önümde eğilen kocamın dili ve dudakları parmak uçlarıma değerken içim yine bir hoş olmuştu.

Bunu kocamla daha önce de çok yapmıştık. Fakat şimdi, yanımızda kocaman sikiyle çıplak kayınpederim varken daha çok hoşuma gitmişti. Onun da zevk aldığını sürekli sert duran sikinin sertliğinden görebiliyordum.

Kocam ayaklarımı yalarken, kayınpederim tasma olarak kullandığı kablonun diğer ucuyla kırbaç gibi kocamın kalçalarına birkaç kez, canını acıtarak, acıdan bağırtarak vurdu.

“İyice yala köpek… Her yerini yala, temizle… Tertemiz istiyorum” dedi. Kocam acıyla inledi, boğuk bir sesle

“Peki babacım… Vurma lütfen… Yapıcam…” dedi.

Bileklerimi, bacaklarımı, baldırlarımı iyice yalayıp temizledi kocam. Kayınpederim arada bir, yaptığı işi beğenmediği, istediği şekilde yapmadığı anlarda kocama vurmaya devam ediyordu. İnce kablo kocamın sırtında, belinde, kalçalarında kırmızı çizgiler bırakmıştı.

Sonra yatağa oturup bacaklarımı kaldırmamı istedi benden… Kocama da kadınlığımı emerek döllerini temizlemesini söyledi. Emirlerini itaatkarca, birer köle gibi yerine getirdik. Tanrım, kocam kadınlığımı yalamaya başlarken ben sarsılmaya başladım. Az sonra yeniden gelmiştim. Biraz sonra kocam işini bitirdi. Kayınpederim kocamın kalçalarına tekrar vururken,

“Onu yapmak istiyor musun hayvan? Karını sikmek istiyor musun?” dedi. Kocam

“Evet baba.. Lütfen izin ver, onun içine gireyim. Ohh… Buna çok ihtiyacım var… Lütfen…” diye yalvarmaya başladı. Hemen toparlanmış bacaklarımı indirip sıkı sıkıya kapatmıştım.

“Hayır… Bir köpekle sikişmek istemiyorum” dedim. Bir ayağımı omzuna dayayıp kocamı hızla ittirmiş onu sırt üstü yere devirmiştim. Bir an gözlerime inanamadım. Üvey babasınınki kadar olmasa da kocamın organı, o güne kadar hiç görmediğim bir iriliğe erişmişti.

“Duydun işte, bir köpekle yapmak istemiyor” dedi. Kocam ağlamaklı bir sesle yalvarmaya başlamıştı. Kayınpederim ona kızmış, kabloyla tekrar vurmaya başlamıştı.

“Sıranı bekle…” dedi. “Rahat durursan, uslu köpek olursan, belki bir şey yapmana izin verebilirim…” Sonra yatağın kenarına oturdu ve benim arkamı dönüp kucağına oturmamı istedi. Ben sırtım ona dönük, yavaşça kucağına otururken o muhteşem organ da içime yerleşmişti. Kocama

“Ben karını yaparken sen de ayaklarını yalayabilirsin” dedi.

image
Kocam sevinçle bana yaklaşıp zincirli bileğimi kavrayıp ayakkabımı çıkardı ve parmaklarımı emmeye başladı. O artık kendi dünyasındaydı. Kayınpederim kalçalarımı kavrayıp beni aşağı yukarı oynatmaya başladı.

O kadar doluydum ki hemen uçup gitmiştim. Kocam iki ayağımı birden kavramış, organını sürtmeye başlamıştı. Önce ayaklarımı yakıcı bir sıvı kapladı, ardından içimin yine dolduğunu hissettim. Gün ağrırken uykuya dalıp gitttik.

image
Ertesi gün uyandığımda, kocam kahvaltı tepsisiyle içeri giriyordu. Boynunda hala tasması vardı ve mutluluktan gözleri parlıyordu. Ardından da kayınpederim girdi. Bana

“Kahvaltıdan sonra sevişmek iyidir…” deyince onun elinden kolay kolay kurtulamayacağımı anladım.

Ama zaten ondan kurtulmayı istemiyordum artık… Sıkı bir kahvaltıdan sonra artık sıra bana gelmişti. Kalktım, hazırlanmak üzere banyoya geçtim. Bir duş alıp kendime çeki düzen verdikten sonra yatak odasına geçip siyah jartiyerli çoraplarımı, kırmızı çok kısa mini eteğimi ve siyah transparan bluzumu giydim.

Tabii kırmızı yüksek topuklu ayakkabılarımı da… İçime hiç bir şey giymemiştim. Şeffaf kumaşın altında iri memelerim olduğu gibi görünüyor, kabarmış meme uçlarım dikilmişler, göz kırpıyorlardı.

image
Salına salına salona girdiğimde kayınpederim çırılçıplak kanepede, kocam da sandalyede yine aynı şekilde elleri bağlı oturuyordu. İkisi birden beni görünce heyecanlanmışlardı. Kayınpederim kocama,

“Karını görüyor musun, bir orospu gibi giyinmiş…” dedi.

Sözlerindeki aşağılamaya aldırmadan, aksine daha da uyarılmış vaziyette önlerinde dolaşmaya başladım. İkisinin de benim gibi tahrik olduğunu görebiliyordum. Kenardaki alçak mobilya üzerinde duran müzik setine oryantal bir CD koyup önlerinde dans etmeye başladım. Kalçalarımı salladıkça, dönüp durdukça kısacık eteğimden içim görünüyordu.

“Ulan orospu… Bana o güzel memelerini göster bakayım…” diye bağırdı kayınpederim kalkmış yarağını sıvazlayarak…

Kocam boynunda tasmasıyla köpek gibi davranılmaktan ne kadar mutluysa, ben de orospu diye diye beni aşağılamasından tahrik oluyor, şehvetle kıvranıyordum.

Dans etmeye devam ederken, ağır ağır bluzumun düğmelerini açıp memelerimi santim santim meydana çıkardım. İki azgın sapık erkeğim benim çıplaklığımı izlerken ben de müziğin ritmine uyarak yılan gibi kıvranıyor, memelerimi okşuyordum. Arada bir onlara arkamı dönüp kalçalarımı sallıyor, belime doğru sıvanan eteğimin altından çıplak kalçalarımı görmesini sağlıyordum.

Kayınpederimin erkekliği iyice havalanmış, neredeyse göbeğine değiyordu. Yanıma gelip beni öpmek istedi. Onu sertçe ittim. Neredeyse düşüyordu. Tekrar geriye, koltuğa gitti, oturdu. Çok kızdığını fark etmiştim.

“Hadi ama… Gel şunun tadına bak… Seni bekliyor…” dedi kazık kesilmiş erkekliğini okşarken…

O kalınlığı içime bir an önce alabilmek için deli oluyordum aslında… Ama aldırmaz göründüm. Onu iyice tahrik etmek niyetindeydim. Bana tecavüz etmesini, beni zor kullanarak becermesini, yatırıp sikmesini istiyordum.

image
“Yerine otur ve seyret. Artık seninle olmak istemiyorum” diye hırladım.

Sandalyesinde uslu uslu oturup eli sikinde bizi izleyen kocamın yanına gittim. Tasma niyetine boynuna bağlanmış elektrik kablosunun ucunu tutup hızla aşağıya çektim. Kocam seksi oyunumuza kendini iyice kaptırmış, hemen uslu bir köpek gibi yere çökmüştü.

“Bu gün köpeğimle yapacağım…” dedim ona.

Sonra arkamı ona dönüp iyice eğildim ve dört ayak üzerinde duran kocamın altından elimi uzatıp sertleşmiş küçük organını elime aldım. Arkamda bütün manzarayı, ıslanmış çıplak hazinemi, istekle açılıp kapanan minik deliğimi olduğu gibi görüyordu. Kocama,

“Ah tatlı köpek.. Beni sikmek istiyor musun?” dedim. Kocam coşkuyla,

“Evet, evet… Lütfen yapalım… Ne olur…” diye inledi.

“Hadi gel köpecik, banyoya gidelim. Orada rahat rahat sik beni… Bu kötü adam bizi rahatsız etmesin…”

Doğrulup kocamın tasmasını çekmek isterken gözü dönen kayınpederim bana saldırdı. Kolumdan tuttuğu gibi bir hamlede beni yere yatırdı. Sanki gerçek bir tecavüz sahnesi yaşıyorduk.

image
Göğsünü yumrukluyor, saçını çekiyor, çığlıklar atıyordum. O da beni tokatlıyor, açık saçık küfürler ediyordu. O arada eteğim ve bluzum parçalanmış, ayakkabılarım ayağımdan fırlamıştı. Bir ara kulağıma eğilip

“Bırak o daracık kutuna benim kocaman aletim girsin. Gör bak, çıkarmak istemeyeceksin” dedi. Kanım tutuşmuştu.

“Hayır… Hayır… İstemiyorum… Yapma… Kocamın önünde sikme beni… İmdat…” diye bağırmaya başladım.

Ben bağırdıkça kayınpederim daha da delirdi. Kaslı gövdesiyle üstüme abanıp hareketsiz bıraktı beni… Çırpınmaktan, bağırmaktan nefesim kesilmişti altında… Elleriyle bacaklarımı iyice ayırıp büyük bir iştahla içime girdi.

O koca siki yine içimi yarmaya, amımı haşat etmeye başlamıştı. Yumruk gibi başının tam anlamıyla amımı yardığını hissediyordum. Zevkten gözlerim kaymaya başladı… Bu kez bağırmıyor, şehvetten inliyordum…

“Ooohhh… Söylemiştim sana… Canımı yakıyor sikin… Çok büyük… Çok kalın… Ooohhh….” Kayınpederim o kalın yarağıyla acımasızca gidip geliyordu amımda…

“Oh, karın bir harika oğlum…” dedi.

image
Sonra yer değiştirdik… Amımdan sikini çıkardı, yere uzandı. Ben de sabırsızlıkla, boşluk hisseden amımı bir an önce onun kalın sikiyle doldurmak için doğrulup üzerine çıktım.

“Baksana, kendisini düzmem için neler yapıyor” dedi. Sanki ata biniyormuş gibi üzerinde zıplıyordum. Sonra beni üzerinden indirdi. Ellerimin ve dizlerimin üzerinde durmamı sağladı. Kalçalarımı yalamaya başladı. Başıma geleceği anlamıştım.

“Yapma, seni arkamdan alamam. Yırtılırım, perişan olurum” diye yalvarmaya başladım. Dili deliğime deyince vücudum titredi, kaçmak için öne doğru bir hamle yaptım. Kalçalarımı sert bir şekilde tokatlamaya başladı. Vururken de

“Anlaşıldı, rahat durmayacaksın sen orospu…” diye öfkeyle bağırıyordu.

O vurdukça ben öne doğru hamle yapıyordum. Sonunda kafam duvara değmiş, yolun sonuna gelmiştim. Elleriyle kalçalarımı iyice ayırıp hedefe kilitlendi. Hızlıca bir hamle yaptı. Amımdan çıkardığı siki vıcık vıcık ve kaygandı ama çok da büyüktü. Canım çok yanmıştı. Acıdan haykırdım. Gözlerim yaşarmış, ter bütün bedenimden fışkırmıştı.

“Kes sesini orospu…” dedi. “Bunun zevkini çıkarmaya bak. Böylesi her orospuya kısmet olmaz.”

image
Ben çıkarmaya çabaladıkça o daha da bastırıyordu. Duvarın dibine son bir ümitle iyice büzülmüştüm ama çaresi yoktu. Yalvarmaya başlamıştım. Eğer hemen çıkartırsa istediklerini hepsini yapacağıma yeminler ediyordum. Ben hıçkırarak yalvardıkça o keyifleniyordu. Kocama seslenip yanımıza çağırdı.

“Karının arkası bir harika oğlum. Sanki erkekliğim içinde daha da büyüyor. Onu parçalamak istiyorum” dedi. Kalçalarım kasıklarına yapışmıştı. Aldığı zevkten sesi iyice kısılmıştı. Fısıltılı bir sesle

“Arkan harika bebeğim… Siktiğim en güzel göt seninki. Başımı döndürüyorsun” dedi. “Şimdi seni rahatlatacağım. ”

İçimden çıkacağını sanmış, içimi bir sevinç dalgası kaplamıştı. Oh, en sonunda kurtuluyordum ondan… Ama öyle olmadı. Elini önüme atıp kadınlığımın dudakları arasından dışarı fırlamış olan bızırımı yakaladı. Daha parmakları değer değmez içim ürpermiş rahatlamıştım. Kendimi bıraktığımı, kalçalarımın gevşediğini hissettim. Sanki arkamdaki o korkunç alet bana zevk vermeye başlamıştı.

“Şimdi çıkıyorum” dedi. Yavaşça geriye kaydı. İçim yeniden ürpermiş, o korkunç acı zevke dönüşmüştü. Hemen kalçalarımı bastırıp yeniden kasıklarına yapıştım.

“Ne oldu?” dedi. Sonra tekrar yarıya kadar dışarı çıktı. Ben yine geri kayıp ona yapıştım. Artık duvardan kurtulmuştum.

“Ne o? Yoksa beni bırakmak istemiyor musun?” dedi.

“Evet” dedim kısık bir sesle. Cevabımı duyamadığını söyleyince yüksek sesle “Eveet!” diye bağırdım.

image
“Gel o zaman” dedi. Yine geri çekilmişti. Hemen arayı kapattım. Sanki beynim uyuşuyordu. Tekrar çekildi, hemen arayı kapattım. Biraz önce aldığımız yolu şimdi geri geri gidiyorduk. Salonun ortasına başladığımız noktaya gelmiştik.

“Hadi ama, artık çıkmalıyım” dedi.

“Çıkarma lütfen…” diye yalvardım. “İçimde kalmanı istiyorum.” Kayınpederim keyiften kahkaha atıyordu.

“Sana demedim mi orospu? Bak şimdi çıkarmak istemiyorsun” dedi. Umurumda değildi artık. İşimi kendim bitirmeye karar vermiştim. Hızla gidip gelmeye başladım.

“Sen bir harikasın, orospum benim…” diye bağırıyordu. Onun gelmek üzere olduğunu içimde büyümeye başlamasından anladım. Kalçalarımı iyice sıktım. Zevkten inliyor,

“Keyfini çıkar bakalım…” diyordu. O da hızlanmıştı ama ben daha önce gelmiştim ve duracak halim kalmamıştı. Onu içimden çıkarmadan yere uzandım.

“Hey, sende ne numaralar varmış öyle…” dedi. Hemen boşalmamak için üzerime uzanıp biraz bekledi. Soluğu düzelmişti. Bu sefer de ben kalçalarımı oynatmaya başladım.

“Demek devam etmemi istiyorsun ha… Al bakalım o zaman” dedi.

Bütün ağırlığını üzerime verip beni ezerek yapmaya başladı. Tanrım korkunç bir zevk alıyordum. Her hamlesinde çığlık atıyordum. Yeniden içimde büyümeye başlamıştı ki hızla içimden çıkıp sırtıma boşalmaya başladı. Sıcak döl damlaları, erimiş mum gibi sanki tenimi yakıyordu… Serilip kalmıştım yüzükoyun…

image
Kocamın boynundaki tasmayı tutup çekeleyerek dört ayak üzerinde yanıma getirdi. Sırtımdaki dölleri yalayarak temizlemesini emretti.

Üvey babası eli yarı inmiş sikinde gülerek onu izlerken, kocam büyük bir iştahla, tam da bir köpek gibi dilini boydan boya sürterek sırtımı yalamaya başladı. O santim santim sırtımı yalarken ben kendimden geçtim.

Bu olaydan sonra kayınbabam bizi sık sık ziyaret edip benim ırzıma geçiyor. Her geldiğinde sabahlara kadar süren seks seansları bitmek bilmiyor, kıyasıya sevişiyoruz.

Hepimiz bundan çok mutluyuz. Ne kadar devam edecek bilmiyorum Bir gün bitebileceğini de düşünmek istemiyorum. Ben çok mutluyum… Bacaklarımın arasında büyük şeyler olmasından çok hoşlanıyorum…

TATİLDE KOCAMI ALDATTIM..(Alıntı)

TATİLDE KOCAMI ALDATTIM..(Alıntı)
25 yaşında 5 yıllık evli bir kadınım. Eşimle aynı yaştayız. Mükemmel bir evliliğimiz var, mutluyum, anlayışlı, her isteğimi yerine getiren bir kocam var. Ama tek sorunumuz cinselliğe bakış açımız… Kocam tam anlamıyla azgın bir erkek… Bense, onun kadar sekse meraklı değilim. Yetiştiriliş tarzım, seksi umacı gibi gösteren ailem, kendimi bakire olarak kocama saklayıp her şeyden kendimi soyutlamam, her şey bir araya geldi, neredeyse frijit bir kadın oldum çıktım. Yıldırım aşkına tutulup birbirimizi sevdik, flört dönemini kısa tutup evlendik. Birbirimizi yeteri kadar tanıyamadan… Sadece, ben ona ilk erkeğim olduğunu anlattım, o da buluğ çağından beri seks yaptığından bahsetti. Sayısız kız ve kadınla yatmış, ama tanıştıktan sonra sadece ben varmışım. Her şeyi bana o öğretecekmiş. Seviştiği hiçbir kadın benim kadar güzel, seksi, gösterişli değilmiş. Gerdek gecesinden başlayarak öğretmeye başladı da… İlk defa bir erkeği çırılçıplak gördüm, kalkmış bir erkekliğe ilk kez yakından bakıp dokundum, bacaklarımın arasına ilk kez bir yabancı el, bir erkek organı değdi… Zifaf korkumu anlayışlı, sevecen kocamın yardımıyla atlatabildim, tüm gece uğraştıktan sonra, sabaha karşı bekaretimi verdim. Sonrası da hep böyle devam etti. Sürekli kocam istedi, ben verdim. Sadece içki içtiğim nadir günlerde bazen azıp ilk hareketi ben yaptım. Tek kadeh bile beni sarhoş etmeye yeter, rahatlar, gülmeye başlarım. İkinci kadehte hareketlerimi kontrol edemem, o seksi görev gibi gören kadın gider, kocama azgın bir fahişe olurum, sonra da sızar kalırım. Sabah başımın ağrısıyla, bacaklarımın arasında kocamın kurumuş dölleriyle, yanımda mutlu mesut yatan kocamla uyanırım. Bir ay önce tatile gittik. Güzel bir tatil köyüydü. Geniş bir arazinin içinde yayılmış bungalow tipi, içleri çok güzel dekore edilmiş müstakil evlerden oluşmuştu. Her şey harikaydı, gülüyor, eğleniyorduk. Gündüzleri ortadaki büyük yüzme havuzuna, geceleri köyün içindeki diskoya gidiyorduk. Günlerimiz harika geçiyordu.
Üçüncü günün sonunda havuz başında eğlenceler düzenleyen animatör gençle samimi olduk. Adı Hakan’dı ve hep bizimle takılmaya başlamıştı. Kocamla kafaları uyuyor, ben de onlara katılıyordum. Kısa sürede Hakan’ın asıl amacının bana asılmak olduğunu anladım. Hareketleri, bana bakışları değişikti. Tamam yakışıklı çocuktu, güçlü kuvvetli, gösterişli kasları, sportmen vücuduyla güzel bir erkekti. Ama kocam varken ona yüz veremezdim. Kocama birkaç kez ima ederek anlatmaya çalıştım. Gece yatağımızda benimle sevişirken,
-“Kadir…” dedim. “Şu Hakan… Gözü hep üzerimde… Yiyecek gibi bakıyor. Havuzda iki parça bez var üstümde, onları da gözleriyle soyuyor. Çekiniyorum…” falan dedim. Aldırmadı bile… Güldü… -“Sikecek gibi mi bakıyor? Aldırma aşkım… Dediğin gibi, yanında ben varım. Öyle güzelsin ki, hele o minik bikinilerini giydiğinde öyle seksi oluyorsun ki, zavallı Hakan da her erkek gibi sana bakmadan yapamıyor. Boş ver… Sana bakan diğer erkeklerin yanında o da benim güzel, seksi karıma biraz bakıversin… Bence sakıncası yok… Biz tatilimizin tadını çıkaralım.” diyerek sevişmeye devam etti. Ne geniş kocam vardı benim… Kendine o kadar güveniyordu ki, kıskanmak kelimesini bilmiyordu bile… Kocam her zamanki gibi misyoner pozisyonunda üstümde gidip gelirken, bu kadar rahatlığın iyi bir şey olup olmadığını sorgulayarak yattım altında… Bir parça kıskansa daha mı hoşuma gidecekti? Kısıtlasa, her şeyime karışsa, kızsa… Karar veremedim bir türlü… Boş verdim ben de… Dikkatimi içime girip çıkan kocamın erkekliğine verdim, bir parça zevk duymaya çalıştım. Ertesi gün tatilimiz yine aynı şekilde devam etti. Yine havuz başı… Yine her boş anında yanımızda biten Hakan… Kocamın olmadığı anlarda onun beni yer gibi bakışları… Bir yandan çekiniyordum, pek yüz vermiyordum, bir yandan da böylesine beğenilmekten, istenilmekten gizli gizli bir mutluluk duyuyor, içim bir hoş oluyordu. Bir yanımda kocam, diğer yanımda Hakan… Bana hayran iki erkeğin arasında kendimi prenses gibi hissediyordum. Beşinci gün akşamı diskoya gittik. Harika bir ortam vardı. İnsanın kanını kaynatan canlı, gürültülü bir müzik, etrafta dünyaya aldırmaksızın dans edenler, öpüşenler, sevişenler… Sütyensiz, dik memelerimi ortaya seren kısacık, askılı bir tişört, altımda mini etek, ayaklarımda yüksek topuklu sandaletler vardı. Yanımda müziğe uygun kıpırdayıp duran kocamla ayakta dikilip etrafı seyrediyorduk. Hakan elinde kokteyl kadehleriyle yanımızda bitti. İçkiye dayanıksız olduğumu bildiğimden pek içmek istemiyordum. Ama hem Hakan’ın, hem kocamın ısrarlarını kıramadım, getirdiği kadehi aldım, içmeye başladık. İşte yine aynı şey oluyordu. Birkaç yudum sonra alkol damarlarımda dolaşmaya başladı. Benim de o evli, ağırbaşlı, ev kadını maskem bir anda çıt diye kırıldı, içimdeki kadın ortaya çıkıverdi. Birinci kadehlerimiz bittiğinde Hakan hemen gidip ikincileri getirdi. Ben de onlara katılmaya, olduğum yerde kıpırdayıp dans etmeye başladım. İkinci kadehlerimizi fondip yapıp kocamla kendimizi dans pistine attık. Loş ışığın altında yanıp sönen, dönüp duran ışıklar, gümbür gümbür çalan hareketli müzikler… Biraz sonra Hakan yanımıza geldi, yanımızda dans etmeye başladı. İki erkekle beraber dans ediyordum. Oryantal müzik başladı. En sevdiğim müzik… Kıvrılıyor, bükülüyor, uzun saçlarımı, mini eteğimi savurarak, müziğin ritmini içimde duyarak dans ediyordum. Hakan ve kocam da karşımda alkışlarıyla tempo tutuyorlardı. İkisinin de gözleri benim her yerimde dolaşıyor, bense onların arzulu bakışlarının altında bir profesyonel dansöz gibi kıvırıyordum.
Müzik bitti, masamıza döndük. Hakan tekrar içki getirdi. Ben artık kendimi iyice koyvermiştim. Bir dikişte onu da içtim. Olduğum yerde devam eden çılgın dans müziğinin etkisinde masada oturan erkeklerin önünde dans ediyordum. Öyle coşmuştum ki, oturduğum koltuğun üzerine bile çıktığımı hatırlıyorum. İkisi de, hatta etraftaki erkekler de aşağıdan beni izliyorlardı. Savrulan minicik eteğimin altına giydiğim tanga külodu bile görüyorlardı eminim… Ve alkolün verdiği cesaretle buna aldırmıyordum bile… Hatta hoşuma gidiyordu bana öyle bakmaları… Kocam da beni durdurmak, aşağıya indirmek için hiçbir hareket yapmıyordu. Sanırım bana bakmaları kocamın da hoşuna gidiyordu. Bir süre sonra yoruldum. Hareketli dans, fazla kaçırdığım alkol iyice etkilemiş, ayakta duramıyordum. Başım dönüyordu. Gülüyor, saçma sapan konuşuyordum. Kocam koluma girdi, -“Hadi gidelim hayatım, sen iyice oldun. Hakan bana yardım eder misin, karımı odamıza çıkaralım…” dedi.
İki yanıma geçip kollarımı boyunlarına attılar, beni kaldırıp diskodan çıkardılar. Aslında onların da benden farkları yoktu, onlar da iyi içmişlerdi. Kahkahalarla gülüyorlar, konuşuyorlar, dengelerini zor sağlıyorlardı. Ama ne de olsa erkek olduklarından içkiye daha dayanıklıydılar. Diskodan çıktık. Odamıza kadar olan yol boyunca kocamın eli sırtımda, Hakan’ın eli ise belimde, kalçalarımdaydı. Ben yürüdükçe elini kalçalarımda okşarcasına oynatıyordu. Öyle sarhoştum ki, tepki veremiyordum, o da okşamalarına devam ediyordu. Odamıza geldik, kapıyı açtılar, içeri girdik hep birlikte… Beni yatağın yanına kadar getirdiler. Önce oturdum, sonra başım dönünce sırt üstü attım kendimi… Altımdaki mini etek sıyrılmış,küloduma kadar meydandaydı, biliyordum fakat aldırmıyordum. Bu kafayla, gecenin bu saatinde etek düzeltmekle uğraşacak halim yoktu hiç…
Hakan da ayakta, hemen önümde duruyor bana bakıyordu. Sanırım tanga külodumun manzarası hoşuna gitmiş olmalıydı, gözlerini ayıramıyordu benden… Kocam yandaki koltuğa oturmuş, mini buzdolabından içecek bir şeyler aranıyordu sarhoş sarhoş… Hakan bana bakmayı bırakıp isteksizce iyi geceler diledi. Kapıya yönelmişti ki kocam elinde içki şişesiyle seslendi, -“Nereye Hakancım? Gel birer içki daha alalım dostum, cila olur…” diye davet etti. O da üstüne atladı, teklifi hemen kabul etti. Beni izlemeye doyamamıştı anlaşılan… Daha ilk içkilerini içerken kocam esnemeye başlamıştı. Bu arada Hakan’ın telefonu çaldı. Balkona çıkıp bir süre konuştu. Konuşurken bile gözleri benim üzerimden ayrılmıyordu, görüyordum. Hakan balkondayken kocam içkisini bitirmiş, koltukta kaykılıp horlamaya başlamıştı. Konuşmasını bitiren Hakan kocamın yanına geldi, -“Kadir abi…” diye seslendi, horlayarak uyuklayan kocamı dürttü birkaç kez, uyandırmaya çalıştı. Kocam hala uyumaya devam ediyordu. Onu bıraktı, benim yanıma geldi. Ben kolumu bile kaldıramıyordum, kısık gözlerimin arasından etrafımda fıldır fıldır dönen odada olup bitenleri izlemeye çalışmakla yetiniyordum sadece… Yanıma oturdu. Uzun uzun beni seyretti. Her zamankinden farklı, boğuk bir sesle, -“Bukeett…” diye seslendi bana… Başımı hafif kaldırıp aynı tonda, peltek peltek yanıtladım, gülüyordum bir yandan, -“Efendiimm..”
-“Sen niye bir içki daha içmiyorsun Buket?” Elimi tutmuş okşuyordu bunu sorarken… -“Çok sarhoş oldum Hakancım…” dedim. “İçki istemiyorum artık…” -“Canım, daha çok soda var bunun içinde… Bak, bu hapı da içine atıyorum. Bu ilaç baş dönmesine, sarhoşluğa birebirdir, etkilerini azaltır…” -“Azaltır mı? Heyy, güzelmiş. Ver bari içeyim…” dedim, kolumu zorla kaldırıp kadehi aldım elinden, sırtımı yatağın başlığına dayayıp yudum yudum içtim. O da benimle beraber kendi içkisini yudumlarken havadan sudan konuşup duruyordu. Bu arada benden taraftaki elini de dizime atmıştı. Sonra o konuşmaya devam ederken, dizimdeki eli çok yavaş hareketlerle bacağımı okşamaya, hafif hafif yukarılara doğru ilerlemeye başladı. Umursamadım. Zaten bir şey yapacak, karşı koyacak halim de, niyetim de yoktu.
Biraz sonra okşamaların dozu arttı, bacağımdaki el yine okşaya okşaya eteğimin altına girdi. Adeta bir yılanın süzülmesi gibi ilerliyordu bacaklarımda… Hoşuma da gidiyordu okşaması… Kedi gibi gerindim uzandığım yerde… İçimde bir şeyler akmaya, kaynamaya başladı. Bacaklarımın arasında okşayarak ilerleyen eli şimdi küloduma ulaşmış, kadınlığımı okşuyordu tanga külodumun üzerinden… Yarım ağızla itiraz ederek doğrulmaya çalıştım, -“Aaa… Ne yapıyorsun Hakan?” dedim peltek peltek… -“Şşşş… Sakin ol canım… Seni sikmek istiyorum sadece…” diyerek omuzlarımdan tutup geriye bastırdı beni… Direkt olarak sikmekten bahsetmesi komiğime gitmişti. Kızacak yerde gülerek, -“Terbiyesiz…” dedim. Elimi eteğimin altında kıpırdayıp duran elinin üstüne koydum. “Ahh… Hakan… Hakan… Çok terbiyesizsin, biliyor musun? Hem terbiyesiz, hem yakışıklısın… Sana, heykel gibi vücuduna, kaslarına, mayonu kabartan erkekliğine baktıkça bakasım geliyor… Bitiyorum Hakan… Yağlarım eriyor… Islanıyorum…” Sarhoşluğun verdiği cesaretle kelimeler istemsizce ağzımdan dökülüyordu. İçimden geçirdiğim, kendime bile söylemediğim şeyleri dile getiriyor, duygularımı, hayranlığımı itiraf ediyordum ona… -“Ben de sana hayranım aşkım… Bu güzel, biçimli vücuduna, gülüşüne, seksiliğine… Hastayım sana… Seni ilk gördüğüm anda da, her gördüğümde de sikim kalkıyor… Seni sevmek, okşamak, sikmek için deliriyorum… Ohhh… Çok güzelsin yavrum… O gün bu gün… Şimdi seni sikmek üzereyim… İsteğim oldu… Kocanın yanında sikicem seni… Onun gözlerinin önünde… Her yerini sikicem… Bu gece benimsin… Benim kadınımsın… Benim…” Elimi tutup kucağına koydu. Pantolonunun altında sertleşmiş, kazık gibi olmuş aletini tutturdu bana… -“Şuna baksana… Nasıl istiyor seni… Amına girmek için sabırsızlanıyor yarağım… Ohhhh… Bebeğim benim… Canımm…” Cevap verecek halim bile kalmamıştı. Onun böyle kaba, müstehcen, amlı, sikli, yaraklı kelimeler kullanarak konuşması da ayrı delirtiyordu beni… Tahrik oluyordum… Kocamdan pek duymadığım, konuşmasına izin vermediğim, susturduğum sözcüklerdi bunlar… Kendimi bıraktım ben de…
Beni seven, okşayan eline karşı koyacak gücüm yoktu. Tam tersine, karşı koymak şöyle dursun, daha da ilerlesin, okşasın, sevsin istiyordum. Kanım kaynıyordu. Kadınlığımı okşayan el iyice cüretini arttırmış, külodumu çekip çıkarıvermişti. Parmaklarını içime sokmuştu. Islanmaya başlayan amımın dudaklarını, klitorisimi okşuyordu parmaklarıyla… Kocama bakmayı akıl edebildim o durumdayken… Hala koltuğun üzerinde kaykılmış horlayıp duruyordu. Top atılsa duyacak hali yoktu… Sonra, bir şeyin farkına vardım. Kasıklarımda bir yanma başlamıştı. Alev alev yanıyordu cinsel organım, etrafı, içleri kaşınıyordu… Sanki vücudumun bütün kanı oramda toplanmıştı. Adeta tüm kanımın damarlarımda oraya doğru ilerlediğini hissedebiliyordum. -“Ne… Ne oluyor bana böyle?” diye sormaya çalıştım. Cevap bile vermedi bana… Eteğimi belime kadar sıvamış, başını kasıklarıma eğmiş, tüm dikkatini orama vermişti. Dirseklerimin üzerinde doğrulmuş, ne yaptığını anlamaya çalışıyordum sarhoş kafayla… Dudaklarını yapıştırdı orama… Dilini çıkarmış, bir köpek yavrusu gibi yalıyor, dudaklarıyla somuruyordu. -“Mmmm…” diye inledim. “Ohhh… Hakan… Ne yapıyorsun sen?” dedim fısıltıyla… Yalamayı bırakıp bana baktı başını kaldırıp, -“Amcığını yalıyorum canım… Güzel amcığını… İstemiyorsan bırakayım… Ne diyorsun? Bırakayım mı?” -“Yoo… Hayır… Sakın bırakma… Çok güzel… Devam et…” diye atıldım hemen… “Yalaman hoşuma gidiyor, oramın ateşini alıyor sanki… Ne oluyor bana böyle Hakan? Oram yanıyor sanki… Ne yaptın bana sen? Yoksa… Koyduğun hap…” Gülümsedi, -“Sadece içkine ilaç koydum güzelim… Azdırıcı… Bu gece seni sikmem için yalvaracaksın bana… Sikimi sokmam için, amından götünden sikmem için… Sikimi yalayabilmek için bana yalvaracaksın…” -“Yoo… Hayır… Asla yapmam, yapamam senin dediklerini… Ben… Ben evli bir kadınım… Kocamın yanında nasıl yaparsın bunu bana Hakan?” diye itiraz ettim gücümün kalan son kırıntılarıyla… Beni bıraktı, ayağa kalkıp üzerindeki pantolon ve gömleği hızla çıkarıp atıverdi. Sadece slip küloduyla kaldı. Külodun önünde kocaman bir kabarıklık vardı. Sonra külodunu da indirip çıkardı. Havuzda mayosu ıslandığında kabarıklığını gördüğüm ve hep merak ettiğim aleti fırlayıverdi dışarıya… Kocamınkiyle aynı boyutta, biraz kalınca bir erkekliği vardı, taş gibi olmuş, yukarıya doğru kalkmış haldeydi. Bana yaklaştı, yattığım yerden saçımı tutup canımı yakarak kendine çekti. Kasıklarına, erkekliğine yaklaştırdı dudaklarımı… Ne istediğini biliyordum. Çaresiz dilimi çıkarıp ucunu yaladım yavaşça… -“Bu gece kocan benim tatlım… Yala onu…” dedi sert bir sesle… “Yala ve em…”
Sikinin başını ağzıma soktu haşince… Çaresizce dudaklarımı açıp içeriye kabul ettim. Saçımdan asılarak sikini sokup çıkarmaya başladı ağzıma… Diğer elini de uzatıp tişörtümün dekoltesinden soktu, sütyensiz göğüslerimin üzerinde dolaştırmaya, sıkıp avuçlamaya başladı. İnledim. Hoşuma gidiyordu onu yalamak… Kasıklarının erkek kokusu afrodizyak gibi daha çok tahrik ediyor, delirtiyordu beni… Sanki içkime koyduğu ilaç yetmezmiş gibi… Elimi kasıklarıma apış arama götürdüm. Orada yanan ateşi parmaklarımla okşayıp söndürmeye çalıştım. Ne mümkün… Yanıyordum alev alev… İnce parmaklarım yangını söndürmekte yetersiz kalıyordu… Bir de göğüslerimi avuçlayıp duran el daha da arttırıyordu ateşimi… Sonra ağzımdaki cinsel organını çıkarıverdi, onu tutan elimden kurtarıp geri çekildi. Aletini emmekten yalamaktan ıslanmış dudaklarıma yumuldu. Hırsla karşılık verdim dudaklarına… Nefessiz bırakıncaya kadar öptü beni… Sonra dudaklarıma da bırakıp beni yatağa itti, kendisi doğrulup geri çekildi. Yatağın yanında ayakta beni izliyordu ıslak aletini okşayarak… Elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi kalakaldım. Kasıklarımdaki o yanma, vajinamdaki şişkinlik, kaşıntı hissi hala devam ettiği gibi sanki şiddeti daha da artıyordu. İki elimi de apış arama götürdüm, sıkıyor, okşuyor, yatağın içinde bacaklarım sımsıkı kapalı kıvranıyordum.
Başımı yana çevirdiğimde birden gözüm kocama ilişti… Korktuğum başıma gelmişti… Gözleri açıktı… Bana bakıyordu… Yanıbaşında çırılçıplak bir erkekle beraber yatakta yatan karısına… Dünya başıma yıkıldı sanki… Utandım, yerin dibine geçtim… -“Oh, Kadir…” diyebildim. Bu arada Hakan üzerime eğilmiş, üzerimde ne varsa bir bir çıkarıp atıyordu. Kısa sürede ben de çırılçıplak kaldım, yatakta kıvranır haldeydim… Duramıyor, içimde yükselen seks isteğini durduramıyordum. Kocamın ifadesiz bakışları parlamaya başladı sanki… Anlayamıyordum… Olan biteni kavrayamıyordum… Neler oluyordu bana böyle? Her zamanki alkol azgınlığı değildi bu… İçime bir şey girmesi, bir erkeklik organının girip beni çılgınca becermesi için deliriyordum adeta… İçimdeki kaşıntıyı, yangını ancak böyle giderebilirdim… Öyle geliyordu bana… Kocama yalvardım, elimi uzatıp çağırdım, -“Kadir… Kocam… Yanıma gel… Yatağa… Seni istiyorum… Hemen…” Oysa sarhoş, kolunu kaldıramayacak vaziyette, koltukta beni, bizi izlemekle yetiniyordu. Peltek peltek, tipik sarhoş konuşmasıyla, dilini ağzının içinde zor döndürerek cevap verdi bana, -“Karıjımm… Harika görünüyorsun… İkiniz de öyle… Sanki pornolardaki sikişen artistler gibisiniz… Hadi sevişin… Ben sizi seyredeyim…”
Pantolonunu indirmiş, yarı sertleşen aletini eliyle sıvazlayarak bize bakıyordu bunu söylerken… Kulaklarıma inanamıyordum. Neler söylüyordu bu adam? Hakan atılıp söze karıştı, -“Kadir abiden sana hayır yok… Benim seni sikmemi istiyor… Öyle değil mi Kadir abi? Karını becermemi ister misin? Şimdi, şurada, gözünün önünde… Sikeyim mi güzel karını? Seksi karını?” Kocam başını salladı onaylayarak, -“Evet… Karımı sik Hakan… Becer onu… Sik kaltağı… Amına koy karımın… Seksin ne olduğunu öğrensin… İsteyip de alamamak neymiş öğrensin… Yalvarmayı öğrensin…” Hakan bana döndü bu kez, -“Sen ne diyorsun aşkım? Sikilmek istiyorsun değil mi? Oh, yavrum benim… Nasıl da kıvranıyorsun seks için, sikilmek için… Amcığından sular akıyor… Deli gibi sikilmek istiyorsun, biliyorum… Şu anda kim gelse sikilmeye razı vaziyettesin… Defalarca denedim bu hapı… Etkilerini çok iyi biliyorum. Sabaha kadar siksem doymayacaksın artık… Durmadan sevişmek istiyorsun şu anda… Ama hayır… Yalvar bana… Sikmem için yalvar… Amına koymam için, yarağımı amına sokmam için yalvar… Yoksa düzmem seni… Sikmem…”
Doğru söylüyordu… Öyle bir istekle kıvranıyordum, öyle bir çılgınca sevişme arzusu, sikilme isteği sarmıştı ki bedenimi… Bacaklarımı sımsıkı kapayıp amımı kıstırıyor, kollarımı kendime sarıp içimdeki kahredici isteği gidermek istiyordum. Ama nafile… Dediğini yapmaktan başka çarem yoktu… Kısık sesle istediğini yaptım, -“Lütfen… Hakan…” diye kekeledim. Elini kulağına götürdü, gülerek, -“Efendim? Duyamadım tatlım… Yüksek sesle söyle… Ben de, kocan da duyamıyoruz… Ne istiyorsun benden?” Artık sabrımın sonuna gelmiştim. Dayanamıyordum. Ne isterse yapmaya hazırdım. Yeter ki … -“Piç herif… Seni istiyorum…” diye bağırdım. “Sik beni… Alçak… Ne istediğimi biliyorsun… Orospu çocuğu… O hapı atarken bu duruma düşeceğimi biliyordun. Becer beni artık…Sik… Ne istersen yaparım… Gel artık… ” Bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Elimle kadınlığımın dudaklarından tutup açtım. İçinden sular akan pembe çiçeğimi ona gösterdim. Umutsuzca yalvardım. Onun sözcükleriyle… -“Lütfenn… Seni istiyorum… O şeyini sok içime… Sikini… Yarrağını sok… Yalvarıyorum…” Gözlerimden yaş gelmeye başlamıştı, bayağı ağlıyordum istemsizce… -“Peki aşkım… Madem çok istiyorsun sikmemi… İstediğini vereyim ben de… Öyle değil mi Kadir abi? Bak nasıl ağlıyor karıcığın… Sikmemi istiyor benden… Sikmem için yalvarıyor bana…” Elini uzatıp yanaklarımdan akan gözyaşlarımı sildi, “Canım benim… Kıyamam sana… Nasıl da ağlıyor, şuna bak Kadir abi…” -“Hadi artık Hakan… Sen de yalvartma artık… İstediğini ver karıma… Bak ben de bekliyorum… Sik artık şunu…” Sonunda dediğini yaptırmış, sikilmek için yalvartmıştı beni… Gözyaşlarımdan ıslanan yanağımı okşayan elini tutup avuçlarını öptüm, kendime çektim umutsuzca… Gülümseyerek geldi, bacaklarımı aralayıp arasına girdi. Sertleşmiş sikini tutup kadınlığıma sürttürdü, -“Ohhhh…” diye inledim kıvranarak… Gerisinin gelmesini bekledim. Gelmedi… Sikini su içinde kalmış, ıslak yarığım boyunca ileri geri sürtüyor, klitorisimi sikiyle okşuyor, delirtiyordu beni… Sikinin bu ilk teması bile yetmişti bana… İlk kasılmalarımı yaşadım. Daha içime girmeden orgazm oluyordum.
Amımdan sular fışkırıyordu adeta… Tişörtümü alıp bacak arama sürdü, ıslaklığını aldı. Amımın sularıyla ıslanmış tişörtümü burnuna götürüp kokladı. Sonra yavaş hareketlerle aletini kadınlığımın girişine nişanladı, başını dayadı. Dışı kuruyan kadınlığıma zorla sokmaya başladı. Acıyla inledim. Aldırmadı bile… Dudaklarını ikiye ayırıp sokmaya devam etti. İçimden gelen zevk suları tekrar akmaya, amımı kayganlaştırmaya başlamıştı hemen… Yarıya kadar soktu, geriye çıkardı. Tekrar soktu. Bu kez bir hamlede dibime kadar girmişti aleti… Boynuna sarıldım sımsıkı… Kendime çektim… öyle bir zevk alıyordum ki… -“Ahhh… Çok güzel…” diye inledim. Öylece kaldı içimde… Hareket etmiyordu… “Hadii… Devam et… Sik beni Hakan…” dedim. Başını ellerimle tutmuş, dudaklarına çılgınca öpücükler konduruyordum. Gidip gelmesini istiyordum içimde ama o hareketsiz duruyordu. Bu kez ben kalçalarımı kaldırıp indirmeye, sert aletin vajinamda gidip gelmesini sağlamaya başladım. Delirmiştim adeta… Deli kuvveti gelmişti bana…
Bacaklarımı beline dolayıp yana devrildim, erkeğimi sırt üstü yatırıp üzerine çıktım bir anda… Şimdi üstünlük bendeydi… İstediğim gibi hareket edebilirdim. O içimi kavuran istekle, inip kalkmaya başladım. Dizlerimin üzerinde yükseliyor, başı dışarıya çıkana kadar durmuyordum. Sonra hızla oturuyor, içimi yaran erkeklik organı dibime kadar dayanıyor, kasıklarımız birbirine yapışıyordu. Bir makine gibi devamlı tekrarlıyordum bu hareketi… Kasıklarındaki kılların klitorisime sürtünmesi öldürüyordu zevkten… Tekrar boşaldım o zevkle… Hakan’da ise tık yoktu. Boşalmamıştı. Dimdik penisi içimde, emrime hazır bir asker gibiydi…
Boşalmam bitince beni yana devirdi. Kalktı, belimi tutup domalttı yatağın üzerinde… Arkamdan girdi bu kez… Dakikalarca arkamda gidip geldi. Zevk sularım bacaklarımdan yatağa süzülüyordu. Elimi araya sokup parmağımı klitorisime götürdüm. Başım yastıkta, domalmış vaziyette, parmaklarımla klitorisimi okşayıp sıkarken Hakan da, yeni kocam da piston gibi gidip geliyordu içimde… İyice hızlandırdı hareketlerini… Ben yine yükselmeye, orgazma yaklaşmıştım ki aniden çıkıverdi içimden… Böğürüyordu adeta, belimde, sırtımda sıcak dölleri hissettim yağmur gibi… Boşalıyordu… Tam orgazma yaklaştığım anda aniden içimden çıkması delirtmişti beni… Yatağa attım kendimi… Parmaklarımla kendimi okşamaya, klitorisimi hırpalamaya devam ettim. Beni heyecanla izleyen iki erkeğin önünde, yatakta kıvrana kıvrana kendimi tatmin ediyordum. Bağıra bağıra boşalmaya başladım az sonra… Dakikalarca kasıldım, titredim, inledim…
Kasılmalarım bittiğinde çarmıha gerilmiş gibi kollarım, bacaklarım açık kala kaldım… Bitmiştim… Kollarım tutmuyordu… Nefes nefese, soluk almaya çalışıyordum. Göğsüm körük gibi inip kalkıyordu. Ter içindeydim. Sırtımda Hakan’ın dölleri vardı, yattığım yerde ıslaklığını hissediyordum. Hakan elimden tuttu, kaldırıp koluma girdi, banyoya götürdü beni… Duşun altına soktu, bir güzel yıkadı, çıkarıp kuruladı. Tekrar yatağa getirip yatırdı. Gidip kendisi duşun altına girdi. Benimse parmağımı kıpırdatacak halim yoktu. Sırt üstü serilip kalmıştım yatakta… Birden bacaklarımın arasında bir temas hissettim. Zorla gözlerimi açıp baktım. Kocamdı. İnledim, -“Yoo… Hayır…” dedim. Kadir bana aldırmıyordu bile… Teni ıslaktı, su damlacıkları süzülüyordu. O da duşa girmiş, sarhoşluğunu atmış gibiydi. Bu kez kocam bacaklarımı araladı, kalkmış aletini içime soktu. O tanıdık zevk ateşi anında tüm vücudumu sardı yine…
Kendime inanamıyordum. Az önce boşalmıştım. On dakika olmamıştı daha… Ama içime giren kocamın sikini iştahla, sevişmeye yeni başlamış gibi alıyordum içime… Bacaklarımı ayırıp içimde yükselen şehvetin kollarına bıraktım kendimi… Gözlerim kapalı, kocamın içimde gidip gelen sikini hissetmeye çalışıyordum. Dudaklarıma temas eden bir sıcaklıkla gözlerimi açtım. Duştan çıkan Hakan yanımıza gelmiş, belindeki havluyu eliyle tutup tekrar sertleşmiş sikini dudaklarıma sürüyordu. -“Aç ağzını… Yarrağımı ağzına al… Yala canım…” dedi. Dediğini yaptım hemen… Ağzımı kocaman açtım, sikini dudaklarımın arasından kaydırıverdi. Dudaklarımı kapatıp ağzıma alabildiğim kadarını somurmaya başladım. Dilimle de ağzımın içindeki kısmını okşuyor, emiyordum. Kocam da içimde gidip gelirken gözlerini benden ayırmıyor, karısını paylaştığı adamın sikini nasıl yaladığıma bakıyordu. Zevk aldığı belliydi, bizi izledikçe içimde gidip gelen sikinin daha da büyüdüğünü hissediyordum.
Kendime, yaptıklarıma, yaşadıklarıma inanamıyordum. Bir rüyada, bir porno filmde gibi hissediyordum kendimi… Kocam bacaklarımın arasında, içimde gidip geliyor, ben elin adamının sikini ağzıma almış her tarafını yalayıp emiyordum. Bir elimle de alttan sarkan torbalarını okşuyordum sürekli… Sikini bana emdiren Hakan’ın eli memelerimde dolaşıyor, okşuyor, uçlarını sıkıyordu. Kocamsa ayak bileklerimi tek eliyle tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, iyice daralan kadınlığımda gidip gelirken, zevk sularımda ıslattığı parmağıyla arka deliğimi okşuyordu. O seks yapmayı görev gibi gören kadın mazide kalmıştı. Onun yerine azgın bir fahişe gelmişti. Azgın… Doyumsuz… Her yerimden, her deliğimden ayrı zevk alıyordum. Sürekli… Durmaksızın… Zevkten delirmek üzereydim. Önce Hakan’ın ağzımın içinde emerek, dilimle okşayarak emdiğim siki kasılmaya, ayı gibi homurdanmaya, boşalmaya başladı. Saçlarımdan tutup sikini dibine kadar ağzıma soktu. Midem bulanıyor, öğürmek, sikini çıkarmak istiyordum. Ama bırakmadı. Aksine bastırıyor, bademciklerime kadar sokuyordu aletini… Sıcak spermlerinin boğazımdan aşağıya kaydığını hissettim. Hiç bitmeyecek gibiydi boşalması… Sanki az önce boşalan o değildi… Kocam da hiç durmadan içimde gidip geliyordu, hızlanmaya başlamıştı… Hakan’ın orgazm iniltileri onu da ateşlemiş, o da kasılmaya başlamıştı. Gerilen vücudunu, daha da büyüyen aletinin amımda gidip gelmelerini hissediyordum… Hakan’ın ağzımın içine boşalması bitmeden o da amıma boşalmaya başladı. Aynı anda, iki erkek birden spermlerini akıtıyordu içime… Biri ağzıma, biri amıma… Bu da beni ateşledi… Tekrar orgazm olmaya, kocamın sikini amımla sağmaya başladım. Üçümüz birden boşalıyorduk. Odanın içini inlemeler, zevk feryatları kaplamıştı… Müthiş bir koro halinde, devinip duran, kasılan, şehvet ateşiyle yanan çırılçıplak bedenlerimizle yatağın üzerinde birbirimize karıştık sonunda…
Ateşimize otel odasının kliması bile yetersiz kalmış, ter içindeydik hepimiz… Nefes nefeseydik. Hala yattığımız yerde kasılıp duruyor, kim, neremize denk gelirse birbirimizi okşuyorduk. Kollarımız, bacaklarımız birbirine dolanmıştı. Dakikalarca bu durumda yattık. Sonra kocam kalktı. İkimizin de elimizden tutup bizi kaldırdı, banyoya girdik hep beraber… İki erkek, bir kadın tepemizden akan ılık suyun altında birbirimize sarıldık… Ben ortalarında, kocamın dudaklarını öperken, Hakan arkamda boynumu, omuzlarımı öpüyordu. Suyun dinlendirici etkisiyle kendine gelen bedenlerimiz birbirine yapışmış gibiydi. Erkeklerimin tekrar kıpırdanmaya başlayan aletlerinin temasını, vücudumda dolaştıklarını hissediyordum. Biri önden, diğeri arkamdan, bacaklarımın arasına girmişti. Hakan banyo rafına uzanıp duş şampuanını aldı, avucuna bolca döktü, bedenimin her yerini köpükler içinde bıraktı. Kocam da ön tarafımda aynı şeyi yaptı. Gözlerimi kapattım. Kendimi onların vücutlarının kaygan temasının, köpüklü ellerinin tüm vücudumda dolaşmasının verdiği zevke bıraktım. Kedi gibi mırıldanıyor, zevkten inliyordum aralarında… Döndüm, ikisine birden sarıldım. Ortada değildim şimdi, onlardan biriydim, birbirine sarılmış, köpükler içinde üç bedenden oluşmuş tek bir varlık gibiydik. Zevk içinde birbirimize sarılıyor, okşuyor, öpüşüyorduk. Dudaklarımız, dillerimiz birbirini okşuyordu. Erkeklerim bana sarılıp okşadıkları gibi birbirlerini de okşuyorlardı. Kocam kulaklarımı, dudaklarımı öpücük yağmuruna tutarken, eli Hakan’ın gelişmiş kaslarında dolaşıyor, göğsünü okşayarak aşağıya inip dimdik havaya dikilmiş aletini sıvazlıyor, oradan bana geçiyor, okşayarak kasılan karnımdan yukarıya, memelerime kadar çıkıyor, memelerimi avuçlayıp beni zevkten inletiyordu. Ardından aynı şeyi Hakan da kocama ve bana uyguluyordu. Katıksız, saf bir şehvet duygusu kaplamıştı üçümüzü de… Hakan okşamayı bırakıp güçlü kollarıyla beni havaya kaldırdı. Kaygan sikini altımdan amıma sürtmeye başladı. Bacaklarımı beline, kollarımı boynuna sarıp işini kolaylaştırmaya çalıştım. Yavaş yavaş aşağıya indirdi, çengel gibi beni erkekliğine astı adeta… Sikinin hepsi içimdeydi. Boynuna sarıldım sımsıkı…
O arada kocam da arkamda ikimize birden sarılmış durumdaydı. Onun da kalkmış sikini arka deliğimde hissettim. Hakan’ın kalçalarımı kavrayan elleri onları ikiye ayırmış, minik deliğimi kocamın girişine hazır hale getirmişti. Kocam duş şampuanının köpükleriyle kayganlaşan aletinin başını deliğime sürtüyor, beni delirtiyordu. Hiç yapmadığım bir şeydi bu… Kocama değil götümü siktirmek, sözünü bile ettirmemiştim. Şimdiyse, deliğimin kenarlarında dolaşıp duran, okşayan kocamın aletinin verdiği zevk, Hakan’ın amımdaki sertliğinin verdiği zevke karışmış durumdaydı. Merakla bekliyordum başıma gelecekleri… Kocam yüklenip bastırdı, kaygan sikinin başını yine köpükle kayganlaşmış minik deliğime soktu. Dudaklarımı ısırıp inledim… Hakan’ın dudaklarına kapandım. Pek beklediğim gibi acımamıştı. Sanırım köpüklerin etkisi… Başı giren alet artık pek zorlukla karşılaşmadan yavaş yavaş girdi, girdi, sonunda kocamın kasıklarını kaba etlerimde hissettim. İki deliğim de dolmuştu şimdi… İçimdeki aletler sanki birbirlerine sürtünüyorlardı. Dudaklarımı ısırdım… Biraz acı… Çokça zevk… Önde Hakan belini oynattı, kalçalarımı indirip kaldırdı, içimde gidip geldi, durdu. Bu kez kocam arkamda, götümde gidip geldi birkaç kez, o da durdu. İnanamıyordum. Aldığım zevk bitirmişti beni… Hem önümden, hem arkamdan becerilmek… Bayılmıştım buna… Hayatımda tatmadığım zevkleri tadıyordum.
Ardından kocalarım bir makine ritminde çalışmaya başladı. Biri giriyor, diğeri çıkıyor, arkamdaki boşaltırken, önümdeki dolduruyordu zevk bölgemi… Dayanamıyordum, öylesine bir zevk alıyordum ki… İnlemeye, feryat etmeye başladım. Hakan hemen dudaklarıma yapıştı, sesimi boğdu. Şimdi onun ağzının içinde boğuk boğuk inliyordum. Bir süre sonra yoruldular, dinlenmek için durdular. Bu kez Hakan’ın boynuna asıldım, kalçamı indirip kaldırmaya başladım. İçimde hareketsiz duran taş gibi erkeklik organları içimde, alçalıp yükseliyor, aynı anda deliklerime girip, aynı anda çıkıyorlardı. Bu da zorluyordu beni… Bacak aram patlayacak gibi geriliyor, zorlanıyordum. Sonra onlar harekete geçti, tekrar pompalamaya başladılar. Banyonun içinde vücutlarımızın çarpışmasıyla çıkan sesler, üçümüzün zevk inlemeleri yankılanıyor, bu sesler bizi daha çok baştan çıkarıyordu. Kocam bir süre sonra arkamdan çıktı, -“Çocuklar, ben çok yoruldum…” dedi. Hakan içimden çıkmadan, -“Sen şurda yere yat Kadir abi…” dedi. “Biz sana gelelim…” Kocam duşun altından çıktı, sırt üstü banyonun fayanslarının üzerine sırtüstü uzandı. Siki dimdik havadaydı. Hakan beni kucakladı, kocamın yanına gittik. Arzudan titreyerek kocamın üzerine çıktım, sikini bir hamlede amıma aldım. Birkaç kez oturup kalktım. Hakan arkamdan yanaştı, butlarımı ikiye ayırdı. Arka deliğimi iyice açıp sikini dayadı. Bu kez yer değiştirmiş oldular. Biraz daha kalın olan Hakan’ın sikini zorlanarak alabildim arkama… Yine dolmuştum. Yine harekete başladık. Zevk makineleri önümde, arkamda çalışmaya başladılar.
Zevkten çıldırıyordum. Taş gibi aletlerin içimde kayarak ilerlemeleri, girip çıkarken içerilerimi okşamaları, içimde çarpışmaları, iki deliğimin arasındaki etleri ezmeleri delirtiyordu beni… Sonunda kaçınılmaz sonuç… Orgazm… Katıksız zevk… Küçük ölüm… Gözlerim kaydı, titremeler, kasılmalar başladı… Ben kasılırken içimdeki aletleri de ezmeye başladım. Girip çıkmakta zorlanıyorlardı. Kocam alttan bağırmaya başladı, -“Ohhhh… Aşkımm… Amcığın delirtiyor beni… Geliyorum…” Hakan da arkamda biteviye hareket halindeydi. Belimi tutan parmakları kasılıyor, kalçalarının hareketi artıyor, içimde gidip gelen siki daha çok girip çıkıyordu. Yine aynı anda boşalıyorduk, üçümüz birden… Kocam altımda amımın içine, Hakan arkamda deliğimin içine döllerini boşalttılar bağıra bağıra… Boşalmamız bittiğinde halsiz kalmıştık. Her iki deliğime de boşalan erkeklerimin bıraktığı döller bacaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Sırayla duşun altına girip çıktık, kurulanan gidip kendini yatağa attı… Pestilimiz çıkmıştı akşamdan beri… Sabahın ilk ışıkları perdelerden süzülmeye başlamıştı. İki erkeğim iki yanımda, birer bacaklarını üstüme atmışlar, ellerini memelerimin üzerine koymuşlardı. Defalarca boşalmanın verdiği tatlı yorgunluk, huzur içinde kendimizi uykunun kollarına bıraktık. . Öğleden sonraydı uyandığımda… İkisi de yoktu yanımda… Kalktım, duş aldım, bikinimi giyip dışarıya çıktım. Tahmin ettiğim gibi iki ortak havuz başında şezlonglara oturmuşlar sohbet ediyorlardı. Neşeleri yerindeydi ikisinin de… Gülüyor, kahkahalar atıyorlardı. Beni görünce kalktılar, ikisi de yanıma gelip yanaklarımdan, dudağımdan öptüler, sevgiyle sarıldılar. Orada kaldığımız üç gün boyunca ayrılmadık birbirimizden… Geceleri aynı yatağı paylaştık. Sabahlara kadar seviştik… Tatil bittiğinde evimize döndük. Kocamla o tatilde yaşadıklarımızdan, Hakan’dan söz açmadık bir daha… Yaşadığımız her şey o tatil köyünde kaldı. Ama aramızdaki ilişki de mükemmel bir hale geldi. Onun tam istediği kıvamda, seksi seven, isteyen, hiçbir şeye hayır demeyen bir kadın olup çıktım. Sevişmek için birimizden birinin istemesi, bir bakışımız yetiyor, birbirimizin kollarına atılıveriyor, saatlerce sevişiyoruz. Ne alkolün rehavetine, ne azdırıcı ilaca gereksinimimiz var… Mutluyuz… Her ne kadar itiraf etmesek, konuşmasak da ikimiz de biliyoruz ki, mutluluğumuzu Hakan’a borçluyuz.

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN ARZULARI

GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN ARZULARI
Hikayemize kaldığı yerden devam ediyoruz. Hülya her zaman hayal ettiğim beyaz gelinliğiyle 33 yaşlarında Macit adında dul bir adamla evlendirilmişti. Aynı mahallede oturduğumuz için çeyiz, nişan ve düğününden haberdar oldum. Bir yaz günü, kızın evinin önünde kına, adamın evinin önünde ise düğün yapılmıştı. Kendime ne kadar mani olmak istediysem de uzaktan onu görmek için olduğu mekana yaklaşmaktan kendimi alı koyamadım. 1,70 boylarında tesettürlü bir gelinlik giymiş ve cennetten kaçmış bir huri gibi duruyordu. Ama işin ilginç yanı keyfi yerindeydi. Yüzü gülüyor, şen şakrak kahkahalar atıyor ve kocası olacak zibidiyle ortada güle oynaya eğleniyordu. O zaman bu kızın aslında bu evlilikte rızası olduğunu anladım. Her şey yer değiştirmişti hayatımda. O kadar zaman gözlerimin içine bakıp gülen bir kız 6 ay gibi bir süre zarfında öteden beri tanıdığı ve bana manevi abim diye tanıttığı bir adamla evlenmişti. Dedim ya her şey değişmişti hayatımda. Artık kızlara çok farklı bakar olmuştum. En ummadığım kız bile içinde, her gönüle ve her kucağa giren fahişelik duygusunu taşıyormuş bunu anlamıştım. Demek ki benim için o kadar anlam taşıyan o duygu dolu, zevk dolu dakikalar onun için sadece zevk dolu dakikalarmış. O an bulunduğum ortamdan hızla uzaklaşmış evime doğru yol almıştım. Yolda giderken – o beni unuttuysa ben de onu unutacağım diyordum. Ama tutucu bir ailenin namus ve iffet kavramlarına önem veren bir bireyi olduğum için ancak evlenebilirim diye düşünüyordum. Yani her gün başka bir bedende kaybettiklerimi arama olgusu bana ters geliyordu. Bunları düşünürken eve varmıştım. Evden içeri adımımı aklımda bir sürü soru işareti eşliğinde atmışken babam seslendi. Her zamanki gibi – bir kız bulduk gel gidip bakalım dedi. Ben de o an hiç düşünmeden – üstünüzü giyin hemen gidelim dedim. Hazırlık yapmak, üstümüzü başımızı toparlamak, haber vermek, hiçbirisiyle uğraşacak durumda değildim. Kabul ediyorsanız hemen gidelim yoksa bir daha kız bakmam deyince hemen kalktılar. Kızın ailesine telefon açıp durumu izah ettiler, sağ olsun onlar da anlayışla karşıladı. Tabi benim aklımda hala Hülya vardı. Bu akşam benim değil 33 yaşında bir adamın altına yatacak ve hep hayal ettiğim amını siktirecekti. Bakmaya gittiğim kızı gördüm 1,75 boylarında hafif balık etli, kumral, yeşil gözlü güzel bir kızdı. Herşeye rağmen kıza baktım. Önümüzde oturan babasına kahvesini vermek için eğildiğinde güzel götü bütün güzelliğiyle gözlerimin önündeydi. Sonradan öğrendiğim kadarıyla 85-65-90 ölçülerindeydi bu kız. Kız, varoş semt kızıydı. Başında beyaz üstüne mavi desenli türbanı, üstünde özellikle göğüs hatlarını belirgin bir şekilde gösteren sade yeşil renk bluzu, altındaysa özel günlerde giyme niyetiyle aldığı, uzun ve bol olmasına rağmen 90 lık götünü gizleyemeyen beyaz eteği vardı. Kız güzeldi ama evlilik sadece güzellik için alınacak bir sorumluluk değildi. Kahvelerimizi içip eve doğru yol aldık. Ailem konuşmuyor cevabımı bekliyordu. Yolda giderken hala Hülyayı düşünüyordum. – ne yaptı acaba? Düğün bitmeye yaklaşmıştı. Birazdan evine gidecek ve yeni kocasıyla seks yapacaktı. Bunları düşünürken birden annem seslendi. Kızı beğenip beğenmediğimi sordu. Ben de tamam olsun bitsin bu iş deyip konuyu kapatmak istedim. Akşam odama çekilip yatağıma yattım. Aklımda hem Hülya vardı hem de yeni baktığım kız yani Merve vardı. Hülyanın bu akşam nasıl sikişeceği, benim de Merveyi nasıl sikeceğim gözümün önüne geliyordu. Dakikalar ardı ardına akıp giderken gecenin en sessiz zamanında bedenimin ve zihnimin yorgunluğuna yenik düşüp uyuyakaldım. Rüyamda Hülya eşiyle sikişiyor bense onların yatak odasında bir koltukta oturmuş şaşkın şaşkın onları izliyordum. Hülya pozisyondan pozisyona giriyor, sürekli sik beni Burak, sik beni kocacığım diyordu. Kendi kocasıyla sikişirken benim adımı anıyor bana da sevişme duygularını yaşatıyordu. En başından anlatacak olursak, ben odada otururken kocasının sikini pantolonun fermuarından çıkartmış kaldırmış bir şekilde, sağ eliyle iyice kavrayıp tutuyordu ve boynuna tasma geçirmiş bir it gibi peşinden getiriyordu. Kocasını yatağa oturtup önünde diz çöktü. Üstünde tesettürlü gelinliği altında sexy iç çamaşırlarıyla dururken adamın sikini kökünden kavrayıp başından emmeye başladı. Ben onların sağ çaprazında oturuyor her ikisini ve yaptıklarını net olarak görebiliyordum. Hülya gelinliği kabarık gelinliklerden değildi. Daha çok bir balo kıyafetini andırıyordu. Kocasını yatağa oturtup oral seks yaparken gelinliğin alt kısmını beline kadar toplamış sexy bacaklarını sergiliyordu. Fakat kocasının 16 cm sikini yalarken sürekli benim gözlerimin içine bakıyor Burağım, erkeğim, sik beni diyordu. Kocasının sikini 2-3 dakika yaladıktan sonra kocasını soymaya başladı. Ne hikmetse adam karıyı değil karı adamı soyuyordu. İçinde orospuluk oldu mu herşey mümkün oluyordu 🙂 Adamı da kendisini de anadan doğma çıplak bir hale getirdikten sonra, Hülya adamın her yerini yalıyordu. Yalamaya boynundan başlamış, adamın göğüslerine inmiş onları hafif ısırıklar eşliğinde emerken göbeğinden devam ediyor, oradan penisine geçip diliyle yalayıp taşşaklarını emmeyle devam ettirdiği yalama evresini adamın göt deliğini emme de noktalamıştı. Sırt üstü yatırdığı kocasının üstüne çıkıp, eliyle kalkmış sikini kavradı. Amının dudaklarında biraz gezdirdikten sonra üstüne oturdu. 16 cm sik yavaş yavaş amında kaybolurken ben nefessiz izliyordum olanları. Ayaklarını iki yana koyup, ellerini adamın göğsüne dayadı. Sonra eliyle destek alıp adamı üstünde zıplamaya başladı. Bütün bunlar olurken adam, sikini ve tazecik orospu karısının amını izliyordu. Sonra birden neden kan gelmiyor dedi. Hülya – unuttun mu Burağım ? amımı sen patlatmıştın ya dedi ve sikişmeye devam etti. Adamın üstünde zıplarken aniden indi ve kocasının yanında domaldı. Kocası arkasına geçip pozisyonunu aldı. Hülyanın başını yere doğru eğip götünün bütün güzelliğiyle havaya doğru kalkmasını sağladı. Tam götünü sikecek diye bakarken arkadan amına girdi ve zevkten kayganlaşmış amının içinde hızla gidip gelmeye başladı. Hülyanın başı yatakla bütünleşmişti. Hülya başını sol kulağının tarafına koymuş sağında duran bana bakıyor ve inliyordu. Durmadan Burağım , erkeğim diyordu. Kocası amından sikerken eliyle dolgun kalçalarını okşuyor arada bir de tokatlıyordu. Her tokatladığında dolgun götü dalgalanıyor, çıkardığı ses odada yankılanıyordu. Kocası birden gözlerini tavana dikip ağzı açık bir şekilde zevk homurtuları çıkararak boşalmaya başladı. Hülya da çığlık çığlığa aşkım Buraaaaaak diye bağırıp boşaldı. Birden uyandım. Uyandığımda boşaldığımı anladım. Sabah 5:30 civarıydı. Yavaşça yataktan kalkıp banyoya yöneldim. Gördüğüm rüyanın etkisindeydim hala. Üstümü çıkartıp küvete girdim. Suyu açıp ısınmasını bekledim. Isındığını anlayınca suyun altına oturdum. Sıcak suyun aktığı şofbenin altında küvette bağdaş kurarak oturdum. Gördüğüm rüyayı düşünüyordum. En çok Hülyanın – unuttun mu Burağım ? amımı sen patlatmıştın ya – deyişi geliyordu aklıma. Kafama çok takıldı çünkü biz Hülyayla hep sürtünerek sevişiyorduk. Bir keresinde iç çamaşırında kan gördüğünü söylemişti fakat ikimiz de pek dikkate almayıp konuyu kapatmıştık. Şimdi acaba o zaman kızlığına zarar gelmiş miydi? diye düşünüyordum. Beni bir kalemde silip başkasının olmuş bir kızın gerdek gecesi bekaret sorunu yaşamasına sebep olduğumu düşünüp üzülmeye başladım bir an. Sonra gözlerimi karşımda duran duvarın, karosundaki desenlere dikip dalmaya başladım. Birden gözlerimin yaşardığını hissettim. Ağlıyordum, çocukluğumdan beri beklediğim, hayal ettiğim her şeyi kaybedişime ağlıyordum.

Arkadaşımın anlatışından Karısını dinlemenin Zevki

Arkadaşımın anlatışından Karısını dinlemenin Zevki
Bu siteden tanıştığımız ve sık sık birlikte seks yaptığımız bir çift arkadaşımın anlatısında, swing hayatlarına başlangıç hikayelerinden birini kendi yaşadıklarından yola çıkarak düzenledim. Sizlere de sonsuz fantazi ve hayal dünyanıza eşlik edebilecek bir hikaye olarak sunuyorum….
Azımsanmayacak bir süredir evliyiz. Canlı bir yatak hayatımız var ama 3 yıl önce aklımın bile ucundan geçmez iken karımla sevişirken aklıma karımın başkası ile sevişirken görüntüleri hayalimde canlandı. İnanamıyacağım şekilde tahrik oldum. Hatta eşim de fark etti ama çekindiğimden söyleyemedim. Zamanla geçer diye düşündüm ama nafile. Her sevişmemizde karımın benim seyrettiğim bir ortamda başka birisi ile sikiştiği hayalimde canlanıyordu. Artık o kadar bariz bir şekilde azgınlığım artıyordu ki sonunda eşimi siktiğim bir anda ona bunu itiraf ettim. Tepki gösterdi ama sanki o an için açık bir kapı da bıraktı gibime geldi. Yatak mesaimiz bitince hiç bu konu konuşulmamış gibi davrandık. Bir sonraki sevişmemizde konsantre olamadığımı fark etti ve sorununmun ne olduğunu sorunca bir önceki fantezimin aklımdan çıkmadığını söyleyince şartlı olarak kabul edeceğini söyledi. Şartlı sevişme bittikten sonra bu konu açılmayacaktı. Olur canıma minnet. En azından kendimin ve onun reaksiyonunu görmek için bir fırsattı. Hayali bir hikaye uydurarak hem anlattım hem siktim ama ben çok tahrik olmuştum. Barda otururken eşimi beğenen bir turist (italyan tercih ettim, nedendir bilmiyorum. Belki de akdenizlilik etkisi olabilir), iç çamaşırı kullanmayan evli kadın, dans, tahrik olma ve otel odasında son bulan ve başka birisiyle sikişen kadın hikayesi eşimi şaşırtıcı bir şekilde tahrik etti. Argo konuşmayan kadın yatakta tam bir fahişeyi oynuyordu hem de en ahlaksızından. İnanılmaz şekilde şiddetli orgazmlarla geceyi noktaladık ama şunu net olarak farkettim. Hikayeyi anlatırken karımı sikiyordum ama o an karımı italyan genci sikiyordu. Eşimin hissettiği buydu.
Bu fantezilerimiz değişik boyutlarda artarak devam etti. Seks hayatımız oldukça şenlikli bir durumdaydı. Yine yatakta bir gün bana şöyle dedi. Benden günah gitti beni başkasıyla sikişmeye sen tahrik ettin. Pişman olacaksan karışmam dedi. Çünkü vücudu ve hatları o kadar güzeldi ki ben senin yerinde olsam beğendiğim kişiye verir tadını çıkarırdım diyordum. Aslında bilinç altında yatan neden yıllar önce Side de bana plajda asılan italyan erkeğine merak yüzünden hayır ( 🙂 )diyememem. Akşam bara gittik 2 kadeh visk**en sonra kadın gibi hissetmeye başladım kendimi ve adama resmen kur yaparak tahrik ettim. Otele gittiğimizde diğer hikayelerdeki gibi adamınkini ölçemedim) ama o benim götümün ölçüsünü aldı. Hoşuma da gitti doğrusu. Lafı nerelere getirdik.
Ha evet karım benden günah gitti dedi. Ben de giderse gitsin diye onu bir yerde tahrik ettim. Günler böyle fantazilerimizle, sikişmelerimizle geçiyordu ancak henüz “birlikte” gerçekte farklı bir ilişki yaşamamış olmasak ta karımda ki bazı değişiklikleri de farketmiyor değildim. Böyle günlerde daha da bir azgın sikişiyor, ağzına küfürler ve bel altı kelimeler daha bir yakışıyor ve birlikte azıyorduk.
O yaz bodruma gidip otelimize yerleştik tatil keyifli ve bol sevişmeli geçiyor yine karımla fahişe fantezilerinde karşılıklı rol alıp inanılmaz geceler yaşıyorduk. Bazen ayrı ayrı barlara gidiyor, gece birleşince gördüklerimizi ve hayal ettiklerimizi anlatarak sikişiyorduk.
Bir gece ben biraz dolaşacağım uyku tutmadı diyerek dışarı çıktı. Halbuki orgazm olduktan sonra mışıl mışıl uyurdu.Garip bir duruşu vardı.Ben yatacağım sen ne zaman gelirsen gel dedim. Uyumuş gibi gözümü kapattım ama onu takip ediyordum. Daracık bir bady giydi, kilotunu çıkarıp gstringini giydi, full makyajını yapıp işe çıkan bir orospu gibi odadan çıktı. Hemen kalkıp giyinip dışarı çıktım. Gözden kaçırırsam bir daha bulamayacağımı düşünerek hızla hareket ettim. Kaldırımda müşteri arayan fahişe gibi yürüyordu. Meğerse kaltak tam organize olmuş. Gündüz adamla tanışmış meğerse ilerde adamla buluştular. Adam elini boynuna doladı ve barlar sokağına kadar onları uzaktan takip ettim. Ama hep ya pişman olursam sorusu vardı. Her seferinde de cevabım HAYIRDI. Barda loş bir köşeye çekilip seyretmeye başladım. Dans değil resmen sevişiyorlardı. Zaten bizimki çabuk kafayı bulur, adam buna bir de hap verdi iyice uçtu. Zaten hap olmayan bar da yok gibi bodrumda. Cesaret almak için bir tane de ben barmenden güç bela bir tane satın aldım. Evet beklenen an gelmişti. Bardan çıkıyorlardı ayakta duracak hali bile yoktu ama vücudundaki işve ve isteriklik 100 m.ilerden bile belli olacak şekildeydi. Taksiye bindiler sokağın çıkışında taksi ile takip ederek oldukça şatafatlı olan karımın müstakbel sikicisinin oteline geldik. Otelden girdiğim an karımla gözgöze geldik. Ben şaşırdım ne yapacağımı ama eşim sadece gülümsedi hınzırca ve parmağı ile beni çağırdı. Meğerse adama benden ve fantezilerimden bahsetmiş. Kocan için sorun olmayacaksa benim için sorun yok cevabını almış. Anlayacağınız bizim odadan çıkışı, giyinmesi, yolda ki ve bardaki şıllıkça davranışları hep benim takip ettiğimi bildiği içinmiş. Adamın şartı ağırdı ama. Ben sadece seyredecektim. Karım daha da ileri giderek ben bu sapığa güvenemem bağlayalım teklifinde bulundu. Kabul ettim çünkü o da tahrik edici geldi bana. Odaya girdik önce beni bağladılar sandalyeye. Vay be… böyle şey olamaz adam bizimkini soymaya başladı siyah külotu sırılsıklamda benim kadının. Uzun bir öpüşme yalama faslından sonra benim ki adamı soymaya başladı ki genelde beni soymazdı. Adamın aleti benimkinin yanında tır gibiydi. Benimkini bir kere ağzına almayan yalamayan fahişe adamınkini emmeye başlyınca kan beynime sıçradı ama kıskançlıktan. Kalçalar ritm tutmaya yiyeceği siki davet etmeye başlamıştı. Sırt üstü yatıp bacaklarını açtı ama ben perişan haldeydim. Tam bir zavallı idim. Sadece hırıltılar çıkarıp ellerimin acımasına aldırmadan debeleniyordum.
İşte o an tanımadığım birisi karımı sikiyordu. Alan memnun satan memnun eşim zevkin doruklarında benim zaten hayalim bu. Adamın sırtı tırnak izleri ile dolmuştu. Köküne kadar sokuyor, çıkarıp bir daha sikiyordu. Pişman olmamış tam aksine tahrik olmuştum. Meğer bizim kadında da orospuluk varmış zira kocasına inat bu kadar iştahlı sikişmezdi. Yalnız kötü durum şuydu. Adamın karımı sikmesinden ben daha da değişik tahrik olmuş benim de canım sikilmek istemişti. Yıllar öncesi aklıma gelmiş ve acaba benim de payıma düşermi diye ayrılmış götüm ve kalkmış sikimle sandalyede bağlı olarak kalakalmıştım.
Hayvan herif 3 kere sikti bizim hatunu.Hapın da etkisi olsa gerek bizimki de adama ayak uydurdu.İlk defa sikişmeden veya 31 çekmeden orda boşaldım ama ne boşalma belki 2 metre attırmışımdır. Uzun, seks dolu geceyi elim kolum bağlı olarak seyretmek hem güzeldi ama bir o kadar da zordu benim için. Sonunda bitirdiler. Mutlu bir ifadesi vardı karımın ama hınzırca gülümsemesinin altında yatan mesjı da merak ediyordum. Tokmakçımız ise yorgunluktan çoktan sızmıştı. 2 kulağımdan da sertçe çeken karım oldumu istediğin sapık diyerek okkalı bir tokat patlattı. Biliyordu ki çok tahrik olduğum zaman mazoistliğim tutardı. Aslında kadın haklı. Bende Biseksüellik ve zaman zaman mazoistlik var ve karısını başkası ile sikişmesi için teşvik eden biriyle evli. Ama inanın ki hiç pişman değiliz. Sadece kuralımız şu günlük hayatımızda bu konular tabu şeklinde. Taki yatağa girip çoşana kadar. Ondan sonra sapık ve orospu dünyamız başlar. Evet tokadı geçirdi ve rahatladıysan iyi dedi. Pişman olmamıştı. Ama aklım onun hınzırca gülüşüne takılmıştı. Farketti merak ettiğimi. Bekle görürsün bu yaz dedi.
Evet bekleyin sizde bakalım

Fakültedeki Kızıl Hatun – 1

Fakültedeki Kızıl Hatun – 1
Onu ilk kez, üniversite son sınıfa başladığım gün görmüştüm. Seçtiğim dersleri kaydettirmek için bölüm sekreterine çıktığımda, ders kaydı yaptıran çıtır bir kız gördüm. Muhtemelen birinci sınıftı, daha on sekiz yaşında olmalıydı. Orta boylu, ince vücutluydu ama hatları dolgundu. Hafif bakır kızılına yakın renkte, omuz hizasında saçları vardı. Yüzü hafif çilliydi, suratında sanki mahcupmuş, bir şeyden utanıyormuş gibi bir ifade taşıyordu. Üniversiteye başladığı için çok heyecanlı olduğu belliydi. Onun saçlarını eliyle geri atarak masaya eğilmesini, kırmızı bluzuyla pamuk gibi göğüslerinden çok az dekolte vererek sekreterin monitörüne bakmasını, kaşlarını çatarak ekranı incelemesini seyrettim. Orta boy memeleri ve çilli göğsü, bir arıyı kendine çeken bir çiçek gibiydi. Ondan bal yapmak istedim. Ama kız işini halledip sıra bana gelince, oyalanamadım. Gün boyu bir sürü işim vardı. Arkamda başkaları da bekliyordu, sıramı veremezdim. Ders kaydımı hallettiğimde ise kız çoktan gitmişti. Bölüm koridoruna, merdivenlere, fakülte kantinine baktım. Birini aradığımı etrafa belli etmeden, sağı solu inceledim. Yoktu. Sekreterle konuşurken adını soyadını falan da söylememişti. Sağlık olsun, nasıl olsa aynı bölümdeydik artık. Elbet denk gelirdik.
Dört gün sonra, sevdiğim yabancı bir rock grubunun İstanbul’da konseri vardı. Arkadaşlarım Cenk ve Burcu’yla beraber internetten bilet alıp konserin olduğu mekanın önünde buluştuk. Kuyrukta bekleme, giriş, içkiler, mekanın dolması derken, iki saat sonra mekan hıncahınç dolmuş, kalabalıkta terleyip üstümüzü çıkarmıştık. Herkes tişörtle, kısa kolluyla duruyordu.
Seyirciler artık grubun çıkması için tezahürat yaparken, aradan geçen garsona yol vermeye çalıştığım sırada yandaki birine çarptım. Pardon demek için döndüğümde şaşırmıştım. Bölümde gördüğüm kızıl saçlı kızdı bu, konsere bir kızla birlikte gelmişti. Beni tanımamıştı tabii, ilk defa görüyordu. ‘Sorun değil’ der gibi başını sallayıp tekrar arkadaşına döndü.
Ben ise artık Burcu’yla konuşurken, arkasında duran o kızı kesiyordum. Üstünde askılı, siyah ve dantelli bir elbiseli vardı. İnanılmaz çekici görünüyordu. Elbisesinin diz hizasında biten eteği da fırfırlıydı. Dolgun dudaklarına mat kırmızı bir ruj sürmüş, çok hafif bir makyaj yapmıştı. Tam sevdiğim gibi. Bu kızı yemek istiyordum. Ben avını dikizleyen bir kaplan gibi sinsice beklerken, ürkek ceylan durumdan habersiz, güler yüzle arkadaşı ile sohbet ediyordu. Kayıttan çalan müziğin gürültüsünde Burcu’nun dediklerini bile zor işittiğim için, onların ne konuştuğunu duyamıyordum.
Grup gecikip millet ıslıklamaya başlayınca, ben de sıkılıp, yanımızdan geçen birilerine yol verirken Burcu’nun diğer yanına geçtim. Ama geçenler önümüzde dikilip kalınca alan iyice sıkıştı. Burcu bana yaklaştı. Ben de arkadaşıma sürtünmek istemediğim için biraz geriye çekildim. O zaman da kalçam arkamdaki kızın kalçasına değmeye başladı. Yan gözle baktım, o kızıl saçlı kızdı ve duruma aldırmıyor gibiydi. O arada arkadaşının ona Yağmur diye hitap ettiğini duydum. Yağmur’la hafif hafif kalçalarımız birbirine değerken, benim ufaklık büyümeye başlamıştı. Müziğin ritmiyle yavaşça ileri geri hareketlenirken, kalçasının yumuşaklığını arkamda hissediyordum.
Soundcheck ekibi sahneye çıkınca millet heyecan yapıp çığlıklar atmaya başladı. Yağmur da o sırada öne hareketlenip tam önüme geçti. Ben de sahneye dönüp onun tam arkasına geçtim. Milletin dikkati sahneye odaklandığı için, benim de arkamda bir gram boşluk kalmamış, iyice sıkışmıştık. Burcu tam arkamda duruyordu. Artık Yağmur’un o tatlı ve yuvarlak götünü önümde hissediyordum. Sevdiğim grubun sahneye çıkması önemsizdi artık. Biz burada en güzel grubu bir araya getirmiştik zaten. Aletim dikildikçe ben de kendime hakim olamayıp iyice bastırmaya başladım. Kız herhalde ince kumaşlar üzerinden penisim farkına vardı ki, dönüp bana baktı. İsteyerek yapmıyormuş gibi masumca gülümsedim ve mahcup halde başımı eğdim. O da sorun etmemiş gibi göründü. Daha önceki kısa diyalogumuz sırasında beni simaen tanımıştı zaten. Tehlikeli olmadığıma ikna olup önüne döndü.
Ben uzakkaşır, arkadaşına yanaşır diye düşünmüştüm. Ama ne ona, ne bana yanaştı, deminki gibi duruyordu. Birkaç saniye sonra ben aletimin inmesine fırsat vermeden yine yoklama teması yaptım. O güzel elbisenin altındaki seksi götün sıcaklığını ve temasını kasıklarımda hissetmek mükemmeldi. Hafifçe bastırıp çekmeye başladım. Kayıttan çalan müzik kesilince grubun sahneye çıktığını anladım. Bunun üzerine kendimi hafif geri çekince, kız da kalçasını çok az geri, bana doğru çekti. Gülümsedim; kuş kafese giriyordu…
Grubun sahneye çıkmasıyla, birçok kişi gibi kız da coşkuyla zıplayıp bağırmaya başladı. Ama benim aklım orada değil, daha aşağılardaydı artık. Dikkatin sahneye çekilmesini fırsat bilip kasıklarımı iyice bastırdım ve kalçasının tahmin bile etmediğim kadar yumuşacık olduğunu hissettim. O biçimli yuvarlakları gözümün önünde canlandırıyor, penisimi araya yerleştirdiğimi hayal ediyordum. O tepki vermedikçe devamını getirdim, sağ elimi bacağının arkasına hafifçe değdirdim. Önce parmak uçlarımla, sonra tüm avucumla dokundum. Bacakları pürüzsüz ve yumuşaktı. Bir yandan etrafı kolaçan ettim; kimsenin görebileceği bir açı yoktu. Burcu baksa görürdü ama sahneye odaklanmış gibiydi. Devam ettim ve müziğin ritmiyle hareket eden kızın kalçasını eteğin üstünden yavaşça avuçladım. Hızımı alamayıp serçe parmağımı göt deliğine bastırdım. O anda kız taş kesilip kaldı. Kızacak diye korkup elimi yavaşça çektim. Bana şaşkın şaşkın baktı. Ben yine pardon dedim. İçimden de kendime kızıyordum. Sanki yanlışlıkla birinin götünü avuçlamak mümkünmüş gibi. Ama aklıma başka bir tepki gelmemişti. Zaten bu durumda ne desem, ne yapsam saçma kaçacaktı.
Kız hiçbir şey demedi, önüne döndü ve yine konserin ritmine kapıldı. Ben ise sinirlenip şikayet eder diye korktuğum için bir süre konsere odaklanmaya, kıza değmemeye çalıştım. Ama artık alan o kadar sıkışmıştı ki, değmemek imkansızdı. Öyle ki, sonunda arkamdaki Burcu kulağıma doğru “Çek şu götünü biraz” dedi. Gerçekten de hiç yerim kalmamıştı ve o anda fark ettim ki, Yağmur kendini bana yaklaştırıp durduğu için sıkışmıştık. Hafif öne geldim, birazdan Yağmur kalçasını bana sürtmeye, yukarıdan aşağıya gezdirmeye başladı. Devam etmemi istediğinden artık emindim. Karşılık verme vaktiydi. Eteği hafif sıyırıp bu kez çıplak bacağını sağ avucuma aldım. Okşadım, sıktım, harikaydı. İyice cesaretlenip elimi yukarı çıkardım, yumuşacık sağ kalçasını sıktım, elimle yoğurdum. Hissettiğim kadarıyla külotu da dantelliydi. Göt deliğine bastırdım, kız biraz irkildi ama bozuntuya vermedi. Devam ettim, elimi biraz daha aşağı uzatıp amını okşamaya başladım. İleri geri sürttükçe kız da aynı şekilde ileri geri kalça hareketi yapmaya başladı. Külot ve iki parmağım ıslanmaya başladı. Parmağımla külotunu yana çekip serçe ve yüzük parmaklarımı amından içeri soktum. Sıkış tepiş, gürültülü ve hareketli konserin hengamesi içinde kimse fark edebilecekmiş gibi değildi ama basbayağı uluorta, elimle sikiyordum onu. Sol elim de boş durmuyor, eteğinin altından ve külotun üstünden klitorisini okşamaya çalışıyordu. Fakat böyle sinsi bir ahtapot gibi yapışınca, kızın solda kalan arkadaşının kalçasını sol kolumun üstüne hissetmeye başlamıştım. Umarım durumu fark edip bir rezalet çıkarmazdı.
Millet müziğin ritmiyle kafa sallarken, Yağmur da başını kaldırıp ağzını hafifçe aralamış, gözlerini yummuştu. Kesik kesik alıp verdiği o seksi nefesleri kulağımdaydı. Giderek artan bir hızla parmaklarımı sokup çıkarırken, Yağmur artık inlemelerini bastıramıyordu. Ellerim sırılsıklamdı. Göğsümün önüne, ikimizin arasına sıkıştırdığım sağ kolum yorulmuştu ama aldırmıyordum. O kendinden geçtikçe, elbisesinin sağ askısı omzundan düştü ve sağ memesinin yarısı meydana çıktı. Kırmızı sutyeninin danteli arasından, pembe ve kabarık meme ucunu görebiliyordum. Dayanamadım, sağ elimi çekip memesinin üstüne koydum, önden dolaşan sol elimle amına muamele çekmeye devam ettim. Kazık gibi olmuş sikim, götünü arkadan sarsıyordu. Kız neredeyse çığlık atarcasına inliyordu. Neyse ki sahnede epey gürültülü bir şarkı çalıyordu. Ben iştahla kızın memesini kuvvetlice sıktığımda, gerçekten çığlık attı. Etrafa kaçamak bakındım. Sorun yoktu ama Burcu arkamdan kulağıma, “Biz çıkalım isterseniz” diye espri yaptı. Durumu çok eğlenceli bulduğu belliydi. O mesele değildi ama Yağmur’un arkadaşı iyice işkillenmişti. Arkasını dönüp Yağmur’a bir şeyler söyleyince ellerimi hemen çektim. Yağmur da elbise askısını omzuna geri astı. Ama ben yukarıdan, omzunun üstünden baktığım için hala memelerini güzel güzel seyredebiliyordum. Kabarmış meme uçlarının elbiseye nasıl baskı yaptığını görebiliyordum. Yine de kıza dokunmadım. Arkadaşı ondan, gidip iki votka almasını istedi. Niyetinin bizi ayırmak olduğunu anlıyordum. En azından bağırıp ‘arkadaşımı sikiyorlar’ diye şikayet etmemişti, bu da bir şeydi. Zaten alan razı satan razı, ona ne oluyor ki. Tatlı bir fanteziydi Yağmur’la benim yaptığım.
Yağmur arkadaki bar kısmına doğru gitti. Gelmesi çok uzun sürecekti mutlaka ve ben konser izleme havasından çıkmıştım. Kişi kendinden bilir işi; onca yolu gidip dönerken kalabalıkta ona elleyebilecek erkekleri düşünüp rahatsız oldum. Şu an o benim kadınımdı. Kadınıma sahip çıkmalıydım, hemen peşinden gittim.
Bar kısmında onu göremedim. İyice etrafa bakındım, yoktu. Tuvalete gitmiş olabilir diye düşündüm. Kadınlar tuvaletinin önünde kısa bir kuyruk vardı. Hiçbiri Yağmur değildi. Kapı açıldığında içeri baktım, göremedim. Gelmişken erkek tuvaletine girip işeyeyim derken epey vakit kaybettim. Penisim bu kadar kalkıkken işemek de çok zordu. Kabine girip mastürbasyon yapmak da istemedim. Bu gece için çok tırt bir son olurdu.
Tuvaletten çıktığımda, muhtemelen kız votkaları alıp geri dönmüştür diye düşündüm. Bari bir sigara içmek için kapının önüne çıkayım dedim. Açık ve serin sonbahar havasında beynime kan gitti, penisim biraz yatışmaya başladı. Ama aklım hala konser seksimizdeydi. O pembe ve iri meme uçlarını öpüp yalamadan bu gece bitmemeliydi. Ama kız ne güzel memeliydi be! Sigarayı yarım bırakıp attım, tam arkamı dönecekken biri omzuma dokunup ‘hey’ dedi. İşte, Yağmur gelmişti. O bir saniye içinde, taksiye atladığımız gibi on dakikada eve dönüp eğlencemize orada devam etmeyi teklif etmenin hayalini kurdum. Fakat dönüp baktığımda, karşımda Yağmur değil, onun bet suratlı arkadaşının olduğunu gördüm. Kaşlarını çatmış, bir elini beline koymuş, pis pis bana bakıyordu.

1. Bölüm Sonu

müge ve mert 6

müge ve mert 6
Okula gitmemiştim. Eve erkenden geldim. Yatağa girip uzandım. Aldığım paradan ve yaptığım seks değil de o kızın aşağılaması ve ablam mügeyi aldatmış olmak çok üzmüştü beni. Vicdan azabı çekiyordum. Bunları düşünürken uyuya kalmışım uyandığımda aşkım baş ucumdaydı. Mert iyimisin ablacım. Yine çok güzel görünüyordu. Gözlerimi açtığımda onu görmek harika bir histi. Hadi ablacım kalk yemek hazır. İyisin di mi. Dün gece bir şey mi oldu? Yok bir şey abla. Geç yattık bir de okul iş derken uyumuşum. Ve dudaklara değen sıcak bir öpücük. Yemekten sonra da keyifsizdim. Hemen odama geçip uzandım. Kapı sesine uyandım. Evde bütün ışıklar sönmüştü. Odama giren ablamdı. Üstündeki şortu ve atleti çıkardı. İç çamaşırlarınıda sıyırıp yanıma sokulup üstümdeki çarşafın altına girdi. Camdan gelen ışık gözlerini parlatıyordu. Yatakta yan döndüm ve bir elimi başımın altına koydum. Gözlerine ve dudaklarına bakıyordum. Ben bunu sana nasıl yaptım ablacım diye düşünürken kendimi onunla öpüşürken buldum.

Bedeni sıcacık ve yumuşaktı. Sırt üstü uzanmış ve bir bacağını dizlerinden kırmıştı. İr elim kasıklarına gitti ve orta parmağımı direk amına soktum. Yavaşşş dedi… dedi demesine ama ıslaktı zaten. Orta parmağımı sokup çıkarırken deli gibi öpüyordum. Memesine eğildim. Başı dimdik olmuştu. Isıra ısıra emdim. Saçlarımı okşayıp inliyordu. Parmağım bir derinliklerde ir klitorisindeydi ve çok geçmeden sarsılarak boşaldı. Nefes nefese kalmıştı. Biraz nefeslendikten sonra sikimi okşamaya başladı. Eğilip emmeye başladı ve ben dün gecenin de etkisiyle hızlı bir şekilde boşaldım. Yuttu ve oral sekse devam etti. Ama ben boşaldıktan sonra yine dün geceyi ve ablama yaptığım haksızlığı düşünmeye başladığım için sikim kalkmadı. Bana baktı noluyo ablacım buna dedi gülümseyerek. Dudağının kenarında sperm vardı. Bende ilmem gibisinden işaret yaptım. Onu yukarı çektim ve dudağındaki spermi yaladım. Hakanın sperminin tadına benziyordu. Offff noluyordu bana… sen yorgunsun mert.. uyu ablacım. İyi geceler dedi. Çıkardıklarını giyerek odasına gitti.

Mert Öz….. buyrun dedim. Paket sizin. Dedi ve gitti kargo elemanı. Kasanın arkasındaki giyinme odasına gittim ve paketi açtım. İçinde bir kart vardı. Otel kartı gibi. Bir iç çamaşırı ama kullanılmıştı. 300 dolar para ve bir not^^ s….. Rezidans b blok D:2326 akşam saat 9.da ^^. Hakandan geliyordu sanırım. Ama neden kullanılmış çamaşır vardı. Kimin di bu? Hem neden mesaj atmamıştı da böyle bir not vardı? Kafasında sürpriz bir şeyler mi vardı… kafamda deli sorularla akşam olmuştu. Ve denilen saatte o lüks yerdeydim. Elimdeki kart bütün kapıları açıyordu. İçeri girdiğimde bir not vardı. ^^mutfağa git ^^ hemen mutfağa yöneldim. Yeşil bir hap vardı. Bir içecek ve tavuklu sandviç e bir not. ^^önce ilacı iç, yemeğini ye ve yatak odasına gel^^ ne ilacıydı ki bu. Kimin umrundaydı ve en fazla ne olabilirdi ki.! Denileni yaptım yatak odasına gittim. Yatağın üzerinde bir not. ^^ külotun kalsın, soyun ve gözlerini bağla, ileklerini birleştir öne doğru uzat ve bekle.^^

Ellerime kelepçe bağlandı. Hiçbir şey görmüyordum. Üstümde sadece sabah kargo ile gelen siyah dantelli kalın belli bir tanga vardı. Hakan diye seslendim. Ses gelmedi.. etrafımda biri dönüyor ama ses çıkarmıyordu. Sonra üstümde soğuk bir şey hissettim. Vücuduma ve kılsız bedenime dokunuyordu. Kimsiniz. Hakan ses ver lütfen dedim, bak yoksa gözlerimi açacam. Bilekten kelepçeli ellerimi gözüme götürmek üzereyken popomda sert bir kırbaç darbesi geldi. Çok acımıştı. Ahhh diye kıvrandım. Kırbaç vücudumda gezmeye devam ediyordu. Popoma e sırtıma çok sert olmayan darbeler geliyordu. Sonra sikimin çevresinde geziyordu.
Omuzlarıma çıktı kırbaç ve omzumdan bastırdı beni. Anlatılmak isteneni anlamış ve diz çökmüştüm. Boynumda ve ensemde dönüyordu. Meme uçlarıma doğru gezdi. Ve ensemden tekrar bastırdı yere doğru. Dirseklerimi yere koyarak köpek pozisyonuna çevirdi beni. Ve kırbaç tekrar şakladı götümde.

Aahhh diye inlemiştim. Tanganın üstünden göt deliğime doğru baskı vardı. Aşırı zevk ve keyif alıyordum. Sikim kalkmış ve tangayı önden zorlamıştı. Hakan senmisin diye sordum ve kırbaç bir kez daha sertçe popomdaydı. Artık bağırmıyordum ağzım kapalı sadece ıhlamalar vardı. Sonra yine kırbaç yönlendirmesiyle sırt üstü yattım halının üstüne. Kalkan sikime doğru yöneldi kırbaç ve sertçe vurdu sikime. Ahhhh çok acıtmıştı. İkiye kıvranmak üzereyken yine popoma bir şaplak yedim. Sikim inmişti artık acıdan. Kırbaç ağzıma geldi ve ağzımın içine girdi. Sakso çeker gibi kırbacı emiyordum.
Kırbaç çıktı ağzımdan. Sonra burnumun ucunda bir ayak hissettim. Burnuma dokundu. Kokusuz ve yumuşaktı. Hiç erkek ayağına benzemiyordu ve bu ayak ağzıma doğru girdi. Şimdi ağzımdaki kadın parmağı olduğunu anladığım parmağımı emiyordum emmesine de kimdi bu. Aklımda bir sürü soru varken emmenin hakkını verememiş olacağım ki kırbacın memelerimde baskısıyla yine ayağa yöneldim. Sırayla bütün ayak parmaklarını e topuğunu yalattı. Sonra aşımın iki yanında iki ayak vardı ve ağzıma doğru bir şey yaklaştı. Önce dizlerini koydu yüzümü oturur gibi bir hareket yaptı ve ağzımın ucunda bir şey vardı. Bu kokuyu biliyordum. Am kokusu. Dilimi uzattım dudaklarına değdim. Islak ve tüysüzdü hatta kaymak gibiydi. Kilitorisi burnuma değiyordu. Kendini geri çektikçe ben kafamı kaldırmaya çalışıyor ama başaramıyordum. İstediği kadar yalatıyordu bana sonra bir ara amını iyice bastırdı dilim derinliklere gidince aahh diye bir inleme geldi. Bu ses tanıdık geliyordu… duraksadım. Duraksamam hoşuna gitmemiş olacak ki beni tekrar kaldırdı.
Yüzümü yatağa yasladı ve beni domalttı. Tangamı çıkardı sonra çekmece sesi geldi ve bir şeyler yaptı. En domalmış şekilde arkamdaki tanımadığım kişiyi ve bana yapacaklarını bekliyordum. Sonra götümde bir dil hissetim. Deliğimi yaladı önce. Sonra taşaklarımda ve sikimde bir el beni okşuyordu. Yumuşak bir bayan eli. Ve soğuk bir şey aktı götüme eliyle hafifçe yaydırıp götüme plastik bir penis dayandı. Belden bağlamalı bir sik ile beni sikecekti bu kadın. Yavaş yavaş yerini aldı. Bacakları bacaklarıma değdikçe tahrik oluyordum. Sik hadi dedim ve bir anda hepsini soktu. Ciğerim sökülecekti nerdeyse. Çarşafı ısırmıştım acıdan. E popoma bir kırbaç daha geldi. Sonra yeniden toparlandım ve götümde git geller başladı. Zevkten inliyordum ve zaman zaman onunda zevk inlemeleri geliyordu. Ve beni siktikçe o zirveye ulaştı ve üstüme attı kendini.

Yumuşak tenliydi. Sert memeleri vardı ve vücudu ateş gibiydi. Öylece kaldık bir süre. Sonra beni yeniden çevirdi ve ellerimi çözdü. Gözlerimi çözme girişimim olmamıştı. Boyu benim kadardı nerdeyse. Yatağa doğru uzandı ve beni de ellerimden tutarak çekti. Gözlerim hala kapalıydı ve öpüşmeye başladık. Dudakları rujlu ve dolgundu. Güzel kokuyor ve saçları yumuşacıktı. Deli gibi öpüşüyorduk sonra üstüne çıktım bacaklarının arasına girdim ve sikmeye başladım. Misyoner pozisyonunda sikiyordum. Artık ikimizde zevkten inliyorduk altımdakinin kim olduğuyla ilgilenmiyor sadece u temiz sıkı amcığın tadını çıkarıyordum. Sert darbelerle girip çıktıkça sırtımda tırnaklarını hissettim. İkimizde zirveye gelmiştik önce o orgazm oldu ve bir anda gözlerimdeki bağı çözdü.

Şok olmuştum. Bütün menilerimi hakanın kızının içine akıtmıştım. Sen dedim.. evet benim.. dedi sonradan adının hande olduğunu öğrendiğim güzellik. Yeşil gözlü kumral bal rengi saçlı buğday tenli bensu soral a benzeyen güzellik. Ne zamanır böyle bir fantazim vardı gerçekleştirdim seninle dedi. Birer sigara yaktık ve tekrar seviştik. İkinci ve üçüncü postadan sonra uyuduk. Sabah yine yalnız uyanmıştım. Salondan sesler geliyordu. Üstüme ir şeyler alıp salona girdiğimde yeni bir şok daha yaşadım. Hande hakan ve ablam kahvaltı sofrasında bana bakıyorlardı. Gel ablacım kahvaltı hazır dedi ablam gülerek Ve bir kahkaha koptu….

ARKADAŞLAR YORUMLARINA GÖRE DEVAMI GELECEK… YORUM YAZIN LÜTFEN..

adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort eryaman escort sakarya escort webmaster forum bursa escort kocaeli escort bayan bursa escort eskişehir escort bursa escort mersin escort bursa escort kayseri escort bursa escort tuzla escort bursa escort online slot bahis siteleri bahis siteleri bahis güvenilir bahis illegal bahis canli bahis izmit escort bayan